GeriGündem Ölüme 36 saat yolculuk
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Ölüme 36 saat yolculuk

İsmail Ecer, Şırnak’ın Beytüşşebap İlçesi’nde otomobiline benzin koyarken bidonun alev alması sonucu vücudunun büyük bir bölümü yandı. İsmail Ecer, 5 hastane dolaştırıldı. Ambulans bulamadığı için minibüsle 36 saatlik yolculuğun ardından Adana’ya getirildi. Ancak, 45 yaşındaki Ecer'in vücudu bu kadar acıya dayanamadı ve hastaneye yattıktan 5 saat sonra yaşamını yitirdi.Sevk zinciri nedeniyle 5 hastane dolaştırılan Ecer’in minibüsten indirilirken çekilen fotoğrafı çektiği acının da belgesi oldu. Ecer, hayata son kez baktığı yandaki fotoğraf çekildikten 5 saat sonra hayatını kaybetti.Geçen çarşamba sabahı meydana gelen olayda, Beytüşşebap İlçesi’ne bağlı Taşarası Köyü’nde oturan 5 çocuk babası İsmail Ecer’in evine yatılı misafirliğe gelen arkadaşının otomobilinin yakıtı bitti. Ecer, bunun üzerine sabah erken kalkıp jeneratörü çalıştırmak için bulundurduğu benzinden alarak, otomobile doldurmak istedi. Ecer,  inanılmaz bir ihmalkarlıkla ağzında sigara olduğu halde bu işlemi yapmaya kalkışınca, benzin aniden alev aldı. Elindeki bidonda bulunan benzinin de bir anda parlamasıyla Ecer’in vücudunun belden yukarısı feci şekilde yandı. Ecer’in acı içinde bağırmasıyla kendilerini dışarı atan otomobil sahibi ile yakınları, battaniye yardımıyla alevleri söndürdü.5 HASTANE DOLAŞTIRILDIEcer, kardeşi 29 yaşındaki Ferhat Ecer’e ait, köyden ilçeye yolcu taşımacılığı yapan 73 EA 112 plakalı minibüsle Beytüşşebap Devlet Hastanesi’ne götürüldü. Burada ilk müdahalesi yapılan Ecer, daha sonra yine kardeşi Ferhat’ın kullandığı minibüsle, sırasıyla Şırnak ve Diyarbakır Devlet Hastaneleri ile Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne götürüldü. Fakülte hastanesinde de yanık ünitesinin bulunmaması nedeniyle Ecer, son olarak Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi’ne sevk edildi. KOLLARINI KADIN ÇORABIYLA ASTILAR Gittikleri her hastanede, köy minibüsünün ulaşım için yetersiz olduğunu ve kliması bulunmadığını belirtip, ambulans isteyen Ecer’in yakınlarının bu isteği de, ‘Ambulansımız yok’ denilerek verilmedi. Ecer’in yakınlarının, hastanın bakımı ve ilaçlarının verilmesi için sağlık görevlisi isteği de olumsuz karşılandı. Ecer’i minibüsün koltuğuna yerleştirdikleri süngerin üstüne yatıran yakınları bu şekilde Adana’ya getirdi. Vücudu sargıyla kaplı olan Ecer, kadın çorabı takılan elleri ilkel şartlarda oluşturulan ipten askıya tutturulmuş olarak klimasız minibüsün içinde kavurucu sıcakla mücadele ederek dün saat 18.00’de Adana’ya ulaştırıldı. 36 SAAT YOLCULUKKöy minibüsüyle hastane hastane dolaştırılan Ecer’in bu yolculuğu hastanelerdeki işlemler için geçen sürenin de eklenmesiyle yaklaşık 36 saat sürdü.Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Balcalı Hastanesi Acil Servisi’nde doktorların müdahale ettiği Ecer, Yanık Servisi’nde tedaviye alındı. Ancak, durumu ağır olan Ecer, çektiği acıya daha fazla dayanamadı. Hastaneye getirildiğinde DHA muhabirine, “Çok yandım, çok acı çektim” diyebilen Ecer, bu sözlerinden 5 saat sonra dün gece saat 23.00 sularında hayatını kaybetti.Saatler süren yolculuktan sonra ağabeyini Adana’ya ulaştıran Ferhat Yanık, kendilerine ambulans verilmemesine tepki gösterip, “Bizi Şırnak’tan Diyarbakır’a sevk ettiler. Ama ambulans vermediler. Diyarbakır Devlet Hastanesi’nde cildiye bölümü yetersiz diye, Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi’ne sevk edildik. Bu hastaneye de yatak yok diye alınmadık. Burada da ambulans istedik, gerekirse parasını verelim dedik. Ne ambulans, ne de yanımıza bir sağlık görevlisi vermediler. Türkiye devleti büyük bir devlettir. Yanık içindeki hastamıza eziyet çektiler, işkence çektirdiler. Hurda denebilecek minibüsümüzle terler dökerek, acı içinde kıvranarak geldik. Sağlık hizmetleri hani sağlıklı hale gelmişti?” diye isyan etti.Ecer'in acı ölümü, Avrupa Birliği kapısındaki Türkiye'nin sağlık ve sosyal güvenlik sistemindeki ilkelliği bir kez daha gözler önüne serdi.