GeriGündem Kültür-sanat beka meselesi
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Kültür-sanat beka meselesi

Kültür-sanat beka meselesi
Rıza ÖZEL/ANKARA

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, sanat ve edebiyatın felç olduğu bir toplumda ortak değerlerin yaşatılmasının zor olduğunu belirterek, “Kültür-sanat meselesini ülkemiz ve milletimiz bakımından en az terörle mücadele, en az dış politika kadar önemli bir beka meselesi olarak görüyorum” dedi.

Beştepe’de düzenlenen ‘2018 Yılı Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülleri’ töreninde konuşan Erdoğan özetle şunları söyledi:

SELÇUKLU, OSMANLI ÖRNEĞİ

“BİR milletin estetik zevki yoksa o ülkedeki diğer çalışmaların arzu edilen neticelere ulaşması mümkün değildir. Bir toplumda sanat ve edebiyat felç olmuşsa o toplumda ortak değerlerin üretilmesi ve yaşatılması zordur. Yine bir ülkenin gelişmiş bir mimari anlayışı yoksa o ülkedeki üst yapının özgün bir ruh ve kimlik yansıtması beklenemez. İnsanlarının manevi doyumunu ihmal etmiş, sadece maddi varlıklarla hüküm süren toplumların da tarihte kalıcı izler bırakamadığını açık ve net görüyoruz. Tarihteki kadim medeniyetlerin ve büyük devletlerin ortak özellikleri kültür ve sanat alanında önemli değerler üretmiş olmalarıdır. Kültür ve sanata önem veren devletler sadece dönemlerinde itibar kazanmakla kalmıyor tarihin sayfalarında kadim bir medeniyet olarak kaydedilme şerefine nail oluyorlar. Selçuklu ve Osmanlı başta olmak üzere coğrafyamızda kurduğumuz devletlerin bugüne ulaşan izleri medeniyetimizin ve kültürümüzün bu topraklara vurulmuş birer mühürleridir. Hangi sanat dalında olursa olsun, devletimize düşen nitelikli üretimi desteklemek, bu üretimi küresel ölçekte paylaşımını sağlamaktır.

HEP HAYIFLANIRIM, İÇ GEÇİRİRİM

Milletler için bazen diplomasiyle, askeri, ekonomik güçle kazanılamayacak başarılar bir müzik, edebiyat, sinema eseriyle kazanılmaktadır. Bize göre bu topraklardaki birlik, beraberlik ve muhabbetin gerisinde kültür ve sanat alanındaki eşsiz zenginliğimiz ve hazinelerimiz bulunuyor. Gençlik yıllarımda kültür ve sanat faaliyetleri çok önemli bir yer tutmuş birisi olarak sorumluluk üstlendiğimiz her yerde bu konuya ehemmiyet verdik. Hükümetlerimiz döneminde de kültür sanat alanına hep özel önem verdik. Kültür ve sanat insanlarımızla sürekli istişare halinde olmaya, onların birikimlerinden istifade etmeye ihtimam gösterdik. Buna rağmen geçtiğimiz 16 yıla baktığımda kültür ve sanat alanında yeteri kadar mesafe kat edememiş olmamızdan dolayı hep hayıflanırım, iç geçiririm. Kültür-sanat meselesini ülkemiz ve milletimiz bakımından en az terörle mücadele, en az dış politika, en az temel hizmet alanları kadar önemli bir beka meselesi olarak görüyorum. İnşallah yeni dönemde bu eksiğimizi giderecek, ülkemizde kültürü, sanatı, mimariyi, şehirciliği hak ettiği seviyeye getireceğiz. Bu konuda Kültür ve Turizm Bakanlığımıza çok önemli görevler düşüyor. Cumhurbaşkanı olarak attığınız her adımda yanınızda olduğumu bilmenizi isterim.”  

BİR VEFA ÖRNEĞİ

- ‘2018 Yılı Kültür ve Turizm Bakanlığı Özel Ödülleri’ne ‘Emin Ongan Üsküdar Musiki Cemiyeti’ ve ‘Ara Güler Arşiv ve Araştırma Merkezi (AGAVAM) ve Ara Güler Müzesi’ layık görüldü. Erdoğan, törende şunları söyledi: “Üsküdar Musiki Cemiyeti eskiden beri sanatımızın en ince, en naif, en seçkin eserlerini üstatlar tarafından icra edildiği ve yeni nesillere aktarıldığı bir kurum olarak hafızalarımızda yer edinmiştir. Tek parti döneminde ecdadın pek çok mirası gibi müziğimiz de köhnemiş bir zihniyetin ürünü olarak yaftalanarak yok edilmeye çalışılmıştır. Ödül vereceğimiz sanat kurumumuzun isminin başına cemiyetin başına yarım asırlık bir ömrü adayan Emin Ongan’ın eklenmiş olmasını bir vefa örneği olarak adlandırıyorum. Ara Güler kendisiyle özellikle son yıllarda sıkça görüşme imkanı bulduğumuz gerçek bir beyefendiydi. Kendisi hayatını fotoğraf makinası vizörünün arkasında geçirmiş bununla birlikte ülkesini ve dünyayı çok geniş bir bakış açısıyla değerlendirmiş bir sanat insanımızdır. Gerçi Ara Güler hayatta kendisinin sanatçı olarak sıfatlandırılmasına itiraz eder sadece foto muhabiri olduğunu söylerdi. Ama bizler onun fotoğraflarıyla ortaya koyduğu ürünlerin gerisindeki ruhu görüp anlayabilen kişiler olarak kendisini sanatçı olarak sıfatlandırmaktan onur duyuyoruz. Geride bıraktığı arşive ve müzesi vefatından sonra da Ara Güler’in sanatını yaşatacak ve gelecek nesillere aktaracaktır.”

 

 


Yorumları Göster
Yorumları Gizle