GeriGündem Sadece kendime düsman olabilirim
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Sadece kendime düsman olabilirim

Üç yıl önceki konseri İstanbul Valiliği tarafından iptal edilen Yunanlı sanatçı Yorgo Dalaras, cumartesi akşamı Açıkhava’da rebetiko rüzgarı estirecek. Sık sık “Türkiye düşmanlığı” ile suçlanan şarkıcı, “Ben ancak kendime düşman olabilirim” diyor.

Yorgo KIRBAKİ / ATİNA
İSTANBUL Kültür Sanat Vakfı’nın cumartesi gecesi 21.00’de Cemil Topuzlu Açıkhava Sahnesi’nde düzenlediği konserde sahne alacak ünlü Yunanlı sanatçı Yorgo Dalaras “Türkiye’ye düşman değilim. Olumsuz bir şey de düşünmüyorum. Yanlış anlaşılmalar olmuşsa düzeltilmesinde yarar var” dedi. Milliyetçiliğin iki ülkeye de bir faydası olmayacağını söyleyen İzmir kökenli sanatçı, Hürriyet’e konuştu:
‘İstanbul hayalimdi’
? Bu konseriniz hakkında bilgi verir misiniz?
Çok sevinçliyim. Onca yıl onca tekliften sonra İstanbul’da da nihayet sahneye çıkmanın zamanı geldi. Bu benim hayalimdi. İstanbul tüm Yunanlılar için ve ailesi İzmir kökenli biri olan ben için efsanevi bir yerdir. İstanbul bizim şarkılarımızda var. Kitaplarımız, anılarımız, atalarımız, dostlarımız bu topraklarla iç içe yaşamış. İstanbul ile aramızda bir mıknatıs var. Hem sanki o bizi çağırıyor hem de biz içimizden gitmek istiyoruz.
? Türkiye’de çok hayranınız olduğunu biliyor musunuz?
Bunu bilmiyordum ve çok sevindirici bir şey. Bizler de Türk müziğini çok seviyoruz. Onca Türkçe şarkının aranjmanı yapıldı ve her yerde çalınıyor. Bizden kaç sanatçı Türk sanatçıları taklit etmeye çalışıyor biliyor musunuz? Biz Yunanlılar Türk ses ve saz sanatçılarına çok büyük değer veririz.
‘Ben Türk ben Rum’
? Abdullah Öcalan ve Kıbrıs konularındaki tutumunuzla da biliniyorsunuz. Doğrudan soruyorum: Türkiye düşmanı mısınız?
Elbette hayır (gülüyor). Olsa olsa bir tek kendime düşman olabilirim. Birine düşmanlık beslemem için hiçbir neden yok. Düşünce özgürlüğüne inanıyorum. Baskıcı rejimleri beğenmiyorum. Şiddet yolu ile başka görüşlerin kabul ettirilmesini de beğenmiyorum. Bu bazen yanlış anlaşılıyor.
? Türk-Yunan ilişkilerinin daha da düzelmesi için ne gibi katkıda bulunmak isterdiniz?
İnandığım bir şey var. 21 yaşındayken söylediğim bir şarkı şöyle diyordu: “Ben Türk ben Rum, Ben de halk sen de halk. Sen İsa ben Allah, ama ikimiz de ah ve vah”. Benzer düşünceyi Nazım Hikmet’te de Yanis Riços’ta da bulacaksınız. Sanıldığı gibi Türkiye’ye karşı herhangi bir düşmanlığım yok. Olumsuz düşüncelerim de yok. Yanlış anlaşılmalar olmuşsa düzeltilmesinde yarar var.

‘Dedem Yunan ordusunun İzmir’e gelmesini istemedi’

? İki ülkenin ilişikisini nasıl buluyorsunuz?
Geçmişte önemli olaylar yaşandı aramızda. Mesela Yunan ordusunun 1920’de Türkiye’yi ziyareti var. Ardından Küçük Asya Felaketi (Kurtuluş Savaşı)... Son yıllarda Türk-Yunan ilişkilerinde çok şey iyiye doğru gidiyor.
? Ziyaret?
Dedem İzmirliydi. Küçükken elime bir fotoğrafı geçmişti. Parmağını şakağına dayamış, ateş ediyormuş gibi... Yunan ordusunun İzmir’e gelmesinin felaket olacağına inanıyordu dedem, bunu göstermek için de böyle poz verdi. İki halk da aşırı milliyetçiliğe karşı mücadele etmeli.

Dikkat! Bu sergiye baretsiz girilmez

Fatma AKSU / İSTANBUL
YEDİTEPE Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde moda fotoğrafı dersi veren Nihal Gündüz, Haliç Tersanesi’nde “Haliç Tersanesi Sakinleri” adlı fotoğraf sergisi açtı. Bir yıl boyunca Haliç Tersanesi’nde çalışanları görüntüleyen Gündüz’ün fotoğraf sergisini gezenler can güvenliği için baret takmak zorunda. Önceki gün başına bareti geçiren İDO Genel Müdürü Ahmet Paksoy da sergiyi basın mensuplarına tanıttı. Aniden bastıran yağmura hazırlıksız yakalanan Paksoy, önce görevlilerin getirdiği bir şemsiyenin altına girdi ancak yanındakiler açıkta kalınca tersane bahçesinde bulunan plaj şemsiyesini alarak sergiyi dolaştı. Sergide fırtınada, yağmurda, siste, karda ve kızgın güneş altında tersanenin zorlu koşullarında çalışanları gösteren 55 fotoğraf yer alıyor. Sergi, Haliç Tersanesi’nde 70 bin metrekarelik alanda 11 Temmuz’a kadar gezilebilir.

‘Keşanlı Ali’ Broadway’de
Nafiz ALBAYRAK / DHA
NEW York’ta daha önce ‘Kanlı Nigar’, ‘Hisseli Harikalar Kumpanyası’, ‘Ali Baba ve Kırk Haramiler’ oyunlarını büyük başarıyla sahneleyen Türk-Amerikan New York Sanat Topluluğu (TAASNY), dün akşam sahneye koyduğu ‘Keşanlı Ali Destanı’ müzikali ile büyük alkış topladı. Broadway’de, Town Hall Tiyatrosu’nda sergilenen müzikal oyun ardından, yapımcı İbrahim Yazıcı elde edilen gelirim bir bölümünün Mehmetçik Vakfı’na bağışlama kararı aldıklarını duyurdu. Haldun Taner tarafından yazılan oyunun başrol oyuncularından Yavuz Bingöl de, özellikle yurtdışında iken, Türkiye’den şehit haberlerinin gelmesiyle, ‘insanın kendisini sırtından bıçaklanmış gibi hissettiğini’ söyledi.

Pamukeller çocuklara

PAMUKKALE Turizm, lösemi tedavisi gören çocuklar ve aileleri için moral - motivasyon gecesi düzenledi. İstanbul’un Osmanlı’dan günümüze olan dönüşümünü göçmenlik, mülkiyet hakları, kuşak ve kültür çatışmalarını anlatan “Leyla’nın Evi” adlı oyunu Kozyatağı’ndaki Kozzy AVM’de sahnelendi. Gecede konuşan Genel Müdür Mehmet Ali Akçın, “Sosyal sorumluluklarını ‘Pamukeller’ adı altında yerine getiriyoruz. LÖSEV’e 2009 yılı itibari ile resmi ulaşım sponsoru olarak katkı sağlıyor, etkinliklerinde destek veriyoruz” dedi.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle