Kürt Hasan Anıtı

Güncelleme Tarihi:

Kürt Hasan Anıtı
Oluşturulma Tarihi: Şubat 24, 1999 00:00

Haberin Devamı

Gecenin karanlığını klakson sesleri yırtıyordu; Dat dat dat... Araçlardan sarkan gençler, klaksonların temposuyla tamamen ayrı telden haykırıyorlardı:

- Şehitler ölmez, vatan bölünmez... En büyük asker bizim asker...

Kimilerinin elinde Türk Bayrağı, kimilerinin parmakları ise bozkurt işareti yapmakla meşgul. 10 araçlık konvoy defalarca aynı caddeleri arşınlıyor, arada farklı sloganlar da yükseliyordu:

- Mudanya Apo'ya mezar olacak...

Burası Mudanya. ‘‘Öcalan'ın İmralı günleri’’ nedeniyle karantinaya alınan kent. Her tür gösteri yasak. Ama ‘‘Asker uğurlama töreni’’ serbest.

İzleyenlerden ne bir tepki, ne bir destek. Öylesine, meraksız, sıradan bakışlar fırlatıyor yol kenarındaki insanlar. Bir olağanüstülük görmüyorlar gençlerin gösterilerinde. Konvoyu sessizce izleyen bir genç, ‘‘Mudanya Apo'ya mezar olacak’’ sloganından mutluluk duydu. Yanındaki arkadaşına döndü:

- Aynen öyle. İmralı, Mudanya farketmez. Eeee parayla değil sırayla...

Evet, ilk başta, ‘‘Goooll’’ diye ayağa fırlayan insanlar, şimdi farklı noktada. Golün hazzının tüm bedene yayılması tamamlandı ve maçın sonuyla ilgili beklentiler, kaygılar bir tortu halinde çöktü zihinlere; ‘‘Öcalan idam edilsin mi, edilmesin mi?’’

İskelede, hücumbotların, polislerin, askerin hareketlerini izleyen insanların yüzlerinde aynı sorular okunuyor. Gün boyunca her yaştan insan ziyaret ediyor iskeleyi. Ama ne bir alkış, ne bir slogan. Mutluluktan çok dinginlik hakim çizgilerine. Aralarındaki sohbetler hep aynı sorular etrafında dolaşıyor: ‘‘İdam edilebilir mi? İdam edilirse bu olaylara yol açar mı?’’ Ve en önemlisi, ‘‘Güneydoğu'da akan kan duracak mı? Kürt sorunu çözülecek mi?’’

İşte bu sorular, ‘‘asmak’’ yüklemini farklı seçeneklere doğru sürüklüyor. 12 yaşındaki küçük Gülşah bile, ‘‘Asılmasın, cezalandırılsın’’ diyor. O, günboyu iskele civarında dolaşıp, insanları tartarak aile bütçesine katkıda bulunan bir çocuk. En büyük eğlencesi, -kendi deyimiyle- iskeledeki, ‘‘Apo klasiği...’’ O kadar sık duyuyor ki, bu soruları. O da kendince çözümler üretiyor!

Mudanya, idam sözcüğünün gerçek anlamını bilen bir kasaba. Eski Başbakan Adnan Menderes'in idamı karanlık bir anı. Yakın tarih, hala canlı. Yaşayan belleklerden biri de Mudanya'nın 1960'daki Belediye Başkanı Adnan Hancıoğlu. İdam sorusunun güncelleşmesi anılarını depreştirmiş.

‘‘Netice itibarıyla bu katil cezasını bulacak’’ diye başlıyor sözlerine. ‘‘Adaletin tecellisini bekliyoruz. Apo da cezalandırılmazsa Türkiye'de kimse ceza yemez.’’ Öcalan'ın idamını savunuyor. Hızla anılara kayıyor, anlatıyor:

- Menderes, Trilye'de askerlik yapmıştı. Oradaki Yıldız Kahve'den denizi seyreder, poyrazda dalgaları sayardı...

Yıldız Kahve'nin bulunduğu tepe, bir çamlık. Tam karşıda tüm görkemiyle İmralı. Menderes, dalgaları sayarken, bir gün o hiç gitmediği adada asılacağını bilmiyordu!

Öcalan da İmralı Adası'nın adını Menderes'in idamı vesilesiyle duymuş olsa gerek! Ama eminim, Mudanya'daki Şehitler Anıtı'nı hiç görmemiştir! Hele anıttaki, ‘‘Kürt Hasan’’ın adını bildiğini hiç sanmam!

UYGULAMALI DERS

Sadece o mu? ‘‘Kürt Hasan’’ ve arkadaşlarının yazdığı destanı bilen kaç kişi var bu ülkede? Ya da Ulusal Kurtuluş Savaşı'nda ateşkesin bu kasabada imzalanan mütarekeyle sağlandığını unutmayan. Şimdi sıra Mudanya ve İmralı'da. Susurluk sayesinde başlayan, ‘‘Uygulamalı coğrafya dersi'nin yeni konusu bunlar.



Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!