GeriGündem Krize dört aşamalı reçete
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    1
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Krize dört aşamalı reçete

Krize dört aşamalı reçete
refid:15055464 ilişkili resim dosyası

İngiltere’nin yeni Başbakanı David Cameron ve İsveç Başbakanı Fredrik Reinfeldt, Financial Times gazetesinde kaleme aldıkları ortak makalede, Avrupa’nın mevcut krizi atlatması için dört önemli adımı atması gerektiğine dikkat çekti.

İşte Cameron ve Reinfeldt’ın birlikte kaleme aldığı o makale:           

 

“Üç yıl önce Stockholm’da tanıştığımızda, iklim değişikliği ve eğitim gibi konuları tartıştık. Ekonomiden nerdeyse hiç bahsetmedik. Ancak daha sonra bankaları batıran, işletmelere büyük zararlar yaşatan ve insanların ciddi maddi sıkıntılar çekmesine neden olan küresel bir ekonomik kriz patlak verdi. 

 

Bugün Avrupa’da benzer sıkıntıların baş gösterdiğini görüyoruz. Kıtada işsiz sayısı 7 milyonun üzerine çıktı, Avrupa Birliği’nin kasasından 150 milyar euro silindi ve AB üyesi ülkelerin borç seviyeleri gayrisafi yurtiçi hasılalarına (GSYH) oranı yüzde 80 seviyesine kadar çıktı.     

    

Bunlar her şekilde insanları şoke eden istatistikler.      

 

Brüksel’de bir araya geldiğimizde, ekonomik sıkıntılar tartışmaların merkezinde olacak.Avrupa’nın bu sıkıntılardan kurtulup yeniden canlanması için atması gereken dört önemli adım olduğuna karar verdik. 

   

BORÇLAR AZALTILMALI  

İlk olarak borç seviyelerimizi azaltmamız gerekiyor. İsveç kendi kaynaklarıyla yaşayan bir ülke olduğu için mevcut krizi en iyi atlatan AB üyesi oldu. Diğer yandan İngiltere’de yeni koalisyon hükümeti AB’nin en büyük bütçe açığına sahip ekonomisini devraldı. Gelecek hafta İngiltere Maliye Bakanı George Osborne, acil bütçede ülkenin bütçe açığıyla baş etmesini sağlayacak kapsamlı bir plan sunacak. Alınması gereken zor kararlar var ve hükümetlerin gereksiz harcamalarını kesmeleri hayati bir önem taşıyor. Artık maliyetini kaldıramadığımız bazı şeyler olduğunu kabul etmemiz gerekiyor.

 

Her ikimiz de AB genelinde bu konuya tutarlı bir yaklaşım geliştirilmesi için çalışacağız.

 

FİNANSAL DÜZENLEMELER GEREKLİ

İkinci adım ise finansal sektörlerimizde gerçekleştireceğimiz düzenlemeler olacak. Her ikimiz de bankaların işlemlerinin daha şeffaf olmasını ve ekonominin iyi olduğu zamanlarda mevduat varlıklarını artırmaları gerektiğini düşünüyoruz. Böylece, işler kötüye gittiğinde vergi mükelleflerinin paralarına ihtiyaç duymak zorunda kalmazlar. 

 

BÜYÜME TETİKLENMELİ 

Üçüncü olarak, ekonomik büyüme getirecek şartlar geliştirmemiz gerekiyor. Dünyanın en yetenekli çalışanlarına sahip olan, teknolojik olanakların merkezi ve dünyanın en büyük tek pazarı olan Avrupa aslında bu alanda büyük avantajlara sahip bulunuyor.

 

Ancak çok derin yapısal sorunlarımız var. Kıtada verimlilik azalıyor. Ortalama büyüme oranımız ABD, Hindistan ve Çin’in gerisinde kaldı. Ayrıca nüfusun yaşlanması ve birçok kişinin emekliye ayrılıyor oluşu yüzünden bir saatli bombanın üzerinde oturuyoruz. 

 

Bu nedenle, Avrupa genelinde kapsamlı bir reform sürecinin başlatılmasının gerektiğini düşünüyoruz.

 

KORUMACILIKLA SAVAŞ

Atılacak son adım ise korumacılıkla mücadele etmek olmalı. Tarihe bakıldığında, zor zamanlarda ülkelerin kendi içine dönme gibi bir eğilimleri vardır. Her ikimiz de Avrupa ekonomisinin başarısının en önemli etkenlerinden biri olan tek pazarın korunması gerektiğini biliyoruz. “

 

Yorumları Göster
Yorumları Gizle