GeriGündem Ortak paydada buluşma daveti
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Ortak paydada buluşma daveti

Ortak paydada buluşma daveti

TBMM, aynı zamanda bir asırı tamamlayıp 100’üncü kuruluş yıldönümünü kutlayacağı yeni yasama yılına dün törenle başladı. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, yasama yılını açış konuşmasında yeni bir çağrıda bulunarak, “Terörle ve şiddetle arasına mesafe koyan tüm kesimleri, milli meselelerde aynı ortak paydada buluşmaya davet ediyoruz. Bu hissiyatla hareket eden herkesle birlikte hareket etmeye hazırız” dedi. Cumhurbaşkanı Erdoğan, özel oturumdaki konuşmasında şunları söyledi:

TERÖRLE ARASINA MESAFE KOYANLAR

“Siyaset yaparken de Meclis çalışmalarını yürütürken de hepimiz önce bu ülkeye ve millete karşı sorumlu olduğumuzu unutmayacağız. ‘Önce milletim’, ‘Önce memleketim’ demeyen hiç kimsenin bu kutlu kurumun çatısı altında yer almaya hakkı olmadığını düşünüyorum. İşte bunun için terörle ve şiddetle arasına mesafe koyan tüm kesimleri, milli meselelerde aynı ortak paydada buluşmaya davet ediyoruz. Bu hissiyatla hareket eden herkesle ülkemizin, bölgemizin ve dünyanın tüm meselelerini konuşmaya, görüşmeye, birlikte hareket etmeye hazırız. İnşallah önümüzdeki yasama dönemi, Meclis çatısı altında bu yönde örnek bir işbirliği sergileyeceğimiz bir devir olarak tarihe geçecektir.

Ortak paydada buluşma daveti

BİRLİKTE KAZANMA ANLAYIŞI

Bir yılını geride bıraktığımız Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ni sürekli güncelleyerek, sürekli geliştirerek bizden sonraki nesillere en büyük mirasımız olarak bırakacağımıza inanıyorum. Sınırlarımız dışındaki hiçbir faaliyetimiz işgal, ilhak, istismar amaçlı değildir. Kendi güvenliğimiz, huzurumuz ve refahımız adına neyin peşindeysek, yakındaki ve uzaktaki tüm dostlarımız için de aynı mücadeleyi veriyoruz. Birileri sınırlarından binlerce kilometre öteye kaynakları sömürmek, bu uğurda gerekirse terör örgütlerini, canileri, diktatörleri desteklemek için gidiyor olabilir. Biz ise çevremize sadece yaşatmak, yardım etmek ve imkân varsa birlikte kazanmak anlayışıyla bakıyoruz.

YENİ YARGI PAKETLERİ

Birleşmiş Milletler (BM) sistemi başta olmak üzere, her alanda adaleti savunurken kendi ülkemizde bu konuda geride kalmayı kabul edemeyiz. Daha çok hak ve özgürlükleri genişletmeyi amaçlayan hususları içeren bu paketi yenileri takip edecektir. Kendimiz ve tüm insanlık için adalet peşinde koşarken, bunun çerçevesini oluşturan kanunlarımızı da sürekli geliştirmek zorundayız.

DENGE İÇİNDE AYNI HEDEFE YÜRÜMEK

Yasamanın, yürütmenin ve yargının kendi içlerinde bağımsız olmaları, devletin başı olan Cumhurbaşkanı’nın öncülüğünde belirli amaçlar için işbirliği içinde çalışmalarına mani değildir. Elbette Cumhurbaşkanı, milletvekillerinin yerine geçip kanun çıkarmaya, hâkimlerin yerine geçip hüküm vermeye kalkacak değildir. Esasen kuvvetler ayrılığı demek, demokrasinin özünü oluşturan güçlerin çatışması değil makul bir denge içinde aynı hedefler doğrultusunda faaliyetlerini yürütmeleri demektir. İdeolojik saplantılar ve günlük siyasi çıkarlar uğruna bu dengeyi bozmaya yönelik söz ve eylemler içine girenler bize değil ülkeye ve devlete zarar verdiklerini bilmelidirler. Milletimizin bizden beklentisinin de uyum içinde çalışmamız olduğuna inanıyorum. Bugüne kadar millet iradesinin üstünlüğü dışındaki tüm yolları reddettim, aksi yöndeki her girişime karşı mücadele verdim. Vesayetin cezaevine attığı, darbecilerin hayatına kast ettiği bir siyaset ve devlet adamı olarak başka bir yolu, yöntemi aklımdan dahi geçirmedim.”

DEPREM SİYASET ÜSTÜDÜR

Geçtiğimiz hafta İstanbul’da yaşanan 5.8 büyüklüğündeki deprem, bize karşı karşıya bulunduğumuz tehlikeyi bir kez daha hatırlatmıştır. ‘Deprem değil bina öldürür’ gerçeği, her depremde bir kez daha yüzümüze adeta şamar gibi inmiştir. Türkiye’de inşaat faaliyetleri çok uzun yıllar boyunca maalesef sadece estetik ve diğer unsurlar değil, tabii afet faktörü de gözetilmeden özensiz bir şekilde yürütülmüştür. Biz, hükümete geldikten sonra bu konuyu önceliklerimiz arasına aldık. Özel sektörün yaptıklarıyla birlikte 35 milyon vatandaşımızın güvenli evlerde yaşayabilmesini sağlayan bir dönüşümü gerçekleştirmiş olduk.

1.5 MİLYON YAPI ACİL DÖNÜŞÜM BEKLİYOR

Şimdi önümüzde yaklaşık 1.5 milyon acil dönüşüm bekleyen yapı var. Her yıl 300 bin konutu devlet ve özel sektör olarak inşa ederek 5 yılda bu acil dönüştürülmesi gereken yapıları yenilemeyi planlıyoruz. Henüz istediğimiz seviyeye ulaşamadığımız bir gerçek olmakla birlikte bugün Türkiye’nin 17 yıl öncesine göre afetlere daha hazırlık olduğu bir gerçektir. Geçtiğimiz hafta yaşanan deprem bize, bu yöndeki çalışmalarımızı hızlandırmamız ve yaygınlaştırmamız gerektiğini göstermiştir. Deprem gibi hayati meselelerin siyaset üstü olduğuna ve bu şekilde konuşulması, tartışılması, çalışılması gerektiğine inanıyoruz. Aksi yöndeki her tavır ve beyan hiç kimseye, ülkemize zarar vermekten başka fayda sağlamayacaktır.”

SIĞINMACI MESAJI: İLANİHAYE MİSAFİR ETMEYECEĞİZ

Bugün ülkemizde çeşitli ülkelerden gelen yaklaşık 5 milyon yabancı bulunuyor. Milyonlarca sığınmacıyı ilanihaye kendi topraklarımızda misafir etmeye devam etmek gibi bir düşüncemiz yoktur. Yaklaşık 8 yıldır ülkemizde misafir ettiğimiz bu insanların evleri, yurtları, vatanları zaten vardır. Bize düşen, sığınmacıların bir an önce kendi ülkelerinde hayatlarını sürdürebilecekleri güvenli bir iklimi oluşturmaktır. Güvenli hale getirdiğimiz yerlere geri dönen Suriyeli sığınmacı sayısı 360 bini buldu.

SAVAŞTAN YANA DEĞİLİZ

Türkiye, Suriye’nin toprak bütünlüğünden, Suriye halkının siyasi ve idari birliğinden yanadır. Suriye’deki mevcudiyetimizin tek sebebi, sınırlarımıza yönelik terör tehditlerinin, aynı zamanda ülkemizdeki Suriyelilerin geri dönüşlerini de engelleyen bir bariyer haline dönüşmüş olmasıdır. Biz asla savaştan, çatışmadan, kan dökülmesinden, ölümden, acı çekilmesinden yana değiliz. Buna karşılık birileri, terör ve sığınmacı yükünü ülkemizin omuzlarına yükleyerek adeta bize diz çöktürmeye çalışıyor. Türkiye böyle bir dayatmayı, böyle bir şantajı, böyle alçakça bir oyunu kabul edecek kadar aciz bir ülke midir? Şayet böyle olduğunu düşünenler varsa hiç kusura bakmasın milletimizi de bizi de tanımıyor demektir. Açık ve net söylüyorum, biz bu dayatmaya, bu senaryoya rıza göstermeyiz.

ARZU ETTİĞİMİZ NETİCEYE ULAŞAMADIK

Fırat Kalkanı ve Zeytin Dalı harekâtları, bu konudaki kararlılığımızın somut birer tezahürüdür. Maalesef özellikle Fırat’ın doğusunda bu yöntemle arzu ettiğimiz neticelerin hemen hiçbirine ulaşamadık. Türkiye’nin artık bu konuda kaybedecek tek bir günü dahi yoktur. Geldiğimiz noktada, kendi yolumuzda devam etmekten başka çaremiz kalmamıştır. Münbiç dahil Fırat’tan Irak sınırına kadar oluşturacağımız 30 kilometre derinliğindeki güvenli bölgede bir milyonu yeni yerleşim yerlerinde, bir milyonu mevcut yerlerde olmak üzere iki milyon kişiye iskân etmeyi planlıyoruz. Bölgeyi terör örgütünün işgalinden kurtarır kurtarmaz inşallah uluslararası toplumdan alacağımız destekle derhal işe başlayacağız.

FAİZLERİN DÜŞMESİYLE PİYASALAR CANLANDI

CUMHURBAŞKANI Erdoğan, geçen yıl ağustos ayında finans sistemini hedef alan saldırıların ardından alınan önlemlerle ekonomik göstergelerinin gelecek dönem için olumlu yönde gelişmelere işaret ettiğini vurguladı. Türkiye’nin ekonomide de dimdik ayakta kalmayı başardığını belirten Erdoğan, şunları söyledi: “Bankacılık sistemimiz güçlü yapısını koruyor ve riskleri rahatlıkla yönetebilecek bir seviyede bulunuyor. Faizlerin düşmeye başlamasıyla konut başta olmak üzere piyasalarda bir canlanma gözlenmiştir. Merkez Bankamızın döviz rezervleri yeniden 100 milyar doların üzerine çıktı, şu aralar 103 milyar dolar seviyesine ulaştı.”

‘BİR GECE ANSIZIN GELEBİLİRİZ’

CUMHURBAŞKANI Erdoğan, Fırat’ın doğusuna yönelik Türkiye’nin atacağı adımlarla ilgili olarak “Bunların hepsinin toplam açılımı nedir? Bir gece ansızın gelebiliriz” dedi. TBMM açılış konuşmasının ardından Meclis Kulisi’nde gazetecilerin sorularını yanıtlayan Erdoğan şunları söyledi:

“(Kırmızı kitaba PYD-YPG girdi mi?) Metni verdik. MGK (Milli Güvenlik Kurulu) belgeleri hiçbir zaman açıklanmaz. Bu sadece Bakanlar Kurulu idi eskiden şimdi kabine aynı zamanda MGK detayına hâkimdir. Zaten bunların hepsi var içinde.

MİLLETİ YORAR

(Eski bakan Faruk Çelik’in “50+1 Türkiye’yi yorar, yüzde 40 alan seçilmeli” önerisi kampta gündeme gelir mi?) Kampta konuşmamız önemli değil, bu konunun konuşma yeri burası çünkü Anayasa değişikliği gerektiriyor. Biz sadece iktidar olarak kendimiz ön hazırlık yaparız, buraya getirebiliriz. Bunun için de tabii iktidarı ile muhalefeti ile el ele vermek ve ondan sonra böyle bir şey hakikaten gerçekleştirilebilirse bu olabilir. Aksi takdirde bunların üzerinde tabii şimdi bizim Kızılcahamam’da konuşmamız, asıl o bizi yorar. Bir yıl önce çıkarmış olduğumuz milletin onay verdiği yeni yönetim sistemini tekrar gündeme getirmek, asıl milleti o yorar. Daha yeni çıkarttık.”

MUHALEFETTEN GELSİN

Erdoğan, TBMM’nin açılış resepsiyonunda “50 artı 1” önerisiyle ilgili sorular üzerine ise şunları söyledi: “Halkımızın büyük bir çoğunluğu ile bu onaylandığına göre şimdi bizim tekrar yeniden revize edip gündeme getirmeye, bir defa siyasetçi ciddiyetiyle yakışmaz. Bu adı üzerinde muhalefetin yapacağı bir iştir. Sorgulamaya da girmem, bakarız, teklif kimden geliyor ayrı bir konu o iş parlamentonun işidir. Muhalefet teklifi getirir, orada tartışılır, bunu sürekli olarak ayağa düşürmenin doğru olduğuna inanmıyorum. Muhalefetten ne gelirse gelsin değerlendirmeye tartışmaya açığız bunu söyledim.”

Ortak paydada buluşma daveti

Cumhurbaşkanı Erdoğan, resepsiyonda kuvvet komutanlarıyla bir araya geldi.

MECLİS RESEPSİYONUNA TEKİRDAĞ KÖFTESİ DAMGASI

TBMM’nin yeni yasama yılı açılış resepsiyonu, Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan dışında “lidersiz” yapıldı. MHP Lideri Devlet Bahçeli ve İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener rahatsızlıkları nedeniyle, CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu da tercih etmediği için resepsiyona katılmadı. Resepsiyonda ağırlık, AK Parti milletvekilleri ve bürokratlardan oluştu.TBMM Başkanı Mustafa Şentop, bu yıl konuklarını eşi olmadan karşıladı. Resepsiyon mönüsüne Şentop’un memleketi olan Tekirdağ damgasını vurdu. Tekirdağ Köftesi ve Trakya bölgesinin peynir tatlısı dikkat çekti. Köfte ikram edilen Cumhurbaşkanı Erdoğan ve milletvekilleri de beğendiklerini dile getirdiler. CHP’yi grup başkanvekilleri ve az sayısı CHP milletvekili temsil etti. CHP’liler, kısa bir süre kaldıktan sonra resepsiyondan ayrıldılar.

AKAR: BU İŞİN ŞAKASI YOK

Milli Savunma Bakanı Hulusi Akar ve kuvvet komutanları, resepsiyonda Cumhurbaşkanı Erdoğan’la bir süre sohbet ettiler. Akar, “Güvenli bölge süreci arzu ettiğimiz gibi gitmiyor. Bölgeden teröristlerin çıkarılması ve ağır silahların teslimi gibi taleplerimiz var. Bu konularda ilerleme yok. Biz bu süreçleri gözlemlemek istiyoruz. Amerikalılarla görüşmeler sürüyor. Harekâta hazırız. Bu işin şakası yok. Biz bu işin müttefiklik ruhuna uygun şekilde sonuçlanmasını istiyoruz. Vakit kaybetmememiz lazım. Yavaş yürüyor. Bizim oradaki amacımız insani” dedi.
Resepsiyonun ardından Mermerli Salon’a geçen Cumhurbaşkanı Erdoğan, burada TBMM Başkanı Mustafa Şentop, Adalet Bakanı Abdulhamit Gül, Sağlık Bakanı Fahrettin Koca, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, eski TBMM Başkanı İsmail Kahraman, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici ve bazı milletvekilleriyle bir araya geldi.

SİYASİLERE ‘ŞİDDET’ UYARISI

MECLİS Başkanı Mustafa Şentop, Genel Kurul açış konuşmasında, Meclis’in 100 yıl önce istila ve ilhak tehdidi karşısında Milli Mücadele’nin karargâhı olduğunu ve yeni devletin kurucu temellerini inşa ettiğini vurguladı. “Bu yasama yılını diğerlerinden farklı kılan çok ayrıcalıklı bir husus da var” diyen Şentop sözlerini şöyle sürdürdü: “Elbette böylesi anlamlı bir yıldönümünde bu çatı altında olmanın ayrı bir manası var. Bu durum bazı sorumlulukları da hepimize yüklemektedir. Her ne kadar kimi zaman sert ve bazen de haksız eleştirilere maruz kalsalar da milletvekillerimiz, yoğun bir tempoyla ve zor şartlar altında çalışmaktadır. Bu çalışma temposunun daha artacağına, daha uyumlu ve gayretli bir yıl geçireceğimize, oturumların ve siyasetin, 100’üncü yılın manasına uygun olarak daha verimli seyredeceğine kanaatim tamdır. Takatimizi tüketen kısır çekişmelerden uzak durmaya ve birliğimize kasteden çatışmalara son vermeye mecburuz. Gerekçesi, yöntemi ve şekli ne olursa olsun şiddet, demokrasimizin ve siyaset kurumunun en yıkıcı düşmanıdır. İçinde şiddetin yaygınlaştırılmasına ve onaylanmasına dair niyet taşıyan her söylem, Türkiye’ye suikasttır ve ortadan kaldırılmayı hak etmektedir. Sırtını şiddete dayayan, varlığını çatışmaya borçlu olan her yapı, milletimizin iradesi karşısında er veya geç, ama mutlaka mağlup olacaktır.” (Nuray BABACAN-Turan YILMAZ-Bülent SARIOĞLU-Umut ERDEM-Rifat BAŞARAN-Gizem KARAKIŞ/ANKARA)

Ortak paydada buluşma daveti

MECLİS NOTLARI

UZUN bir aradan sonra TBMM Genel Kurul salonunda bir araya gelen milletvekilleri birbirlerine sarılıp hasret giderdi. Vekiller salonda uzun süre sohbet etti.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın Genel Kurul salonuna girişinde AK Parti, MHP ve İYİ Parti milletvekilleri ayağa kalkarken CHP ve HDP milletvekilleri kalkmadı.

Ortak paydada buluşma daveti

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Genel Kurul salonuna girerken CHP’li milletvekillerinin oluşturduğu koridorda ilerledi. CHP’li vekiller Kılıçdaroğlu’nu ayakta alkışladı.

TELEFONLA YAYIN

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın yeni yasama yılı açılışındaki konuşmasını bazı AK Partili vekiller cep telefonlarıyla canlı olarak sosyal medya hesaplarından yayınladı.

TBMM’de yeni yasama yılı açılışını bakanlar ve kuvvet komutanları Genel Kurul salonunda localardan izledi.

Ortak paydada buluşma daveti

TBMM’de yeni yasama yılı açılışı sırasında milletvekilleri sıralarına Meclis Başkanı Mustafa Şentop imzalı notlar ve çiçekler konuldu.

Cumhurbaşkanı Erdoğan açılış konuşmasından sonra TBMM Şeref Kapısı merdivenlerinde bekleyen milletvekilleri ve vatandaşlarla sohbet etti.

Ortak paydada buluşma daveti

KAVASLARIN KIYAFETİ

TBMM yeni yasama yılına Genel Kurul’da görev yapan kavaslar da yeni kıyafetleri ile girdi. Kavasların, garsonlarla karıştırıldığı şeklinde eleştiriler alan ceketlerinin yeşil yakaları kalktı. Kavasların ceketleri kısaldı ve pantolonlarındaki yeşil şeritler çıktı. Ceketler daha önce olduğu gibi siyaha döndü ve aksesuar olarak kullanılan zincirleri tekrar kullanılmaya başladı. (Selahattin SÖNMEZ -Rıza ÖZEL / ANKARA)

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle