GeriGündem Knorr, pazarı büyütmeyi hedefliyor
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Knorr, pazarı büyütmeyi hedefliyor

Unilever Türkiye Gıda Pazarlamadan Sorumlu Başkan Yardımcısı ve Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Seçkin, yaklaşık 6 ay önce başlattıkları doğallık kampanyası ile hazır çorbada yanlış tüketici algısını düzelterek pazarı büyütmek istediklerini bildirdi.

Knorr'un tüm Ar-Ge faaliyetlerinin yürütüldüğü ve ürünlerin tüketici trendleri doğrultusunda dünyanın birçok yerinden gelen usta aşçılar tarafından geliştirildiği, Almanya'nın Heilbronn kentinde bulunan global teknoloji merkezi CoE Kuru Gıda Uzmanlık Merkezine, basın mensuplarının katılımıyla bir gezi düzenlendi.

Seçkin, burada düzenlediği basın toplantısında, Unilever'in dünyada 700-800 markası bulunduğunu ve toplam cironun 4,2 milyar avronun üstündeki kısmın Knorr'dan geldiğini söyledi.

Unilever'in 2007 yılında Knorr'da her gün 1 milyon avro büyümeyi hedeflediğini, bunun yüzde 7-8'lik büyümeyi beraberinde getireceğini kaydeden Seçkin, 2010'da 5,5 milyar avro ciro hedeflendiğini bildirdi.

Türkiye'de hazır çorba pazarında Knorr'un pazar payının yüzde 60 civarında olduğunu belirten Seçkin, Knorr'un Türkiye'de Unilever'in iki numaralı markası olduğunu, dünyada ilk 20 ülke arasında en hızlı büyüyen 2. ülke olan Türkiye'nin 2006 yılında ciro büyümesinde dünyada 5. sırada yer aldığını söyledi.

“TÜRKİYE, BÖLGEDE ÜRETİM MERKEZİ OLACAK”

Mustafa Seçkin, 12 ülkeye ihracat yaptıklarını ve en büyük ihracatın Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Kuveyt gibi ülkelere olduğunu, önümüzdeki yıllarda İran'a da ihracatın söz konusu olabileceğini ifade ederek, Türkiye'nin, Knorr'un Orta Doğu, Kuzey Afrika ve Orta Asya için üretim merkezi olacağını aktardı.

Hazır çorba, bulyon, harç gibi hazır tuzlu gıdalardaki yanlış algılamalara dikkati çeken Seçkin, “Bizi en çok zorlayan konu aslı astarı olmayan, bir kişinin bir taş atıp da yüz kişinin çıkaramadığı şeyler...” dedi.

Ürettikleri hazır çorbada katkı maddesi bulunmadığını, kullanılan sebzelerin mevsiminde toplandığını ve yüksek ısıda özel yöntemlerle en az vitamin kaybıyla kurutularak saklandığını anlatan Seçkin, “Babaannelerimiz, anneannelerimiz nasıl tarhana, erişte yapıp katkı maddesi katmadan saklayabiliyorsa, biz de hiçbir katkı maddesi eklemeden çorbaları hazırlıyoruz” diye konuştu.

“DOĞALLIK KAMPANYASI, DÜNYAYA ÖRNEK OLDU”

Seçkin, yanlış algılamalara karşı yaklaşık 6-7 ay önce doğallık kampanyası başlattıklarını ve reklam filmi hazırladıklarını belirterek, şöyle devam etti:

“Doğallık kampanyası ile hazır çorbada yanlış tüketici algısını düzelterek pazarı büyütmek istiyoruz. Hazırladığımız reklam kampanyası, dünyaya örnek oldu. Dünyaya bu kampanyayı ihraç etmeye başladık. Polonya, buna benzer bir reklam çekti. Suudi Arabistan, Fas, Mısır'da da söz konusu. Türkiye'den yayılan bir kampanya olmaya başladı. Biz bu tür kampanyaları artırarak ve sürekli kılarak tüketicileri bilinçlendirmek istiyoruz. Ancak bunu doktorlar, diyetisyenler ve medyanın desteğiyle yapabiliriz.”

Seçkin, 6. ayını geride bıraktıkları kampanya sonrasında pazarda kıpırdanmalar olduğunu kaydederek, “Türkiye'de çorba pazarı bu yılın ilk 3 ayında geçen yıla göre yüzde 20 civarında büyüdü. Bunda reklam kampanyasının etkisi olduğunu düşünüyorum” şeklinde konuştu.

Bir süre önce piyasaya sundukları içime hazır çorbada beklediklerinin üzerinde satış rakamlarına ulaştıklarını aktaran Seçkin, Türkiye'de hazır çorba, bulyon, çeşni ve harçlardan oluşan tuzlu hazır gıda kategorisi olan savoury pazarının 125 milyon avro olduğunu ve bunun 75 milyon avrosunun hazır çorbadan oluştuğunu kaydetti.

Seçkin, bir günde 1 milyon 250 bin kase Knorr çorba, 35 bin bardak çabuk çorba, 900 bin adet bulyon ve 800 bin adet köfte harcının satıldığı Türkiye'nin Knorr'da bölgede 4 yılda 2,5 kat büyüdüğünü, 2010'a kadar Knorr için planladıkları yatırım miktarının 10 milyon avro, Ar-Ge yatırımının da 8 milyon avro olduğunu, ithal ettikleri içime hazır sıvı çorbaları çevre ülkelerde potansiyel oluşması halinde Türkiye'de üretebileceklerini bildirdi.

2000'den itibaren ürünlerde kullandıkları doymuş yağ, sodyum ve şeker miktarlarını azalttıklarına ve ürünlerinde trans yağ bulunmadığına dikkati çeken Seçkin, tüm paketlerde buna ilişkin bir logonun yer alması çalışmasının sürdürüldüğünü, “benim seçimim” ile ilgili bu yıl içinde karar vereceklerini belirtti.

“UNILEVER TÜRKİYE'DE 1,5 MİLYAR AVRO CİRO HEDEFİ”

Türkiye'ye Knorr'un 1978 yılında geldiğini kaydeden Seçkin, bu yıl Knorr'da yüzde 15 büyümeyi hedeflediklerini ve bu büyüme hızını 2007-2010 arası devam ettirmek istediklerini ifade etti.

Unilever Türkiye hakkında da açıklamalarda bulunan Gıda Pazarlamadan Sorumlu Başkan Yardımcısı ve Yönetim Kurulu Üyesi Mustafa Seçkin, 7 fabrikada üretim yaptıkları Türkiye'de 16 ana markalarının bulunduğunu, bu yıl 1 milyar avro ciro, yüzde 15 büyüme ve dünya sıralamasında ilk 10'da yer almayı hedeflediklerini, 2010'da da ciroda 1,5 milyar avroya ulaşmayı öngördüklerini söyledi.

Seçkin, Unilever için büyüme potansiyeli olan pazarların dünya nüfusunun yüzde 75'inin yaşadığı Asya ve Afrika pazarları olduğunu, bu kapsamda 2015'te 7,2 milyara ulaşacak dünya nüfusunda 250 milyonluk artışın yaşanacağı Çin ve Hindistan'ın Unilever açısından çok önemli pazar niteliği taşıdığını ifade etti.

Mustafa Seçkin, 1873 yılında Carl Heinrich Knorr tarafından kurulan Knorr'un, 2000 yılında tarihte gıda sektöründeki en büyük satın almanın gerçekleştirilmesiyle Unilever'e 24 milyar avroya satıldığını hatırlattı.

 

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle