Gündem Haberleri

    O hocaya asistan olacaktı

    Kardelen Koldaş - Fotoğraflar: İdris EMEN
    03.04.2018 - 22:07 | Son Güncelleme:

    Alara Karademir, hocası H. Atilla G.’nin odasındaki duşakabinde tişörtle asılı halde bulundu ve bir süre yoğun bakımda kaldıktan sonra hayatını kaybetti. Karademir’in aile hikâyesine ulaşan Hürriyet, kızı ve damadını 12 yıl önce vuran anneanne Hayriye Gündüz ile evinde, torunu Alara’nın odasında buluştu. Gündüz, 2006 yılında kızı Arzu ile damadı Ali’nin hayatlarını kaybettiği olayı ve torunu Alara’yla ilişkisini Hürriyet’e anlattı.

     AYDA BİR EVDE

    Alara, kardeşi ile birlikte anneanne ve dedesinin evinde yaşıyordu. Karademir’in odası, onu tanıyanların kişiliğini tanımladığı gibi cıvıl cıvıl. Rengârenk odada, ojeler, takılar ve kremlerin yanı sıra raflara dizilmiş bolca hukuk kitabı ve aile fotoğrafları var. Torununun odasını olduğu gibi bırakacağını söyleyen Gündüz, kızı ve damadını vurduğu olayı anlatırken gözyaşlarını tutamıyor. Bir süre kapalı ceza evinde yatan Gündüz, şimdi ise Sivas yarı açık ceza evinde ve 3 ayda bir evine geliyor. İzin günlerini Alara’nın ders programına göre ayarladığını söylüyor. Bir sonraki görüşme tarihini 17 Nisan olarak kararlaştırmışlar. “Bir ailede ne kadar yakınlık varsa biz o kadar yakındık. Hatta ben Alara’yla çok daha yakındım. Her şeyi benimle paylaşırdı” diyen anneanne Gündüz, torununun hocasından bahsettiğini de söyledi:

    O hocaya asistan olacaktı

    Kardelen Koldaş yazdı...

    SU YÜZÜNE ÇIKSIN

    “Çok değer verdiği, onun yanında asistanlık yapacağı bir hocası olduğunu söylerdi. Ona saygı duyduğunu anlatıyordu. Saygı duyduğu bir hocası olduğunu ona yol gösterecek, yardımcı olacak bir hoca olarak görüyordu. O onun ideali gibi bir şeydi. Onun gibi bir hoca olacak diye düşündüğü biriydi.”
    Davacı olacaklarını söyleyen Gündüz, “Ben yavrumu kaybettim acım o kadar büyük ki. Sonuna kadar ne olduğunun su yüzüne çıkmasını, olayın aydınlatılmasını istiyorum” dedi. Gündüz, torununun kendi gibi insanlar için hukuk okumaya karar verdiğini aktardı. Gündüz, torununun annesinin ölümü gibi, babasınınkinin de kaza olarak kabul edilmesi için araştırma yaptığını söyledi, şöyle konuştu: “Cezadan kurtulabilmen için ne yapmam gerekiyor’ diye soruyordu. ‘Annem ben ne verildiyse razıyım, siz mutlu olun ben başka bir şey istemiyorum’ diyordum. ‘Senin yanımda olmadan başka bir şey istemiyorum anneanne’ diyordu.”

    O hocaya asistan olacaktı

    KIZIM VE DAMADIMIN ÖLÜMÜ KAZAYDI

    2006’daki olaydan önce, Karademir çifti, kızları Alara’yı okuldan aldıktan sonra, oğullarıyla beraber neredeyse her hafta sonunu anneanne Hayriye Gündüz’ün evinde geçiriyorlar. Ailede, sıklıkla tartışan çifti barıştırma görevi ise hep Gündüz’e düşüyor. Damadı Ali, Alara’nın Gündüz’de kaldığı bir gün telefon ederek eşi ile tartıştıklarını ve gelmesini söylüyor. Gitmek için ertesi günü bekleyen Gündüz’ün ve ailesinin kaderi o an değişiyor. Gündüz yaşananları şöyle anlattı: “Ben gittiğimde Ali kapıyı açtı. Arzu yatak odasında kapıyı kilitlemişti. Ali kapıyı açtı. Arzum yatağının üstüne oturmuştu, ağlıyordu. Benim ilk dikkatimi çeken aynadaki yazıyla silah oldu. Aynaya Arzum ‘Anne çocuklarımı çok seviyorum, onlara iyi bak’ yazmıştı. Silah da önünde duruyordu. Yalvara yakıla çıkarttım odasından saatlerce salonda konuştuk. Hiç bitmeyen bir tartışma vardı. ‘Dayanamıyorum artık sizin yaptıklarınıza’ dediğimi biliyorum. Kendimi öldürmek isterken, istemeden yaşanan bir kazaydı.” Olayda, Arzu Karademir bitişik atışla ölürken, Ali Karademir hastanede can verdi. Gündüz, kızı için müebbet, damadı için 25 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Fakat kızı için kesinleşmiş hüküm, 2014 yılında, Yargıtay Genel Kurulu’nca bozuldu ve olayın kaza olduğu değerlendirilerek, ceza verilmemesine karar verildi.

    Son Dakika Haberler
    

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı