GeriGündem Karaoğlan efsanesi
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    20
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Karaoğlan efsanesi

Karaoğlan efsanesi
refid:5381987 ilişkili resim dosyası

Bülent Ecevit, ’Sol’un en önemli ismi olaçccağının sinyalini 27 Mayıs 1960 sonrası kurulan İsmet İnönü Kabinesi’nde Çalışma Bakanı olarak görev aldığında gösterdi. Türk işçisi o dönemde grev hakkını kazandı. Ardından CHP Genel Sekreterliği ve CHP Genel Başkanlığı geldi. 1970’ler de adı dağa taşa "Umudumuz Karaoğlan" diye yazıldı.

SOL’da 1970’lerde büyük bir rüzgar estiren "Karaoğlan efsanesi", 1970’lerde başladı. Dağlara taşlara yazılan "Umudumuz Ecevit" ve "Halkçı Ecevit" sloganları dillerden düşmüyordu. Bülent Ecevit, mavi gömleği ve kasketi ile marka haline gelen bir liderdi.

Türk siyasi hayatının mihenk taşlarından biri olan Ecevit, 1925’te İstanbul’da doğdu. İstanbul Amerikan Koleji’ni bitirdi. Çalışma yaşamına girdikten sonra, Ankara Üniversitesi’nde İngiliz Dili ve Edebiyatı, Londra Üniversitesi’nde Sanskrit, Bengalce ve Sanat Tarihi bölümlerine devam etti. 1957’de de ABD’de Harvard Üniversitesi’nde sekiz ay incelemelerde bulundu.

AMERİKA’DA KONUK

1944’te Ankara’da Basın-Yayın Genel Müdürlüğü’ne İngilizce çevirmeni olarak girdi. 1946-50 arasında Londra’da Türk Basın Ataşeliği’nde çalıştı. 1950-60 arasında Ulus gazetesinde, ve Ulus’un kapatıldığı yıllarda Yeni Ulus ve Halkçı gazetelerinde, yazar ve yazı işleri müdürü olarak çalıştı. 1954 sonu ile 1955 başlarında ABD’de, Kuzey Carolina’da yayınlanan Winston-Salem2 gazetesinde konuk gazeteci olarak görev yaptı. 1965’de Milliyet Gazetesi’nde günlük yazılar yazdı. 1950’lerde Forum Dergisi’nin yazı işleri kadrosunda yer aldı. 1972’de aylık Özgür İnsan, 1981’de haftalık Arayış, 1988’de aylık Güvercin dergilerini çıkarttı.

ASKERE KARŞI ÇIKTI

1957-1980 arasında, önce Ankara, sonra Zonguldak’tan Cumhuriyet Halk Partisi’nin Milletvekili oldu. 1960-61’de Kurucu Meclis üyeliği yaptı. 1961-1965 yılları arasında Çalışma Bakanlığı yaptı. 1966’da, CHP Genel Sekreterliğine getirildi. 1971’de partisinin askeri yönetimce oluşturulan hükümete katkıda bulunmasına karşı çıkarak bu görevinden ayrıldı. 1972 Mayısında CHP Genel Başkanlığı’na seçildi.

1974 yılında kurulan CHP-MSP koalisyonunun başbakanı oldu. Kıbrıs Barış Harekatı’nı gerçekleştirdi. 1977’de azınlık hükümeti kurdu fakat güvenoyu alamadı. 1978’de, partisinin TBMM’de çoğunluğu bulunmamakla beraber, bazı bağımsız üyelerin ve küçük partilerin katkısıyla bir hükümet kurdu. Bu Başbakanlık dönemi 21 ay sürdü. 12 Eylül 1980 askeri müdahalesinden sonra, askeri yönetime karşı çıkışları nedeniyle üç kez hapse mahkum oldu. 12 Eylül döneminde yoğun demokrasi mücadelesi verdi.

YASAKLI DÖNEM

Ecevit, yasaklı döneminde, eşi Rahşan Ecevit başkanlığında kurulan Demokratik Sol Parti’nin kuruluşuna katkıda bulundu. Siyasal haklarına yeniden kavuşunca, DSP Genel Başkanlığı’na seçildi. Kısa bir süre sonra yapılan genel seçimlerde partisi iyi sonuç alamayınca görevinden ayrıldı. Fakat 1989 yılında, yerel yönetim seçimlerinin yaklaştığı bir sırada Genel Başkanlık boşalınca toplanan Olağanüstü Kurultay’da yeniden Genel Başkan seçildi.

YENİDEN BAŞBAKAN

1991 seçimlerinde de Zonguldak’tan milletvekili oldu. 28 Şubat sürecinden sonra oluşan siyasal kaosta azınlık hükümeti kurma görevi verildi ve 70 milletvekili ile başbakan oldu. Bölücübaşı Abdullah Öcalan’ın tutuklanmasından kısa bir süre sonra 18 Nisan 1999 yılında yapılan genel seçimlerde partisini birinci parti yaparken, MHP ve ANAP ile ortak hükümet kurdu ve bu hükümetin başbakanı oldu.

Siyaset yaşamı boyunca laiklik başta olmak üzere cumhuriyet ve demokrasinin temel değerlerini savundu. 2002 seçimlerinde partisinin aldığı yenilginin ardından aktif siyasi yaşamdan çekildi.

Kıbrıs Fatihi
/images/100/0x0/55ea9daff018fbb8f88ba08b


Yıl 1974... Kıbrıs’a çıkartma kararı alan dönemin Başbakanı Bülent Ecevit, kurmayları (soldan sağa) Orhan Eyüpoğlu (Devlet Bakanı), Hasan Esat Işık (Savunma Bakanı) ve Orhan Birgit’le (Turizm Bakanı), barış harekatı hakkında bilgi veriyor.

BACH SONATI (1953)

ne ben sorayım seni

ne sen beni sor

soyunmuş seslerimiz tenden

boşlukta bir aşk örüyor

ses olmuş duygular

yaklaşır dalga dalga zamansız

kavuşsa da seslerimiz birbirine

biz kavuşamayız

ne kollarımız var saracak

ne öpecek dudaklar

ne görülecek yüzümüz var

ne görecek göz

bir aşk örüyoruz boşlukta

çizgiden soyut

zerreden öz
Yorumları Göster
Yorumları Gizle