Son dakika... Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan sert sözler: Vampirler topluluğunun oluştuğunu ortaya koymaktadır

Güncelleme Tarihi:

Oluşturulma Tarihi: Aralık 11, 2019 15:15

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Yerel Yönetimlerde 6. Kadın Şurası toplantısında konuştu. Erdoğan konuşmasında Nobel ödülü ile ilgili çok sert açıklamalarda bulunarak "Medeni bir dünya için Nobel’in bu vampir aydınları grubunun temsilcisine vermesi adeta bir vampirler topluluğunun oluştuğunu ortaya koymaktadır. Nobel diye bir örgüt adil, hakkaniyetli ödüller veren bir örgüt olarak değerlendirilemez. Tamamen siyasallaşmış bir örgüttür. Sizin verdiğiniz bu ödeller kimseyi ikna etmez. Bu ödül bir Aziz Sancar’a, bir Orhan Pamuk’a verilmiş ödül gibi değildir. Kimseyi aldatamayacaksınız" ifadelerini kullandı.

Haberin Devamı

CUMHURBAŞKANI Recep Tayyip Erdoğan, "Bizim indimizde; Nobel diye bir örgüt artık gerçekten adil, hakkaniyet içinde ödüller veren bir örgüt olarak değerlendirilemez. Tamamıyla siyasallaşmış, terör örgütlerinin yanında yer alan bir örgüttür. Sizin verdiğiniz bu ödüller kimseyi, kusura bakmayın ikna etmez. Bu verdiğiniz ödül bir Aziz Sancar hocamıza verilen ödül değildir, bir Orhan Pamuk'a verilmiş ödül değildir. Kimseyi aldatamazsınız ve aldatamayacaksınız" dedi. 

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ATO Congresium'da düzenlenen, AK Parti Kadın Kolları'nın organize ettiği 'Yerel Yönetimlerde Kadın Şurası'na katıldı. Erdoğan, Türk kadınları 1934 yılında seçme ve seçilme hakkı elde etmiş olmalarına rağmen bu konudaki asıl büyük atılımı son 17 yılda gerçekleştirdiklerini söyledi. Erdoğan, "Siyaset kurumunda kadınların temsil oranını yüzde 4,5 seviyesinden mesela TBMM'de yüzde 17'nin üzerine çıkarmayı dönemimizde başardık. Kadınlara seçme hakkının verildiği 5 Aralık tarihini sadece Kadın Hakları Günü olarak kutlamakla kalamayacak, icraata da dönüştüreceğiz. Geldiğimiz seviye elbette yeterli değildir; ama kat edilen mesafenin önemini de gözden kaçırmamalıyız. Mart ayında mahalli seçimlerde belediye meclis üyeliklerinde kadınlarımıza en az üçte bir oranında yer verilmesini istedik. Her ne kadar seçilenler arasında bu orana ulaşılamamışsa da eskisine göre çok daha fazla kadının belediye meclislerinde sorumluluk üstlendiğini görüyoruz. Bu tür görevlere kota veya zorlama yoluyla gelinmesini de doğru bulmuyoruz. Mücadeleyle değil de bahşedilerek, lütfedilerek, zorlamayla verilen hakların kalıcı olması pek mümkün değildir. Ama insanın dişiyle, tırnağıyla, yüreğiyle, azmiyle, kabiliyetiyle elde ettiği hakları kimse ondan alamaz" dedi.

Haberin Devamı

'ONUN KADAR CESUR YOK GİBİYDİ'

Şehit Esma Astsubay hakkında komutanlarının ve İçişleri Bakanlığı’nın tespitlerini aktaran Cumhurbaşkanı Erdoğan, "Özellikle bomba imha olaylarında bir kadın olarak onun kadar cesur onun kadar maharetli olan hemen hemen yok gibiydi. Nitekim bomba imha olayında da işte bunu yaparken şehit oldu. Rabbim makamını cennet eylesin. Şehitlerimiz için söyleyeceğimiz pek bir şey yok, onlar peygamber efendimizin komşuları, onların makamı çok yüce, onlar gerek sizlere gerekse bizlere birer örnek, onlar birer rehber kılavuz. Suriye'deki ve sınırlarımız içindeki terörle mücadele harekatlarında, çatışma bölgelerinin tam ortasında görevlerini yerine getiren kadın sağlık görevlilerimizi de gösterdikleri kahramanlıklar için sizler adına, şahsım adına tebrik ediyorum" ifadelerini kullandı.

Haberin Devamı

'ANNELERİN FENDİ, TERÖRİSTLERİ YENMİŞTİR'

Erdoğan, "Parlamentonun içerisinde terör örgütlerinin desteğiyle bulunan ve şu anda bizim bu hanım şehitlerimizi görmemezlikten gelen ve şehit edilen yavrularımızı görmemezlikten gelen bu terör sevicilerini neyle izah edeceğiz, neyle anlatacağız?" diye sorarak şöyle konuştu:

"Lafa geldiği zaman parlamentoda ve dışarıda hep öldürülen çocuklardan bahsederler. Van’daki katliamlardan, Bingöl’deki katliamlardan hiç bahsetmezler. İstanbul’da stadyumun hemen yanında 41 şehidimizden hiç bahsetmezler, Vezneciler’deki bütün o polis ve sivil kardeşlerimizin, şehitlerimizin oradaki o şehadetinden hiç bahsetmezler. Onların ne günahı vardı? İşine giderken, okulundan çıkmış evine dönerken şehit olan bu yavrularımızın ne günahı vardı? Bunları neyle izah edeceksiniz? Adınızın parti olması, bunu izaha yetmez. Er veya geç bunun hesabını işte sandıklarda, şurada, burada vereceksiniz. Bölücü örgüt tarafından gasp edilen evlatlarını kurtarmak için sıcağa, soğuğa aldırmadan nöbet tutan annelerin fendi, eli kanlı teröristleri yenmiştir. 100 günü geride bıraktık. 100 günü geride kalan bu duruş, dimdik devam ediyor. Bu annelerden bir tanesinin yavrusu, kendisine kavuştu. İnşallah diğerleri için de aynı durum söz konusu olur."

Haberin Devamı

'TERÖR ÖRGÜTLERİNİN YANINDA YER ALAN BİR ÖRGÜTTÜR'

Erdoğan, bir Nobel skandalı yaşandığını ifade ederek, "Özellikle Nobel skandalı ile ilgili Bakir İzzetbegoviç kardeşimizin teşekkürüne ben de teşekkürle Türkiye’den cevap veriyorum ve bu onurlu duruşuna destek veren tüm siyasi liderlere şahsım, milletim adına teşekkür ediyorum. Medeni bir dünya için Nobel’in böyle bir ödülü 'Handke' denilen bu vampir aydınlar grubunun temsilcilisine vermesi, adeta bir vampirler topluluğunun oluştuğunu ortaya koymaktadır. Onun için de bizim indimizde; Nobel diye bir örgüt artık gerçekten adil, hakkaniyet içinde ödüller veren bir örgüt olarak değerlendirilemez. Tamamıyla siyasallaşmış, terör örgütlerinin yanında yer alan bir örgüttür. Sizin verdiğiniz bu ödüller kimseyi, kusura bakmayın ikna etmez. Bu verdiğiniz örgüt, bir Aziz Sancar hocamıza verilen ödül değildir, bir Orhan Pamuk’a verilmiş ödül değildir. Kimseyi aldatamazsınız ve aldatamayacaksınız" diye konuştu.

Haberin Devamı

'KADINLARIMIZIN HAKLARINI SONUNA KADAR SAVUNACAĞIZ'

Kadına yönelik şiddet başta olmak üzere mücadele edilmesi gereken sorunlar olduğunu vurgulayan Erdoğan, "Ancak istisnai bir takım olayları büyüterek bu güzel fotoğrafı gölgelemeye çalışanlara izin veremeyiz. Kadın meselesini her şeyden önce bir insan meselesi olduğunu kabul ettiğimizde pek çok şey yerli yerine oturacaktır" dedi. Kararında ve doğru şekilde atılan her adımın kadının statüsünü güçlendireceği gibi, yanlış adımların da çabaların boşa çıkmasına sebep olacağının altını çizen Cumhurbaşkanı Erdoğan, "İfrat ve tefrit hatasına düşmeden kadınlarımızın haklarını sonuna kadar savunacağız. Ülkemizde ve dünyada mağduriyete uğratılmış, adaletsizliğe maruz kalmış, hele hele canı yanmış tek bir kadın kalmayana kadar bu mücadeleyi sürdüreceğiz. Türkiye’nin geleceğini kadınlarımızla birlikte inşa edeceğiz" açıklamasında bulundu.

Haberin Devamı

'GÜÇLÜ BİR AİLE KURUMU YOKSA YOK OLUŞUNUZ MUKADDERDİR'

Modern ülkeleri bekleyen en büyük tehlikelerden birinin aile kurumunun sarsılması olduğunu kaydeden Erdoğan, şu ifadeleri kullandı:

"Kadını aileden koparmaya yönelik her hamle, bizatihi insanlığın kendisini hedef alıyor demektir. Aile ile kadını, kadın ile erkeği, kadın ile çocuğu birbirinden ayırmaya; hele hele birbirine rakip haline getirmeye yönelik zihniyet asla bize ait değildir, iyi niyetli hiç değildir. Burada yükselen yabancı düşmanlığının gerisindeki sebeplerden biri de aile yapısının yıkılması sebebiyle nüfuslarının azalıyor olmasından kaynaklanan endişedir. Ne kadar zengin olursanız olun, toplum olarak varlığınızı devam ettirecek, sosyal doku yani güçlü bir aile kurumu yoksa yok oluşunuz mukadderdir. Türkiye olarak bu hale düşmemek için gereken tedbirleri almaya çalışıyoruz. Dostlarımıza da aynı şekilde davranmalarını tavsiye ediyoruz. Aile kurumunun direği olan kadınların bu konuda gösterecekleri irade, sorunun çözümünün anahtarıdır. Siyaset de, eğitim de, çalışmak da, kariyer de kadının aile içindeki önemini ortadan kaldırmaz. Tam tersine; bu şekilde donanımı artan, ufku genişleyen kadınlar ailelerine çok daha güçlü bir şekilde sarılacaklardır. Kadınlarımız bu yükün altından başarıyla kalkacaklar ve geleceğimize güvenle bakmamızı sağlayacaklardır.

BAKMADAN GEÇME!