GeriGündem İstanbul’da durum farklı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

İstanbul’da durum farklı

İstanbul’da durum farklı

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, iptal edilen İstanbul seçimleriyle ilgili, “Bizim demokrasi anlayışımız milli iradeye saygımız bu sonuçları kabul etmeyi gerektiriyor. Ancak İstanbul’da farklı bir durumla karşı karşıya kaldık. İlk etapta 28 bin oyla kaybettiğimizi ilan etmişlerdi. Yapılan itirazlarla bu rakam en son 13 bin küsurata kadar geriledi. Şimdi bütün bunlar bir şaibenin olup olmadığını ortaya koymuyor mu” diye konuştu. Erdoğan, ATO Congresium’daki Ankara’nın EN’leri ödül töreni ve iftar programında özetle şunları söyledi:

OYUNU BOZMAKTA KARARLIYIZ

“Sanayide çarkların daha hızlı döndüğü, ticarette sirkülasyonun genişlediği üretim ve kazancın, bereketin arttığı döneme giriyoruz. Türkiye’yi başka türlü durduramayacaklarını görenler, umudumuza, moralimize, hedeflerimize ulaşma inancımıza saldırıyorlar. Faizi ve enflasyonları tetikleyen kur operasyonlarının gerisindeki en büyük amaç budur. İlgili ilgisiz her gelişmeyi bahane ederek döviz kurunu harekete geçirenlerin oyununu bozmakta kararlıyız. Kendimize güvendiğimizde hiçbir yaptırım ve bununla ilgili tehditler, hiçbir ek vergi uygulaması hiçbir açık, gizli ambargo bizi durduramaz. İlerleyen süreçte istihdamda çok ciddi bir yükseliş bekliyoruz. Şimdiden bunun işaretlerini almaya başladık.

ŞAİBEYİ ORTAYA KOYMUYOR MU?

Her seçim gibi 31 Mart’ta kazanılan kaybedilen yerler oldu. Bizim demokrasi anlayışımız milli iradeye saygımız bu sonuçları kabul etmeyi gerektiriyor. Ancak İstanbul’da farklı bir durumla karşı karşıya kaldık. Cumhur İttifakı olarak 39 ilçeden 25’ini almış olmamıza rağmen İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı’nı ilk etapta 28 bin oyla kaybettiğimizi ilan etmişlerdi. Yapılan itirazlarla bu rakam en son 13 bin küsurata kadar geriledi. Şimdi bütün bunlar ortaya bir gerçeği, bir şaibenin olup olmadığını ortaya koymuyor mu?
İstanbul’da rakamların böylesine değişmiş olması bizi meselenin üzerine daha fazla eğilmeye yöneltti. Alenen çalınmış olan oyların en azından bir kısmını bulmakla kalmadık, başka usulsüzlükler, yolsuzluklar, hukuksuzluklar tespit ettik. Sonuçta YSK değerlendirmesini yaptı ve 23 Haziran’da seçimin yenilenmesine karar verdi. Yapılan iş tespit edilen yolsuzluklar, hukuksuzluklar sebebiyle şaibeli hale gelen bir seçimin yenilenmesidir. Sandık kurullarında memur yerine bankaların işçileri oralara bu şekilde verilirse, bunlar da ispatlanırsa, beklenen karar nedir, öncelikle burada yolsuzluk, usulsüzlük vardır, dolayısıyla bu işin yenilenmesi vardır.

SUÇ DUYURUSUNDA BULUNACAĞIZ

Şayet bu şaibeler ortaya çıkmamış olsaydı CHP adayı tek bir oyla kazanmış olsa da başımızın üstünde yeri vardı. Her aşaması tartışılır hale gelmiş bir seçim için en doğru karar verilmiştir. Söz konusu ilçe seçim kurulu sorumluları için YSK suç duyurusunda bulunmuştur, biz de bulunacağız. Bunları yapanların yanına kâr kalmayacaktır.
Aynı zarftan çıkan ilçe belediye başkanlığı, muhtarlık niye yenilenmiyor da sadece büyükşehir için böyle bir karar alınıyor. 26 ilçe tek tek ele alındığında oralarda YSK’nın tespit ettiği sorunlu sandıkların toplamının ilçe belediye başkanlığının yenilenmesini gerektirecek bir durum söz konu olmadığı görülmektedir. YSK’nın demokrasiye inanan kararına kendine güvenen herkesin saygı göstermesi gerekir.

DOKUNULMAZLIĞINA MI SIĞINIYORSUN?

Seçimi 31 Mart’ta kazandığınızı düşünüyorsanız 23 Haziran’da da kazanabilirsiniz. Seçimin yenilenmesi kararına bu şekilde şiddetle karşı çıkanların kendilerinin de sonuç ile ilgili şüpheleri olduğunu, asıl vahimi ise CHP’nin başındaki zatın karar karşısında ortaya koyduğu üslup ve tavır.
CHP’nın başındaki bu zat partisinin grup toplantısında bir skandala imza atmıştır. Kılıçdaroğlu YSK üyelerin ismini tek tek ismen okuyup yuhalatmıştır. Böylesine aleni bir suçu pervasızca işleyen bir zihniyetin seçimlerde ne yollara başvurduğunu kim bilir. Sen dokunulmazlığına mı sığınıyorsun? Dokunulmazlığın var diye mi YSK’nın üyelerine bu denli hakaret ediyorsun? Dokunulmazlığın kaldırılmasını iste o zaman bakalım bu ifadeleri aynen kullanabilecek misin?” 

Yorumları Göster
Yorumları Gizle