Mimar Sinan'ın yaptığı cami yeniden açıldı

Güncelleme Tarihi:

Mimar Sinanın yaptığı cami yeniden açıldı
Oluşturulma Tarihi: Ekim 11, 2018 13:41

İlk olarak Kanuni Sultan Süleyman tarafından oğlu Şehzade Cihangir için Mimar Sinan'a yaptırılan, geçirdiği 5 yangından sonra Sultan 2. Abdülhamid tarafından yeniden inşa ettirilen Cihangir Camisi, Vakıflar Genel Müdürlüğü'nce yürütülen retorasyon çalışmalarıyla ihya edildi.

Haberin Devamı

Bulunduğu konum itibarıyla İstanbul Boğazı'na hakim bir noktada yer alan, Tarihi Yarımada'dan Çengelköy'e kadar geniş bir yelpazede şehrin manzarasını görme imkanı sunan Cihangir Camisi, 3 yıl süren restorasyon çalışmalarının ardından yarın yeniden ibadete açılacak. 

Mimarisiyle görenleri adeta büyüleyen Cihangir Camisi, 1890 yılında Sultan 2 Abdülhamid tarafından yeniden yaptırıldı. Yapının mimarı bir kaynakta Sarkis Balyan olarak geçse de 1878 yılında devlet baş mimarı ünvanını alan Sarkis Balyan'ın ve ailesinin eserlerinin listesinde yapının adı bulunmuyor. Yapı ilk kez 1559 yılında Sultan Süleyman tarafından oğlu Şehzade Cihangir için Mimar Sinan'a yaptırıldı. 

Mimar Sinanın yaptığı cami yeniden açıldı

Evliya Çelebi Seyahatnamesi'nde; ilk yapının kare planlı, kubbe örtülü, tek minareli ve çevresinde tekke ve imaret yapılarının olduğu bilgisi yer alıyor. 
Cümle kapısının üzerinde yer alan Şair Senih'in kaleme aldığı, hattat Ali Rıza Üsküdari'nin yazdığı mermer kitabede yapının kısa tarihçesi bulunuyor. Buradan yapının ilk yapılış tarihinden itibaren geçirdiği beş yangından sonra, her seferinde yenilenerek, altıncı defa Sultan 2. Abdülhamid tarafından inşa edildiği anlaşılıyor. 

Yapının doğusunda yer alan hazirede, 1894 yılında açtırılan ve 1900 yılında Gazi Osman Paşa tarafından tulumba olarak kullanılan kuyu ve ahşap bir türbe yapısı mevcut. 

Evliya Çelebi Seyahatnamesi'nde geçen ve yandığı belirtilen türbe yapısı, 1951 yılına kadar ahşapken bu tarihten sonra betonarme olarak yenilendi. Hazirede en eskisi 1588, en yenisi 1923 tarihli 28 adet kabir ve mezar taşı tespit edildi. 

Restorasyon bedeli 14 milyon 765 bin 

Kadıoğlu İnşaat Taahhüt Kollektif Şirketi ile Vakıflar Genel Müdürlüğü arasında 10 Ağustos 2015'te, 8 milyon 675 bin TL bedelle sözleşme yapıldı. 
Yapılan uygulamalar esnasında, öngörülemeyen imalatlar tespit edildi. O dönemde Başbakan Yardımcılığı oluru ile yapılan iş artışı ile toplam sözleşme bedeli 14 milyon 765 bin 780 olarak belirlendi. Restorasyon, 27 Haziran 2018 tarihinde eksiksiz olarak tamamlandı. 

Ana mekanda yapılan uygulamalar kapsamında, gerek zemin hareketlerinin, gerekse çatlakların davranışlarının ve olası hareketlerin tespit edilmesi amacıyla kurulan yapısal izleme sistemiyle restorasyon sürecinde tüm veriler izlendi ve kayıt altına alındı. Yapılan tespitler sonucunda cami için herhangi bir güçlendirmeye ihtiyaç duyulmadı. Mevcut çatlak ve boşluklara enjeksiyon yöntemi ile sağlamlaştırma yapıldı. 

Araştırma raspalarında 2 dönem kalem işine ulaşıldı 

Yapı genelinde araştırma raspaları yapıldı ve 2 dönem kalem işine ulaşıldı. Ulaşılan dönemlerde desenlerin farklı renkler kullanılarak tekrar edildiği görüldü. Alınan karar doğrultusunda yapının ilk dönem özgün kalem işlerine inildi. Tarama ve noktasal canlandırma teknikleri ile ihyası gerçekleştirilen özgün tezyinatlarda sağlam olarak ulaşılan kısımlara müdahalede bulunulmadı. 

Özgün olduğu tespit edilen döşeme kaplamaları itinalı bir biçimde sökülerek onarıldıktan sonra tekrar montajı yapıldı. Döşeme altında bulunan ahşap karkas elemanlarının yüzey temizlikleri yapılarak, bakım ve onarımları gerçekleştirildikten sonra Koruma Kurulu onaylı karkas güçlendirme projesi doğrultusunda paslanmaz çelik elemanlar ile güçlendirme işlemi yapıldı. 

Harim içinde bulunan kadınlar mahfili, minber, vaaz kürsüsü, kapı ve pencere gibi ahşap elemanların kapsamlı olarak konservasyonları yapılarak, özgün yerlerine monte edildi. 

Bir minaresi yeniden örüldü 

Koruma Kurulu onaylı restorasyon projesinde batı minarenin petek bölümünün sökülerek yeniden örülmesi öngörüldü ancak farklı kotlarda yapılan tespitler neticesinde batı minarenin düşeyde zıvana kullanılmadan yapıldığı tespit edildi. Danışman Yrd. Doç. Dr. İhsan Engin Bal tarafından hazırlanan proje doğrultusunda batı minarenin kaideye kadar sökülerek tekrardan örülmesi öngörüldü ve Koruma Kurulu'nun onayının alınmasının ardından sökülen minare, küfeki taşından, paslanmaz çelik zıvana ve kenet kullanılarak yeniden örüldü. 
Mimar Sinanın yaptığı cami yeniden açıldı

1980'li yıllarda yapılan onarımlar kapsamında yeniden yapılmış olduğu anlaşılan doğu minarede ise statik bir problem olmadığı anlaşıldı, gerekli yüzey temizlikleri, kısmi taş değişimi ve derz yenileme işlemleri yapıldı. Bodrum katta bulunan çimentolu niteliksiz karkas elemanları yapıdan uzaklaştırıldı. Özgün olan ahşap tavan kaplamalarının kapsamlı olarak konservasyonları yapılarak özgün yerlerine monte edildi. 

Beden duvarlarında yapılan araştırma raspaları neticesinde 11 katman altta tespit edilen özgün Barok kalem işlerine itinalı bir şekilde ulaşıldı. Bu doğrultuda hazırlanan kalemişi rölöve-restitüsyon-restorasyon projeleri Koruma Kurulu onayına sunuldu ve alınan onayın ardından tarama ve noktasal canlandırma yöntemleri ile ihyası gerçekleştirildi. 

Cephesi kumlama yöntemiyle temizlendi 

Cami cephelerinde bulunan yüzey kirliliklerine garnet malzeme kullanılarak kontrollü kumlama yöntemi ile müdahale edildi. Ancak 1900'lü yıllarda yapıldığı tahmin edilen boya katmanları kumlama yöntemi ile temizlenemedi. Alınan malzeme raporu doğrultusunda boya sökücü yardımı ile boya katmanları yüzeyden uzaklaştırıldı. 

Yüzey temizlikleri sonrası ortaya çıkan taş yüzlerinde çok yoğun biçimde olduğu tespit edilen plastik onarımlar ise sıva sökücü kimyasal marifeti ile özgün yüzeye zarar vermeden yapıldı. 

İstinad duvarları güçlendirildi 
Yapı alanını çevreleyen, düşeyde 3 ayrı kotta bulunan ve yükseklikleri 5-8 metre arasında olan istinad duvarlarında derin çatlak ve ayrışmalar bulunduğu tespit edildi. Çürümüş olan hatıllar meşe olarak yenilendi, yüzeyinde boşalma gözlenen kısımlarda gerekli çürütme işlemleri yapılarak taş onarımları yapıldı, boşluklara şerbet ile dolgulama ve enjeksiyon yöntemi ile güçlendirme yapıldı. 

Temeli olmadığı tespit edilen güneydoğu istinad duvarına hazırlanan güçlendirme projesi doğrultusunda betonarme pabuç-radye ile temel oluşturuldu, bu duvarın önüne betonarme payandalar ve paslanmaz çelik hatıllar yapıldı. Koruma Kurulu onaylı proje ve mevcut örneğine uygun olarak üretilen geçmeli dövme demir parmaklıklar yapı genelini tamamen çevreliyor. 

Bizans dönemine ait iki sarnıç 

Yapı genelinde biri caminin altında, diğeri ise iç avlu da olmak üzere Bizans dönemine ait 2 adet sarnıç bulunuyor. Fazla müdahaleye maruz kalmaması nedeni ile hasar görmeyen cami altındaki sarnıçta temizlik yapıldı.
 
Avluda yer alan sarnıçta ise geçmiş onarımlarda yapılan çimento esaslı niteliksiz onarımlar kaldırıldı ve ortaya çıkan tuğla hatıllı sıralı moloz taş duvarın ihyası gerçekleştirildi. Restorasyon projesinde yer alan detaylara uygun olarak sarnıcın ön kısmı şadırvan olarak düzenlendi. Hazire içerisinde yer alan ve tamamen betonarme olan türbe, onaylı restorasyon projesine göre ahşap konstrüksiyonlu olarak yeniden yapıldı. 

Onarımlar kapsamında, imam lojmanı yıkılarak yapıdan tamamen uzaklaştırıldı, ancak onaylı restorasyon projesinde de yer alan müezzin evi, ahşap konstrüksiyonlu olarak yeniden inşa edildi. 

Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!