GeriGündem Numune-i Terakki’den İstanbul Erkek Lisesi’ne
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Numune-i Terakki’den İstanbul Erkek Lisesi’ne

Numune-i Terakki’den İstanbul Erkek Lisesi’ne
refid:11108710 ilişkili resim dosyası

Türkiye’nin en köklü kurumlarının başında gelen ve ülkenin pek çok tanınmış simasını yetiştiren İstanbul Erkek Lisesi, 125. kuruluş yılını kutluyor.

Bunun için bir de kitap hazırlandı. Ahmet Hamdi Tanpınar’ın ünlü şiirinden yola çıkılarak, "Billur Bir Avizedir İstanbul Lisesinde Zaman..." adı verilen kitap, bu önemli okulun 125 yıllık tarihini muhtelif açılardan gözler önüne seriyor.

II. Abdülhamid’in rolü

1884’de Mehmet Nadir tarafından kurulan Numune-i Terakki’nin yıllar içinde İstanbul Erkek Lisesi’ne dönüşmesi, bir bakıma, Türkiye’de seküler eğitim sisteminin kurumlaşması anlamını taşıdığı için ayrıca önemli. Bu açıdan bakıldığında, İstanbul Erkek Lisesi’nin tarihi, bir anlamda, Türk eğitim sisteminin de tarihi demek. Devrin padişahı II. Abdülhamid’in seküler eğitime verdiği önemin, Numune-i Terakki vesilesiyle bir kez daha gözler önüne serilmesi de ilginç elbette. Çünkü II. Abdülhamid, bu okulun başarısıyla doğrudan ilgilenmekte, okulun öğretmen ve öğrencilerine sahip çıkarak ödüller vermektedir.

Ne var ki, Numune-i Terakki’nin devletleştirilmesi de yine II. Abdülhamid zamanında olacaktır. II. Abdülhamid’i devirip yerine Mehmed Reşat’ı geçirmek için yapılan plana okulun bazı öğretmenlerinin de dahil olduğunun anlaşılması, okulun ilk döneminin sonunu da beraberinde getirir. Numune-i Terakki artık bir devlet okuludur ama devlet bu okula layık olduğu önemi vermeye devam etmektedir. Okulun ismi 1909’da İstanbul Leyli İdadisi, 1910’da ise İstanbul Lisesi olacaktır. Ünü o kadar pekişmiştir ki, Galatasaray Sultanisi’nin müdürlüğünü de yapan devrin Maarif Nazırı (Eğitim bakanı) Emrullah Efendi, oğlunu İstanbul Lisesi’ne kaydettirecektir.

Çanakkale’deki liseliler

Balkan ve Çanakkale Savaşları, okulun tarihinde önemli yerlere sahiptir. Çanakkale’ye giden 50 öğrencinin, 18 Mayıs’ı 19 Mayıs’a bağlayan gece Kanlısırt’ta şehid olmaları, okulun hem mevcut renkleri, hem de tarihi için dönüm noktasıdır.

Bugüne kadar gelen süreç ise daha önce belirtildiği gibi, hem siyasi, hem sosyal tarihimiz açısından önemli ipuçları taşıyor. İnsan, bu önemli kitaba gerek dizayn, gerek editörlük bakımından biraz daha özen gösterilmiş olmasını da bekliyor

Yorumları Göster
Yorumları Gizle