GeriGündem Konniçiva
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Konniçiva

Erdal GÜVEN

Kobaylara budist tören

Japonya'da tıp fakültelerinin araştırma hastanelerinde çalışan doktorlar yılda bir kez, yıl içinde kobay olarak kullandıkları hayvanların ruhları için dini tören düzenliyorlar. Hastane yönetimleri tarafından kiralanan tapınaklarda en ünlü budist rahiplerin katılımı ile düzenlenen ve binlerce dolara mal olan törenlerde, hayvanların ruhu için dualar okunduktan sonra, tüm doktorlar, ‘‘İnsanlığın gelişimi uğruna hayvanlara yaptıklarından dolayı üzüntülerini bildirip, hayvanlardan gıyabında da olsa özür diliyorlar’’.

Önce kes sonra özür dile rahatla... Valla iyi iş. Tokyo'da kalp damar cerrahisi üzerine araştırmalar yapan Dr. Serdar Günaydın anlattı. Çalıştığı hastane yönetimi yıl içinde yapılan deneyler nedeniyle öldürülen fare tavşan ve tavukların ruhları için dini tören düzenlemiş. Tüm doktorlar ve onların işbirlikçisi laborantlar en şık takım elbiselerini giyip, tören için özel olarak kiralanan Tokyo'nun en büyük tapınağına gitmişler. Hastane başhekimi profesörün hayvanların ruhuna hitaben yaptığı özür konuşmasının ardından tüm doktorlar kestikleri hayvanların ruhlarından özür dilemişler. Tören sonunda bölüm şefleri günün önemine binaen hazırlanan yaş kütüğüne plaket çakmışlar.

Şimdi hemen, ‘‘Yok artık... Bu kadarı da olmaz...’’ gibi bilimsel eleştirilerinizi sıralamayın. Artık böyle şoklara alıştığınızı düşünüyordum. Ama yine beni hayal kırıklığına uğrattınız. Sizin için bir kitap dolusu acaip hikaye yazdım. Ayrıca yaklaşık iki aydır her hafta bu köşeden size bir sürü acaip olay anlatıyorum. Fakat siz hala yok artık bu kadarı da olmaz. Gerçekten doğru mu, diyebiliyorsunuz. Lütfen alışın artık. Unutmayın burası Japonya. Burada olmaz olmaz, Maymun da ağaçtan düşer.

Parmakların anlamı

Elinizi yumruk yapıp, sadece orta parmağınız yukarı kalkık şekilde kolunuzu dirsekten kırıp karşınızdaki insana bir işaret yaparsanız, dünyanın neresinde olursanız olun karşınızdaki insan sizin yaptığınız ince hareketin anlamını kavrayıp size makul bir şekilde cevap verebilir.

Peki ya sadece serçe parmağınız yukarıda olacak şekilde avucunuzu yumruk yapıp karşınızdakine gösterirseniz ne olur. Bu hareketi Japonya'da yapıyorsanız, Japonlar sizin bir sevgiliniz olduğunu öğrenir. Sevgilisi olduğunu anlatmak isteyen Japon bu hareketi yapar.

Eğer bu hareketi Çin'de yapıyorsanız tüm Çinliler sizin ruh halinizin çok kötü olduğunu, büyük bir karamsarlık içinde olduğunuzu anlar. Kendisini ruhen sıkıntıda hisseden çinli bu hareketi yapar. Yok eğer bu hareketi Hindistan'da yapıyorsanız. Karşınızdakiler sizin acele tuvalete gitmek ihtiyacı içinde olduğunuzu anlarlar. Çişi gelen Hintli tuvaletin yerini sormak için bu hareketi yapar.

Bir Hintli Japonya'da bu hareketi yaparsa ne olur... İşte onu düşünmek bile istemiyorum. Sevgilisi olduğunu anlatmak isteyen Japon, anlayışı kıt bir hintli tarafından tuvalet olarak algınabilir.

Pek mantardan bir ceza

İnsan hiçbir kilo mantar hediye aldı diye 6 ay meslekten uzaklaştırılır mı? Bu kadarı da insafsızlık. Sadece öğrencisinden bir kilo mantar hediye almış. Karşılığında da öğrencisine sınıf geçmesi konusunda yardım etmiş. Mantar, rüşvet sayılmaz ki. Adı üstünde işte mantardan bir hediye. Ama bunu kimseye anlatamadım, Japon Eğitim Bakanlığı öğrencisinden bir kilo mantar rüşvet alan öğretmeni 6 ay süreyle görevden uzaklaştırmakta bir sakınca görmedi. Japonya'nın kuzey vilayeti Vakayama'da Kamitonda şehir lisesinde matematik öğretmeni, öğrencisinden sınıf geçmesi karşılığında ülkede çok makbul sayılan Matsutake mantarından istemiş. Öğrencinin ailesi ise bu masum istek karşısında oyunbozanlık yaparak öğretmeni İl Eğitim Müdürlüğü'ne şikayet etmiş. Egitim Müdürü olacak acımasız adam da öğretmeni altı ay görevden uzaklaştırdığı gibi maaşının yüzde 10'luk kısmını da keserek öğretmeni cezalandırmış.

Nasıl bu kadar insafsız olabiliyorlar anlamıyorum. Hadi okul tuvaletinde sigara içerken yakaladığı öğrenciyi suçunu itiraf ettirebilmek için bacaklarından tutup ikinci kat penceresinden aşağı sallayan öğretmene ceza verdiniz ona birşey demiyorum ama bir kilo mantar için de adama bu kadar ceza verilmez ki...

JAPON FIKRASI

Keiko ölünce cennete gider. Cennet içinde herkes eğlenirken Keiko bir kenarda büzüşüp titreyerek, sürekli ‘‘Bırr soğuk. Çok üşüyorum. Çok üşüyorum’’ diye sayıklar. Keiko'nun sürekli üşümesi meleklerin dikkatini çeker ve konuyu başmeleğe açarlar. Başmelek Keiko'yu yanına çağırır ve sorar.

‘‘Kızım senin neyin var?’’

Keiko soğuktan titreyerek sadece ‘‘Bıırrr soğuk. Çok üşüyorum çok üşüyorum efendim’’der.

Başmelek Keiko'ya cehenmemin duvarına yakın bir yer verir ve bundan sonra orada durmasını ister. Başmelek cennet içinde yürürken cehennemin duvarına yapışmasına rağmen yine titreyen Keiko'nun yanına gider. Keiko başmeleği görünce ‘‘Bırrr soğuk. Çok üşüyorum çok üşüyorum'' demeye başlar.

Başmelek yapacak başka birşey olmadığını görünce Cehenneme gitsin orada ısınsın bari diye düşünür ve zebanilerine talimat verir:

‘‘Bu kızı cehenmeme götürün orada kalsın. Ama unutmayın bu kızın şuçu yok. Isınsın, istediği zaman Cennete dönsün’’ der.

Başmelek cehennemi denetlerken alevlerin ortasında büzüşmüş titreyen Keiko'yu görür. Keiko ‘‘Bıırr soğuk. Çok üşüyorum çok üşüyorum başmelek efendi çok üşüyorum’’ der.

Alevlerin ortasında bile titreyen Keiko'ya çok sinirlenen başmelek Kekio'nun küçük bir demir kutu içine konulup kızgın lavların içine bırakılmasını emreder. Aradan bir kaç ay geçer. Başmelek Keiko'nun durumunu merak eder ve kutuyu lavların arasından çıkartır. Başmeleğin kapağı hafifçe aralamasıyla Keiko bağırmaya başlar: ‘‘Kapat kapat, kapıyı kapat soğuk geliyor’’.

JAPON SÖZÜ

...Kahou wa nete mate.

...Şansının açılması için uyu ve bekle.

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle