GeriGündem Netanyahu'ya sert yanıt: Sen zalimlerin sesisin
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Netanyahu'ya sert yanıt: Sen zalimlerin sesisin

Netanyahu'ya sert yanıt: Sen zalimlerin sesisin

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, İsrail Başbakanı’na “Netanyahu sen yanlış kapıya vurdun. Erdoğan mazlumların sesidir, sen zalimlerin sesisin, sen devlet terörü estiriyorsun. İsrail’in kendi günahlarının, insanlık suçlarının, katliamların, yıkımların hesabını vermeden kimseye ithamda bulunmaya hakkı yoktur” diye seslendi. Erdoğan dün DEİK 2018 Mali Genel Kurulu’nda ve Arnavutköy’deki toplu açılış töreninde özetle şunları söyledi:

ALÇAK İFADELERLE SALDIRDI

“(Twitter hesabından, ‘Erdoğan İsrail’e vaaz vermesin’ mesajı atan Netanyahu’ya) Filistinli mazlumlara ve mağdurlara sahip çıkmamızdan rahatsız olan İsrail Başbakanı çıktı Türkiye’ye en alçak ifadelerle saldırdı. İftiralarla saldırdı. Ne diyor bu Netanyahu denilen adam biliyor musunuz? Bizi Kıbrıs’ta işgalci olmakla, kadınları ve çocukları katletmekle suçlayan İsrail Başbakanı’nın sanıyorum dili sürçtü. Herhalde kendilerinin Filistin’de işgalci olduklarını, Filistin topraklarındaki kadınları, çocukları, her yaştan on binlerce masum insanı dünyanın gözü önünde silahla, bombayla, tecritle öldürdüğünü söyleyecekti.

NETANYAHU SEN ZALİMSİN

Netanyahu sen yanlış kapıya vurdun. Erdoğan mazlumların sesidir. Sen zalimlerin sesisin. Sen devlet terörü estiriyorsun. Siz kadınları, çocukları tekmeleyerek, askerinizle, polisinizle sürükleyerek götürüyorsunuz. Netanyahu sen zalimsin, zalim. Ve devlet terörünün başındasın. Bu sadece ve sadece sana uyuyor. Erdoğan’a uymaz. Türkiye masumlarla değil, teröristlerle mücadele ediyor. Bu mücadelenin bedelini de binlerce şehitle 40 yıla yakın süredir veriyoruz. İsrail’in kendi günahlarının, insanlık suçlarının, yaptıkları katliamların hesabını vermeden, kimseye ithamda bulunmaya hakkı yoktur.

GEZİ’DE EKONOMİMİZ HEDEF ALINDI

Ülkemizi ekonomide, diplomaside, demokraside, istihdam ve yatırımlarda büyütürken, diğer taraftan da birçok sınamayla, saldırıyla yüzleştik. İçerideki vesayet odaklarıyla birlikte Türkiye’nin güçlenmesini istemeyen dışarıdaki hasımlarımızın operasyonlarına maruz kaldık.
Gezi Parkı’ndaki 12 tane ağacın taşınması bahane edilerek, sokak üzerinden ekonomimiz hedef alındı. O günleri şöyle bir hatırlayın. Burayı Fransa zannettiler. Burayı, Hollanda zannettiler. Yanıldılar. Biz 15 Temmuz’da da nasıl yanıldıklarını kendilerine gösterdik. Sen belki tanklar arasından kaçar gider, Bakırköy Belediyesi’ne sığınırsın ama biz bulunduğumuz yerde dimdik, milletimizle el ele, omuz omuza durur ve bu tür darbe eylemini evelallah pes ettiririz.

HENDEK KAZANLARLA AYNI

Esnafımızın dükkanlarını yağmaladılar. Polisimize kurşun sıktılar. Caddeleri, işyerlerini, insanlarımızın vergileriyle alınan o belediye otobüslerini yaktılar, yıktılar. Bunlar mı vatansever? Bunlar mı milliyetperver? Bunların arkasında duranları biz nasıl savunuruz? Sen ana muhalefetin başı olsan ne yazar, olmasan ne yazar. Bunlarda vatanseverlik yok. Milliyetperverlik yok. Olmuş olsa, çıkıp bunları teşvik, tahrik etmezlerdi. ‘Siz ne yapıyorsunuz’ derlerdi.
İstanbul’da Başbakanlık ofisini bombalamaya gelenleri savunan, kalkıp iş makinalarıyla beraber yollarımızı ne yazık ki kanallar açmak suretiyle bozanlar, bunlarla beraber olanlar, bu milleti seven olabilir mi? Güneydoğu’da o hendekleri açanlar neyse, ana muhalefetin başı da aynen odur. Hiçbir farkı yoktur.”

2019’DA ÇOK GÜÇLÜ YÜKSELİŞ OLACAK

TÜRKİYE yeni destanlar yazmaya devam edecektir. 2019’u farklı görüyorum. Bu başarılar Türkiye’nin kendine güvendiğinin kendine inandığının potansiyelini harekete geçirdiğinin işaretidir. Hiçbir zafer altın tepside sunulmaz... Türkiye manevra kabiliyeti yüksek ekonomik esnekliğe ulaşmış durumda. Piyasalar kendini normalleşmeye bıraktı. Döviz kurunda yüzde 20 oranında iyileşme yaşadık. Ülke risk puanımız 225 puan iyileşti. Türkiye bugün artık çok dinamik bir ekonomiye ve manevra kabiliyeti çok yüksek bir ekonomik esnekliğe kavuşmuş durumda. Enflasyon tüm kötü senaryoları geride bırakarak kasımda düşüşe geçti. Cari işlemler dengesinde olumlu gelişmeler yaşandı. Ekonomi üç ay arka arkaya cari fazla verdi. Bu süreçte ihracat ve turizm gelirlerindeki güçlü seyir büyümeyi destekledi, cari açığı azalttı. İhracatımızın ithalatı karşılama oranı kasımda yüzde 95’in üzerine çıktı. Bu olumlu seyir sayesinde reel kesim ve ekonomik güven endeksleri bir önceki aya kıyasla yüzde 6 ve yüzde 9 oranlarında iyileşmiştir. Bunlar 2019’un ne olacağının en güzel haberleri. Finansal piyasalar ve beklentilerdeki bu düzenleme ile önümüzdeki dönemde ekonomide çok güçlü bir yükseliş olacaktır.

SANATÇI KILIKLI BORAZANLARI VAR

BİLİYORSUNUZ bu CHP’nin yakası rozetli siyasetçileri yanında, bir de sanatçı- yazar kılıklı borazanları var. Bu borazanlardan üçü, geçtiğimiz günlerde CHP’nin resmi yayın organı olan bir televizyonda Türkiye ve benim hakkımda atıp tutmuşlar. Ne mi demişler? Önce ‘Gergedan nesli’ deyip millete hakaretle işe başlamışlar. Sonra, ‘Her şey sandıkla çözülmez’ demişler. Hızlarını alamayıp işi iç savaş goygoyculuğuna kadar götürmüşler. Sorsanız demokratlar, sanatçılar. Ama sandığa, yani milletin iradesine zerre kadar saygıları yok. Bunu sanatçı görünümü adı altındaki müsveddeler yapıyor. Yahu senin her yerin sanatçı olsa ne yazar? Başka ne demişler? ‘Şayet kendi istedikleri gibi bir demokrasi uygulaması olmazsa, belki lideri, yani beni, ayaklarından asarlarmış. Yahu hepiniz, topunuz cellat olsa ne yazar? Biz şehadete inanmışız. Biz kaderin üzerinde bir kadere inanmışız. Ama sizin imanınızda böyle bir şey yok. İmanınız yok ki. Onu konuşalım. Bununla yetinmemişler, ‘Belki mahzenlerde zehirlenerek ölür’ demişler. O da yetmemiş. ‘Belki başka liderlerin yaşadığı sonları yaşayabilirler’ demişler. Geçmişteki darbeleri hatırlatıp, ‘Bakalım darısı kimin başına’ demişler. Sonunda da, CHP’nin aralarında bölücü örgütünün güdümündeki yapının da bulunduğu çeşitli partilerle yaptığı ittifaka destek istemişler.

YARGIDA GEREĞİ YAPILACAK

Tabii isimlerini vermeyeceğim. Yargıda gereği yapılacak. Bunun bedelini ödeyecekler. Şimdi git yargıda bunun bedelini öde. Sonuna kadar kovalayacağız.

KILIÇDAROĞLU’NA: BATI’DA SENİN GİBİLER GİDİYOR

YALANDA kim bir numaradır’ diye sorarlarsa, hiç düşünmeden anında cevabını verin: Bay Kemal. Bu işte çok mahir. Çok şükür işadamlarımız, sanayicilerimiz, girişimcilerimiz hatta bizzat milletimiz ne bu şahsa, ne de onun felaket senaryolarına prim vermiyor. Çok överek, bezeyerek, adeta besleyerek yanına aldığı kişi. Baktım dün buna veriyor veriştiriyor. Aynı şekilde cumhurbaşkanı adayı olarak çıkardığı zat veriyor, veriştiriyor. ‘Bir çıktın yenildin’, ‘iki çıktın yenildin’, ‘üç çıktın yenildin’ diyor. Düşünebiliyor musun bir genel başkanın yanında böyle bir kadro. Ve onunla beraber yola devam.
14 seçim AK Parti bir numara. Sen kaçıncı sıradasın? Batı’da senin gibi olanlar partiyi bırakıp gidiyor. ‘Başaramadım’ diyor. Sen nedense yapıştın o koltuğa, ordan ayrılmıyorsun.

CEVAP CHP’DEN GELİYOR

Ülkemizin, milletimizin ve kardeşlerimizin çıkarlarını geleceğini, umutlarını güçlendirmek için çalışırken en çok muhalafetin saldırısına maruz kalıyoruz. PKK’yı yer ile yeksan ediyoruz. Karşı cevap, CHP’den geliyor. FETÖ’ya dünyayı dar ediyoruz. Karşı cevap CHP’den geliyor. Suriye’de ve Irak’ta terör oluşumlarının önünü kesiyoruz. Karşı cevap CHP’den geliyor. Ekonomimize yönelik saldırıları boşa çıkarıyoruz. Karşı cevap CHP’den geliyor.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle