GeriGündem Ortadoğu sorununa heavy metal çözümü
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Ortadoğu sorununa heavy metal çözümü

İsrail ile Türkiye arasında yaşanan gerginlik politikacıları birbirine küstürdü. Ancak iki ülkenin barışına katkı sağlamak için İstanbul'da konser vermek isteyen Ortadoğu heavy metal sanatçıcı Kobi Farhi'nin bakış açısı çok farklı.

İsrail ile Türkiye arasındaki ilişkilerin bozulmasına hiç kimse Kobi Farhi kadar üzülmüyor. Ortadoğu'nun heavy metal grubu Orphaned Land'in (Öksüz Toprak) müzikal kariyerini bölgedeki duvarları yıkmaya adayan kurucusu ve başvokali, Arap dünyasından ve Türkiye'den binlerce hayran kazanmayı başardı.

 

"Türkiye'de en az 10 kez çaldık, Türk hayranlarımızla aramızda özel bir bağ var" diyen 34 yaşındaki Farhi, bu hafta sonu İstanbul'da düzenlenen Sonisphere'da Metallica, Anthrax, Megadeth gibi gruplarla sahneyi paylaşacaktı. Ancak Orprhaned Land'in konseri güvenlik gerekçeleriyle iptal edildi.

 

"Konser için Türkiye'ye gidememek benim için çok tuhaftı, kendi evime gidememek gibiydi. Bu konserin insanlara İsrail ve Türkiye'nin hala dost olduklarını, çok eskiye dayanan bir ilişkileri olduğunu göstermesini istiyordum. İnşa etmesi yıllar süren bir şeyi yıkmak çok kolay" dedi.

 

Farhi'nin öfkesi, Orphaned Land'in Yahudilerle Araplar arasında siyasi meselelerin ötesine geçip ortak bir zemin oluşturulması adına oynadığı önemli role inancından kaynaklanıyor. Gerçekten de uluslararası arenada geleneksel Yahudi tarzlarıyla Arap gırtlağını ve Doğulu enstrümanları bir araya toplayan Orphaned Land, verdiği birlik mesajıyla da dinleyicilerin bam teline dokunmayı başardı. İsrail'le resmi olarak savaş halindeki birçok Ortadoğu ülkesinden gelen hayran mektupları da bunu gösteriyor.

 

"SAKALIMI BİLE KESMEDİM"

Farhi, "Arap ülkelerinden binlerce mektup ve Facebook yorumu alıyoruz. İstanbul'daki konseri barışa ve İsrail-Türkiye dostluğuna adamayı planlıyordum" dedi. Konserin iptali için çok üzüldüğünü, gerçekten depresyona girdiğini ifade eden Farhi, "O günden bu yana sakalımı bile kesmedim. O konsere Suriye ve İran'dan bile hayranlarımız gelecekti" dedi.

 

Farhi organizatörlere, güvenlik kaygıları olmadığını, kendi başlarının çaresine bakabileceklerini açıklamaya çalışmış ama organizatörler bu riski almaktan çekinmiş. Güvenlik uyarılarına rağmen Türkiye'ye gitmeye kararlı olduğunu söyleyen Farhi, Türkiye'nin kendisinin ikinci evi olduğunu ve burada kimsenin ona zarar vermeyeceğinden emin olduğunu belirtti.

 

Grup ilk kurulduğunda sıradan heavy metal şarkıları yaptıklarını anlatan Farhi, "O zaman gençtik, tek derdimiz isyan etmekti" derken daha sonra bir fark yaratmaları, dünyaya bir katkı yapmaları gerektiğine karar verdiklerini ifade etti.

 

Yahudi ve İsrailli olmanın kendilerini neredeyse diğer tüm gruplardan ayırdığını hissettiklerini belirten Farhi, Orphaned Land'in bölge meselelerini ve dinin bölgede yaşayanların hayatlarına etkisini şarkılarına yansıtmaya başladıklarını söyledi.

 

ERKİN BABA'DAN İBO'YA

"Yahudilikle Arap müziğinin enstrümanlar dâhil geleneklerini birleştirmeye başladık" diyen Farhi bunun metal dünyası için çok büyük bir an olduğunu anlattı: "Doğulu enstrümanlar çalıp İbranice şarkı söyleyen bir grup!"

 

Örneğin grubun son albümünde Nazareth Arap Orkestrası'yla birlikte çalışılmış ve saz, santur, ney, cümbüş ve buzuki gibi Ortadoğulu enstrümanlar kullanıldı. Hatta grup özellikle Türkiye'deki konserlerinde Erkin Koray'ın Estarabim'i gibi klasik Anadolu rock şarkıları hatta İbrahim Tatlıses'in Mutlu Ol Yeter'ini yorumluyor.

 

Avrupa, Ortadoğu ve hatta ABD'de büyük bir heyecanla karşılanan bu tarz, Orphaned Land'i İsrail'in en önemli ihracat ürünlerinden biri haline getirdi. Avrupa'daki ve Türkiye'deki festivallere defalarca katılan grup bu ünü, metal dünyasında çok da olağan olmayan olumlu mesajları yaymak için kullandı.

 

Farhi, "Müziğin insanları nasıl birleştirdiğini gördük. Bilmeden de olsa Arap dünyasında hayranlarımız oldu. Bu da müziğin evrensel dilini bize gösterdi. Birbirlerinden nefret eden toplumların ortak bir şeyi var; Orphaned Land" dedi.

 

"KRİZ DÖNEMLERİNDE KAFAM KARIŞIYOR"

Farhi, hem hayranlarıyla mesajlaşmalarında hem de sahnede Arap-İsrail çatışması ve filo baskını gibi konularda dengeli bir tavır sergilemek zorunda olduğunu belirtti. "Ben İsrailliyim, ülkemi seviyorum ve gurur duyuyorum. Her konserimizi "Merhaba, biz İsrail'den Orphaned Land, Şalom!" diyerek açıyoruz. Ama aynı zamanda Müslümanlar, Filistinliler ve Türkler için çalan bir müzisyenim. İşim fikrimi paylaşmak değil, insanları birleştirmek" dedi.

 

Popüler bir grubun üyesi olmanın Yahudilerin, Arapların ve Türklerin kalbine girmek demek olduğunu ifade eden Farhi, kriz zamanlarında insanların kendisinden bir şeyler duymak istediğini anlattı. "Kimseyi yarı yolda bırakmak istemiyorum, o yüzden de kendimi kafası karışık bir durumda buluyorum" diyen Farhi'ye göre Orphaned Land'in müziği bir ütopya oluşturuyor.

 

"Facebook sayfamızda bir şey yazdığımız zaman Ronen, Ahmed ve George aynı anda yorum yapıyor. Kavga etmiyorlar, güzel şeyler söylüyorlar. Eğer böyle bir durum varsa tünelin sonunda ışık vardır" dedi.

 

SONBAHARDA TÜRKİYE'YE

Orphaned Land, şimdiden sonbaharda Türkiye'de konser vermek için hazırlıklara başlamış. "Eğer bu bizim konserimizse kimse iptal edemez. Ne kadar güvenliğe ihtiyacımız olduğuna ben karar veririm" diyen Farhi sözlerini şöyle tamamladı:

 

"Biz sadece müzisyeniz. Tek başımızda dünyayı değiştiremeyiz, basın ya da gazeteciler gibi insanların düşüncelerini değiştiremeyiz. Ama farklı bir yol gösterip insanlara umut verebiliriz. Bu noktadan sonrası onlara kalmış. Biz anahtarız, kapıyı onların açması gerek" dedi.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle