Gündem Haberleri

    Saksıda mandalina yetiştirme dönemi

    Hürriyet Haber
    30.09.2000 - 00:00 | Son Güncelleme:

    Deniz SİPAHİİZMİR'in akciğeri olarak kabul edilen Narlıdere, Balçova'yla ilgili problemlere geçen günkü yazımda değinmiştim. 1973 yılında yapılan 1 / 25000 ölçekli nazım imar planına göre ‘‘tarımsal niteliği korunacak alan’’ olarak belirlenen 281 hektarlık narenciye tarımının yapıldığı alanda sulamadan kaynaklı çok ciddi sıkıntılar yaşanıyor. Biliyorsunuz; eski İzmir'i hatırlatan ender görüntülerden olan bu bölgede hala özverili bir grup inatla buranın korunması için çalışıyor. İşte bir örnek. Aykan Pulular, çocukluğunun geçtiği Narlıdere'nin son haline oldukça üzülüyor. Doktor olan Pulular'ın 75 yaşındaki babası hala narenciye bahçelerinin bakımını yapıyor; zirai ve kuraklıktan kaynaklı birçok sorunla uğraşıyor. Pulular şunları söylüyor: ‘‘Narenciye mesleği babadan oğula devredilecek bir iş olmaktan çıktı. Bunu biliyoruz ancak çok iyi bakım isteyen ve bir kültür bitkisi olan mandalina ve portakal ağaçları kendi haline bırakılmayacak kadar hassas bitkilerdir. Yolun üst tarafında apartman bahçelerinde kendi haline bırakılan ağaçların bir kısmının ölmüş, diğerlerinin de bakımsızlıktan ölmek üzere olduğunu görüyoruz...’’ Mevcut su kaynaklarının yetersizliği, taban suyunun tuzlanması ve borlanması sonucu üretim de, verim de zaten düşmüş durumda. Artık üreticinin yaptığı masraf kurtarmadığı için mevcut dokuyu yaşatmak için gösterilen gayret de tükenmeye başladı. Bu nedenle araziler süratle el değiştiriyor; bunun dö önüne geçilemiyor. * NARLIDERE Belediye Başkanı Abdül Batur, narenciye tarımı için çok önemli olan ve üreticinin ihtiyacı olan suyu İZSU ile protokol yaparak Ali Onbaşı deresinden temin etti. Bu suyun kullanımı da üreticinin kurduğu kooperatife devredilerek, bu konudaki ilk adım atıldı. Ayrıca İzmir Valisi Alaaddin Yüksel'in koordinasyonunda yapılan çalışmalarla Ilıca deresi üzerindeki Balçova barajından da bu alana su verilmeye çalışılıyor. Batur ve Narlıdere Belediye Meclisi, bu alandaki yeşil dokuyu korumaya kararlılar ve çok katlı yapılaşmaya kesinlikle karşı çıkıyorlar. Batur, ‘‘Tarımsal niteliği korunacak alandaki üretimin devamı için üreticinin ihtiyacı olan suyu en kısa sürede sağlanması için konunun sonuna kadar gideceğiz’’ diyor. İki yıl yeterli sulanmadığı taktirde narenciye ağacı ölüyor. Yani yeşil dokunun kaybolması için illa da kesilmesi gerekmiyor. Bu alanın korunması için ‘‘tarımsal niteliği korunacak alan’’ ilan edilmesi de yetmiyor. * ÜRETİCİNİN desteklenmesi gerekiyor. Bunun için özellikle İZSU'nun kullandırılan suda indirime gitmesini ve o bölgeyi ayağa kaldırmasını öneriyorum. Aksi olursa ağaçlar ayakta ölür, İzmir'in akciğeri de tükenir. Aykan Pulular, ‘‘Narlıdere eskilerde narıyla anılıyordu. Sonra nedense nar modern yaşamın değişimiyle tarihi yolculuğunu mandalinaya terk ederek sürdürmeye başladı. Bugünkü adı portakallı dere olması gereken Narlıdere artık bu adı bile taşıyacak durumda değil’’ diyor. Haklı... Galiba saksıda portakal, mandalina yetiştirme dönemine gidiyoruz.
    Etiketler: son dakika , haberler
    Son Dakika Haberler

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı