GeriGündem Lübnan'da basın özgürlüğü devri kapandı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Lübnan'da basın özgürlüğü devri kapandı

Lübnan'da basın özgürlüğü devri kapandı
refid:12754744 ilişkili resim dosyası

The Independent gazetesi yazarı Robert Fisk bir zamanlar bağımsız gazeteciliğin kalesi olarak bilinen Beyrut bugün siyasetin etkisi altında olduğunu yazdı.

“End of an era for Lebanon’s free press” isimli haber analizinde “Lübnan medyasının durumunda bir çürümüşlük mü var?” sorusuna cevap arayan Fisk, “ekonomik sebepler”den ötürü kapandığı iddia edilen gazetelerin aslında yönetime muhalefet ettikleri için kapatıldıklarını ima etti.

 

Gerçekten de Lübnan gazeteleri sansürün yoğun olduğu Arap dünyasında en özgür, en açık ve en donanımlı medya olarak biliniyordu. Ancak bugün Beyrut’un en çok okunan gazetesi 50’den fazla personelini işten çıkarırken, ülkenin en çok izlenen televizyon kanallarından LBC en önemli üç sunucusunu işten çıkardı.

 

Fisk her ne kadar Lübnan medyası da dünyanın geri kalanındaki basın kuruluşları gibi düşmekte olan reklam gelirlerinden muzdarip olsa da asıl sebebin siyasi olduğunu belirtiyor.

 

Örneğin An Nahar gazetesinin Refik Hariri’nin Beyrut şehrini yeniden inşa etmesiyle ilgili eleştirel makaleler yazan kültür editörü, oğul Hariri’nin başbakanlığa aday olmasından sonra gazetesi hükümetle samimi olduğunda bir anda işten kovulabiliyor. Aynı şekilde LBC’den kovulan üç sunucunun da Lübnan Kuvvetleri’nin destekçisi olması pek rastlantı gibi görünmüyor.

 

MEDYA FEODALİZMİ

Fisk Lübnan’da medyada bir feodalizm hali söz konusu olduğunu belirtiyor. Zira Lübnan’da gazete sahibi olmak isteyenlerin eski bir gazetenin ismini satın alması gerekiyor. Bu çok maliyetli bir süreç olduğu için ülkede ancak zenginler gazete sahibi olabiliyor. Dünyada genel olarak bu düzen işlese de Lübnan’ın arkaik sisteminde yıllardır gazete çıkarmadıkları halde ellerinde gazeteleri olan aileler bulunuyor.

 

An Nahar’ın diğer 52 kişiyle birlikte işten çıkarılan kültür editörü Elias Khoury, gazete sahiplerinin eski gazeteciler olduğunu ve bugün ülkede gerçek haberciliğin televizyonlarda değil gazetelerde olduğunu söylese de Fisk bunun her zaman çok kolay olmadığına işaret ediyor.

 

Örneğin, Suriye ordusu 1976 yılında ilk kez Beyrut’a ulaştığında askerler gazeteye bir baskın düzenleyerek muhabirlerin Şam’daki El-Baas ve Tiçrin gazetelerinde çalışan Basçı meslektaşları kadar uyumlu olmalarını garantilemeye çalışmışlardı.

 

"ARTIK BAĞIMSIZ DEĞİLİZ"

Fisk’in yorumlarına yer verdiği Khoury çıkardıkları kültür eki ile ilgili olarak başlarda patronlarından bağımsızlık sözü aldıklarını ancak bugün böyle bir durumun söz konusu olmadığını ifade ediyor:

 

“Ekimizin bağımsızlığı formülü artık işlemiyor. Biz Refik Hariri’nin yüzde 10’una sahip olduğu Solidere şirketine karşı muhalefet yapıyorduk. Muhabirlerimiz ve anlaşmalı mimarlarımız projenin Osmanlı’dan kalma Beyrut’u yıkıp Fransız kolonisi zamanından kalma binaları koruduğunu ortaya koyuyordu. Kimse bizi durdurmadı” diyor.

 

An Nahar bugünkü patronu Nayla Tueni’nin Hariri’nin oğlu Saad tarafından yönlendirilen 14 Mart Hareketi’yle yakından ilişkili olması gazetenin hükümet yanlısı bir tavır takındığı anlamına geliyor.

 

GAZETECİLERİ KİM KORUYOR

Diğer yandan LBC kanalında işten çıkarılan üç tanınmış gazetecinin de kanaldaki son üç Lübnan Güçleri destekçisi olması dikkat çekiyor. LBC’den kovulan diğer çalışanlar arasında Lübnan yasalarına göre normal koşullarda dokunulmazlığı olan altı aylık hamile bir kadın da var.

 

Lübnan gazeteciler sendikasının işsiz kalan muhabirlere yardımcı olmak için yapacak hiçbir şeyleri yok. Ülkede Fransızca yayın yapan bir başka gazete L’Orient Le Jour “Gazetecilerin haklarını kim koruyor?” diye soruyor. Fisk Lübnan’da bugünkü duruma bakarak “hiç kimse” cevabını veriyor.

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle