GeriGündem Kafes Eylem Planı iddianamesi kabul edildi
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Kafes Eylem Planı iddianamesi kabul edildi

“Kafes Eylem Planı” soruşturması kapsamında 3'ü tutuklu 33 şüpheli hakkında hazırlanan iddianame, İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edildi.

İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi, Cumhuriyet Savcıları Murat Yönder ve Ercan Şafak tarafından 3'ü tutuklu 33 şüpheli hakkında hazırlanan 65 sayfalık iddianame ve 6 klasör ek üzerindeki incelemelerini tamamladı.

Mahkeme, iddianamenin kabulüne karar verdi.

İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesince  iddianamesi kabul edilen “Kafes Eylem Planı”na ilişkin davanın duruşması, 15,  17 ve 18 Haziran 2010 tarihlerinde yapılacak.

İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi, davanın ilk duruşmasının 15, 17 ve 18  Haziran 2010 tarihlerinde yapılmasını kararlaştırdı.

Mahkeme, savcılığın Poyrazköy'de ele geçirilen mühimmata ilişkin açılan  dava ile bu davanın birleştirilmesi yönündeki talebini ise duruşmada karara  bağlayacak.

Mahkeme, ayrıca tutuklu sanıklar Mücahit Erakyol, Levent Gülmen ve Halil  Özsaraç'ın tahliye taleplerini de reddetti.

KARAR OY ÇOKLUĞU İLE ALINDI

İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından  “oy çokluğu” ile kabul edilen “Kafes Eylem Planı” iddianamesine, üye hakim  Oktay Kuban tarafından muhalefet şerhi konuldu.

İstanbul Cumhuriyet Başavcılığınca hazırlanan iddianamenin  değerlendirilmesine ilişkin mahkeme kararında, emekli Koramiral Ahmet Feyyaz  Öğütçü ve arkadaşları hakkında “Ergenekon silahlı terör örgütü üyesi olmak'  suçundan hazırlanan iddianamenin, mahkeme heyetince incelendiği belirtildi.

Kararda, CMK'nın 170/3. maddesi gereğince, iddianamede bulunması gereken  hususların tek tek gösterildiği ve aynı kanunun 174. maddesine göre ise  iddianamenin iade edilmesini gerektirecek herhangi bir husus görülmediği  kaydedilerek, iddianamenin kabul edilmesine hükmedildiği belirtildi.

“İddianame, dosya üzerinde üye Hakim Oktay Kuban'ın iddianamenin iadesi  yönündeki karşı oyu ve oy çokluğu ile karar verildi” ifadesi kullanılan kararda,  hakim Kuban'ın muhalefet şerhi gerekçeleri sıralandı.

Hakim Kuban, “muhalefet şerhi” yazısında, CMK'nın 160/2. maddesine göre  Cumhuriyet Savcısının maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın  yapılabilmesi için emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle şüphelinin  lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almak ve şüphelinin  hakkını korumakla yükümlü olduğunu belirtti.
CMK'nın 170. ve 174. maddelerine göre iddianamenin iadesine karar  verilmesi gerektiğini dile getiren Kuban, iade nedenlerini şöyle sıraladı:
“-Şüpheliler hakkındaki suçlamaya delil olarak gösterilen ihbar mektubu  ve elektronik posta ihbarlarının nereden, kim tarafından gönderildiği ve  kimliğinin ne olduğunun araştırılmamış olması, ihbarda bulunanın kimliğinin  açıklanmasının sakıncasının olup olmadığının yazılmamış olması.

-Şüpheli Kadir Sağdıç hakkında delil olarak gösterilen ve internet haber,  video paylaşım sitelerinden alındığı açıklanan ses kaydının şüpheliye ait olup  olmadığı konusunda kriminal inceleme yapılmadan delil olarak gösterilmiş olması.

-Delil olarak gösterilen ve savcılığa Serdar Cem ismiyle gönderilen 2  ihbar mektubu ekindeki CD'lerde bulunan adli emanetteki belgelerin ne olduğu ve  şüpheli Kadir Sağdıç'ın örgütsel faaliyeti ile ilişkilendirilmemiş olması.

-Şüpheli Kadir Sağdıç hakkında diğer sanıklarla aynı mail grubu  içerisinde yer aldığı delil olarak gösterilmesine rağmen, bu irtibatın örgütsel  ilişkiye ilişkin olduğuna dair bir araştırmanın ve ilişkilendirmenin yapılmamış  olması.

-Şüpheli Mehmet Fatih Ilgar hakkında delil olarak gösterilen 'Dilek  Bozkaya' başlıklı bilgisayar çıktısının ne anlama geldiği ve şüphelinin iddia  edilen örgütsel faaliyeti ile ilgisinin ilişkilendirilerek açıklanmamış olması.

-Şüpheli Levent Gülmen hakkında delil olarak gösterilen isimsiz, imzasız  ihbar mektubundaki 'Levent Gülmen'in delilleri kaçırarak gizlediği' hususunun  delillerin ne olduğu ve böyle bir olayın olup olmadığı konusunun araştırılmamış  olması.

-Şüpheli Ümit Özbek hakkında delil olarak gösterilen isimsiz, imzasız  ihbar mektubundaki 'kayıp el bombaları, tabanca, gerçeğe aykırı belge düzenleme'  iddiaları hakkında bir araştırmanın yapılmamış olması ve bu ihbardaki iddiaların  şüphelinin örgütsel faaliyeti ile ilişkilendirilmemiş olması.”

Ayrıca, 24 şüpheli hakkında “terör örgütü üyesi oldukları” iddiasına  tek delil olarak gösterilen ve Levent Bektaş'ın iş yerinde elde edilen DVD'deki  bilgilerle örgütsel ilişkilerinin neden ve nasıl olduğunun da ilişkilendirilmeden  anlatılmadığını savunan Kuban, deniz ve yol kenarlarına bırakılan mühimmatların,  şüphelilerle ilişkisini gösterir delillerinin neler olduğunun da  araştırılmadığını ve delillerin şüphelilerle ilişkilendirilmediğini dile  getirdi.

Hakim Kuban, “İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının iddianamesinin CMK 170  ve 174. maddeleri gereğince iade edilmesi gerektiği görüşünde olduğumdan  iddianamenin kabulü yönündeki sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum” ifadesini  kullandı.

SANIKLARA HAPİS TALEBİ

İddianamede, 33 sanığın  “Ergenekon silahlı terör örgütü üyesi olmak” suçundan 7,5 ile 15'er yıl  arasında hapis cezasına çarptırılmaları istendi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 65 sayfalık iddianamede,  şüpheliler Ahmet Feyyaz Öğütçü, Kadir Sağdıç, Mehmet Fatih İlgar'ın “Ergenekon  silahlı terör örgütüyle doğrudan bağlantılı olarak kafes operasyonu eylem planını  hayata geçirmek üzere faaliyet yürüten yasa dışı örgütlenmede 'Danışma Kurulu'  adı altında emir ve komuta yetkisine haiz örgüt mensubu oldukları” belirtildi.

İddianamede, Mücahit Erakyol, Deniz Erki, Tanju Veli Aydın, Emre  Sezenler, Hüseyin Doğancı, İsmail Bak, Metin Samancı, Levent Gülmen, Aydın Ayhan  Saraçoğlu, Bülent Aydın, Bora Coşkun, Süleyman Erharat, Murat Aslan, Emre Tepeli,  İbrahim Öztürk, Halil Özsaraç, Gürol Yurdunal, Ümit Özbek, Bülent Karaoğlu,  Daylan Muslu, Hüseyin Erol, Mehmet İnce, Alpay Belleyici, İsmail Zühtü Tümer,  Levent Olcaner, Özgür Erken, Metin Fidan, Türker Doğanca, Mesut Adanur ve Metin  Keskin'in eylemlerinin de “Ergenekon silahlı terör örgütüyle doğrudan bağlantılı  olarak kafes operasyonu eylem planını hayata geçirmek üzere faaliyet yürüten yasa  dışı örgütlenmenin üyesi olmak” suçunu oluşturduğu kaydedildi.

İddianamede, tüm sanıkların, TCK'nin 314. maddesinin 2. fıkrası ve 3713  sayılı Terörle Mücadele Kanunu'nun 5. maddesi uyarınca 7,5 ile 15'er yıl arasında  hapis cezasına çarptırılmaları istendi.

İŞTE İDDİANAMENİN DETAYLARI

“Kafes Eylem Planı” soruşturması  kapsamında 33 şüpheli hakkında hazırlanan ve mahkemece kabul edilen iddianamede,  Rahmi Koç Müzesi'ndeki denizaltıda bulunan patlayıcı madde ve burada yapılması  planlanan eyleme ilişkin bilgiler verildi.

İddianamenin giriş bölümünde, “Ergenekon silahlı terör örgütü”ne  yönelik bugüne kadar yapılan soruşturma sonucunda 3 ayrı dava açıldığı  anımsatıldı.

Soruşturmayı başlatan ihbar ve olayların, soruşturmanın geçirdiği  aşamaların kronolojik olarak anlatıldığı iddianamede, Rahmi Koç Müzesi'ndeki  denizaltıda bulunan patlayıcı madde ve burada yapılması planlanan eyleme ilişkin  bilgi de yer aldı.

İddianamede, 15 Aralık 2008 tarihinde “M. Ahmet Demir” isimli kişi  tarafından Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilen ihbar mektubunda “16 Kasım 2008  tarihinde Haliç sahilinde bulunan Rahmi Koç Müzesi'nde sergilenen askeri  denizaltı içerisinde patlayıcı madde bulunduğu, görevliler tarafından olayın  bildirilmesi üzerine Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Kuzey Deniz Saha Komutanlığında  görevli bir ekip tarafından patlayıcıların alınarak personel eğitim alanında imha  edildiği, olayla ilgili adli mercilere bilgi verilmediği, sorumlularının  araştırılmadığı” yönünde bilgiler bulunduğu belirtildi.

Mektup içerisinde bulunan CD'de kayıtlı patlayıcı maddelere ait olduğu  iddia edilen görüntülerden yola çıkılarak olayla ilgili ayrıntılı çalışma  başlatıldığı kaydedilen iddianamede, denizaltının rehberi ve müze görevlisi  emekli astsubay Hasan Oğuz İşleyenel'in ifadesine yer verildi.

İddianamede, İşleyenel'in 24 Mart 2008 tarihinde Rahmi Koç Müzesi'nde  denizaltı uzmanı olarak göreve başladığını, 16 Kasım 2008'de denizaltının santral  dairesinde iskandil cihazı (derinlik ölçme cihazı) önünde bulunan florasan  lambanın yanıp söndüğünü, lambayı değiştirmek üzereyken iskandilin üzerinde  naylon bir poşet gördüğünü, poşeti açtığında içerisinde TNT kalıpları, 1,5 metre  kadar fitil, 5-6 fünye olduğunu gördüğünü ifade ettiği kaydedildi.
İşleyenel'in, bunları müze müdürü Ertuğrul Duru'ya götürdüğünü, Duru'nun  da Kuzey Deniz Saha Komutanlığı ile irtibata geçtiğini, komutanlığın bir ekip  göndereceğini ve beklemelerini söylediklerini anlattığı belirtilen iddianamede,  İşleyenel'in aynı gün saat 18.45 sıralarında Kurtarma Sualtı Grup Komutanlığından  bir binbaşı ve iki astsubayın denizaltıya geldiklerini, gelen ekibin patlayıcı  maddelerin yerini ve resimlerini çektiklerini, daha sonra da bağlı bulundukları  komutanlıkla irtibata geçtiklerini ve patlayıcı maddeleri almaya karar  verdiklerini, kendisinin de patlayıcı malzemeyi tutanak karşılığında teslim  ettiğini, bu tutanakları müze müdürü Ertuğrul Duru'ya verdiğini” beyan ettiği  anlatıldı.

Müze Müdürü Ertuğrul Duru'nun benzer ifadesine de yer verilen  iddianamede, Rahmi Koç Müzesi'nde bulunan “Uluç Ali Reis” denizaltısının 10  yıllığına Deniz Kuvvetleri Komutanlığından kiralandığı, müzede sergilendiği ve  belirli ücret mukabilinde ziyarete açık olduğunun belirlendiği kaydedildi.

Ele geçen patlayıcı maddelerin Deniz Kuvvetleri Komutanlığının bilgisi  doğrultusunda imha edildiği, ancak olay nedeniyle herhangi bir soruşturma  açılmadığının tespit edildiği bildirilen iddianamede, Kuzey Deniz Saha  Komutanlığı Askeri Savcılığının, Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma  kapsamında bu olayın da soruşturulduğunun bildirilmesi üzerine konuyu  soruşturmaya başladığı ve “takipsizlik kararı” verdiği anlatıldı.

İstanbul Emniyet Müdürlüğü Muhabere Elektronik Şube Müdürlüğü  hizmetlerinde kullanılmakta olan 155 mail ihbar hattına 23 Mayıs 2009 tarihinde  saat 15.06'da yapılan ihbar mailine de yer verilen iddianamede, mailde olaya  ilişkin “...Kafes eylem planının amacı, ülke içerisinde çeşitli eylemler yaparak  ülkede Ergenekon örgütünün hedefleri doğrultusunda kargaşa çıkarılması,  Cumhuriyet mitingleri tarzında çeşitli yürüyüş ve mitinglerin organize edilmesi,  basın kuruluşları aracılığıyla Ergenekon'a destek verilmesi, hükümetin  yıpratılması ve gayrimüslim vatandaşlarımızın tehdit edilerek can güvenliklerinin  olmadığı duygusunu aşılayarak hükümetin içeriden ve dışarıdan baskı altına  alınması ve ülke gündemini değiştirerek Ergenekon davasının boşa çıkarılmasıdır.  Bugüne kadar bu eylem planı dahilinde hayata geçirilen bazı eylemlerden de örnek  vermek istiyorum. Kasımpaşa postanesinden Ermeni kiliselerine, gazetelere  gayrimüslim vatandaşlarımızın evlerine tehdit içerikli mektupların gönderilmesi  bu plan dahilinde yapılmıştır. Burada da amaç, kargaşa ve kaos çıkarmaktır.  Kasımpaşa postanesinde güvenlik kameralarının olmaması burayı tercih  etmelerindeki en büyük etkendir.

Ayrıca yine Kasımpaşa'da bulunan Koç Müzesi'ndeki denizaltına  patlayıcılar yerleştirilmesi de yine aynı plan dahilinde yapılmış bir eylemdir.  Bu plana göre 200-300 kişilik bir öğrenci grubunun müzeyi ziyaretleri esnasında  patlayıcılar patlatılacak ve ortalık kan gölüne dönecekti. Tabii bunun sonunda  sorumlu hükümet tutulacak, faillerin yakalanmaması insanlarımızı gerecek, bir  kargaşa ortamının yaratılması sağlanacaktı. Ancak grup içerisinden bir kişinin  görevini tam yapmaması ve müze görevlilerinin durumu fark etmesi bu planlarını  sekteye uğrattı” ifadelerinin yer aldığı belirtildi.

İddianamede, hakkında kamu davası açılan sanık Levent Bektaş'ta bulunan  dosyalarda “...Koç Müzesi'nde ziyaretçi patlaması olmalı, sıkıntı çıkmasın Bşk  takip ediyor” ve “Koç Müzesi ile ilgili malzemeler yerine konulmak üzere  operatöre ulaştırıldı. Müzenin ziyaretçilerini artıralım, okullarda tanıtım  reklam ve organizasyon faaliyetleri yapılarak ziyaretçi yoğunluğunun en fazla  olduğu zamanın belirlenmesini Cihan Bey söyleyecek, öğrenciler projenin en önemli  parçası. Operasyon tarihini teyit edelim” şeklinde ifadeler bulunduğu  anlatıldı.

iddianamede, Beykoz Poyrazköy Keçilik  mevkisinde ele geçirilen silah ve mühimmat sıralanarak, “Mühimmatın MKE  tarafından imal edilerek ilgili kuvvete (Jandarma Genel Komutanlığı, Hava  Kuvvetleri Komutanlığı, Kara Kuvvetleri Komutanlığı) teslim edildiği MKE  kurumunun yazısıyla sabittir” denildi.

İstanbul 12. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından kabul edilen iddianamede,  İstanbul Emniyet Müdürlüğü Muhabere Elektronik Şube Müdürlüğü hizmetlerinde  kullanılmakta olan 155 mail ihbar hattına 23 Mayıs 2009 tarihinde saat 15.06'da  gönderilen ihbar mailindeki şu ifadelere yer verildi:
“Bugüne kadar bu eylem planı dahilinde hayata geçirilen bazı eylemlerden  de örnek vermek istiyorum. Kasımpaşa postanesinden Ermeni kiliselerine,  gazetelere gayrimüslim vatandaşlarımızın evlerine tehdit içerikli mektupların  gönderilmesi bu plan dahilinde yapılmıştır. Burada da amaç kargaşa ve kaos  çıkarmaktır. Kasımpaşa postanesinde güvenlik kameralarının olmaması burayı tercih  etmelerindeki en büyük etkendir.”

Bunun üzerine Kasımpaşa postanesinden tehdit mektubu gönderilip  gönderilmediği yönünde çalışmalar yapıldığı belirtilen iddianamede, 3 Mayıs  2007'de Kasımpaşa postanesinden İstanbul'da bulunan bazı Ermeni okullarına  “Temel Malatyalı Karadeniz Mahallesi Trabzon Sokak No.3/1 Avcılar İstanbul”  isim ve adresi ile 2 sayfalık “Son uyarı ve ikaz” başlıklı mektup gönderildiği  anlatıldı.

İddianamede, mektubu gönderen isim ve adres üzerinde yapılan çalışmalarda  ise böyle bir adresin bulunmadığı, isim ile ilgili çalışmalarda herhangi bir  kaydın olmadığının anlaşıldığı bildirildi.
İddianamede, ihbarda belirtilen Kasımpaşa postanesinden Ermeni  kiliselerine, okullarına, gazetelere, gayrimüslim vatandaşların evlerine tehdit  içerikli mektupların gönderilmesi eyleminin bu şekilde gerçekleştirildiği, ihbar  içeriğinin, sanık Levent Bektaş'tan ele geçen DVD'deki kayıtların birbiriyle  örtüştüğünün anlaşıldığı kaydedildi.

HOCAOĞLU MEVKİSİNDEKİ ARAMA

İddianamede, 2 Şubat 2009 akşam saatlerinde Beykoz Jandarma Komutanlığını  arayan vatandaşların yaptığı ihbarda, Beykoz Kaynarca Köyü Hocaoğlu mevkisinde  yol kenarındaki ormanlık alanda bulunan şüpheli şahısların bir otomobille  uzaklaştıklarının bildirildiği anlatıldı.

Bunun üzerine jandarma tarafından yapılan incelemede, olay yerinde  tornavida ile işaretlenmiş ağaçların olduğu, bu ağaçlar takip edilerek ulaşılan  alanda yumuşak zeminde toprağa gömülü halde bir kısmı yüzeyde görülen siyah poşet  parçalarının bulunduğu belirtilen iddianamede, şöyle devam edildi:
“Yapılan araştırmada toprağın 20 santimetre altında gömülü bulunan siyah  poşet içerisindeki 50x30x20 santimetre ebatlarındaki plastik termosta her biri  550 gram ağırlığında 27 TNT kalıbı, 155 santimetre boyunda infilaklı fitil, 3  fünye, 1 adaptör, 100 gram C-4 plastik patlayıcı madde ele geçirildiği, olaya  ilişkin soruşturma evrakının Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığınca Cumhuriyet  Başsavcılığımıza gönderildiği anlaşılmıştır.”

İddianamede, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Muhabere Elektronik Şube  Müdürlüğü hizmetlerinde kullanılmakta olan 155 mail ihbar hattına 23 Şubat  2009'da ulaşan mail ihbarında özetle “20-25 gün önce Beykoz'da ormanlık alanda  yüklü miktarda patlayıcı bulunduğu, emekli Albay Levent Göktaş'a bağlı bir ekip  tarafından bu patlayıcı maddelerin eylemde kullanılmak üzere gömüldüğü, bu ekibin  özel eğitim almış askerlerden oluştuğu ve Ergenekon adına eylem yapmak için  Levent Göktaş'tan talimat beklediği, Levent Göktaş'tan bir emir geldiğinde ekibin  harekete geçeceği, ayrıca ekibin içerisinde Levent Bektaş, Ercan Kireçtepe,  Turhan Ecevit, Eren Günay ve Erme Onat isimli şahısların olduğu, Beykoz'daki  ormanlık araziye patlayıcıları gömerken vatandaşların fark etmesi üzerine  kaçtıkları, bunların Ergenekon'a bağlı hareket ettiği ve şahıslardan cezaevinde  bulunan Levent Göktaş'ın sorumlu olduğu” ifadelerinin yer aldığı belirtildi.

Sanıkların fotoğraflarının olayı ihbar eden kişilere gösterildiği  belirtilen iddianamede, “Tanıklardan Cevdet Yılmaz, fotoğrafları gösterilen  sanıkları daha önce hiç görmediğini beyan etmiştir. Tanıklardan Güniz Takmaz'ın  fotoğrafları gösterilen Halil Cura hakkında 'olay günü gördüğü şüpheli gri renkli  araç içerisindeki saçı kısa, bıyıklı veya top sakallı şahsa benzemektedir, ancak  bu şahıs olduğu konusunda emin değilim' şeklinde beyanda bulunduğu, yapılan  araştırmada Halil Cura'nın Opel marka gri renkli bir otomobilinin bulunduğu  tespit edilmiştir” denildi.

POYRAZKÖY'DEKİ KAZILAR DA MAİL İHBARIYLA BAŞLADI

Beykoz Poyrazköy Keçilik mevkisinde patlayıcı madde ve mühimmat bulunması  olayına da açıklık getirilen iddianamede, şöyle devam edildi:
“İstanbul Emniyet Müdürlüğü Muhabere Elektronik Şube Müdürlüğüne 16  Nisan 2009 tarihinde ulaşan 3866 nolu ihbarda özetle; 'Ergenekon davasında  tutuklu bulunan emekli Albay Levent Göktaş'a bağlı olarak faaliyet gösteren ve  eylem yapmak için Levent Göktaş'tan emir bekleyen bu şahısların sırasıyla Levent  Bektaş liderliğinde Erme Onat, Turhan Ecevit, Eren Günay ve Ercan Kireçtepe  olduğunu, bu şahısların eğitimli birer asker ve patlayıcı uzmanı olduklarını,  Levent Göktaş'tan emir alır almaz Ergenekon adına eylem yapacaklarını, Levent  Göktaş'ın serbest bırakılmaması durumunda Ergenekon savcılarına yönelik büyük bir  eylem yapacaklarını, bu eylem için ellerinde bulunan patlayıcı ve silahları  Bedrettin Dalan'a ait araziye gömdüklerini, bu malzemelerden Dalan'ın da  haberinin olduğunu, bu malzemeleri Beykoz'da bulunan Kurs Sualtı Komutanlığının  arka tarafında bulunan köpek kulübeleri ve su deposundan denizin aksi  istikametine, tepeye doğru giden patika yolun etrafına gömdükleri...' şeklinde  açıklamalar bulunduğu anlaşılmıştır.”

BULUNAN SİLAH VE MÜHİMMATLAR

İddianamede, ihbar üzerine Beykoz Poyrazköy Keçilik Mevkisinde 21 Nisan  2009'da yapılan aramada ele geçen silah ve mühimmatlar şöyle sıralandı:
“Yerin 15 santimetre altında, yaklaşık 80x70 santimetre ebadında 1 siyah  poşet içerisinde üzerinde seri numarası tam olarak okunamayan AR755-15 ibareli  içi boş, atılmış lav silahı, 3'erli olarak siyah çöp poşetine konularak koli  bantlarıyla sarılmış 9 lav silahı, (üçünün üzerinde 1340-27-000-4030 MKE. KF  2-1990 ibaresi bulunan, 5'inin üzerinde seri ve kafile numaraları kazınmış MKE  yapımı olduğu anlaşılan, 1 adet üzerindeki seri ve kafile numarası silinmiş  ROCKET RE66MM ANTI TANK ibaresi bulunmaktadır) bulunmuştur.

4 adet siyah çöp poşetine konularak koli bandıyla sarılmış şeffaf, ikisi  29x19x12 santimetre ebadında, diğerleri 36x23x14 santimetre ebadında kapaklı  kutular olduğu, birinci küçük kutu içerisinde; 6 adet şeffaf poşetlere sarılmış  vaziyette MKE yapımı üzerinde stok numarası 1365-27-000-4078 ibaresi bulunan  renkli sis kutusu (Mor renkli), 2 adet şeffaf poşetlere sarılmış vaziyette MKE  yapımı üzerinde stok no 1365-27-000-4077 ibaresi bulunan renkli sis kutusu (yeşil  renkli), 1 adet şeffaf poşet sarılmış vaziyette MKE yapımı üzerinde stok no  1365-27-000-4080 ibaresi bulunan renkli sis kutusu (sarı renkli), 2 şeffaf  poşetlere sarılmış vaziyette biri 300 gram diğeri 390 gram kalıp halinde açık  sarı renkli RDX içeren plastik patlayıcı madde, 1 adet sünger parçası sarı renkli  ve 1 adet siyah renk kamuflaj kremi tüpü, ikinci küçük kutu içerisinde; 10 AB24  20 PATRONEN ibareli kutu içerisinde ve ayrıca kutusuz olarak toplam 203 üzerinde  H60-62 ibaresi bulunan 7,62 mm çapında dolu fişek bulunmuştur. Kutusuz vaziyette  üzerinde MKE ibaresi bulunan 7,62 mm çapında 20 fişek, 1 adet 40 ROUNDS ibaresi  bulunan kutu içerisinde ve açıkta bulunan üzerinde farklı farklı ibareler bulunan  toplam 70 5,56x45 mm fişek, 6 MKE ibareli kutu içerisinde toplam 300 9x19 mm  çapında fişek, şeffaf poşet içerisinde 10,20 metre uzunluğunda infilaklı fitil  (Korteks), 1 metre haki renkli saniyeli fitil, 1 metre siyah renkli saniyeli  fitil, birinci büyük kutu içerisinde; şeffaf poşetler içerisinde toplam 14  üzerinde COMET Model 1234 ibaresi bulunan aydınlatma fişeği, ikinci büyük kutu  içerisinde 1 adet üzerinde TAPA M206A2 KF-MKE-5-2-75 ibaresi bulunan el bombası  ve 4 adet üzerinde TAPA M204A2 KF-MKE-158-2-84 ibaresi bulunan savunma tipi el  bombası, 1 mandal kısmı mavi ve kırmızı olan üzerinde İKE MOD47 FMKE-1 -63-87  ibaresi bulunan el bombası, 2 adet üzerinde GRANADE HANT FRAG M 26 ibaresi  bulunan 10-55 COMP. B LOT LS-28-20 ibareleri bulunan el bombası, 1 adet üzerinde  ibare ve fünye grubu bulunmayan parçalı el bombası, 3 adet şeffaf poşete sarılı  vaziyette MKE ibareli beyaz renkli gösteri bombası bulunmuştur.

Ayrıca, 1 adet siyah çöp poşetine konularak koli bandıyla sarılmış  vaziyette MKE yapımı üzerinde stok no 1365-27-000-0630 ibaresi bulunan kuru sis  kutusu, 1 adet siyah çöp poşetine konularak koli bandıyla sarılmış vaziyette MKE  yapımı üzerinde stok no 1365-27-000-0630 ibaresi bulunan kuru sis kutusu (her  ikisinin de kafile numarası 1509 1), 2 adet dörderli şekilde siyah çöp poşetine  konularak koli bandıyla sarılmış toplam 8 adet MKE ibareli üzerinde Stok no  1365-27-000-0630 kafile no 1508-2 ibaresi bulunan kuru sis kutusu, 2 adet ayrı  ayrı siyah çöp poşetinde koli bandıyla sarılmış üzerinde KF MKE-1 89-1977 ibaresi  bulunan her kutunun içerisinde 10 adet toplam (20) adet üzerlerinde TAPA M204 A2  KF-MKE-98-12-77 ibaresi bulunan el bombası fünyesi ele geçirilmiştir.”

İKİNCİ ARAMADA BULUNAN SİLAHLAR

Aynı yerde 24 Nisan 2009'da yapılan aramada 40 santimetre derinlikten  siyah renkli poşet içerisinde, siyah naylona sarılı 4 saklama kabı bulunduğu  belirtilen iddianamede, kutuların içinde bulunan silahlar şöyle sıralandı:
“Birinci kutuda 275 adet MKE yapımı 9 mm çaplı MP5 ibareli fişek, 2.  kutuda 161 adet MKE yapımı 05 ibareli 5,56 mm çapında fişek, 345 adet RG00L2A2  ibareli 5,56 mm çapında fişek olmak üzere toplam 506 fişek, 3. kutuda 380 adet  MKE yapımı 05 ibareli 5,56 mm çapında fişek, 4. kutuda 450 adet MKE yapımı 05  ibareli 5,56 mm çapında fişek elde edilmiştir.

Fişeklerin bulunduğu yeri yaklaşık 15 metre geçtikten sonra yolun sağ  tarafından yaklaşık 5 metre içeride yapılan kazıda, siyah naylon poşete sarılı  vaziyette; 4 hakem el bombası, 3 şeffaf naylon torba içerisinde MKE hakem  bombası, 2 adet 2T 1370-01-251-5792:3W92 seri nolu işaret fişeği, üzeri şeffaf  bant ile kaplı gri karton kutu içerisinde; 12 adet 1991 yapımı 1'lik işaret  fişeği, bantlı şeffaf naylon poşet içerisinde; 3 adet 1992 MKE yapımı 1,5'luk  işaret fişeği, 4 adet Signal aircrafran-m41al ibareli 1945 yapımı yabancı menşeli  işaret fişeği, şeffaf bantlı poşet içerisinde 2 adet 1.5'luk MKE 1982 yapımı  işaret fişeği, Pains Wessex ibareli 1998 yapımı aydınlatma fişeği, 7 adet yeşil,  3 adet mor, 2 adet kırmızı, 1 adet sarı renkli MKE yapımı birbirine bantlı sis  kutusu, MKE 9x1 mm parabellum tabanca fişeği ibareli 4 adet karton kutu, 1 adet  tabanca fişeği tablası, beyaz renkli üzerinde kırmızı gres yağı bulunan peçete  parçası, MKE 85 ibareli 47 adet 7,62 mm çaplı fişek, MKE 84 ibareli 11 adet 7,62  mm çaplı fişek, MKE 95 ibareli 1 adet 7,62 mm çaplı fişek, ayçiçeği yağı S1  ibareli üzeri bantlı sarı kapaklı bidon, 2 adet 1530 cm uzunluğunda saniyeli  fitil, 1 adet 457 cm uzunluğunda saniyeli fitil, 1 adet 285 cm uzunluğunda  saniyeli fitil, 1 adet 85 cm uzunluğunda saniyeli fitil, 132 adet MKE yapımı 9 mm  MP5 fişek, 73 adet WCC 95 ibareli fişek, 4 adet MKE 9p ibareli fişek, 5 adet FC 9  mm Luger ibareli fişek, 1 adet WCC 95L 9 mm fişek, 1 adet WCC 92 ibareli fişek, 2  adet GFL 89 ibareli fişek, 200 adet MKE 9 p 05 ibareli fişek, üzeri şeffaf bantlı  kapak ve ağız kısmında gres yağı olan sarı kapaklı yaklaşık 2 litrelik bidon, 3  adet MKE savunma tipi kör tapalı el bombası gövdesi, 5 adet dolu 2 adet  kullanılmış bubi tuzağı, warning ibareli yabancı menşeli sis kutusu, 1 adet hakem  bombası içi, üzeri naylon bant ve peçete kaplı tapa M206A2KF-MKE ibareli el  bombası fünyesi, üzeri naylon bant ve peçete kaplı tapa M204A2KF-MKE ibareli el  bombası fünyesi, üzeri naylon bant ve peçete kaplı tapa M206A2KF-MKE ibareli el  bombası fünyesi, üzeri naylon bant ve peçete kaplı tapa M206A2KF-MKE ibareli el  bombası fünyesi, 42 adet mayonlu MKE yapımı 2 şerit halinde 7,62 mm çaplı fişek,  21 adet MKE 85 ibareli 7,62 mm çaplı fişek, 2 adet MKE 91 ibareli 7,62 mm çaplı  fişek, 10 adet MKE 97 ibareli 7,62 mm çaplı fişek, 2 adet MKE 84 ibareli 7,62 mm  çaplı fişek, 7 adet MKE 83 ibareli 7,62 mm çaplı fişek, 38 adet MKE 83 ibareli  7,62 mm çaplı fişek, 2 adet MKE 98 ibareli 7,62 mm çaplı fişek, MKE 95 ibareli 2  adet 7,62 mm çaplı fişek, MKE 91 ibareli 2 adet 7,62 mm çaplı fişek, MKE 90  ibareli 1 adet 7,62 mm çaplı fişek, MKE 98 ibareli (13) adet 7,62 mm çaplı fişek,  MKE 83 ibareli 75 adet 7,62 mm çaplı fişek, RG77 ibareli 1 adet 7,62 mm çaplı  fişek, 3 adet yabancı menşeli seri noları silinmiş lav roketi, 1 adet  1340-27-000-4030 MKE KFI-2002 ibareleri yazılı boş lav roketi, 1 adet  1340-27-000-4030 MKE LOT:3/2000 ibareleri yazılı boş lav roketi, 1 adet  1340-27-000-4030 MKE KF:l/2002 ibareleri yazılı boş lav roketi, 1 adet  1340-27-000-4030 MKE LOT:3/2000 ibareleri yazılı boş lav roketi, 1 adet  1340-27-000-4030 MKE LOT:3/2000 ibareleri yazılı boş lav roketi, 3 adet Danger  ibareli seri numarası kazınmış dolu lav roketi ele geçirilmiştir.”

“PİYASADAN TEMİNİ MÜMKÜN DEĞİL”

İddianamede, İstanbul Emniyet Müdürlüğü Bomba İmha ve İnceleme Şube  Müdürlüğü tarafından hazırlanan inceleme raporuna göre, ele geçen lav  silahlarından dolu olanları, el bombaları, hakem bombaları, diğer patlayıcı ve  mühimmatın sağlam ve çalışır vaziyette olduğu, fabrikasyon olarak askeri amaçlar  doğrultusunda kullanılmak üzere üretilen, piyasadan rahatlıkla temini mümkün  olmayan mühimmatlardan olduğu belirtildi.

Poyrazköy'de yapılan aramalarda ele geçen mühimmatlar ile ilgili olarak  MKE Genel Müdürlüğünce verilen bilgiye göre, mühimmatın, MKE imali olup, üzerinde  kafile numarası bulunan mühimmatın imalinden sonra MKE tarafından teslim edildiği  askeri birliklerin tespit edildiği belirtilen iddianamede, şöyle devam edildi:
“Buna göre MKE tarafından imal edilip, resmi olarak askeri birliklere  teslimi yapıldığı halde Poyrazköy'de ele geçen mühimmattan üzerinde  1340-27-000-4030 MKE KF 2-1 990 ibaresi bulanan 3 adet dolu lav silahının, imal  tarihi 92 olan 1 adet MKE yapımı kafile no 1-27 ibareli sis kutusunun, üzerinde  TAPA M206 A2 KF MKE 5-2-75 ibaresi bulunan 1 adet el bombasının, üzerinde MKE  MOD47 KF MKE 1-63-87 ibaresi bulunan 1 adet el bombasının Jandarma Genel  Komutanlığına ait olduğu, imal tarihi 93 olan 1 adet MKE yapımı mor renkli sis  kutusunun Hava Kuvvetleri Komutanlığına ait olduğu, üzerinde TAPA M204 A2 KF MKE  158-2-84 ibaresi bulunan 4 adet el bombasının, üzerlerinde TAPA M 204 A2 KF  MKE-89-12-77 ibaresi bulunan 20 adet el bombası fünyesinin Kara Kuvvetleri  Komutanlığına ait olduğu tespit edilmiş, söz konusu mühimmat Askeri Savcılık  aracılığı ile belirtilen kuvvet komutanlıklarının ilgili birimine teslim  edilmiştir.”

“ENVANTERDE EKSİK YOK”

Aramalarda ele geçen silah ve mühimmatın TSK kayıtlarında bulunup  bulunmadığının araştırılması amacıyla Askeri Savcılığa yazı yazıldığı belirtilen  iddianamede, “Yazı üzerine verilen cevapta, sorulan mühimmatlardan bazıları ile  ilgili olarak 'Envanterde eksik yoktur' şeklinde açıklama yazılmış olmasına  rağmen söz konusu mühimmatın Poyrazköy'de ele geçmiş olduğu, bu hususun çelişki  oluşturduğu belirtilerek, söz konusu mühimmatın kayıtlarında bulunması gereken  (teslim alan) askeri birlikten/depodan ne şekilde çıkmış olduğu hususunun  araştırılması, sorumlular hakkında bu konu ile ilgili olarak soruşturma bulunup  bulunmadığının bildirilmesi istenilmiştir” denildi.

Konuya ilişkin Genelkurmay Başkanlığı Adli Müşavirliği tarafından 11  Eylül 2009'da verilen cevapta da şunların kaydedildiği belirtildi:
“Belirtilen mühimmatın envanter ve mevcut durumunun kuvvet  komutanlıkları tarafından yeniden araştırıldığı, envanter kayıtlarında ve  depolarda eksik olmadığı, söz konusu mühimmatın kuvvet komutanlıkları tarafından  eğitim, atış, tatbikat, denetleme ve iç güvenlik operasyonlarında kullanıldığı ve  mevcut yönerge ve talimatlara göre sarf edildiği, envanter kayıtlarında ve  mevcutlarda her hangi bir eksik mühimmata rastlanmadığı bir kez daha teyit  edilmiştir.
Bu araştırmada; envanterde kayıtlı olan söz konusu mühimmatın MKE  kurumundan tedarik edildiği, bu tip mühimmatın MKE tarafından sadece silahlı  kuvvetlere verilmediği, başka kurumlara da verildiği, yabancı ülkelere de  satıldığı tespit edilmiştir. Kaldı ki, bu tip hafif mühimmatın terör örgütleri  tarafından da dış ülkelerden tedarik edilip kullanıldığı bilinmektedir.  Dolayısıyla, salt kafile numarası ile anılan mühimmatın aidiyetinin ortaya  konamayacağı, mühimmatın da silahlar gibi seri numarası taşıması halinde  aidiyetinin belirlenmesinin mümkün olabileceği bildirilmiştir.”

“MKE'NİN YAZISI SABİT”

İddianamede, mühimmatın MKE tarafından imal edilerek ilgili kuvvete  (Jandarma Genel Komutanlığı, Hava Kuvvetleri Komutanlığı, Kara Kuvvetleri  Komutanlığı) teslim edildiğinin MKE kurumunun yazısıyla sabit olduğu kaydedildi.

Kuzey Deniz Saha Komutanlığı Askeri Savcılığı aracılığıyla yapılan  yazışmalar sonucunda, MKE imali olup üzerinde kafile numarası bulunan  mühimmatların, ait olduğu kuvvetler tarafından İstanbul Emniyet Müdürlüğünden  teslim alındığı belirtilen iddianamede, “Lav silahı, el bombası gibi etkisi  itibariyle vahim nitelikteki mühimmatın, ne şekilde, kimler tarafından askeri  birliklerden/depolardan çıkartıldığı, resmi kayıtlarda söz konusu mühimmat  hakkında ne tür bilgi bulunduğu tespit edilememiş, Jandarma Genel Komutanlığı,  Hava Kuvvetleri Komutanlığı, Kara Kuvvetleri Komutanlığının ilgili personeli  hakkında depodan çıktığı anlaşılan mühimmat ilgili olarak soruşturma bulunmadığı  anlaşılmıştır” denildi.

iddianamede, bir ihbar mektubundaki belgelerde, “TSK bünyesinde  faaliyet gösteren Ergenekon örgütünün Deniz Kuvvetleri Komutanlığındaki  yapılanmasının, hakkında soruşturma yürütülen Özden Örnek'in liderliğinde  faaliyet yürüttüğü” yönünde bilgi bulunduğu kaydedildi.

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan 65 sayfalık iddianamede,  İstanbul Emniyet Müdürlüğü Muhabere Elektronik Şube Müdürlüğü hizmetlerinde  kullanılan 155 mail ihbar hattına 23 ve 24 Mayıs 2009 tarihlerinde Deniz  Kuvvetleri Komutanlığında görevli bir askerin gönderdiği bildirilen iki ayrı  ihbar mailine ayrıntılı olarak yer verildi.
İddianamenin “Kafes Eylem Planı”nın eki niteliğindeki “görev bölümü”  başlıklı belgede ismi “Danışma Kurulu Başkanı” şeklinde yer alan Feyyaz  Öğütçü'nün, kamuoyu oluşturma safhasında istifade edilecek kanaat önderleri,  sanatçı, akademisyen, gazeteci ve yazarlarla diğer “kilit haberleşmecilerin  belirlenmesi ve organize edilmesinde” görevli olduğu ifadesi yer aldı.

Şüphelilerden Levent Bektaş'ın iş yerinde ele geçen 3 nolu DVD'de yer  alan örgütsel notta, “Kafes Eylem Planı tamamlanınca son hali Kasımpaşa'ya onaya  gidecek” ibaresinin yer aldığı belirtilen iddianamede, “Şüphelinin, eylem  planının hazırlandığı Mart 2009 ve öncesindeki tarihlerde İstanbul Kasımpaşa'da  bulunan Kuzey Deniz Saha Komutanlığı görevini yürüttüğü anlaşılmıştır” cümlesine  yer verildi.

İddianamede, soruşturma kapsamında Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği  Kadıköy Şubesinde yapılan aramaya da değinilerek, bu aramada ele geçen  bilgisayarda (Türkan SAYLANl.doc) isimli word belgesinde, soruşturma kapsamında  işlem yapılan şüpheli Aydın Ortabaşı tarafından Türkan Saylan'a hitaben yazılmış  mektubun referanslar kısmında da Feyyaz Öğütçü'nün isminin yer aldığı ifade  edildi.

“Ali Aşkın” ismiyle gönderilen ve Koç Müzesi'ndeki denizaltında  görevlilerce bulunan TNT kalıplarının ve fünyelerin, bir işlem yapılmaksızın imha  edilmesinin Öğütçü'nün talimatıyla gerçekleştirildiği iddia edilerek, Cumhuriyet  Savcılığına Serdar Cem adıyla yazılan iki ayrı ihbar mektubunun ekinde gönderilen  CD'lerin incelendiği belirtildi. İddianamede, “Bu belgelerin incelenmesinde,  (DZKK'DA ULUSALCI YAPILANMA) başlıklı belgede, şüphelilerden Ahmet Feyyaz  Öğütçü'nün TSK bünyesinde faaliyet gösteren Ergenekon örgütünün Deniz Kuvvetleri  Komutanlığındaki yapılanması içerisinde yer aldığı, bu yapılanmanın hakkında  soruşturma yürütülen Özden Örnek'in liderliğinde faaliyet yürüttüğü, bu  yapılanmaya mensup kişilerin kendi aralarında grup halinde internet üzerinden  haberleştikleri yönünde bilgiler bulunduğu” kaydedildi.

İddianamede, “Kafes Operasyonu Eylem Planı”nın eki niteliğindeki“görev bölümü”  başlıklı belgede, Kadir Sağdıç'ın “Başkan Yardımcısı”şeklinde yer aldığı, şüpheli Mücahit Erakyol'un da aynı belgede isminin “Özel  Operasyon Komutanı” olarak geçtiği, ayrıca İstanbul Emniyet Müdürlüğüne ulaşan  Dursun Çiçek'le ilgili bir ihbar mektubunda, Albay Mücahit Erakyol'dan “sürekli  temas halinde olduğu ve silah arkadaşlığının ötesinde ilişkisi bulunduğu kişi”  olarak bahsedildiği bildirildi.

İddianamede, yine soruşturma kapsamında Kocaeli'nde bir adreste yapılan  aramada bulunan flash bellekte “Nisan Bülteni” başlıklı word belgesinde, “Doğu  Perinçek Başkanımızın Emirleri” adlı bölümde, Levent Bektaş'ın ekiplerinin  yerine yeni ekiplerin kurulması, bu timlerin oluşturulmasını da Mücahit  Erakyol'un üstlenmesinin istendiği, ayrıca, “Aydın Ortabaşı, ÇYDD'den gelen  parasal kaynakların miktarları Perinçek'in emirleri doğrultusunda artırılacak.  Diğer parasal kaynak konusunda yeni satış kanalları (maddeler) oluşturulacak.  Aydın Ortabaşı'nın mezun ettiği kız öğrenciler, yapının sivil tabanına, daha  hızlı bir şekilde kazandırılması için organizasyonlar yapılacak” ifadelerinin  yer aldığı dile getirildi.

Levent Bektaş'ın iş yerinde ele geçirilen 3 No'lu DVD'de, şüpheliler  Deniz Erki ve Tanju Veli Aydın'ın sıfatlarının “1. Hücre Elemanı”, Şüpheli Emre  Sezenler içinse “2'inci Hücre Lideri” sıfatının kullanıldığı belirtilen  iddianamede, şüpheliler Hüseyin Doğancı ve Hasan Bak için de “2. Hücre  Elemanı”, Şüpheli Metin Samancı için “Ege Bölge Komutanı”, şüpheli Levent  Gülmen için “1. Hücre Lideri”, şüpheliler Aydın Ayhan Saraçoğlu, Emre Tepeli,
Süleyman Erharat, Murat Aslan, İbrahim Öztürk, Bora Coşkun  ve Bülent Aydın için
“1. Hücre Elemanı” olarak geçtiği kaydedildi.

İddianamede, 3 No'lu DVD'de şüpheli Halil Özsaraç'ın isminin “2. Hücre  Lideri”, şüpheliler Gürol Yurdunal, Ümit Özbek, Bülent Karaoğlu, Hüseyin Erol,  Daylan Muslu, Mehmet İnce, Alpay Belleyici, “2. Hücre Elemanı” olarak  tanımlandığı, İsmail Zühtü Tümer'in adının “Karadeniz Bölge Komutanı”, İbrahim  Levent Olcaner'in “1. Hücre Lideri”, Özgür Erken, Metin Fidan, Metin Keskin,Türker Doğanca ve  Mesut Adanur'un adlarının da “1. Hücre Elemanı” olarak geçtiği bildirildiği iddianamede, şüphelilerden ele  geçirilen belge ve dokümanlara ayrıntılı olarak yer verildi.

İddianamede, Poyrazköy'de bulunan mühimmata ilişkin hazırlanan  iddianamede de yer alan “Psikolojik Harekat Kampanya Kontrol Formu” ve  “GİZLİ” ibareli “Görev Bölümü” başlıklı, “Danışma Kurulu, Özel Operasyon  Komutanlığı, Marmara Bölge Komutanlığı, Ege Bölge Komutanlığı, Karadeniz Bölge  Komutanlığı” başlıkları altında toplam 41 rütbeli askeri personelin isimlerinin  yer aldığı ve “Özel Plan Hücre Lideri (E) Dz. Bnb. Levent Bektaş” adıyla  imzalanan, tamamı iki sayfadan ibaret belge olduğunun görüldüğü bildirildi.
“Marmara Bölge 2. Hücre Lideri” Dz. Kd. Bnb. Eren Günay adı ile  imzalanan ve tamamı iki sayfadan oluşan “EK-C GİZLİ” ibareli “Silah Mühimmat  ve Malzeme Listesi” başlıklı belgede ise şu bilgilerin yer aldığı belirtildi:
“3 adet keskin nişancı tüfeği (Remington 7,62/Dragunov 7,62), 2 adet  keskin nişancı tüfeği (Accuracy 12,7), 5 adet susturuculu tabanca  (Glock/Smith&Wesson/Colt) 4 adet makineli tabanca (Uzi), 30 adet LAW silahı, 900  adet 9x19 mm. Subsonic fişek, 20 libre C4 plastik patlayıcı, 20 libre C3 plastik  patlayıcı, 20 libre C8 plastik patlayıcı, 100 feet infilaktı fitil, 20 adet  elektrikli fünye, 50 adet hakem bombası, 50 adet kara tipi sis kutusu, 100 adet  MKE sis kutusu, 2 ton amonyum nitrat, 200 adet 7.62 mm müsabaka fişeği, 150 adet  12,7 mm anti personel fişeği, 150 adet 12,7 mm anti personel fişeği, her silah  için 5 bin adet tahsis/temin edilecek silahların orijinal mühimmatı, 3 adet  yüksek büyütmeli dürbün, 9 adet internetsiz bilgisayar, 4 adet masa üstü  bilgisayar, 75 adet kullanılmamış cep telefonu ve hat, 3 adet yazıcı, 100 paket  A4 kağıdı, 25 adet kullanılmamış taşınabilir bellek (40 GB), 50 adet  kullanılmamış taşınabilir bellek (4-8 GB), 20 adet kullanılmamış SD kart (4-8  GB), 6 adet dijital fotoğraf makinesi (Canon/ Nikon), 6 adet dijital video kamera  (Sony).”

KAFES OPERASYONU EYLEM PLANI

İddianamede, sanık Levent Bektaş'ın iş yerinde yapılan aramada ele  geçirilen “GİZLİ” ibareli Mart 2009 tarihli “Özel Operasyon Gücü Karargahı”  tarafından hazırlandığı ifade edilen “Durum, Vazife, İcra, İdari Lojistik ve  Komuta Muhabere” ana başlıkları bulunan, Özel Operasyon Gücü Komutanı Vekili Dz.  Yarbay Ercan Kireçtepe adıyla imzalanan belgenin ilk sayfasında, el yazısıyla  “Uygundur. Kadir Paşa koor. et...n” notunun düşüldüğü belirtildi.
Tamamı 6 sayfadan oluşan “Kafes Operasyonu Eylem Planı” başlıklı belge  metninde ise şunların yer aldığı bildirildi:
“Genel: Rahip Santaro, Malatya Zirve Yayınevi ve Hrant Dink  operasyonları sonrasında, Türkiye'de yaşayan gayrimüslimlerin irticai grupların  hedefinde olduğu yönünde kamuoyu oluşmuş ancak AKP tarafından, karşıt medyanın da  desteğiyle söz konusu olayların Ergenekon tarafından organize edildiği şeklinde  yoğun propaganda faaliyetlerinde bulunulmuştur.

Vazife: Türkiye'de yaşayan gayrimüslimlerin can ve mal güvenliklerinin  sorgulanarak, AKP Hükümeti üzerinde iç ve dış toplumun baskısını artırmak,  kamuoyunu meşgul etmek ve Ergenekon davası başta olmak üzere gündemi  değiştirmektir.

İcra: Özel Operasyon Gücü Komutanlığı tarafından, Ergenekon davasında  tutuklu bulunanlara destek vermek, AKP ve yandaşlarının karşı psikolojik harp  faaliyetlerini etkisiz kılmak, gündemi değiştirerek hedef saptırmak, teşkilatın  moralini yükseltmek ve kamuoyunun desteğini kazanmak maksadıyla gayrimüslimler  üzerinde korkutucu propaganda icra edilecek ve söz konusu faaliyetler kaynağı  bakımından kara propaganda ile AKP ve AKP'ye destek veren diğer şer odaklarınca  icra edilmiş gibi gösterilecektir. Operasyon dört safhada icra edilecektir.

Koordinasyon: Eylem safhası için gerekli detaylı planlamalar bölge  komutanlıklarınca hazırlanacak, emniyetli kanaldan özel plan hücre liderine  ulaştırılacaktır.

Meydana gelebilecek hukuki durumlarda Özel Operasyon Gücü Komutanlığının  onayını almak suretiyle avukat Serdar Öztürk'ten destek alınabilecektir.

Kafes Operasyonu, Özel Operasyon Gücü Komutanı tarafından sevk ve idare  edilecektir. Özel Operasyon Gücü Komutanı ana karargahta bulunacaktır.”

Aynı DVD'de bulunan “tn.txt” isimli metin belgesi incelendiğinde, 3  nolu DVD içerisinde yer alan “KAFES EYLEM PLANI-1.JPG”, “KAFES EYLEM PLANI-2.JPG”, “KAFES EYLEM PLANI-3.JPG”, “KAFES EYLEM PLANI-4.JPG”, “KAFES EYLEM PLANI-5.JPG” ve “KAFES EYLEM PLANI-6.JPG” isimli resim dosyaları  içerisinde ifade edilen eylem planıyla ilgili açıklamaların, örgütsel içerikli  notları, toplantı kararlarını içerdiğinin anlaşıldığına yer verilen iddianamede,  metin belgesindeki notların “Ergenekon terör örgütü”nün hazırladığı “Kafes  Operasyonu Eylem Planı”nın uygulanmasıyla ilgili olduğunun anlaşıldığı  belirtildi.

İddianamede, “kafes adresler.xls” isimli dosya incelendiğinde, yer,  adı, adres, bilgiler, telefon, önder, e-mail başlıkları altında, farklı illerdeki  çok sayıda kilise, topluluk adresleri ile gerçek şahıslara ait isim, adres ve telefon numarası  bilgilerinin kaydedildiği, “kafes liderler 2.xls” isimli dosyada, “kilise ve tel no” başlıkları altında, farklı illerdeki kilise  isimleri, sabit ve GSM numaralarının kayıtlı olduğu, “harita.png” isimli resim  dosyasında ise Türkiye siyasi haritasındaki iller dört farklı renge boyanarak  değişik rakamlar yazıldığı, renklerin ne anlama geldiğini gösteren lejant  bölümünde mor rengin “topluluk olan yerler”, sarı rengin “topluluk olmayan  yerler”, yeşil rengin “imanlı olan yerler”, kırmızı rengin “imanlı olmayan  yerler” manasına geldiği şeklinde açıklama bulunduğu kaydedildi.

“Toplantı adreslerLXLS” isimli dosyada ili, grubu, adresi, ikamet  başlıkları altında farklı illerdeki 14 şahsın adresleriyle birlikte kimlik  bilgilerinin kaydedildiği aktarılan iddianamede, “ibadet yerleriLXLS” isimli  dosyadaki “Ülke genelinde faaliyette olan yabancılara ait ibadethanelerin illere  göre dağılımı” başlıklı belgede de değişik illerde bulunan farklı azınlıklara  ait ibadethanelerin, adresleriyle birlikte yer aldığı belirtildi.
İddianamede, “internet adres listesiLDOC” isimli dosyadaki  “Misyonerlik-Hristiyanlık faaliyeti gösteren internet adresleri” başlıklı  belgede, 50 adet internet sitesinin faaliyet alanı ve yayın dili ile birlikte  kaydedildiğinin tespit edildiği bildirildi.

FUHUŞ ÇETESİ İDDİASI

Bir DVD'de bulunan 'Fuhuş çetesiLpdf” isimli dosyada yapılan incelemede,  “Deniz Kuvvetleri Komutanlığı içerisinde istihbarat amaçlı organize fuhuş  çetesinin varlığının araştırılması” konulu 12 sayfalık belgenin ele geçirildiği  belirtildi.
İddianamede, bu belgede Deniz Kuvvetleri Komutanlığında görev yapan sivil  memurlar ve değişik rütbedeki birçok askeri personelin isimlerinin kaydedildiği  ve bu şahıslar hakkında çeşitli iddiaların yer aldığı ayrıca belgenin içinde  bulunduğu klasöre, “Bu raporu kim hazırlamış” isminin verildiği ifade edildi.

Belgenin bazı bölümlerinde, “Deniz Kuvvetleri Komutanlığı içerisinde  istihbarat amaçlı organize fuhuş çetesinin varlığının araştırılması” konusunun  yer aldığı belirtilen iddianamede, “Emekli Tümamiral Ö.K'nın bilgisayarından  çıkan Ergenekon belgesindeki 'Eleman ve Organizasyon' kısmında, 'İstihbarat  sanatında en çok yarar sağlanan fahişeler olmuştur. Çünkü, insanlar çoğu kez  ruhsal problemlerin etkisiyle ve bilinçsiz bir karşı konulmazlıkla sırlarını  fahişelerle paylaşırlar. Bu, bilimsel bir tespittir ve 2 bin yıldır yararlanılan  bir metottur' denilmektedir. Bu bağlamda Deniz Kuvvetleri Komutanlığı içerisinde  istihbarat amaçlı organize fuhuş çetesinin varlığının araştırılması yapılmıştır”  ifadelerine yer verildi.

Deniz Kuvvetleri Komutanlığı içerisinde görevli kadın sivil memur, subay  ve astsubaylardan oluşan organize bir yapının mevcut olduğuna, bu yapı içerisinde  yer alan şahıslar arasında Deniz Kuvvetleri Komutanlığı iç kurallarına aykırı,  askeri ilişkileri aşan bir yakınlaşmanın varlığının gözlendiğine işaret edilen  iddianamede, şöyle denildi:
“Deniz Kuvvetleri Komutanlığı içerisinde sivil memur olarak görev yapan  bir kısım bayan personelin, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı içerisinde subay ve  astsubaylar ile gayriahlaki ilişkilerinin tespit edildiği, bu ilişkilerin sivil  memur, subay ve astsubaylar arasında organize bir şekilde yapıldığı, kurulan bu  fuhuş organizasyonunun Deniz Kuvvetleri Komutanlığı içerisinde istihbarat amaçlı  olduğu kanaati oluşmuştur. Bu organize yapı içerisinde yer alan subay ve  astsubayların belli başlı bazı sivil memurlar ile sık sık ilişki kurdukları,  subay ve astsubayların dışarıdan bir kısım kadınlar ile de fuhuş yaptıkları,  subaylar ile sivil memurlar arasında yaşanan ilişkilerin atamalarda etkili olduğu  görülmüştür.

Deniz Kuvvetleri içerisinde görülen bu organize yapının, milli  güvenliğimizi tehdit eden başka organize örgütlerle irtibatlı olduğu  değerlendirilmektedir.”

 


Yorumları Göster
Yorumları Gizle