GeriGündem Konniçiva
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Konniçiva

Erdal GÜVEN

JAPON SÖZÜ

...Koketsu ni irazumba koji o ezu.

...Kaplan yatağına girmeden kaplan yakalanmaz.

JAPON FIKRASI

Amerikalı genç kadın Japonların tarihi kenti Kyoto'da küçük fakat temiz görünümlü bir otele yerleşir. Resepsiyondaki görevli ile konuşurken bir ara gözü sehpanın üzerinde camekan içinde duran küçük bir kurbağaya takılır. Daha dikkatli bakınca camekanın altındakı yazıyı okur: ‘‘Tüm isteklerinizi yerine getiren son Japon harikası’’.

Genç kız resepsiyon görevlisine dönerek yazının anlamını sorar. Resepsiyonda çalışan Suzuki hafif bir tebessüm ile ‘‘Aklınıza gelen bütün isteklerinize’’ diye cevap verir.

Genç kız kısa bir duraksamadan sonra kurbağayı 3 saatliğine kiralar ve odasına çıkar. Son Japon harikası diye tanıtılan küçük kurbağayı masanın üzerine koyduktan sonra banyoya gider. Biraz sonra son derece seksi bir şekilde geri döner ve kurbağaya, ‘‘hadi başlayalım’’ der. Genç kızın gözlerine anlamsız anlamsız bakan kurbağa sadece ‘‘vraaak vraaak’’ diye iki kez bağırır.

Genç kız tekrar seslenir. Kurbağa yine sadece ‘‘vraak vraak’’ der. Fakat asıl işe bir türlü başlamaz. Bunun üzerine sinirle telefona sarılan genç kız Suzuki'ye bağırmaya başlar, ‘‘Sizin Japon harikası kurbağanız. hiçbir işe yaramadı. Sabahtan beri sadece Wraaaak wraaaak bağırıyor. Bizi kandırmaya utanmıyor musunuz.

Suzuki binbir özür diler ve hemen durumu halledeceğini söyler. Elinde ince bir sopa ile odaya gelen Suzuki sopa ile kurbağanın kafasına iki kez vurur. Suzuki pantolonunun kemerini çözmeye çalışırken kurbağayı azarlamaya devam eder.

‘‘Bir işi öğrenmen için kaç defa görmen gerekiyor bilmiyorum. Bak şimdi beni çok dikkatli takip et. Sana son kez nasıl yapacağını gösteriyorum’’.

Yemek yeme sanatı

Kesinlikle karar verdim artık Japonya'da Türk restorana gitmeyeceğim. Oturur evimde yerim, daha iyi. Ne işim var benim Türk restoranlarında. Bıktım, usandım. Gönüllü turizm elçiliği yapmaktan göbeğim çatladı. Biz karınca kararınca ülkeyi tanıtıp, para kazandırmaya çalışıyoruz, turizmciler ise bol keseden harcıyorlar.

Turizm bakanlığı yetkilileri 1998 yılı reklam projelerini görüşmek ve yeni yıl içinde yapılacakları tartışmak için Fransa’nın başkentinde toplandılar. Bu hayatı toplantıya bakanlığın merkez kadrolarından yetkili ve etkili insanlar katıldığı gibi bakanlığın tüm yurt dışı bürolarındaki müşavirler de çağrıldı. Onlar da yeni dönem programları hakkında hazırladıkları raporları amirlerine Paris’te sundular. Yani kısacası Türk yetkililer, Türk turizmini Pariste tartıştılar.

Biz hiç üzerimize vazife değilken, vatan millet hayrına çalışalım. Onlar vur patlasın, çal oynasın Avrupalarda para harcasınlar. Ama yok artık kesin karar verdim. Türkiye'ye ilgi duyan Japonların çok olduğu hiçbir yere gitmeyeceğim.

Özellikle de Topkapı restorana. Yemekleri çok güzel olabilir. Sahibi ve aynı zamanda aşçısı olan Ünal Basmacı da çok iyi bir çocuk olabilir, Hatta bana her yemekten sonra yandaki lüks Fransız kıraathanesinde verdiğim yemek parası kadar para ödeyerek kahve ısmarlayabilir. Ama bunlar bile beni kararımdan döndüremez. Çünkü Tokyo'da, Türkiye hakkında bilgi edinmek isteyen bir Japon'a yakalanmak için en müsait yer, onun restoranı...

Bu Topkapı restoranında topu topu tek masa var. Tüm müşteriler aynı masanın çevresine oturuyor. Dolayısıyla yemek sırasında siz masanın sahibi ve evsahibi rolünü üstleniyorsunuz. Japonlara ne yiyecekleri konusunda yardım et sonrası ısmarladıkları yemeklerin nasıl yeneceğini anlat. Yok onun içinde ne var bu nasıl pişiyor. Bu ne, şu niye böyle... Yemek yeme sanatı ile ilgili kısa ama öz bilgilerin ardından bir de Türkiye hakkında brifing ver...

Ama bana da yazık. Bir Türk yemeği yemek için bu kadar sıkıntı çekilmez ki. Türk restoranlarda ev sahibi olmaktansa Japon restoranlarda misafir olmak daha akıllı bir şeçim.

Batık Kit’ler ve tiryakiler

İyi ki sigarayı zamanında bırakmışım, yoksa sanki bir suçum varmış gibi Japonların batık kamu şirketlerinin borçlarına ortak olacaktım. Yine şansım varmış da ucuz kurtuldum.

Japonlar batık demiryolları şirketinin borçlarını ödeyebilmek için tiryakileri gözlerine kestirdiler. Japon hükümeti sigara başına bir yen zam yaparak demiryolları şirketinin tüm birikmiş borçlarını faizleri ile beraber 60 yıl içinde ödemeyi planlıyor.

Adamlar hiç üşenmeden oturup bir de hesap çıkartmışlar. Demiryollarının ana borçları 24 trilyon ama bu gecikme faizleri ile inanılmaz boyutlara ulaşıyor. Sigara başına yapılacak olan bir yen karşılığı zam ile bir paket sigaradan 20 yen kazanılacak. Böylece ortalama 60 yıl sonra batık demiryolu şirketinin tüm borçları sıfırlanacak.

Demiryolları iyi idare edilmediği için zarar etsin ceremesini tiryakiler çeksin, olacak şey değil. Aklım almıyor. Ama allahtan sigarayı bıraktım da borç ödemekten kurtuldum. Yoksa günde üç paket sigaradan hesaplarsanız demiryolu şirketinin borçlarının büyük bir kısmını nerdeyse ben ödeyecektim.

Erkek öğrenciler yaşadı

Japonya'da erkek öğrenciler yaşadı. Çünkü bundan böyle liseli kızlar mini etekle okula gelebilecekler. Geçen sene içinde Yokohama Eğitim Müdürlüğü tarafından alınan karar artık tüm Japonya’da uygulanacak. Yeni düzenlemelere göre lise öğrencisi kızlar dizlerinin 5 cm. kadar üstünde etek boyları ile okula gelebilecekler.

Etek boylarının kısaltılması kararı lise öğrencisi erkekler arasında sevinç yarattı. Daha önce okul içinde diz kapaklarının altında etek giyen kız öğrenciler okul çıkışında eteklerini kıvırakak boylarını kısaltıyorlardı ama artık kız öğrenciler kısa etekleriyle okul içinde de dolaşabilecekler.

Yetkililer kız öğrencilerden gelen aşırı talep sonucunda kısa etek giyilmesine müsade ettiklerini ama belirtilen ölçülerden daha kısa bir etek boyuna müsade edilmeyeceğini belirtiyorlar. Eh artık darısı bizim erkek öğrencilerin başına. Eminim onlarda kız arkadaşlarının mini etekle okula gelmelerine itiraz etmezler...

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle