Gündem Haberleri

    MONA LISA'NINİKİRCİKLİ GÜLÜMSEMESİNİN SIRRI Her zaman çeşitli hastalıklar hakkında bilgiler vererek canınızı sıkmak istemediğimizden, bu hafta sizin değil

    Hürriyet Haber
    04.12.2000 - 00:00 | Son Güncelleme:

    MONA LISA'NINİKİRCİKLİ GÜLÜMSEMESİNİN SIRRI Her zaman çeşitli hastalıklar hakkında bilgiler vererek canınızı sıkmak istemediğimizden, bu hafta sizin değil Mona Lisa'nın sağlık durumu hakkındaki son buluşları incelemek istiyoruz. Oysa konu değişsin diye bu kez doktorların sorunlarından da bahsedebilirdik. Belki duymuşsunuzdur meslektaşlarımız 'açlık sınırında maaş alıyoruz' diye sokaklarda yürüyorlar. Seslerini duyurmak için toplu nöbetler tutuyorlar, hastalara içinde bulundukları son durum hakkında bilgiler veriyorlar. Hoş ülkede banka sahibi olmayıp da halinden şikayetçi olmayan var mı diyeceksiniz. Siz de haklısınız... Onun için doktorların protestosunu size daha detaylı anlatıp içinizi karartmanın alemi yok galiba. Gelin midesinin gıdasını alamayan doktorların ruhlarının gıdasına yönelik araştırdıklarını irdeleyelim bu hafta. Duymuşsunuzdur 1503 yılından beri Mona Lisa'nın gülümsemesi herkese dert olmuştur. Yani bu kadıncağız gülüyor mu ağlıyor mu kimse tam olarak karar verememiştir bir türlü. Sanırım ülkemizin moda lisanı haline gelen İtalyanca ile durumu anlatmak daha açıklayıcı olacaktır. Hani isterseniz Fatih Terim'e de sorabilirsiniz. İtalyanlar Mona Lisa'nın gülümsemesine 'sfumato' derler. Bulanık, muğlak, ikircikli anlamlarına gelir. Bu muamma hakkında binlerce kitap yayınlanmıştır üstelik. Zaten bu denli popüler olmayı hemen hemen hiç bir başka resim başaramadı diyebiliriz. Bunu da şu gülümseme işine borçlu desek yalan olmaz herhalde. Öyle ki Paris'te ikamet ettiği binlerce eserin yer aldığı meşhur müzede insanların neredeyse ilk olarak ziyaret etmek istedikleri tek köşe. Bir konu bu kadar popüler hale gelir de doktorlar bir fikir beyan etmezse ayıp olacağı prensibi üzerine tıp dünyası uzun süre önce bu muammanın çözümüne el attı elbette. Önceleri Mona Lisa'nın yüz felci geçirmiş olduğu iddia edildi. Kadın ağzı çarpık olduğu için böyle gülümsüyordu. Bence şaşırmadınız çünkü sanatçıların hangi edebi üslupla anlatacağını bilemediği bir konuda böyle 'dank' diye fikir beyan etmek ancak doktorlara özgüdür biliyorsunuz. Ama durunuz daha bitmedi.. 1992 yılında Georgetown Üniversitesinden Diş Hastalıkları Profesörü Dr. Borkowski ise Mona Lisa hayranlarını gönülden yaralayan bir başka açıklama yaptı. Kadıncağızın ön dişleri kırık olduğu için böyle gülümsediğini iddia ediyordu. Dudak çevresindeki iz, Mona Lisa'nın ağız bölgesine bir darbe aldığını ve muhtemelen ön dişini kaybettiğinin bir göstergesiydi. Doktorumuz bu bilimsel çalışmayı ünlü Adli Tıp Dergisinde (J Forensic Science) 'Mona Lisa: Gülümsemenin Muamması' (The Enigma of the Smile) adıyla yayınladı. Yani hiçbir şey çekmedi şu Mona Lisa doktorlardan çektiği kadar. Biz şahsen tıp dünyası Mona Lisa ilişkisi konusunda iyiden iyiye karamsarlığa kapılmış ve konuyu kendi açımızdan kapatmıştık ki Harvard Tıp Fakültesi imdadımıza yetişti. Dr. Margaret Livingstone bu ay yayınlanan çalışmasında gülümsemenin sırrını bir nevi göz yanılması olarak açıkladı Görsel işlemleme (visual processing) konusunda dünyadaki bir kaç uzmandan biri olan Dr.Livingstone değişik derecelerdeki kontrast ve aydınlatmanın beyin tarafından farklı algılanacağı fikri üzerine oturtuyor teorisini. İnsan gözü iki farklı görme noktasına sahip. Orta bölgede (fovea) renkleri görebiliyoruz, ince okuma ve detayları ayırabiliyoruz. Çevre alanda ise siyah-beyaz, hareket ve gölgeyi algılayabiliyoruz. Gelelim şimdi Mona Lisa'nın sırrına. Eğer siz resme baktığınızda ilk olarak kadının gözlerine dikkat ediyorsanız çevre alan ağız üzerine odaklanacak ve detay göremeyeceğiniz için belirgin elmacık kemiklerinden köken alan gölgeler tarafınızdan gülümseme olarak algılanacaktır. Ama direkt ağız üzerine odaklanırsanız hiç bir zaman Mona Lisa'yı gülümserken göremezsiniz. Aynı belirti film yıldızı Geena Davis için de örneklenmiş çalışmada. Onun da elmacık kemikleri belirgin olduğu için hep gülümser gibi görünüyormuş. Oysa biz, bizdeki elmacık kemikleri çıkık sürekli gülümseyen sarışın şarkıcıların neresine bakmak lazım bilemiyoruz. Yine de Dr. Livingstone makalesinde Leonardo'nun dehasına saygıdan geri kalmıyor. Onun gerçek yaşamda dikkatten kolayca kaçan ama tamamen gerçek ayrıntıları bulup çıkaran usta bir sanatçı olarak hakkını fazlasıyla teslim ediyor. Ancak 500 yıl milletin boşuna zaman ve enerji harcadığı ortada. Halbuki herkes toplanıp resmin aynı yerine baksa sorun çoktan çözülecekmiş gördüğünüz gibi. Hani bu doktorlar olmasa sanatçılar ne yapacaklar bilemiyorum. Onun için siz siz olun yine de kendinizi doktorlara emanet etmekten geri kalmayın.. Sağlıklı Haftalar Dileklerimizle… Dr. Serdar GÜNAYDIN - 4 Aralık 2000, Pazartesi
    Etiketler: gündem
    Son Dakika Haberler

    EN ÇOK OKUNAN HABERLER

      Sayfa Başı