GeriGündem İstismara ağır ceza: #ÇocukSusarSenSusma!
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

İstismara ağır ceza: #ÇocukSusarSenSusma!

İstismara ağır ceza: #ÇocukSusarSenSusma!

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, günlerdir kamuoyunun gündeminde olan çocuklara yönelik cinsel istismar suçlarına hadım da (kimyasal kastrasyon) dahil ağır yaptırımlar getirileceğini söyledi. MHP ve CHP liderleri de grup toplantılarında bu konuya yer vererek, cinsel istismar suçlarına ağır ceza getirilmesi gerektiğini belirtti.

CUMHURBAŞKANI Tayyip Erdoğan, AK Parti’nin dünkü Meclis grubunda, “Son günlerde ardı ardına karşımıza çıkan çocuklara yönelik alçakça saldırılarla ilgili haberler bizi bu sorumluluklarımız konusunda düşünmeye, kendimizi sigaya çekmeye yöneltmelidir. Genellikle istismar sözüyle ifade ediliyorsa da çocuklara yönelik bu alçaklıklar istismar değil, alenen izmihlaldir, toplumumuzu çöküşe götürecek birer dinamittir, alçaklıktır” dedi. Caydırıcı olması için bu suçlara yönelik en ağır cezai müeyyidelerin getirileceğini belirten Erdoğan, bakanlardan oluşturulan komisyonun hızlı ve etkin bir çalışma yürüteceğini, ilk Bakanlar Kurulu’nda konunun ele alınarak, hızla hayata geçirileceğini bildirdi.

TAAMMÜDEN ÖLDÜRMEKLE AYNI

Bu suçlardan ceza alanlara ilişkin, “İnfaz sistemlerindeki tüm indirimler ve kolaylıklar dışında tutulması şarttır” önerisinde de bulunan Erdoğan, “Milletimizin gözünde bir çocuğun bedeninde ve ruhunda açılan yaralar bir insanı taammüden öldürmekle aynıdır, bu böyle bilinsin” dedi. Partililerin, “İdam isteriz” diye slogan atmaları üzerine Erdoğan, “Bu tür suçlara verilen cezaların ve infazının da hissiyatımıza uygun olması gerekir. İnşallah en kısa sürede bu meseleyi hem inancımızın gerekleriyle hem milletimizin değerleri ve beklentileriyle mütenasip bir şekilde çözüme kavuşturacağız” diye konuştu.

ZİNA DÜZENLEMESİ İSABETLİ OLUR

Erdoğan, grup toplantısının ardından gazetecilerin sorusu üzerine de özetle şunları söyledi: “Çocuk tacizleri bağışlanabilir, görmezden gelinebilir konular değil. 6 arkadaşımız bu konuyla ilgili çalışmalarını başlattılar ve süratle bu konuda bir neticeye varıp, ardından da hemen yasal düzenlemesini yapıp bunu parlamentoya taşıyacağız. Zina konusunun da yeniden ele alınmasının çok çok isabetli olacağı düşüncesindeyim. Çünkü bu toplumun manevi değerler noktasında farklı bir konumu var. Biz AB sürecinde, bu bir özeleştiridir, onu söylemek zorundayım, bu konuda bir yanlışımız oldu ki zina ile ilgili düzenlemeyi de yapmak suretiyle tacizler, vesaireler, bunları belki de aynı kapsam içerisinde değerlendirmemiz lazım. (Kapsamı ne olacak sorusuna karşılık) Yeni değil, çok çok eski. Kapsamı daha da geniş. Tartışılsın. Bunlar bizim daha önce yasal düzenlemelerimizin içerisinde vardı. Biz AB’nin talepleri, vesaireleri doğrultusunda orada böyle bir adımı attık ama yanlış yapmışız.”

BUNU YAPMAMIZ ŞART

Erdoğan, “Kimyasal hadıma bakışınız nasıl?” sorusu üzerine de, “Bu konularla ilgili olarak aklımıza, aklınıza ne geliyorsa, bunların hepsinin bilimsel anlamda çözüme kavuşturulması çok çok önemli. Buna malum kastrasyon deniliyor. Yapılması gereken ve caydırıcılığı konusunda önem taşıyan ne ise bunu bizim yapmamız şart” dedi.

DOKTORLAR NE DİYOR: ‘BİREYE ÖZGÜ UYGULAMA OLMALI’

Dr. Şahut Duran (Türkiye Psikiyatri Derneği Yönetim Kurulu Üyesi): “Hadım hem cerrahi hem de kimyasal yollarla uygulandığında, cinsel davranışla ilgili önemli rolü olan hormonlar üzerindeki etkileri yoluyla cinsel ilgi ve isteği azaltıp cinsel davranışla ilgili değişikliklere neden oluyor. Son yıllarda yapılan çalışmalar cinsel suç davranışı olan kişilerde kimyasal hadım uygulanmasının cinsel ilgi ve istek üzerinde kalıcı olmayan etkileri bulunduğunu gösterdi. Bu suçların önlenmesinde hadımın tek başına kullanılması yetmez. Cinsel suçun yinelemesiyle ilgili uygulanabilecek birden çok ayrıntılı şekilde tanımlanmış psikolojik yöntem, kimyasal ve cerrahi hadım dahil mevcut tüm girişimlerin uzun dönemde etkinliği sıklıkla gözden geçiriliyor. Sonuç olarak cinsel suçun yinelemesine yönelik yaklaşımlar her bireyde etkili olamıyor. Tam korumayı sağlamıyor. Uygulamalar bireye özgü olmalı. Tedavi gerekip gerekmeyeceği, gerekliyse hangi yöntemin seçileceği, olası etkinliğin değerlendirilmesi hekim değerlendirmesine bırakılmalıdır. “

ETKİSİ YÜZDE 100 DEĞİL

Prof. Dr. Selahittin Çayan (Türk Üroloji Derneği Genel Sekreteri): “Bize ‘hadım edilmesi’ yönündeki mahkeme kararlarıyla getirilenler var. Testosteron azaltıcı ilaçlar uygulamamız isteniyor. Bu ilaçlar ereksiyonu engellemeye yönelik de etki ediyor. Ancak etkisi yüzde 100 değil, yüzde 80-90 oranlarında etkili. Kaldı ki ereksiyonu önlese bile, dürtülere etki etmediği için kişinin el, parmak, alet vs. ile tacizini, suçu engellemiyor. “

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle