GeriGündem Keşke o dosyayı daha iyi inceleseydik
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Keşke o dosyayı daha iyi inceleseydik

Keşke o dosyayı daha iyi inceleseydik
refid:22161989 ilişkili resim dosyası

Agos gazetesi, Hrant Dink’in öldürülmeden önce “Türklüğü aşağılamak”la yargılandığı davada “Suçlu” ve “Suçsuz” diyen Yargıtay üyeleri ile görüştü.

Dink’in “suçlu” olduğu yönünde oy kullanan üyelerden Ersan Ülker, “İmzaladığımız karar mutlak doğrudur diye bir şey yok. Keşke bu dosyayı daha iyi inceleseydik dediğimiz oldu” dedi.

AGOS Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Hrant Dink’in, öldürülmeden önce “Türklüğü aşağılamak”la yargılandığı davada, “suçsuz” olduğu yönünde oy kullanan Yargıtay üyesi Salih Zeki İskender, o tarihlerde HSYK üyeliğine aday olduğunu belirterek, “Esen hava bugünkü gibi değildi. Sohbetler içerisinde birçok kez Dink’e mahkumiyet yönünde oy kullanmazsam seçimlerde ters etki yapacağı söylendi. Böyle bir şeyi ne vicdanıma ne de meslek ahlakıma sığdıramadım ve oyumu o şekilde verdim” dedi. Agos Gazetesi’nin bu hafta yayınlanan sayısında yer alan haberde, Dink’in “Türklüğü aşağılama” davasında son kararı veren Yargıtay üyeleriyle yapılan görüşmeler yayınlandı. Haberde, Dink için “Suçlu” ve “Suçsuz” diyen üyelerin karar sonrası ve bugünkü durumları hakkında da bilgi verildi.

HAYRETLE OKUYORUM
En çarpıcı açıklama, Dink için “Suçsuz” diyen İskender’den geldi. İskender özetle şunları kaydetti: “Bugün ombudsman seçilen Nihat Ömeroğlu’nun ‘Adının Hrant olduğunu bilmiyordum, Fırat yazıyordu’ açıklamalarını hayretle okuyorum. Dosyada ne yazdığını, ne olduğunu biliyorduk. Kurulda çok aşırı bir milliyetçilik havası vardı. Hrant keşke bugün yaşasaydı, çünkü bence o Ermenistan ile Türkiye arasında bir köprü işlevi görüyordu.” Dink’i suçlu bulanlardan bazı üyeler özetle şunları söyledi:
BEN DE GÖÇMENİM
Ali Suat Ertosun: Binlerce davadan biriydi. Ben o 8 yazının hepsini okudum. Biz o dönemde, 301’inci maddeye göre yazının suç unsuru oluşturduğuna karar verdik. Özel bir kasıtla bu kararı vermedik. Hukuk matematik değildir. Zamana göre değişir. Bugün aynı kararı verir miydim, bilemem. Ben de Balkan göçmeniyim. Biz de bu tür olaylar çok acılar yaşadık.
BELKİ ACELEYE GETİRDİK
Ersan Ülker: O anki yorum şeyimiz o şekildeydi. Benim oyum demek ki öyle tezahür etti ki öyle oy kullandım. Sonrasında çok talihsiz şeyler yaşandı, üzülmedim değil. Sonrasında çok tartıştık. Üzüldüm. Belki aceleye getirdik diye düşündüm, iş yoğunluğundan. İmzaladığımız karar mutlak doğrudur diye bir şey yok. Keşke bu dosyayı daha iyi inceleseydik dediğimiz oldu.
SIRADAN BİR DAVAYDI
Hasan Gerçeker: Yıllar geçtikten sonra bu konuları karıştırmanın alemi yok. Sıradan bir davaydı bizim için. Eğer çok rahatsızlarsa 159’uncu madde kaldırılabilirdi. Ama o dönem AİHM çok özümsenmemişti. ANKARA

Kim, ne oy vermişti?

DAVADA İskender’in yanı sıra, Muvaffak Tatar, Osman Şirin, Muhlis Karakaş, Hamdi Yaver Aktan, Zeki Aslan, Dink’in suçsuz olduğu yönünde oy kullandı. Buna karşılık Ömeroğlu ile birlikte Ali Suat Ertosun, Ersan Ülker, Hasan Gerçeker, Muhittin Mıhçak, Hasan Erbil, Ekrem Ertuğrul, Yılmaz Çamlıbel, Ö. Raci İmamoğlu, Yılmaz Çamlıbel, Turan Demirtaş, Nasuhi Kurdoğlu, Refik Dizdaroğlu, Metin Kaya, Erkan Öztürk, Şule Başoğlu, Emine Saba Ertuğrul, Şükrü Türktemel, “Suçlu” olduğu yönünde oy verdi.

Ne göreve geldiler?

ALİ Suat Ertosun, HSYK üyesi oldu. Ersan Ülker, Yargıtay Başsavcılığı seçimlerinde en çok oyu aldı. Dönemin Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, daha az oy alan Abdurrahman Yalçınkaya’yı seçti. Hasan Gerçeker, Yargıtay başkanı, Muhittin Mıhçak kamu denetçisi, Nihat Ömeroğlu kamu başdenetçisi oldu. En çok oyu alan Hasan Erbil, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül tarafından Yargıtay Başsavcılığı’na getirildi. Ekrem Ertuğrul, Yargıtay 9’uncu Ceza Dairesi Başkanı oldu.

Kimliğinde ‘Fırat Dink’ yazıyordu

KAMU Başdenetçisi seçilen Nihat Ömeroğlu, Dink kararındaki imzası nedeniyle ağır eleştirilerin hedefi olmuştu. Ömeroğlu, şu açıklamayı yapmıştı: “Hrant Dink’i ulusalcıların tepkilerinden, medyadan biliyordum ama dosyadaki ismin Hrant Dink olduğunun farkına bile varmadım. Zaten isim Hrant bile değildi. Fırat Dink diye yazıyordu. Dosya üzerinden vicdani kanaatimize göre karar verdik.” Ömeroğlu, bu sözleriyle de tepki çekince şunları söyledi: “38 yıllık yargıçlığım süresinde onbinlerce karar vermişimdir. Bu kararlarda şüpheli veya sanığın ırkı, milliyeti, dini, cinsiyeti, ekonomik ve sosyal durumu önemli olmamıştır. Merhumun dosyada gerçek kimliği Fırat Dink olarak görülüyordu. Gazetesinde ise takma adı Hrant Dink’ti. Bu açıklamadan amacımız, dosyada sanığın kimliğinin maddi gerçeği bulmak adına önemli olmadığını, kişilerin üzerlerine atılı suç ve delillerin önemli olduğunu açıklamak içindi.”

18 oyla itiraza ret

DİNK’e “Türklüğü aşağılama” suçundan açılan davada, Şişli 2’nci Asliye Ceza Mahkemesi 6 ay hapis cezası verip cezayı ertelemişti. Karar, Yargıtay 9’uncu
Ceza Dairesi’nce de onanmıştı. Dönemin Yargıtay Savcısı Ömer Faruk Eminağaoğlu, kararın bozulması istemiyle Yargıtay Ceza Genel Kurulu’na başvurmuştu. Kurul, itirazı 6’ya karşı 18 oyla reddetmişti.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle