GeriGündem Masa başı değil er meydanı
Paylaş
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Masa başı değil er meydanı

Masa başı değil er meydanı

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 30 Ağustos Zafer Bayramı’nın 96. yılı dolayısıyla düzenlenen resepsiyonda “Biz zaferlerini masa başında değil, er meydanında kazanmakla maruf bir milletiz. Bunun için de bugün her fırsatta sahada var olmamız, sahada güçlü olmamız, sahada başarmamız gerektiğini söylüyoruz” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, resepsiyonda yaptığı konuşmada özetle şunları söyledi:

“Bizlere bu zaferi kazandıran Kurtuluş Savaşı’nın başkomutanı Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ü, Gazi Meclisimizin tüm üyelerini, kahraman ordumuzun tüm askerlerini rahmetle yad ediyorum. Biz zaferlerini masa başında değil, er meydanında kazanmakla maruf bir milletiz. Bunun için de bugün her fırsatta sahada var olmamız, sahada güçlü olmamız, sahada başarmamız gerektiğini söylüyoruz. Suriye sınırlarımız boyunca oluşturulmaya çalışılan terör koridorunu da işte bu şekilde yıktık.

İDLİP’DE HALEP FACİASI YAŞANMASIN

Cerablus, El-Bab hattında DEAŞ’ın başını ezerek bu oyunu bozduk. Aynı şekilde Irak’ta 1984 yılından beri kesintisiz sorun kaynağı olan sınırımızın Kandil istikametini güvenli hale getirmeye başlayarak, 34 yıllık bir başka tezgahı daha bozma yolunda adımlar atıyoruz. Sincar’ın yeni bir Kandil haline dönüşmemesi konusundaki kararlılığımızı her fırsatta ifade ediyoruz. Suriye’de Münbiç’i Amerikalılarla görüşerek, teröristlerden arındırmanın yollarını arıyoruz. İdlip’te yeni bir Halep faciası yaşanmaması için Ruslar ve İranlılarla ortak çalışmalar yürütüyoruz.

GÖNÜLLERE GİRMEK ÇOK DAHA ÖNEMLİDİR

Fırat’ın doğusundaki terör bölgelerini birer birer ortadan kaldırmaya yönelik hazırlıklarımız kesintisiz sürüyor. Kıbrıs’tan Ege’ye kadar aktif bir politika izliyor. Sahadaki varlığımızı güçlendiriyoruz. Sahada yer almayı sadece asgari faaliyetlerle sınırlı görmüyoruz. Ülkemizin adını, diğer alanlarda da üst sıralara çıkaracak çalışmalar içerisindeyiz. Türkiye kalkınma yardımlarında dünyada 6., insani yardımlarda 1. sıradadır. Üstelik biz diğer ülkelerden farklı olarak bir eli ile verip diğeri ile alan yardım anlayışlarına asla itibar etmiyoruz. Bizim için insanların gönüllerine girmek çok daha önemlidir.

KARARLILIKLA İLERLEYEN TÜRKİYE’DE YAŞIYORUZ

Eskiden siyasi ve diplomatik olarak kolayca köşeye sıkıştırılabilen, Avrupa’da, Amerika’da rüzgar esse nezle olan bir Türkiye vardı. Bugün neredeyse her gün aleyhinde açıklamalar yapılmasına rağmen, malum kredi derecelendirme kuruluşlarının o sanal verdikleri notlarla bize provakatif dereceler ilan etmelerine rağmen biz kendi yolunda kararlılıkla ilerleyen bir Türkiye’de yaşıyoruz. Ülke ve millet olarak gösterdiğimiz bu onurlu duruşun bedelini bize ödetmeye çalışanlar olduğunu da biliyoruz.

EKONOMİK ÇÖKÜŞ YAŞAMAYACAĞIZ

Ekonomide de kazan kazan anlayışıyla hem kendimizi hem de iş yaptığımız muhataplarımızı kollayan adil bir ilişki düzeni kurmaya çalışıyoruz. Her alanda sahadayız. Türkiye güçlendikçe karşı karşıya kaldığımız sorunların uğradığımız saldırıların çapı da büyüyor. Bundan çeyrek asır önce, Türkiye’yi 3-5 milyar dolarlık operasyonlarla ekonomik olarak çok derin krizlere sokabiliyorlardı. Bugün bu rakamın 10-20 katı büyüklüğünde operasyonlara maruz kalıyor, yine de beklendiği gibi ekonomik çöküş yaşamıyoruz ve Allah’ın izniyle de yaşamayacağız.

TÜRKİYE’Yİ DEVLETÇİKLERLE KARIŞTIRANLARA TARİH HATIRLATMASI

Türkiye’yi parmaklarının ucunda oynattıkları devletçiklerle karıştıranlara bu ülkenin binlerce yıllık tarihini hatırlatmak zorunda kalıyoruz. Bundan iki bin yıl önce bugün kibirlerin yanlarına varılmayan toplumlardan hangisi nerede ne yapıyordu, bilemiyoruz. Bizim ecdadımız kurdukları devletlerle cihanı yönetmeye talip oluyordu. Cumhurbaşkanlığı forsumuzdaki 16 sembol oraya süs olsun diye konmuş değildir. Her bir anlamı vardır.

BÖLGEMİZDE OYNANAN SENARYOYU KABUL ETMİYORUZ

Siyasi hayatımız milletimize kibirle parmak sallayanlarla mücadele etmekle geçti. Kendilerini milletin üzerinde sananların hepsi de tasfiye oldu gitti. Şimdi aynı mücadeleyi uluslararası alanda ülkemize kibirle yaklaşanlara karşı veriyoruz. Allah’ın izni ile bunların da tasfiye olduğu günleri göreceğiz. Suriye ve Irak başta olmak üzere bölgemize uygulanan senaryoyu kabul etmiyoruz. Bunların dışında herkes yaşananların farkında. Türkiye arkasında yüzlerce kardeşinin duasıyla tarihi bir mücadele yürütüyor. Arkamızdaki bu doğanın gücünü teknolojinin bize sunabileceği en ileri imkanlardan doğrusu daha önemli görüyorum. Bizim mücadelemiz mazlumların ve mağdurların son umududur. Sadece kendimizin için değil kalbini bize yöneltmiş herkes için bu mücadeleyi başarıya ulaştırmak mecburiyetindeyiz.

Masa başı değil er meydanı

AKBULUT VE ÇİLLER DE KATILDI

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 30 Ağustos Zafer Bayramı dolayısıyla verdiği resepsiyona eşi Emine Erdoğan ile geldi. Resepsiyonda, Cumhurbaşkanı Yardımcısı Fuat Oktay, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Yaşar Güler ile kuvvet komutanları, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici, İYİ Parti Genel Başkanı Meral Akşener, eski Meclis Başkanları Bülent Arınç, Köksal Toptan, Bakanlar Kurulu üyeleri, milletvekilleri, yüksek yargı organlarının başkanları yabancı ülkelerin Ankara büyükelçileri, bürokratlar, akademisyenler, sivil toplum kuruluşu temsilcilerinin de yer aldığı çok sayıda isim hazır bulundu. Erdoğan eşi Emine Erdoğan ile kendileri için ayrılan protokol bölümünde bulunan TBMM Başkanı Binali Yıldırım ve eşi Semiha Yıldırım, eski başbakanlardan Yıldırım Akbulut ve Tansu Çiller ile eşi Özer Çiller ile de bir süre sohbet etti.

Masa başı değil er meydanı

AYAKÜSTÜ SAMİMİ SOHBET

Yaklaşık 2 bin davetlinin bulunduğu resepsiyona Demirören Medya Grubu Başkanı Mehmet Soysal, Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Vahap Munyar, Milliyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Mete Belovacıklı, Vatan Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni İsmail Turgut Yuvacan, CNN TÜRK Genel Müdürü Bora Bayraktar, Demirören Haber Ajansı Genel Müdürü Salih Zeki Sarıdanişmet, Hürriyet Daily News Genel Yayın Yönetmeni Murat Yetkin, Kanal D Haber Koordinatörü Mustafa Aşçıoğlu, Milliyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Didem Tümer, Hürriyet Gazetesi Ankara Temsilcisi Hande Fırat, Vatan Gazetesi Ankara Temsilcisi Murat Çelik, CNN TÜRK Ankara Temsilcisi Dicle Canova, Kanal D Ankara Temsilcisi Ercan Gürses ve DHA Ankara Temsilcisi Ümit Kozan katıldı. Cumhurbaşkanı Erdoğan ve eşi Emine resepsiyonda Mehmet Soysal, Hande Fırat ve Dicle Canova ile bir süre sohbet etti.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle