GeriGündem Ölüm bu kadar ucuz mu?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Ölüm bu kadar ucuz mu?

Hergün onlarca masum insan yaşamını yitiriyor bu ülkede. Yaşama ve kurallara saygısız kişilerin kurbanı oluyor insanlar. Dün de hayatlarının baharındaki üniversiteli iki genç, bu listeye dahil oldular. Kırılası eller, gencecik iki insanı, en ufak bir vicdan azabı duymadan bu dünyadan koparıp aldı.

Ayşegül Akgül, 20 yaşının baharını sürüyordu. Anadolu Üniversitesi Açık Öğretim Fakültesi Turizm ve Otelcilik Okulu 3. sınıf öğrencisiydi. Bir ay önce bir turizm firmasında işe başlamıştı, ne umutlar besliyordu geleceğe ilişkin... Dün gece Azrail un yüklü bir kamyon kılığında geldi buldu Ayşegül'ü. Adnan Menderes Bulvarı'nda saat 01.30 sıralarında. Arkadaşı Cem Şirin'le birlikte gezerken...

Samsun'dan yüklediği unu İstanbul'a getiren 55 HN 741 plakalı kamyonun sürücüsü Mehmet Göğül, Adnan Menderes Bulvarı Vakıf Gureba Hastanesi önündeki kavşaktan, yasak olduğu halde, ‘‘U’’ dönüşü yaptı. Sağ şeritten sinyal bile vermeden kavşağa giren kamyonu, sol şeritten gelen 34 GZF 29 plakalı Pegueot 306 otomobilin sürücüsü, 29 yaşındaki Cem Şirin, son anda farketti. Tüm gücüyle frene bastı ama işe yaramadı; sol tarafından kamyona çarptı. Hava yastıkları açıldı açılmasına ya çarpışmanın şiddetiyle açılan kapıdan, yola fırladı Cem Şirin; bir kolunun kırılmasıyla kurtuldu. Ayşegül Akgül ise koltukta sıkışmıştı. Başından ağır yara almıştı. Yoldan geçenlerin ve polisin yardımıyla çıkarılıp İstanbul Tıp Fakültesi hastanesi'ne götürüldü; çoktan ölmüştü...

Kamyon sürücüsü Mehmet Göğül, gözaltına alınmıştı ama ne fayda...

DAHA 19 YAŞINDAYDI

Emre Meriç de, henüz 19 yaşında, hayatının baharındaydı. Başarılı bir öğrenci, arkadaşlarınca sevilen bir gençti. İyiliği ölümüne neden oldu, kavgayı ayırmak isterken boynundan jiletlendi.

Pamukkale Üniversitesi Elektrik ve Elektronik Mühendisliği Bölümü ikinci sınıf öğrencisi Emre Meriç, tatilde ailesinin yanına İzmir'e gelmişti. İki gün önce taşındıkları yeni evlerinde ilk işi, çok sevdiği bilgisayarını kurmak oldu. Geçen pazartesi günü, akşama kadar odasıyla ilgilendi. Saat 23.30'da annesi Nergül Meriç'e biraz hava almak ve kardeşine bakmak istediğini söyleyerek dışarıya çıktı.

Evlerinin balkonundan görünen Şehitler Parkı'nda arkadaşlarıyla oturan kızkardeşi Sıla'nın yanına gitti. Nereden bilebilirdi yaşama son kez bakacağını? Bir süre sonra parkta birkaç kişinin kavga ettiğini gördü. Onları ayırmak için yanlarına koştu. Koşmaz olaydı! Gözü dönmüş kavgacı 16 yaşındaki B.A., elindeki jileti Emre'nin boğazına savurdu. Kanlar içinde yere düştü Emre; şah damarı kesilmişti. Emre'nin son sözleri, ‘‘Sıla, annemi çağır’’ oldu. Kardeşi ve arkadaşları tarafından, Ege Üniversitesi Kalp ve Damar Cerrahisi Kliniği'ne kaldırıldı. Ama tüm çabalara karşın geçen çarşamba günü saat 22.00'de sessizce ayrılıp gidiverdi bu dünyadan...

Geride olayın şokunu üzerinden atamayan gözü yaşlı bir aile kaldı.

Polis kaçan B.A.'yı kısa süre sonra yakaladı. B.A., çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. Ama...

Yeni evinde sadece iki gece kalabildi...

Konak Belediyesi Fen İşleri'de çalışan İnşaat Mühendisi baba Mümin Meriç, oğlu Emre'yi öldüren kişinin, daha önce de birkaç kişiyi yaraladığını belirterek, ‘‘Sanıyoruz uyuşturucu da almış. Bu tür insanların sokakta ne işi var. Emre, çok iyi bir çocuktu. Her gün böyle olaylar yüzünden insanların canı yanıyor. Bazı önlemler alınması gerektiğini düşünüyorum. Tek isteğim suçluların hakettiği cezayı çekmeleri. Ama hala aftan sözediliyor’’ dedi. Gözüyaşlı anne Nergül Meriç ise ‘‘Yeni evimizde iki gece yattı. Üçüncü gece yatamadı. Odasını yeni düzenlemişti. İlk işi bilgisayarını kurmak oldu. Ama kullanmaya zamanı olmadı. Kavga edenleri ayırmaya çalışırken, iyi niyetinin kurbanı oldu’’ dedi.

Kavgayı ayırırken jiletle şahdamarını kestiler

Emre Meriç, hayat dolu, iyi niyetli bir gençti. Kavga ediyorlardı, ayırmak istedi. 16 yaşında bir canavar haline getirilen kavgacı çocuk, elindeki jiletle Emre'nin şahdamarını kesti. Kanlar içinde yıkıldı yere Emre... Umutları vardı, planları vardı... Mezuniyet gecesinde çekilen bu fotoğrafta, gözleri herkese gülüyordu. Şimdiyse geride sadece acı kaldı...

Özge kurtarılamadı

ÖYS sonucunun açıklanmasını tatil yaptığı Marmaris'te bekleyen, ancak Dokuz Eylül Üniversitesi İngilizce İşletme Fakültesi'ni kazandığını öğrenemeden aşırı hız yapan bir otomobilin çarpması sonucu komaya giren 18 yaşındaki Özge Ünsal, yaşam mücadelesini kaybetti. Ailesi, Özge'nin organlarını bağışladığı halde, beyin ölümünden önce kalp durduğu için organlar kullanılamadı.

Yasak ‘U’ dönüşü: Bir katil bir ölü

Ayşegül Akgül, arkadaşı Cem Şirin'in kullandığı otomobilde, tam kamyona çarptıkları yönde oturuyordu. Kamyonun kasasına çarptıklarında, hava yastıkları açılmasına karşın, çarpışmanın şiddetinden başından derin bir yara aldı. Çevreden yetişenler ve polisler, bir umutla güçlükle dışarıya çıkardıkları kanlar içindeki genç kızı hastaneye götürdüler. Ancak burada yapılan muayenede genç kızın daha kaza anında yaşamını yitirdiği anlaşıldı. Çarpışmanın şiddetinden Pegueot 306 marka otomobil, tam anlamıyla hurdaya döndü. Yasak ‘U’ dönüşü yapan un yüklü kamyonun sürücüsü Mehmet Göğül polis tarafından gözaltına alındı.






Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle