GeriGündem Kiliselerde bulunan resmim düzeltilmeli
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Kiliselerde bulunan resmim düzeltilmeli

Üç yıl önce yattığı cezaevinde Allah tarafından peygamber ilan edildiğini belirten Hasan Mezarcı, Almanya’da Hürriyet'e özel bir röportaj verdi. Kendini ‘‘Mesih’’ ilan eden Mezarcı, ‘Benim dinimin başkenti İstanbul olacaktır’ dedi.

TÜRKİYE'Yİ UYARIYORUM

Bana saldıran, Allah'a saldırmış oluyor. Bunu herkes böyle bilsin ve günaha girmesinler. Bu konuda Türkiye'yi ve Türk halkını uyarıyorum. Bugüne kadar Hz. Muhammed dahil her peygambere deli dediler. Bana da deli diyorlar. Bunlar beni içimden sevindiriyor, çünkü bu peygamber olduğumu gösteriyor...

ORDUNUN GÜCÜ YETMEZ

Ben kendimi açmadan önce Allah benim Mesih olduğumu açtı, insanlara gösterdi ve inandırdı. Yüzyıllardan beri Müslüman, Yahudi ve Hıristiyanların beklediği mesih geldi. Allah herkese bunu duyurdu. Benim peygamber olduğuma inananların sayısı her geçen gün artıyor ve önümüzdeki ramazan ayında daha da artarak kitleleşecek. Allah'ın açtığını kimse kapatamaz. Hiç bir devletin, ordunun gücü, bir peygamberi engelemeye yetmez. Allah beni o zaman leş kargalarına yedirtmedi, şimdi de yedirmeyecek.

RESİMLERİMİ DÜZELTİN

Tüm dünya kiliselerindeki Hz. İsa resimleri tahminler üzere yapıldı. Ama artık Hz. İsa olarak ben buradayım ve bu nedenle resimlerin tümünün düzeltilmesi gerekiyor.

ŞU AN TARİH YAZILIYOR

Allah bana en şerefli unvanı vererek bana ‘‘Mesih’’ dedi. Şu anda tarih yazılıyor. Gördüğünüz gibi Türkiye gündemine gökten düşer gibi düştüm. Hıristiyanlık Kudüs'te çıktı, İstanbul'da güç oluşturdu ve yeryüzüne hákim oldu. Müslümanlık Mekke'de çıktı ve o da İstanbul'da güç oldu. Mesih'in de İstanbul'da çıkması çok tabiidir, çünkü İstanbul, Müslüman ve Hıristiyanın tarihi başşehridir.

PAPAZLAR DİNLESİN

Hz. Muhammed'e solcusu sağcısı, Türkü Kürdü, Alevisi Sünnisi, kumharhanedeki, meyhanedeki nasıl iman ediyorsa, bana da toplumun her kesiminden günahlı günahsız herkes iman edebilir. Ben herkesi kucaklıyorum. Ben bir kurtarıcıyım. Bana inanmayan hoca ve papazlara sesleniyorum, Muhammed, İsa ve Musa bile sonradan peygamber olduğunu öğrendi. Yani Muhammed'in bilmediğini kasap Nuri nasıl bilsin? Bu nedenle Yaşar Nuri gibi papazlar ve hocalar ahkam kesmesinler, çenelerini kapatsınlar. Aksi takdirde cezalandırılacaklar; benden değil, Allah tarafından. İncil'de ve Kuran'da peygamberin geleceği yazıyor. Benim olmadığımı söylüyorlarsa, o zaman kim olduğunu biliyorlar demek. Açıklasınlar bakalım. Bunların hepisi soytarı.

ON BİR MÜRİDİM VAR

Kaldığım Worms şehrinde 11 kişi benim peygamber olduğuma inanıyor. Yeryüzünde bu, kısa bir süre içinde yüzbinleri bulacak. Türkiye'de şimdi binlerce kişi beni görünce ‘‘Evet onu rüyamda gördüm. O mesih’’ diyecek. Allah ne zaman Türkiye'ye dön diyecekse, ben de o zaman bir dakika durmadan dönerim. Bu süre içinde İstanbul önce Türkiye'nin ve sonra tüm dünyanın başkenti olacak. Ben Osmanlı temeller üzerinde yeni bir yapı kurduracağım. Camiler şu an iğrenç işler için kullanılıyor. Ben Allah evlerini bu pisliklerden kurtaracağım.

Ben kınalı kuzuyum

Hasan Mezarcı, peygamberliğini ilan etmeden önce uzun bir hazırlık dönemi geçirmiş. Mezarcı bu döneme ‘‘inzivaya çekilmek’’ diyor.

İşlemeli sarı ipek gömleği ve sarı kaftanından ikişer üçer tane yaptırıp gardırobuna koymuş. Mezarcı bu kıyafetleri Allah'ıhn emriyle giydiğini söylüyor: ‘‘Saçlarım, küpelirim, ziynetlerim hepsi Allah'ın izniyle meydana getirilmiştir. Bu renklerin de bir tasarrufu vardır. Hem bir peygamberin başka nasıl giyinmesini bekliyorsunuz ki?’’

Asanın her peygamberde olduğunu söyleyen Mezarcı, ayaklarının kınalı olmasını şöyle açıkladı: ‘‘Bizim dedelerimiz kurban kesecekleri zaman kuzuları alır, ayaklarını kınalarlardı. Ben de kınalı kuzu olduğum için, kurban olduğum ve çok sıkıntılar çektiğim için, ayak parmaklarıma kına yakıyorum.’’

Mezarcı peygamberliğini ilan etmesinin bir zamanlama meselesi olduğunu belirterek şunları söyledi: ‘‘Vakti gelmeden kavun karpuz bile olmaz. Erken oldurmaya kalkarsanız, halk tabiriyle 'kelek' olursunuz. Ben de bekledim ve zamanı gelince peygamberliğimi ilan ettim.’’

Mezarcı, peygamberlik konusunda Türkiye'de bıraktığı eşi ve çocuklarının ne düşündüğü sorulduğunda ise ‘‘Şule hanım, yani eşim beni bir sene önce gördü. Çocuklarımın bir kısmı İstanbul'da, bir kısmı da Aydın'da. Dolayısıyla çocuklar görmediler’’ cevabını verdi.

Deprem benim habercimdi

Hasan Mezarcı, 1999 yılında Türkiye'de yaşanan depremleri de şöyle yorumladı:

‘Son bir yıl içinde yaşanan depremler Allah'ın uyarıları. Halk bunları bir türlü anlamadı. Allah ayrım yapmadan, İslamcının, Ülkücünün ve Kemalistin evini yıktı. Akıllanmazsanız hepinizi yok ederim mesajını verdi. Bu deprem, Hz. İsa'nın gelişini gösterdi ve ben geldim. Şimdi sistem dahil, her şey değişecek. Bana inanıp benimle dua etsinler. Bunun başka kurtuluş yolu yok.

Neden sarı renk giyinip kulağına küpe takıyor

Kapatılan Refah Partisi milletvekili olduğu dönemde Atatürk'e hakaret ettiği için sık sık yargılanıp hapse giren Mezarcı, niçin sarı renkli bir cübbe giydiğini ve kulağına küpe taktığını da şöyle açıkladı:

‘‘Yani nasıl bir peygamber bekliyorlardı. Beni blucinli mi, kravatlı mı bekliyorlardı. Bana acaba nasıl bir kıyafet uygun görürlerdi? Ben Hz. İsa'nın ta kendisiyim ve öyle geldim. Taşıdığım küpeye gelince, Yavuz Sultan Selim küpeyi neden taktıysa, bende onun için taktım.’’


Yorumları Göster
Yorumları Gizle