GeriGündem Petrol felaketinde en kötüsü henüz yaşanmadı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    55
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Petrol felaketinde en kötüsü henüz yaşanmadı

Petrol felaketinde en kötüsü henüz yaşanmadı
refid:15127450 ilişkili resim dosyası

Meksika Körfezi’ndeki petrol sızıntısını durdurma çabalarının daha büyük bir felaketin zeminini hazırlamasından korkuluyor. Sızıntıların deniz zeminini zayıflattığı ve bütün yapının çökme riski taşıdığı ifade ediliyor.

PETROL KİRLİLİĞİ ABD KIYILARINA YAYILIYOR - FOTO GALERİ

 

Deepwater Horizon’ın Meksika Körfezi’ndeki kuyularından sızmakta olan petrolle ilgili görüntüler Çarşamba günü bir robot denizaltının borulardan biriyle çarpışması sonucu BP’nin kuyunun ağzını kapatan kapağı kaldırmasıyla öncekinden de kötü bir hal aldı. Ancak kontrol çabalarında böyle bir sorun yaşanmadan önce bile internette sızıntıların gösterilenden daha kötü olduğu yönünde teoriler dolanıyordu.

 

Bu teoriler sonucunda, tabandaki yani deniz yüzeyinin altındaki bu sızıntılar, ikinci ayını dolduran felaketle ilgili yeni bir “en kötü senaryo” şüphesinin de ortaya çıkmasına neden oldu.

 

Buna göre suya sızmakta olan ham petrolün kaynağı kuyunun dibi ya da yanları. Eğer bu şüpheler yerindeyse sızıntıların yer altını oyması ve 450 tonluk önleyicinin üzerinde oturduğu zeminin altını boşaltması söz konusu. Eğer sızıntıların ağzı zamanında kapatılamazsa, dev kuyunun üzerindeki dev yapı yıkılabilir.

 

Petrol ve enerji konularına odaklı internet sitesi Oil Drum’ın yorumcularından biri “Bundan sonra düşünebileceğinizin en kötüsü safhasına geçilecektir” diyerek durumun ne kadar korkunç olabileceğini ifade etti. Bu yorum spekülasyonların büyümesine neden oldu: “İç duvarların zayıflamasıyla kuyu tamamen yıkılabilir. Kuyuda çok derine giden bir oyuk var. Eğer kuyu çökerse o zaman günde en az 150 bin varil petrol kusan geniş bir açıklıkla karşı karşıya kalırız” şeklindeki yorum tedirginliği daha da artırdı.

 

KOLA ŞİŞESİNİN AÇILMASI GİBİ

Ancak bu senaryonun olası hatta mümkün olmadığını düşünenler de var. Colombia Üniversitesi’nden petrol jeofizikçisi Roger Anderson, “Kapak aşağıdaki boruya sıkı sıkıya bağlı” dedi. Anderson bunun gazı alınmış bir kola şişesinin açılmasıyla aynı etkiyi yapacağını söyledi.

 

Diğer uzmanlar da Anderson’la aynı fikirde ancak aşağıdaki borunun ilk kurtarma çabaları sonucu ciddi anlamda zarar gördüğünü de ifade ediyor. Houston Üniversitesi Jeobilim Direktörü Don Van Nieuwenhuise, “Püskürme önleyicisinin en az 890 metre kalınlığında çelik ve çimento kaideyle sabitlenmesi gerekir” derken, kuyunun ek basınç altında kaldığına ve bunun BP için en başından beri kaygı sebebi olduğuna dikkat çekti.

 

Mühendisler ve devlet adamları, kuyunun tamamen yıkılıp yıkılmayacağını tahmin etmenin zor olduğu görüşünde çünkü BP durumun ne olduğunun anlaşılabilmesi için yeterince bilgiyi kamuoyuyla paylaşmadı. Ancak eldeki kanıtlar şirket yetkililerinin de kaygılı olduğuna işaret ediyor. Cuma günü BP sözcüsü Toby Odone, 45 tonluk önleyicinin gözle görülür bir biçimde sarsıldığını ancak şirketin bunu yer altındaki sızıntılarla açıklamasının mümkün olmadığını söyledi.

 

Odone, “Kuyunun yer altındaki bölümü hakkında bilgi sahibi değiliz” derken, metal yığınının kule yıkıldığından beri sarsılmakta olduğunu, bunun nedeninin de kolonun yıkılışı olduğuna inandıklarını ifade etti.

 

BP şu an eğilme oranını ölçmeye çalışıyor ancak yapıyı desteklemek için ek yapılması konusunda herhangi bir plan açıklamadı.

 

"SİLİNDİR ŞAPKA" DA BU YÜZDEN DURDU

Yapının bütünlüğüyle ilgili kaygıların BP’nin geçen ay “silindir şapka” planını durdurmasının altında yatan neden olduğu da söyleniyor. Şirket belli bir kuyuyu kazarken, delikten aşağı gönderilen boru tükendiği için mühendisler daha az dayanıklı bir madde kullanmışlardı. Bunun kuyu boyunca birçok zayıf nokta yaratmış ve zemini aşırı baskıya ya da erozyona dayanıksız hale getirmiş olmasından şüphe ediliyor. Dolayısıyla BP kuyuyu mühürlemek yerine yüzeye çıkan petrolü engellemeye çalışıyor.

 

Bu noktada bazı uzmanlar yeni sızıntıların çok fazla sorun yaratmayacağı görüşünde. Anderson, “Zemin altında bir çok sızıntı olması çok muhtemel ancak bu ilerleme stratejisini değiştirmiyor” dedi. Bu stratejisinin temelinde, yapının hem tabanında hem de tepesinde muhtemel sızıntıları emecek tahliye kuyuları kazılması yatıyor.

 

Tahliye kuyuları doğrudan deniz tabanına kazılıyor. Birkaç bin metre boyunca var olan bir kuyuya paralel gittikten sonra, bir açı alarak var olan kuyuyu kesiyor. BP ana kuyunun her iki tarafında da böyle kuyular kazıyor. Kuyular tamamlandığında, şirket bu kuyuları ana kuyuya ağır sıvı ve çimento karışımı boşaltmak ve petrolü kaynağında durdurmak için kullanacak. Bu yaklaşımın yüzde 95’lik bir başarı şansı olduğu söyleniyor.

 

Ancak işe yaraması için kuyunun mümkün olduğunca aşağıdan bir noktadan mühürlenmesi lazım. Eğer mükür çok yukarıda olursa petrol mührün altındaki sızıntılardan kaçmaya devam edebilir. Bu durumda tahliye kuyularının 5 bin 500 metre derinliğe kadar kazması gerekiyor. Bunun için de en az Ağustos’a kadar çalışma yapılması gerek. Bugün sorulacak asıl soru, yapının bu kadar süre dayanma potansiyelinin olup olmadığı.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle