GeriGündem Kale kapılarını yıkmak için kullanılan ağaçtan ya da metalden silindirin adı nedir?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Kale kapılarını yıkmak için kullanılan ağaçtan ya da metalden silindirin adı nedir?

Kale kapılarını yıkmak için kullanılan ağaçtan ya da metalden silindirin adı nedir?

Eski dönemlerde kale kapılarını yıkmak için kullanılan ağaçtan veya metalden silindir, günümüzde de kullanılan araçlar arasında yer almaya devam ediyor. Güvenlik güçlerinin operasyonlarda kapalı kapıları kırmak için kullandığı koçbaşı, eski dönemlerde ağaç gövdelerinden üretilirdi. İşte, Kale kapılarını yıkmak için kullanılan ağaçtan ya da metalden silindir koçbaşının tarihi

Koçbaşı, genellikle birkaç kişi tarafından elde taşınarak; vurarak kapı kırmaya, aralamaya ya da duvar yıkmaya yarayan silah. Geçmişte düşman ateşinden korunmak için kulübeye benzer tahta korunaklar içerisinde asılı olarak taşınan varyasyonları da kullanılırdı. Günümüzde çoğunlukla metalden yapılmış koçbaşları güvenlik ve acil durum servisleri tarafından kullanılmaktadır.

Geçmişte koçbaşları ağaç gövdelerinden yapılırdı ve hedefe vuran uçları genellikle koç başı şeklinde süslenirdi.

ASURLULAR'IN EN ÖNEMLİ SİLAHIYDI

Asur ordusunun en önemli teçhizatlarından bir diğeri de yazılı kaynaklarda ašibu, iašibu, iašubu, šubû ve šupû şeklinde geçen kuşatma
araçlarıdır.33 Koçbaşı veya hareketli kuşatma kuleleri şeklinde tanımlayabileceğimiz bu araçlar, kale kuşatmaları esnasında gerek kale
kapısının kırılması gerekse kale duvarlarının delinmesi veya kale savunması yapan askerlere karşı kullanmak amacına göre tasarlanmışlardı. Kuşatma araçları en erken II. Asurnasirpal (M.Ö. 883-859) döneminde görülmüş, III. Tiglat-pileser, II. Sargon ve Sanherib zamanlarında ise bu araçların daha gelişmiş örnekleri yapılmıştır. Asurpanipal döneminde ağır ve hareket kabiliyeti sınırlı olan koçbaşları, III. Tiglat-pileser ve Sanherib döneminde daha hafif ve hareketli bir silah haline dönüştürüldü. Bunlar, kent atölyelerinde prefabrik olarak hazırlanabiliyor ve sonra duruma göre bazen nehirler üzerinden botla taşınabiliyordu.

Koçbaşlarının ve kuşatma kulelerinin malzemesi, daha hafif olabilmesi için büyük ölçüde sazdan oluşmaktaydı. Çevresi de deri ile kaplanmaktaydı. Kuşatma kulelerinin gövdesi ön, orta ve arka olmak üzere üç bölümden oluşmaktaydı. Ön kısmı, arka kısımdan daha uzundu ve bir kuleyi andırırdı. Bu kısımda genellikle bir pencere bulunurdu ve bu kısımdan ok atışı yapılabildiği gibi buraya amacına uygun kullanılmak üzere uzun kargı veya büyük bir mızrak ucunun takıldığı koçbaşı yerleştirilebilirdi. Delgi olarak tanımlayabileceğimiz bu tür koçbaşı, duvarların veya tuğlaların aralarına sokuluyor ve bir yandan diğerine hareket ettirilerek tuğlalar yerinden çıkarılıyor veya duvarlar zayıflatılıyordu. Koçbaşı veya kuşatma kuleleri, bunların içindeki mürettebatın gücüyle ve belki de dışarıdan yardım alarak surlara yaklaştırılırdı. Koçbaşlarını veya kuşatma kulelerini daha etkin kullanabilmek için bazı durumlarda rampalar inşa edilebiliyordu. Böylece kuşatma kuleleri kale veya şehir surlarıyla aynı yüksekliğe geliyordu.

Koçbaşlarının kaç kişi ile kullanıldığı açık değildir. Personel sayısı koçbaşının büyüklüğüne göre değişiklik göstermiş olmalıdır. Fakat boyu 5 ile 8 m. arasında değişen standart bir koçbaşını kullanmak için en az dört personelin gerektiği anlaşılmaktadır

Yorumları Göster
Yorumları Gizle