GeriGündem Peşmerge geçişini ben teklif ettim
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    82
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Peşmerge geçişini ben teklif ettim

Peşmerge geçişini ben teklif ettim
refid:27438512 ilişkili resim dosyası

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, ABD Başkanı Barack Obama ile yaptığı telefon görüşmesinde peşmergenin Kobani’ye geçmesini kendisinin teklif ettiğini söyledi. ABD tarafından atılan silahların bir bölümünün IŞİD’in eline geçtiğini de belirten Erdoğan, “Çok daha netice alıcı yolu varken, ‘Dostlar alışverişte görsün’ mantığıyla böyle bir hareket, böyle hassas bir konuda yapılamaz” dedi. Esenboğa Havalimanı’nda, Letonya ve Estonya’ya hareketinden önce gazetecilerin sorularını yanıtlayan Erdoğan şunları söyledi:

PYD-PKK’YA DESTEK KABUL EDİLEMEZ

(Peşmergenin geçişiyle ilgili nasıl bir yol haritası izlenecek? Uluslararası medyada ‘Türkiye’nin ‘U’ dönüşü yaptığına ve Washington’dan baskı geldiğine yönelik’ haberleri nasıl değerlendirirsiniz?) Sayın Obama’yla yaptığımız telefon görüşmesinde kendilerine bu teklifi zaten ben yapmıştım. ‘PYD ve PKK gruplarına vereceğiniz destekler bizim için kabul edilemez’, bunu söylemiştik. Burada atılacak 2 adım var. Bir, Özgür Suriye Ordusu’yla burada işbirliği bizim açımızdan kabul edilebilir. İki, peşmerge ile böyle bir işbirliği kabul edilebilir.

ÖNCE EVET DEMEDİLER

Kendilerinin de yaklaşım tarzı, burada süreç itibarıyla bir daralma söz konusu. Özellikle Kobani’de artık 2 gün dayanabilecek güçleri var. Bunları açıklamak zorundayım. Çünkü artık bakıyoruz ki Dışişleri Sözcüleri ve Sözcü Yardımcıları çıkıp bir şeyler söylüyorlar. Bunlar da medyada farklı farklı şekilde yorumlanıyor. Bunların bilinmesi lazım. 2 gün geçti, 3’üncü, 4’üncü gündeyiz. Kobani düşmedi, kaldı ki Kobani, kendileri için niye bu kadar stratejik onu anlamakta zorlanıyorum. Çünkü Kobani’de zaten sivil kalmadı. 200 bin insan ülkemize geçti, biz onlara ev sahipliği yapıyoruz. Kobani’de sadece 2000 kadar orada savaşan insan var ve peşmergeye önce ‘evet’ demediler, şimdi son anda kısmen ‘evet’ dediler. Bununla ilgili olarak biz de kendilerine yardımcı olacağımızı söyledik. Türkiye’den nereden geçeceği noktasındaki kararı daha çok bu konulardaki görevli olan arkadaşlarımız, birimlerimiz, bunlar stratejik olduğu için de burada bunları benim sizlere anlatmam uygun olmaz, doğru olmaz. Bunları ilgili birimlerimiz zaten kendi aralarında görüşüyorlar. Onlar, bunları lafını yaparak değil, uygulamasını yaparak hayata geçirirler, olayın aslı budur.

PYD’YE DESTEK PKK’YA DESTEKTİR

Suriye’deki bu sürecin özellikle Özgür Suriye Ordusu’ndan ve diğer ılımlı rejime aynı zamanda IŞİD’e karşı olanlarla bu işin götürülmesi noktasındaki hassasiyetimizi de ilettik. ‘Sizlerin PYD’ye vereceğiniz her destek, PKK’ya verilmiş destektir. PKK’ya ve PYD’ye vereceğiniz bu desteklerle Türkiye olarak biz mücadele etmek durumunda kalacağız. Bunu da bilmenizi isteriz’ dedik. Bunları kendilerine zaten açık ve net olarak söyledik.

Dostlar alışverişte görsün

(Afganistan’tan dönerken uçakta çok açık bir şekilde, ‘PYD’ye silah yardımına ‘evet’ dememiz söz konusu değildir’ dediniz. Uçaktan indiniz, Obama ile görüştünüz ve ertesi sabah kalkıldığında silah yardımının yapıldığı görüldü. Siz o görüşmede Obama’ya, silah yardımı yapılırsa ne olacağına dair ne söylediniz acaba? Çünkü bu söylediğiniz ifadeden yani ‘Peşmergenin geçişi konusunda onay verdik ama silaha karşı çıktık’ anlamını çıkartıyorum. Biraz açabilir misiniz?)

BİR KISMI IŞİD’İN ELİNE GEÇTİ

Anlamışsın zaten. Ben de onu anlatmak istiyorum. Yani bu konuda yapılanın yanlış olduğu ortaya çıktı. Niye yanlış olduğu ortaya çıktı? İşte C-130’lardan attıkları o silahlar, belki bir kısmı PYD’nin eline geçti ama bir kısmı da kimin eline geçti? IŞİD’in eline geçti. Adamlar günlerdir kendi sitelerinden yayınlarını yapıyorlar. Bütün o sandıkların hepsini açarak gösteriyorlar. Şimdi kime burada nasıl destek verildiği açık, net ortaya çıkıyor. ‘Tamamı onların eline gitmedi. Bir kısmı onların eline gitti’ demek doğru bir şey mi? Böyle bir yorum olamaz. Bunların çok daha akılcı, çok daha netice alıcı yolu varken, işte ‘Dostlar alışverişte görsün’ mantığıyla böyle bir hareket, böyle bir hassas konuda yapılamaz.”

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle