İTÜ 225 yaşında

Güncelleme Tarihi:

İTÜ 225 yaşında
Oluşturulma Tarihi: Haziran 01, 1998 00:00

Haberin Devamı

Mühendisler yeniçerileri yendi

Taşkışla, bugün İTÜ Mimarlık Fakültesi'nin binası. 1852'de yapıldı; Kırım Savaşı'nda Fransız askerlerinin hastanesi, sonra Avcı Taburu kışlasıydı; 31 Mart ayaklanmasının en büyük çatışmaları burada oldu. 1950'de İTÜ'ye verildi. Gümüşsuyu'ndaki bina 1920'de yapılmıştı, ama İngilizler işgal ettiğinden okul buraya sonradan taşınabildi. Maçka binası 1862'de Silahhane olarak kurulmuştu; yaklaşık 100 yıl sonra İTÜ buradan ilk tv yayıncılığını deniyordu...

Osmanlı Devleti'nde modernleşme çabaları, ordunun yenileşmesi ihtiyacından doğdu. Mühendislik de bu çerçevede ele alındı: Kara ve deniz ordusunda teknik hizmetlerin iyileştirilmesi gerekiyordu.

Ordudaki reformun başlıca düşmanı da eski ordunun çekirdeğini oluşturan yeniçeri teşkilatıydı. Yeniçeriler, yeni mühendislik okullarını kapattırmayı başardılar. Örneğin 1727'de Üsküdar'da açılan ilk teknik okulu basan yeniçeriler öğrencileri öldürdüler. Sonra Avrupa'dan Kont de Boneval adında bir topçu mühendisi getirildi. Boneval Müslüman olup adını da Ahmet yapmıştı. Okul, Hendesehane adıyla Üsküdar Toptaşı'nda 1734'te kuruldu. Ama Hendesehane, yine Yeniçerilerin karşı koyması üzerine kapatıldı.

Mühendislik eğitimi işte böyle kan revan içinde gelişmeye çalışıyordu. Nihayet 1773'te İTÜ'nün temeli atıldı. Bu defa amaç donanmada mühendisliği geliştirmekti. Yine Avrupa'dan bir yabancı uzman getirildi. Baron de Tott, Haliç'teki okulda, öğrencilerinin altmışlık ak sakallı kaptanlar olduğunu belirtiyor. Okulun adı, 1789'da ‘‘Mühendishane-i Bahri-i Hümayun’’, yani İmparatorluk Deniz Mühendisliği Okulu oldu.

Kara ordusu için de 1792'de ‘‘Mühendishane-i Berri-i Hümayun’’ kuruldu. İki mühendishane ortak ders veriyordu. Müfredatta matematik, coğrafya, kozmografya, fizik, balistik, askeri talim ve Fransızca vardı. Öğrencilerin mindere değil sıralara oturarak ders gördüğü, yabancı dil öğrendiği, ilk okul bu Mühendishane oldu. Bir matbaa, her sınıf için ayrı bir oda, kütüphane, alet odası, atölye gibi bölümler vardı. 1826'da deniz ve kara mühendishaneleri birbirinden ayrıldı. Kara mühendis mektebi, yani Mühendishane-i Berri-i Hümayun, bugünkü İTÜ'ye kadar geldi.

HİCAZ DEMİRYOLU

Mühendishane, askeri bir okuldu; ama sivil öğrenciler de kabul ediliyordu. Buradan yetişen bilim adamları başka alanlarda da hizmet ettiler. Örneğin ilk mezunlardan Kapıkuleli mühendis Hasan, 1815-17 arasında İstanbul'un haritasını yapmıştı. Ya da sonraki dönemlerden söz edersek, Halide Edip Adıvar'ın ilk eşi, ünlü matematikçi Salih Zeki, anılarında okulun kütüphanesinde tavana asılan burç resimlerinden ve duvarlardaki haritalardan söz ediyordu...

19. yüzyılda eğitimi tümüyle sivilleştirmek için birçok girişimde bulunuldu. Ancak, 1883'te Mühendishane'ye bağlı olarak ‘‘Hendese-i Mülkiye’’ adında sivil bir okul kurulmasına rağmen, yönetim orduya bağlıydı. Bu yüzden okulda devletin Türk uyrukları okuyorlardı. Mezunlar, Osmanlı'nın son devrinde önemli bir projeye imza attılar: Hicaz Demiryolu... Bütün demiryollarını Fransız, İngiliz ve Almanların kurduğu o dönemde, II. Abdülhamid, Halifeliğin gücünü vurgulamak için Hicaz demiryolunu yaptırdı. Bu, diğer demiryollarının aksine ‘‘yerli’’ bir projeydi. Gerçi fon bulmak için borçlanıldı ve yabancı uzmanlardan yararlanıldı; ama inşaatta Hendese-i Mülkiye mektebi mezunu mühendisler çalıştı. Çölde büyük zorluklarla mücadele ettiler. Gündüz döşenen demiryolları, gece Bedeviler tarafından sökülüyordu. Bunlara hediye vererek inşaatı rahat bırakmalarını sağlamak, çölün ortasına uzaklardan su taşımak, çoğu zaman da ücret almamayı kabullenerek çalışmak gerekiyordu...

Hendese-i Mülkiye, 1909'da Nafia, yani Bayındırlık Bakanlığına devredildi ve adı ‘‘Mühendis Mektebi’’ oldu. Nihayet sivil mühendis yetiştiren bölüm askeri yönetimden ayrılmıştı. O dönemde öğrencileri kapıda hep aynı felaket bekliyordu: Savaş... İmparatorluk 1911'den itibaren bir savaş sarmalına girmişti. Üniversiteliler okul sıralarında değil, cephelerdeydiler. I. Dünya Savaşı, bütün Avrupa'da üniversite öğrencileri arasında büyük bir telefata yol açtı. Mühendis Mektebi de bundan nasibini aldı, 1915-1921 arasında okul hiç mezun veremedi.

Mühendis Mektebi İstanbul'un işgali yüzünden de çok sıkıntı çekti. Binaları İngilizler tarafından işgal ediliyor, oradan oraya taşınmak zorunda kalıyordu. Bu sırada birçok elyazması, harita ve belge kayboldu.

Bu kargaşada bile önemli gelişmeler oluyordu. Örneğin 1916'da Mühendis Mektebi'nde Prof. Dr. Karl von Terzaghi ilkel bir laboratuvar kurdu. Bilim dünyasında önemli bir adım atıldı, zemin mekaniği bu labarotuvardan doğdu.

1928'de okula ‘‘Yüksek Mühendis Mektebi’’ adı verildi. Artık her yıl yeni bir bölüm kuruluyordu. Yol-demiryolu, su, inşaat (mimarlık), muhabere, uçak mühendisliği, gemi inşaat mühendisliği, vb.

Okulun ‘‘İstanbul Teknik Üniversitesi’’ haline gelmesi, 1944'de oldu. O zamanlar dört fakülteden oluşuyordu: İnşaat, Mimarlık, Makina ve Elektrik. Bugün ise İTÜ'nün 11 fakültesinde 154 bin öğrenci öğrenim görüyor, 606 öğretim üyesi görev yapıyor.

İTÜ'yü 2000'e bağışlar taşıyor

İstanbul Teknik Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Gülsün Sağlamer, ‘‘2001 Atılım Projesi’’ için 21.5 milyon dolarlık (5.5 trilyon lira) bağış toplayarak, dikkatleri üzerine çekti. Prof. Gülsün Sağlamer, Türkiye'nin ikinci kadın ve şu anda tek kadın rektörü... Devletin İTÜ'ye verdiği 1998 bütçesi 12 trilyon lira üniversiteye yetmiyor. Prof. Sağlamer, ‘‘İTÜ'yü 2000'li yıllara taşıyacak projeler için gereken rakamı belirledik, kaynaklarımızı ortaya koyduk ve en az 20 milyon dolar gerektiğini saptadık. Bunu da mezunlarımız ve işdünyasından toplamayı başardık. En büyük şansımız, çok güçlü bir mezun kitlesine sahip olmamız’’ diyor. Rektör, kendi gelir kaynaklarını şöyle özetliyor: ‘‘İTÜ, 5 milyon dolarlık yıllık gelirle Türkiye'de ARGE geliri en yüksek olan üniversite. Öğrenci harçlarından gelen gelirlerimiz de var. Ancak vakıf üniversiteleri kendi harçlarını kendisi belirlerken, devlet üniversitelerinin böyle bir şansı yok. Bir de üniversitenin vakıflarından gelen gelirleri var.’’ Rektör, İTÜ'nün arazi ve binalarından yap-işlet-devret modeliyle yılda 30 milyon dolar gelir hedeflediklerini de söylüyor.

Üniversitenin ‘‘2001 Yılı Atılım Projesi’’ ise şöyle:

Yabancı dil öğrenimi: Bir yıl hazırlık sınıfı zorunlu olmak üzere, derslerin yüzde 30'i İngilizce, yüzde 70'i Türkçe veriliyor.

Uzaktan öğretim sistemi: UNESCO'nun desteklediği projeyle Ayazağa kampüsünde verilen dersler şehir kampüsünden izlenebiliyor. İkinci aşama İstanbul ve Marmara'yı, üçüncü aşama tüm Türkiye'yi, dördüncü aşama Doğu Avrupa ve Orta Asya'yı içerecek.

Genç araştırmacılara destek: Gençlere yurtdışı olanaklar sağlandı. Yayınları destekleyen ödül mekanizması hareket geçirildi.

Enformasyon altyapı projesi: Öğrenci bilgisayar laboratuarlarına kaynak ayrıldı, 750 kişisel bilgisayar temin edildi.

Uydu yer terminali projesi: Avrupa Uzay Ajansı, Arianespace gibi uluslararası uydu teknolojileri ajansları ve üniversitelerle işbirliği sağlandı.

İTÜ Multimedya merkezi: Bir multimedya laboratuarı kurmak için İTÜ bir milyar dolar sermayeli Yazılım Destek kuruluşuna 166 bin dolarla ortak oldu.

İTÜ Teknokent: Üniversite sanayi işbirliği çerçevesinde bir teknokent kurulması için DPT'den 5 milyar lira bütçeli bir fizibilite projesi aldı.

Günümüzde İTÜ

İNŞAAT FAKÜLTESİ: İnşaat, jeodezi ve fotogrametri, çevre mühendislikleri.

MİMARLIK FAKÜLTESİ: Mimarlık, şehir bölge planlaması, endüstri ürünleri tasarımı.

MAKİNA FAKÜLTESİ: Makina mühendisliği ve tekstil mühendisliği.

ELEKTRİK ELEKTRONİK FAKÜLTESİ: Elektrik, elektronik ve haberleşme, bilgisayar mühendislikleri.

MADEN FAKÜLTESİ: Maden, jeoloji, petrol ve doğalgaz, jeofizik mühendislikleri.

KİMYA-METALÜRJİ FAKÜLTESİ: Kimya, metalürji ve gıda mühendislikleri.

GEMİ İNŞAATI VE DENİZ BİLİMLERİ FAKÜLTESİ: Gemi inşaatı ve deniz teknolojisi mühendislikleri.

FEN-EDEBİYAT FAKÜLTESİ: Matematik ve fizik mühendislikleri, kimya.

İŞLETME FAKÜLTESİ: İşletme ve endüstri mühendislikleri.

UÇAK VE UZAY BİLİMLERİ FAKÜLTESİ: Uçak, meteoroloji, uzay bilimleri mühendislikleri, uzay bilimleri ve teknolojisi.

DENİZCİLİK FAKÜLTESİ: Gemi makinaları işletme mühendisliği, güverte.

TÜRK MUSİKİSİ DEVLET KONSERVATUVARI: Kompozisyon, müzikoloji, temel bilimler, Türk halk oyunları, çalgı yapım, ses eğitimi, çalgı eğitimi.

MESLEK YÜKSEK OKULU: Gemi makinaları işletme, güverte.






Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!