GeriGündem Perdesiz buluşma
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Perdesiz buluşma

Avrupa’nın en önemli caz gitarcılarından Philip Catherine'in bu akşam Cemal Reşit Rey Konser Salonu'nda vereceği konsere Erkan Oğur konuk olarak katılacak.

Harbiye'deki Cemal Reşit Rey Konser Salonu, bu akşam kültürler arası köprü niteliği taşıyan ilginç bir konsere sahne olacak. Gitar Festivali kapsamında düzenlenecek konsere, eleştirmenler tarafından Avrupa'nın en iyi caz gitarcılarından biri olarak değerlendirilen Philip Catherine üçlüsüyle katılacak. Ünlü gitarcının isteği üzerine konsere Erkan Oğur da konuk sanatçı olarak katılacak.

Birlikte CD hazırlamışlardı

Perdesiz gitara olan ilgileri Erkan Oğur’la Philip Catherine’i 1990’ların başında bir araya getirdi. İki müzikçi önce İstanbul’da tanışıp dost oldu. Daha sonra aralarına Bülent Ortaçgil’i de alıp Avrupa’da bir CD kaydettiler. Almanya’da yayımlanan Fretless (Perdesiz) müzik çevrelerinde ilgi gördü. Unkapanı prodüktörlerinin ticari bulmadığı bu başarılı çalışma Türkiye’de yayımlanmadı. Sadece iki parçası yıllar sonra Erkan Oğur’un 'Bir Ömürlük Misafir' albümünde yer aldı. İşin garip yanı, yeni proje peşinde koşmaktan bitap düşen, mehteran takımını dahi sahaya süren caz festivallerimizin şanlı yöneticileri de Catherine-Oğur ikilisinin bu ilginç çalışmasını farketmedi. Dolayısıyla son yılların en başarılı müzik köprülerinden birinin Türkiye ayağı havada kaldı. Geçen hafta konser için Paris’te bulunan Philip Catherine’i otelinde yakaladığımızda Fretless projesini, Oğur’la dostluklarını sorduk. ‘Biliyor musunuz, aslında ben Türklere sandığınızdan da yakın bir müzikçiyim. Brüksel’deki evimin altındaki manav, yanımızdaki bakkal Türk. İkisiyle de dostuz. CD arşivim Türk Müziği örnekleriyle dolu’ deyip bizi şaşırttı. Sonra da bir Türk müzikçiyle çalmaktan duyduğu mutluluğu anlattı.

Eleştirmen için çalmam

Melodik çaldığı için caz dinleyicilerinin dışında da geniş bir hayran kitlesi olan Philip Catherine müziğinin üç ögeden oluşan bir sihirli formülü olduğunu söylüyor: Melodi, grup içi iletişim ve akışkanlık. ’’Dinamik yapısı zayıf olan müzik müzik değildir’’ diyen Philip Catherine repertuarının yüzde 80'i caz standartlarından oluştuğu halde hiç bir zaman sadece cazla ilgilenenlere, uzmanlık düzeyinde caz bilenlere hitap etmeyi amaçlamadığını belirtiyor.

Catherine bestelerini ya da seslendirdiği ünlü caz parçalarını her seferinde farklı yorumlamayı seven cazcılardan. Tek sayfalık notaların konserlerde emprovizasyonlarla süslenip müthiş parçalara dönüştüğünü anlatan Catherine ’’Böylece müzik dinleyici için taptaze, bizim için de her seferinde yepyeni bir serüvene çıkıyormuşcasına heyecan verici olur’’ diyor.

Erkan Oğur'la tanışmasını ise şöyle anlatıyor: ’’Eski albümlerimde perdesiz gitar kullanmıştım. Yıllar önce İstanbul'a konser için geldiğimde Erkan tanışmak istedi. O da perdesiz gitarla ilgileniyordu. Evine gittik, annesiyle, eşiyle tanıştım; yaptığı gitarları gördüm. Birlikte birşeyler çaldık. Yıllar sonra prodüktör Peter Schulse arayıp birlikte CD yapmamızı teklif etti. İyi bir albüm oldu, sonra birlikte konser de verdik.’’

Türkiye'de konser vermesi gündeme gelince Oğur'u hatırladığını belirten Catherine geçen ay konser için Gürcistan'a giderken İstanbul'a uğradığını ve Oğur'a konserde birlikte çalmasını teklif ettiğini söyledi. On yıldır birlikte çaldığı davulcusu Hans Van Oosterhout ve basçısı Philippe Aets'le çıkacağı konser için ise ’’Melodilerin, anlık buluşların, geniş bir renk skalasının ortaya çıkacağı büyülü bir atmosfer yaratmaya çalışacağız, dilerim dinleyiciler de mutlu olur’’ dedi.

Grapelli’yi çok özlüyorum

Alaaddin'in sihirli lambası elinizde olsa, geçmişte büyük ustalarla çaldığınız günlere geri dönmek isteseniz, hangisini seçerdiniz?

Eğer birini hayata döndürmem gerekse bu Chet Baker olurdu. Elvin Jones, Herbie Hancock ve George Viga'yla da yeniden birlikte çalmak isterdim.

Arkadaş, dost olarak eski ustalardan en çok kimi özlüyorsunuz?

Baker'la birlikte Stephan Grapelli'yi. Dünyanın neresine gitse bana oradan kart atardı mutlaka. Müthiş bir espri yeteneği vardı. Birlikte çalmak çok eğlenceliydi.

Son iki yıldır trompet ve kontrbastan oluşan üçlünüzle çalıyorsunuz. Chet Baker'lı yıllarınıza bir özlem mi bu?

Birlikte çaldığım müzikçiler içinde beni en çok etkileyenin Chet Baker olduğunu söyleyebilirim. Temel yaklaşımımız birbirine çok uyuyordu çünkü: Adam gibi caz çalmak ve bunu klasik kalıplara sıkışmadan yapmak. Trioyu onu anmak için kurmadım. Ben çalgı yerine çalanlarla ilgiliyim. Trompetçi Tom Harrell da iyi bir müzikçi. Birlikte çalarken müziğimde herzamanki gibi Chet'in izleri vardı. Fakat bu anma düzeyinde değildi.

Efsanelerle çaldı

Philip Catherine ,

büyülü melodiler bulmadaki becerisi ve blues geleneğini çok iyi özümsemesi nedeniyle Avrupa’nın en önemli caz gitarcılarından biri. 58 yaşında. Dedesi Londra Filarmoni’nin baş kemancısı, annesi ise piyanist. Catherine babasının memleketi Belçika’da büyüdü. Django Reinhardt’a özenip gitar çalmaya başladı. 17 yaşından beri ünlülerle çalıyor. Dexter Gordon’dan Chet Baker’a, Toots Thielemans’dan Stephen Grapelli’ye birçok büyük ustayla çaldı. 1970’lerde kurduğu Pork Pie üçlüsüyle yıldızı parlayan Catherine’in Amerikalı gitarcı Larry Coryell’la kurduğu gitar ikilisi dünyanın en iyi iki gitar ikilisinden biri olarak değerlendirildi. Catherine daha sonra da ikili, üçlü çalışmalarla kendinden söz ettirdi. Özellikle basçı NHÖP’le kaydettiği albümler caz eleştirmenlerince göklere çıkarıldı.

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle