GeriGündem Kılıçdaroğlu: Ekonomiyi nasıl yöneteceklerini bilmiyorlar
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    44
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Kılıçdaroğlu: Ekonomiyi nasıl yöneteceklerini bilmiyorlar

Kılıçdaroğlu: Ekonomiyi nasıl yöneteceklerini bilmiyorlar
refid:29119669 ilişkili resim dosyası

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, seçim süreci ve gündemdeki gelişmelere ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

Kılıçdaroğlu, Konya ve Denizli mitingini izleyen DHA muhabiri Ümit Kozan'a seçim için kiralanan 6 kişilik özel uçakta gündemle ilgili bir dizi açıklamalarda bulundu. Kılıçdaroğlu, CHP'nin yüzde 35 oy bandına yerleştiğini ve tek başına iktidar hedeflediklerini söyledi. Kılıçdaroğlu, 13 yıllık iktidarın iç ve dış politikada sorun üreten hale geldiğini ve çözemediğini belirtirken, bunun faturalarının da ağır ağır çıkmaya başladığını anlattı.

Kılıçdaroğlu, hükümetin iç politikada da yeni bir ekonomi politikası ortaya koyamadığını belirtirken, "Çünkü ekonomiyi nasıl yöneteceklerini bilmiyorlar" dedi. Kılıçdaroğlu, anket sonuçlarına göre HDP'nin yüzde 10 seçim barajı sorununun kalmadığını söyledi.

CHP'nin iyi bir noktada olduğunu, halkın sorunlarına değinen bir seçim bildirgesinden sonra daha dikkatle dinlendiğini belirten Kemal Kılıçdaroğlu, "CHP ne söylüyor, hangi sorunlarımıza çözüm üretiyor diye daha dikkatle dinleniyor. Bu da bizi mutlu ediyor" diye konuştu. Bütün çözümleri meydanlarda dile getirdiğini belirten Kılıçdaroğlu, gittikleri bölgenin özelliğine göre orada bazı özel sorunlar da olabildiğini, bunlara yönelik çözümlerin de var olduğunu söyledi.

Türkiye'de 13 yıldan bu yana bir iktidarın var olduğunu hatırlatan Kılıçdaroğlu, şöyle dedi:

"İHRACAT BÜYÜK ORANDA DURDU"

"Bu iktidar artık sorun üreten hale geldi, sorun çözemiyor. Hep iç ve dış politikada büyük sorunlar yarattı. Yarattığı sorunların faturaları çıkmaya başladı. 2 milyon Suriyelinin gelmesi; Mısır, Libya ile ilişkiler, artı dış politikanın Türkiye'ye yüklediği bazı ekonomik sıkıntılar da var. Örneğin Gaziantep, Şanlıurfa, Hatay eskiden Ortadoğu'ya mal ihraç ederdi. Şimdi ihracat büyük oranda durdu. Suriye'nin konumu nedeniyle Ro-Ro seferleriyle Suudi Arabistan'a, Katar'a, Bahreyn'e mal gönderiliyordu. Mısır ile ilişkiler bozulduğu için o seferler de iptal edildi. Yani Mısır tek taraflı sözleşmeyi uzatmadı. Böylece fatura lojistik sektörüne de çıktı ve şu anda insanlar ellerindeki TIR'ları satıp kurtulmak istiyorlar, ama alıcı bulamıyorlar."

"EKONOMİYİ NASIL YÖNETECEKLERİNİ BİLMİYORLAR"

Hükümetin iç politikada da yeni bir ekonomi politikası ortaya koyamadığını söyleyen Kılıçdaroğlu, sözlerini şöyle sürdürdü: "Çünkü ekonomiyi nasıl yöneteceklerini bilmiyorlar. Kemal Derviş ve arkadaşlarının Türkiye'yi krizden çıkarmak istediği politikayı sürdürmek istediler. Ama Derviş bundan yaklaşık 3 veya 4 yıl önce uyarmıştı, 'yeni bir ekonomik programa ihtiyaç var' demişti. Ama bunlar dikkate almadılar. Gerçekten de Türkiye'nin yeni bir ekonomik programa ihtiyacı var. Eğer bu programı sağlıklı şekilde ortaya koymazsan, yeni sorunlar krizler çıkabilir. Bunu da en net şekilde Sayın Erdoğan dile getirdi. Dedi ki; 'Ekonomi 3 yıldır patinaj yapıyor'. İyi de kim hükümet yapıyor? İki dönem kendisi başbakan, şimdi sayın Davutoğlu, patinaj devam ediyor."

"TÜRKİYE'NİN SORUNLARINI ÇÖZMEK İÇİN ÇÖZÜMLER ÜRETTİK"

Türkiye'de işsizliğin giderek arttığını ve 6 milyon 250 bin işsiz, 17 milyon da yoksulun olduğunu hatırlatan Kılıçdaroğlu, bunun Türkiye'nin rahat kaldırabileceği ber tablo olmadığını anlattı. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu: "Bütün bu sorunlara değinen ve çözüm üreten bir parti olarak seçim bildirgesinden sonra gözler CHP'ye çevrildi. Önce şunu düşündüler. Gerçekten de CHP proje üreten bir konuma gelmiş. Artı biz hem kısa ve uzun vadeli Türkiye'nin sorunlarını çözmeye yönelik çözümler ürettik. Yani sadece emekliye 2 maaş ikramiye veya asgari ücreti 949 liradan bin 500 liraya çıkarmak gibi kısa vadede rahatlamak değil. Uzun vadeli Türkiye’nin hem genç nüfusu, hem de coğrafi açıdan üstünlüklerini avantaja dönüştürecek projeler ürettik."

"YÜZ YILIN PROJESİ"

Kılıçdaroğlu, 'Yüz yılın projesi' olarak nitelendirdiği 'Merkez Türkiye Projesi'nin de bunlardan birisi olduğunu anlatırken, "Türkiye'yi denizi olmayan, ya da denize ulaşamayan ülkelerin küresel limanı haline dönüştüreceğiz. Genç nüfustan yararlanıyoruz. Türkiye'nin coğrafi üstünlüğünü avantaja dönüştürüyoruz. Yaklaşık 140 milyar dolarlık bir yatırım öngörülüyor ve bunun 120 milyar dolarını özel sektör yapacak. Yerini özellikle belirlemedik. Çünkü yerinin belirlenmesi konusunda hem bürokrasinin, hem dış ve iç çevrelerin ortak bir noktada uzlaşmaları gerekiyor. Rant konusunda insanlar arazi kapatabilirler, belirli yerleri alabilirler ve olduğundan daha pahalı hale gelebilir" dedi.

CHP Genel Başkanı, eğitimin stratejik bir alan olduğunu, eğitimcilerin çocuklara çağdaş eğitim, sorgulayıcı eğitim vermek zorunda olduğunu ifade ederken, "Eğitimciler tartışacak ve biz de gereğini yapacağız. Çocuklarımıza keşke felsefe, sosyolojiyi de öğretebilsek" dedi.

"AKADEMİSYEN KİMLİĞİNE ÜZÜLÜYORUM"

Kılıçdaroğlu, Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun seçim mitinglerinde 'Altılı çeteye karşı mücadele ediyoruz' söylemine ilişkin bir soru üzerine "Kendisi söylerken bile emin olun inanmıyordur. akademisyen kimliğine üzülüyorum, başka bir şeye değil. Belki mizah dergilerine konu olabilir anlatımı. Mizah dergileri için bulunmaz bir fırsat" diye cevap verdi.

SEÇİM GÜVENLİĞİ

Kılıçdaroğlu seçim sonuçlarına ilişkin bir soruyu ise, önlerine son anketlerin gelmediğini, koalisyonların bu aşamada tartışılmasını doğru bulmadığını söyledi. Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti: "Türkiye'nin içinde bulunduğu çıkmazdan kurtulması için CHP'nin tek başına iktidar olması gerektiğine inanıyoruz. Bu olduğu takdirde Türkiye, dünyada içinde bulunduğu girdaptan çıkmış olacaktır. Biz bunu sağlayacağız. Seçim güvenliği konusunda sivil toplum örgütleri özel çaba harcıyorlar. Biz de sivil topluma destek veriyoruz. Ayını zamanda kendi örgütlerimizi seçim güvenliği konusunda eğittik. Onların da sivil topluma destek vermeleri için teşvik ediyoruz. Bütün siyasi partilerin sandığa sahip çıkması lazım."

"YARGI, SİYASİ OTORİTENİN ARKA BAHÇESİNE DÖNÜŞTÜRÜLÜYOR"

Türkiye'de hukuk, demokrasi olmadığını öne süren Kılıçdaroğlu, hakim gözetiminde yapılan bir seçimin geniş kitleler tarafından 'acaba bu seçimin güvenliği nasıl olacak?' diye nasıl kaygı uyandırdığını belirtti. Kılıçdaroğlu, "Hakim var işin başında. Seçim yapılıyor, ama hepimiz kaygı duyuyoruz. Çünkü yargı; siyasi otoritenin arka bahçesine dönüştürülüyor, Yargıya güven sarsılıyor. O nedenle demokrasi yok Türkiye'de. Sandık güvenliğini oluşturmaya çalışıyoruz. Vatandaşlarımız, kadınlarımız, gençlerimiz kaygı duyuyor. Onlar da sahip çıkmaya çalışıyor. Bütün aşamalarda arkadaşlarımızı gözlemci olarak bulunmalarını istiyoruz" diye devam etti.

"İLK 6 AYDA 5 TEMEL DÜZENLEME"

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, iş başına geldikleri takdirde getirecekleri ilk yasanın, emeklilere Ramazan ve kurban bayramında birer maaş ikramiyeyi öngören 3 maddelik bir kanun tasarısı olacağını anlattı. Kılıçdaroğlu, şunları söyledi: "Ayrıca kısa süre içinde taşeron uygulamasını kaldıracağımız idari bir düzenleme yapacağız. Hangi bakanlık veya belediye ne kadar taşeron işçi çalıştırıyorsa, o kadar norm bir kadro vereceğiz. Böylece onlar kadrolarına geçmiş olacaklar. Siyasi Ahlak Yasası’nı da süratle parlamentoya getireceğiz ve en geç 1 yıl içinde yasallaştıracağız. Böylece siyasetin etik kuralları artık belirlenmiş olacak. Bir başka yasamız, yine ilk 6 ay içinde Alile Sigortası Yasası. Yoksul aileler için de aile sigortası kuracağız, yoksul ailenin tanımını yapacağız. Kadının banka hesabına her ay düzenli bir para aktarılmasını öngören düzenleme, teknik altyapısıyla kanunu sevk edeceğiz. Aile sigortası yürürlüğe girmiş olacak. Bir diğeri idari düzenleme. Kredi kartı faizleriyle borçlarının tüketici kredisi faizlerinin yüzde 80'inin silinmesini öngörün idari bir düzenleme. İlk 6 ay içinde 5 tane temel düzenlememiz."

Bir yıl içinde ise Asgari Ücret Tespit Komisyonu'nun toplandığında hükümet olarak karar alacaklarını kaydeden Kılıçdaroğlu, "Asgari ücreti 1500 lira olacak. Ayda 277 lira taksitle sabit konut sahibi olmalarını öngören düzenleme yapacağız. Bu da yasal değil, idari bir düzenleme olacak. Aileler başvuracak, herhangi bir sınırlama yok. Çiftçiye mazotu 1.5 lira verilmesi de bizim bir yıl içinde hayata geçireceğimiz bir düzenleme. 1 yılı okul öncesi olmak üzere 12 yıllık zorunlu eğitimi getiriyoruz. Dünya ve gelişmiş ülkelerdeki uygulamalara bakarak imam hatip okullarında aileler çocuklarına din eğitimi öğretmek istiyorlarsa, onlara o olanağı sağlayacağız. Aile çocuğunu İmam Hatip okullarına göndermek istiyorsa, o olanağı sağlayacağız" dedi.

HDP'NİN BARAJ KAYGISI YOK

Kılıçdaroğlu, HDP'nin yüzde 10'luk seçim barajına yönelik soru üzerine bu partinin göründüğü kadarıyla şu anda bir baraj kaygısı olmadığını AK Parti'nin HDP'nin barajı aşmaması için biraz özel bir çaba içine girdiğini ileri sürdü. CHP lideri, "Ama görünen, kamuoyuna yansıyan bütün anketlerde HDP barajı aşmış durumda. CHP'li birisinin CHP dışında başka bir patiye oy vereceğini sanmıyorum. Çünkü CHP bir yardım kuruluşu değil. Her partinin kendi ideal, hedef, ilkeleri var. Biz bunları açıklıyoruz zaten" diye yanıt verdi.

GENÇLERİN SORUNLARI

Gençlerle ilgili CHP'nin özel düşüncelerinin var olduğunu belirten Kılıçdaroğlu, "Örneğin üniversitelerde yurt sorununu bır yıl içinde çözmek. İş garantili eğitim. Her yıl üniversite mezunlarımızın yurt dışına doktora için göndermek. Sadece gençlerimize yönelik özel programlarımız var" dedi.

"BİR HAKİM KARARINDAN DOLAYI TUTUKLANAMAZ"

CHP ile ilgili yeni tanıtım filmleri geleceğini belirten Kılıçdaroğlu, 17-25 Aralık dosyalarının kapanmayacağını da belirtti. Kılıçdaroğlu, bir hakimin kararı nedeniyle tutuklanamayacağını da belirtirken, "Eğer hakimin kararı yanlışsa Yargıtay düzeltir, O da yanlışsa Anayasa Mahkemesi düzeltir, o da yanlışsa Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi düzeltir. Şimdi siz bütün süreçleri bir tarafa atıyorsunuz, Bir yargıcın verdiği karar nedeniyle onu hakimlikten atıyorsunuz ve elinden dosyayı alıyorsunuz. Bu doğru bir uygulama değil. Aslında Türkiye'de hukukun bittiğini gösteriyor. Hukuk siyasi otoritenin emrinde olduğu sürece adı hukuk oluyor, siyasi otoritenin emrinde olmadığı zaman da bunlar tu-kaka oluyor. Bunları bir şekilde yargının dışına atalım diye özel ibr çaba harcanıyor. Demokrasilerde böyle bir şey olmaz. Sadece yargıya, siyasal iktidara Türkiye'nin uluslar arası arenada imajına zarar verir. Zaten Türkiye'de demokrasinin olmadığı yönündeki kaygı da bu tür uygulamalardan besleniyor" diye konuştu.

"TRT, İKTİDARIN BORAZANI BİR YAYIN ORGANI"

TRT'nin yaptığı yayınları da eleştiren Kılıçdaroğlu, "TRT bizim vergilerimizle iktidar şakşakçılığı yapan bir yayın organı. Vatandaşın elektrik paralarını alıyorlar, sadece ve sadece iktidar için yayın yapıyorlar. Yani Türkiye için değil. İktidarın borazanı olan bir yayın organını. Asla kabul etmiyoruz" dedi.

Siyasi idamlara, CHP'nin her zaman karşı çıktığını da kaydeden Kılıçdaroğlu, bu çıkışın somut belgelerinin de var olduğunu söyledi. Kılıçdaroğlu, bunlara ilişkin şunları anlattı: "Rahmetli İnönü, idamların olmaması için o dönemlerin siyasi liderlerini toplayarak bir toplantı yapması, Cemal Gürsel'e bir mektup göndermesi, ayrıca Menderes ailesini ziyaretinden sonra İnönü'nün doğrudan kendi imzasıyla Cemal Gürsel 'e bir mektup yazarak idamların olmaması gerektiğini belirtmesi, ama bunlara uyulmaması. Daha sonraki süreçlerde Deniz Gezmiş ve arkadaşlarının, Erdal Eren'in veya pek çok insanın idamı toplumda derin yaralar açmıştır. O nedenle biz siyasal idamlar, hatta idamlara karşı olduğumuzu her ortamda söyledik. İktidarın gerçekleri bilmiyor. İftira artan bir siyasal anlayış da olamaz. Eğer varsa tarihte bir yanlışınız, belgesini ortaya koyarsınız, biz de 'Bu yanlış deriz. Vatandaşa söyleyecek sözü olmayan, iftira atarak kendisini kanıtlamaya çalışıyor. Sen, 17 milyon yoksul var. Bunların derdini nasıl çözeceğini anlat. 6 milyon 250 bin işsiz var, bu işsizliği nasıl çözeceğini anlat. Aylığı 1000 liranın altında olan 8 milyon emekli var. Bunları nasıl rahatlatacağın anlat. O işi gücü bırakmış 1930'da şu, 1940'da bu oldu diyor, Ee ne yapayım. Ben, o yıllarda doğmamışım. Bırak tarihçiler, varsa otursun hesabını yapsın. 1930, 1940'ların Türkiye’sinde değiliz. Dünya, insanlar, bilim- teknoloji değişti, ama onların kafası değişmedi. Sorun da o. Kafaları hala 1930'larda, 1940'larda.Millet de bıktı artık."

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, bu seçimlerde hiç bir siyasi partiyle gerginlik içine girmediklerini, bunun içinde iktidarın da dahil olduğunu bildirirken, "Onlar gerginlik yaratmak istiyor. Biz o ortama bilinçli olarak girmek istemiyoruz. Bu vatandaş gerginlikten, kavgadan bıktı" dedi.

Kılıçdaroğlu, Anayasa'da herkesin görevinin tanımlandığını, Başbakan ve Cumhurbaşkanının görevinin de ayrı olduğunu belirtirken, seçimde hedefledikleri yüzde 35'i yakalayacaklarını ileri sürdü.

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle