GeriGündem Millî Mücadele’nin kadın kahramanları kimlerdir?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Millî Mücadele’nin kadın kahramanları kimlerdir?

Millî Mücadele’nin kadın kahramanları kimlerdir?

Türk milleti için dönüm noktası olan Milli Mücadele dönemi, kadın-erkek, genç-yaşlı demeden bir milletin topyekün siper olduğu, tarihimize altın harflerle yazılmış önemli bir savaştır. Yurdumuzu işgal eden düşman birliklerine karşı mücadele edenler arasında en önemli unsurlardan biri de Türk kadınları olmuştur. Türk kadınlarının cesurca verdiği mücadele, yıllar geçse de ders kitapları aracılığıyla genç nesillere aktarılmaya devam ediliyor. Bu yıl da ders kitaplarında öğrencilere araştırma konusu olarak verilen Milli Mücadele'nin kadın kahramanları ve onlar hakkında önemli bilgiler

Milli Mücadelenin kadın kahramanları, Türk milletinin var olma savaşında yerlerini alarak cephelerde müdafaanın başarıyla sağlanmasına katkı sağlamıştır. İşte, Atatürk Araştırma Merkezi'nin Milli Mücadelenin kadın kahramanları hakkında derlediği bilgiler;

ASKER SAİME

İstiklâl Harbi başladığında Darülfünun öğrencisi olan Münever Saime, Kadıköy mitinginde yaptığı konuşmadan sonra tutuklama emri çıkınca, Anadolu’ya geçerek Millî Mücadele’ye katıldı. Garp cephesinde görev aldı ve özellikle cephe gerisinde ve istihbarat işlerinde önemli başarılar gösterdi, İzmit’te bir görevi yerine getirirken yaralandıysa da belli etmeden vazifesini yapıp tamamladı. Asker Saime diye anıldı.

Kuvvetli bir fikir edebiyatçısı olan Saime, savaş sonrasında öğretmenlik yapmıştır. 

KILAVUZ HATİCE

Pozantı’da mücadele etmiştir. 8 Mayıs 1920’de gece Fransız kuvvetlerine Kumcu Veli ile birlikte kılavuzluk ederek, onları Türklerin ateş hattına sokmuştur. Fransızlara, en kritik nokta olan Karboğazı’na sıkıştıklarını ancak gün ışıyınca anlayacaklardır. Bu arada Hatice kaçarak Türk tarafına geçer. Bu şekilde Fransız askerleri esir edilir. Bu hadisedeki rolünden dolayı Kılavuz Hatice olarak anılan bu Türk kadını hakkında fazla bir bilgimiz yoktur.

TAYYAR RAHMİYE

Güney cephesinde 9. Tümende gönüllü olarak bir müfrezenin komutanlığını yapmıştır. Osmaniye’de Fransız karargâhına saldırı için görevlendirilen müfreze 1 Temmuz 1920’de harekete geçer. Fakat, bu arada askerlerde bir duraklama meydana gelir. Bunun üzerine, “Ben kadın olduğum halde ayakta duruyorum da, siz erkek olduğunuz halde yerlerde sürünmekten utanmıyor musunuz?” diyerek erkekleri tahrik eden Tayyar Rahmiye karargâhın alındığını göremeden şehit düşer. Bu harekât sonrası 80 tüfek, 2 makinalı tüfek ele geçirilmiştir. 

FATMA SEHER HANIM (KARA FATMA)

Erzurumlu Yusuf Ağa’nın kızı olan Fatma Seher Hanım, aynı zamanda merhum bir binbaşının da eşidir. Millî Mücadele’de oğlu ile birlikte çarpışmış, İzmit’te görev yapmıştır.Kendinin söylediğine göre, I. Dünya Savaşı’nda Edirne’de Yanıkkışla’da çarpışmıştır. Mütareke’den sonra Erzurum’a dönmüştür. Millî Mücadele’de Adana, Dinar, Afyon Karahisar, Nazilli, Sarayköy ve Tire’de asker olarak çalışmıştır. Bunu, gösterdiği evraklar ispatlamaktadır. Hatta, bir savaş sırasında göğsünden yaralanmıştır. Harp tarihi ile ilgili vesikalarda başarılarından söz edilmektedir. 

Fatma Seher Hanım, “Kara Fatma” adıyla da anılmaktadır. Bundan dolayı bazı kaynaklarda ikisinin ayrı şahıslar gibi değerlendirildiği görülür. Yazılanları değerlendirdikten sonra bu ikisinin aynı şahıs olduğu kanaatine vardık. 

Cumhuriyet sonrasında madalya ile ödüllendirilmiştir.

BİNBAŞI AYŞE

Selânikli olan Binbaşı Ayşe, büyük harpte Kafkas cephesinde yaralanarak ölen kocasının intikamını almak için yemin etmiştir. 15 Mayıs 1919’da İzmir işgal edilince, ilk karşı koyma hareketine o da silahla katılmıştır. Yunanlılar İzmir’e hâkim olunca Aydın’a geçmiş, çete kurmuş, sonra da çetesiyle birlikte Köpekçi Nuri çetesine katılmıştır. Aydın muharebesinden sonra Koçarlı’ya çekilmişler ve bundan sonra devamlı Millî Mücadele’de görev almışlardır.

Türk kadınının rütbeli olarak orduya ilk girişi bu dönemde olmuştur. Kadınlarımızın bu fedakârca faaliyetleri ve gösterdikleri kahramanlıklar, Millî Mücadele’nin lideri Mustafa Kemal Paşa’nın büyük takdirini kazanmıştır.

Kadının önemini çok iyi bilen Atatürk, Millî Mücadele döneminde devamlı olarak kadın cemiyetleriyle münasebet halinde olmuş, onları takdir ve teşvik etmiştir. Konuşmamızı, onun 21 Mart 1923 tarihinde yaptığı konuşmada, Türk kadınının Millî Mücadele’deki hizmetlerini anlatan şu sözleriyle bitirmek istiyoruz:

“Dünyanın hiç bir yerinde hiç bir milletinde Anadolu köylü kadınının fevkinde kadın mesâisi zikretmek imkânı yoktur ve dünyada hiç bir milletin kadını ‘Ben Anadolu kadınından daha fazla çalıştım. Milletimi halâsa ve zafere götürmekte Anadolu kadını kadar hizmet gördüm’ diyemez… Belki erkeklerimiz memleketi istilâ eden düşmana karşı süngüleriyle düşmanın süngülerine göğüslerini germekle düşman karşısında isbât-ı vücut ettiler. Fakat erkeklerimizin teşkil ettiği ordunun hayat menba’larını kadınlarımız işletmiştir… Çift süren, tarlayı eken, ormandan odunu, keresteyi getiren, mahsulâtı pazara götürerek paraya kaideden, aile ocaklarının dumanını tüttüren, bütün bunlarla beraber sırtıyla, kağnısıyla, kucağındaki yavrusuyla, yağmur demeyip, kış demeyip, sıcak demeyip cephenin harp malzemesini taşıyan hep onlar, hep o ulvî, o fedakâr, o ilâhî Anadolu kadınları olmuştur. Binaenaleyh hepimiz bu büyük ruhlu ve duygulu kadınlarımızı şükran ve minnetle ebediyyen ta ‘z/z ve takdis edelim.”


Yorumları Göster
Yorumları Gizle