GeriGündem Mütedeyyini ayıralım
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Mütedeyyini ayıralım

MİT Müsteşarı ve yardımcısı, irtica konusunda oldukça dikkatli. Atasagun, ‘‘Mütedeyyin kitleyle şeriatçıları birbirine karıştırmamak lazım’’ diyor ve bu konuda MİT'in oldukça duyarlı olduğunu söylüyor. Atasagun'a göre cami cemaatini etkilemede şeriatçılar daha başarılı.

MİT karargahındaki sohbetin en ilginç başlıklarından biri irtica tehlikesini konu alıyor.

Gerek Şenkal Atasagun, gerek Mikdat Alpay'ın açıklamaları, MİT'in irtica ile mücadeleye kategorik bir bakışla yaklaşmadığını, teşkilatın dinine bağlı mütedeyyin insanlarla, irticai kesim arasında dikkatli bir ayırım gözetilmesi konusunda oldukça duyarlı bir çizgide durduğunu ortaya koyuyor.

Sohbetin bu bölümü şöyle geçiyor:

- MİT irtica sorununa nasıl bakıyor?

Atasagun: Mütedeyyin kitleyle şeriatçıları birbirine karıştırmamak lazım.

ŞERİATÇI %8

- Karıştırılmıyor mu?

Atasagun. Karıştırılmamalı. Bakın bu gerçek bir sorun. Türkiye'de şeriatçılar var. Muhtelif hesaplamalara göre, yüzde 5 ila 8 arasında şeriatçı var. En bariz destekçileri de, bölgede bu sistemle yaşayan ülkeler. Bu ülkelerde panik var. Laik, müslüman ve demokratik Türkiye'nin yaşayabildiğini, varlığını kabul etmiyorlar. Bunu kendilerine en büyük tehlike olarak görüyorlar. Ama başarı şansları yüzde sıfır.

CEMAAT SAHİPSİZ

Alpay: Biz hep şunu söylüyoruz: Mütedeyyin insanlarla şeriatçılar arasında ayırım yapılması gerekir. Bu ayırımı yapamadığınız zaman şeriatçıların ekmeğine yağ sürmüş oluyorsunuz. Bakın, iyiniyetli cami cemaati hepimizin vatandaşı. Geçenlerde bir arkadaşımızın cenazesi vardı. Bir Cuma günü. Camiye gittik, hıncahınç dolu, huzurlu bir ortam var. Ama bu insanları kullanmak isteyenler de var aralarında. Burada önemli görev Diyanet İşleri'ne düşüyor. Mehmet Nuri (Yılmaz) Hoca iyi çalışıyor aslında. Ama cami cemaatini kazanmakta Türkiye Cumhuriyeti başarılı olamadı. Şeriatçılar başarılı. Cami cemaatini dışlayarak bir yere varamayız.

AB'ye tam üye olalım ama bir Yugoslavya olmayalım

MİT Müsteşarı Şenkal Atasagun, Türkiye'nin AB'ye tam üyeliği konusunda şahsi görüşlerini açıklarken, tam üyeliğe destek veriyor, ancak ‘‘Bu herşeyi kabul edeceğiz anlamına gelmiyor’’ diyor. Atasagun, bu konudaki bir soruya şu karşılığı veriyor: ‘‘Atatürk'ün bize gösterdiği yol Batı'dır. Doğu, görüyorsunuz tehlikelerle dolu. Batı'ya gitmenin yollarını arayacağız. Ama ararken bu onların söyleyeceği herşeyi kabul edeceğiz, ‘gel bizi Yugoslavyalaştır' diyeceğimiz anlamına gelmez. Ben, bu olaya daha çok ekonomik açıdan ve demokrasi açısından bakıyorum. Portekiz'e Yunanistan'a bakın. AB sayesinde nereden nereye geldiler. Demokrasiyi de tüm kaideleriyle oturtmamız lazım. Bir Avrupalı bazı şeyleri nasıl kabul ediyorsa, biz de edeceğiz.’’

İç istihbaratı devredebiliriz

Atasagun, sohbet sırasında bir süredir savunduğu bir düşüncesini ilk kez gazetecilere açtı: MİT'in iç istihbarattan çekilip, tümüyle dış istihbarata yönelmesi... Atasagun, bu konuda şunları söyledi: ‘‘Biz ağırlığı dışa veriyoruz. Emniyet ‘İç istihbaratı biz yapabiliyoruz' derse, biz bunu kabul ederiz. Ama bunun için devletin bize ‘Artık iç tehditle ilgilenme' demesi lazım. Bu takdirde içi Emniyet'e devrederiz. Bizim açımızdan sorun olmaz, dışa döneriz.’’ Atasagun, bir soru üzerine de Ordu ve Emniyet'in istihbarat alanındaki mesailerinin kendilerini rahatsız etmediğini belirterek, ‘‘Emniyet ve Genelkurmay'ın istihbarat sistemlerini güçlendirmesinden biz mutluluk duyarız ’’ dedi.

60 arkadaşımızı kurmay yapacağız

MİT, Türk Silahlı Kuvvetleri'nde olduğu gibi bir kurmay sınıfı yetiştirmeye dönük bir proje başlatmış. Atasagun, bu projeyi şöyle anlatıyor:

‘‘60 genç arkadaşımızı seçtik. Bir kurmay sınıfı yetiştiriyoruz. Bunları bölgelere, yöneticilik tecrübesi kazanacakları yerlere gönderiyor, rotasyona tabi tutuyoruz. Tıpkı askerlerde olduğu gibi yönetim makamlarında dolaştıracağız. Genelkurmay'ı kendimize örnek alıyoruz. Nasıl aynı dönemin hakedenlerini yükseltiyorlar, biz de onu yapacağız. Felsefemiz içimizden gelen yöneticilerin bayrağı devralıp, kurumu devam ettirmesi. Önümüzdeki 15 yıl içinde MİT'in üst kademe yöneticileri bu arkadaşlar arasından çıkacak.’’

Sümük çeken biri o

MİT Müsteşarı Şenkal Atasagun'un tarikatlara, özellikle de Fethullah Gülen yanlılarına yönelik ilginç yaklaşımları var. İşte Atasagun'un gözüyle Fethullah Gülen: ‘‘Fethullah'tan bir dönem bana söz ettiler. İşte, kasetlerini seyret, önemli şeyler söylüyor diye. Seyrettim; Ağlayan, sümük çeken bir adam...

DYP: Siyaset MİT'i yıpratır

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle