GeriGündem Savaşın 10'uncu yıl dönümünde: Onları rahat bırakın!
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    14
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Savaşın 10'uncu yıl dönümünde: Onları rahat bırakın!

Savaşın 10'uncu yıl dönümünde: Onları rahat bırakın!
refid:21749739 ilişkili resim dosyası

Fotoğraf sanatçısı Niko Guido, Irak’ta yaşanan savaşın 10’uncu yıldönümünde, “Leave Us Alone” isimli sarsıcı projesiyle, dünyaya savaş karşıtı bir mesaj vermeye hazırlanıyor...

Türkiye'de ilk olarak nü fotoğraf çalışmalarıyla adını duyuran Niko Guido, objektifini çıplak bedenlerden sonra dünyanın çıplak ama görünmeyen gerçeklerine çevirdi. Güney Amerika’dan Sri Lanka’ya çeşitli ülkelerde çekimler gerçekleştirdikten, National Geographic ve Unicef gibi uluslararası kuruluşlarla çalıştıktan sonra şimdi sırada, Türkçe karşılığı “Bizi Rahat Bırakın” olan “Leave Us Alone” isimli proje var. “Leave Us Alone”un isim babası, savaş sırasında yaralanan ve Niko’ya, “Biz modern dünyanın teknolojisini, icatlarını istemiyoruz, bizi rahat bıraksınlar yeter” diyen bir Iraklı.

Irak projesi nasıl ortaya çıktı?
Aslında, Irak projesinin hikâyesi Haiti’ye kadar uzanıyor. Haiti depreminden 10 gün sonra oraya gidip fotoğraflar çektikten ve belgesel film yaptıktan sonra, benim için gerçek anlamda belgesel nitelikte çalışmalar yapmayı istediğim dönem başlamış oldu. Özellikle, tanıklık ettiğim insan hikâyelerinden sonra, “Bir fotoğraf sanatçısı olarak söylemek istediğim başka şeyler de var hayatta” diye düşünmeye başladım. Devam etmeliyim, dedim ve Médecins Sans Frontières (Sınır Tanımayan Doktorlar) ile görüşme kararı aldım. Paris’te onlarla buluşup, dünyada yaşanan dramları belgelemek istediğimi söyledim. Onlar da beni Ürdün’ün başkenti Amman’a gönderebileceklerini belirttiler.

Senden tam olarak ne istediler?

/images/100/0x0/55eb09fef018fbb8f8a70a66

Médecins Sans Frontières’in Amman’da bir hastanesi ve konukevi var. Çevre ülkelerde yaşanan savaşlarda yaralanan siviller bu tesislere getiriliyor ve dünyanın her yerinden gelen gönüllü doktorlar tarafından tedavi ediliyor. Plastik cerrahi operasyonları ya da ortopedik müdahaleler yapılıyor. Tedavi süreçleri öyle kolay bitmiyor tabii. 40 ameliyat geçirmiş insana bile rastladık. Bu müddet zarfında konukevinde yaşıyorlar. Bana buralarda çekim yapmak isteyip istemediğimi sordular, olumlu yanıt verdim. Gitmeden önce çok düşündüm, araştırmalar yaptım ama açıkçası ilginç bir şey bulamıyordum, ta ki aklıma bu insanların fotoğraflarıyla hikâyelerini birleştirmek gelene kadar.

Médecins Sans Frontières’in amaçladığının ötesinde bir proje tasarladın yani...

Evet, çünkü günümüzde sadece fotoğraf veya video insanları fazla cezbetmez oldu. Vahşet görüntülerini ve fotoğraflarını kanıksamış hale geldik. Bu sebeple, Amman’daki fotoğrafları çektikten sonra o insanların kısaca hayat hikâyelerini anlatmalarını istedim. Onlara, “Savaştan önce nasıl bir hayatınız vardı, bu yaralanma nasıl meydana geldi ve şu an nasıl bir hayatınız var” diye sordum. Öyle şeyler anlattılar ki, neden o ana kadar kendiminkinden başka hayatlarla ilgilenmedim diye insanlığımdan utandım.

Seni en çok etkileyen hikâyelerden birini paylaşır mısın?

GÖNÜLLÜLERİN DİKKATİNE!

“Leave Us Alone” sergisini kendi yerleşimlerinde açmak isteyen sanat galerileri, dernekler, belediyeler, üniversiteler ve diğer kuruluşlar şu süreci takip edecek: Mart ayının başında 24 adet fotoğrafın büyük halleri ve tiyatrocular tarafından yapılan seslendirmeler ellerine geçecek. Fotoğrafları minimum 40 cm x 60 cm boyutunda bastırmaları gerekiyor. Kaydedilmiş seslerin yayımlanması konusunda ise iki alternatif var. Her fotoğrafın altına bir kulaklık ve mp3 çalar yerleştirilebilinir ve sergiyi gezenler, portrelerdeki kişilerin hikâyesini bu kulaklıktan dinleyebilir. Ya da gönderilecek 10 dakikalık slayt gösterisi sergi açılışında sunulabilir. Sergi 23 Mart’ta bütün Türkiye'de aynı anda açılacak.

Takip etmek veya gönüllü olmak için irtibat bilgileri:

E-posta: info@nikoguido.com

Facebook: https://www.facebook.com/pages/Leave-Us-Alone/551321098215102

Web: www.leaveusaloneproject.com

Twitter: @nikoguido


Hastanede 200 kadar yaralı var. Bu insanlar orada beraber olmaktan çok mutlu, ancak ne zaman ki ailelerini görmek için Irak’a gidiyorlar, o zaman moralleri çöküyor, çünkü yaralı yüzleriyle diğer insanların karşısına çıkmak onları zorluyor. Fotoğrafını çektiğim yaralılar arasında, savaştan önce matematik öğretmenliği yapan 35 yaşında bir kadın vardı. Yüzünden olduğu 10 ameliyattan sonra Irak’a gidip öğrencilerine göründüğünde, o çocukların korkudan ağlayışını hiç unutamamış ve o anıyı “bombadan daha yaralayıcıydı” diye anlattı bana.

Açacağın sergilerden birine gidecek olan kişiler, orada tam olarak neyle karşılaşacak?
Amman’da tedavileri süren Iraklıların portreleri normal sergi düzeninde yerleştirilecek, ancak her fotoğrafın yanında bir kulaklık olacak ve sergiyi gezen kişiler, portre sahiplerinin hikâyelerini dinleyebilecek. Bu hikâyeler de, tiyatrocular tarafından seslendirilmiş olacak.

Irak savaşı senin için ne ifade ediyor?
Irak savaşı bir sembol; sömürü düzeninin evriminin en önemli dönüm noktalarından... Birçok başka savaşın da başlama nedenlerinden birisi. Şu an milyarlarca insan, sayıları binlerle ifade edilecek bir azınlık için çalışıyor. Bu düzen değişir mi, değişmez mi bilemiyorum ama ben en azından kendi adıma bir şeyler söylemek istiyorum. Öyle bir dünyada yaşıyoruz ki, Irak’ta yüz binlerce insanın ölmesi, milyonlarcasının ülke değiştirmek zorunda kalması önemsizken, ABD’deki İkiz Kuleler’e yapılan saldırılarda 3 bin kişinin ölümü son derece önemli.  Bu terör saldırısının 10’uncu yılında ne kadar ihtişamlı anma törenleri yapıldığını hatırlarsınız. Peki, Mart 2013’te, Irak’ta yaşanan savaşın 10’uncu yıl dönümünü kim anacak?

Proje için gönüllü arayışın devam ediyor... Ne aşamada çalışmalar?
Şu an 100’den fazla gönüllü bu proje için çalışıyor, daha da fazla gönüllüye ihtiyacımız var, arayışımız sürüyor.  Japonya, Kore, İngiltere, ABD, Fransa, Almanya, İtalya, İspanya, Brezilya ve hatta bazı Afrika ülkelerinde gönüllüler, savaş karşıtı derneklerle, yerel yönetimlerle ve galerilerle iletişim halindeler. Amacımız 23 Mart’ta, dünyanın farklı yerlerinde sergiler açabilmek.  Yurt dışı çalışmalarına yeni başladık, anlaşılmış bir sergi salonu henüz yok.  Ama Türkiye’de İstanbul, İzmir, Eskişehir, Kırşehir, Bursa, Zonguldak, Mersin ve Bodrum’da galerilerle anlaşma yapıldı.

“Bu sergi orada mutlaka düzenlenmeli” dediğin bir yer var mı?
Açıkçası, en önem verdiğim şehir Bağdat. Orada iki gönüllü var ve görüşmeleri sürdürüyorlar. Bazı engeller çıkıyor, daha da çıkacaktır. Bu proje birçok kişiyi rahatsız ediyor, amacımız da o zaten.

Projeyi uluslararası bir kuruluşla beraber götürmek daha avantajlı olmaz mıydı?
Elbette daha kolay olurdu ancak bize olumlu yanıt veren bir kuruluş bulamadık çünkü günümüzde “Savaşa hayır” demek, maalesef siyasi bir söylem olarak algılanıyor. Sadece “Savaşa hayır” dediğiniz için başınız ciddi derde girebilir. Bugün benzer bir durum Suriye için yaşanmakta. Medya kuruluşları dezenformasyondan başka bir şey yapmıyor. Gerçekte neler olup bittiğini birilerinin bağımsız bir biçimde görüp, kaydedip herkese aktarması gerekiyor. Ben de bunun için çabalıyorum.

skutsal@hurriyet.com.tr


 

Sebla Kutsal


Yorumları Göster
Yorumları Gizle