Ä°ngiliz basını: Åžimdi ödül toplama zamanı

Güncelleme Tarihi:

İngiliz basını: Şimdi ödül toplama zamanı
OluÅŸturulma Tarihi: Nisan 26, 2004 00:00

Kıbrıs'ta cumartesi günü Türklerin "evet", Rumların "hayır" dediÄŸi referandum, dünya basınında geniÅŸ yankı buldu. Ä°ngiliz gazeteleri, Türk tarafının ödülünü yakın zamanda toplamaya baÅŸlayacağını ve uluslararası tecridin sona ereceÄŸini yazdı. Belçika basını ise Rumların tavrını AB açısından "pis darbe" olarak nitelendirdi ve "AB'yi tuzaÄŸa düşürdüklerini" yazdı.Ä°ngiltere'de yayımlanan gazeteler, Kıbrıs'ta geçen Cumartesi yapılan referandumun sonuçlarını baÅŸyazılarında deÄŸerlendirdi.  The Guardian gazetesi, ''Kayıp Düşler Adası'' baÅŸlıklı makalede,  referandumdan önce Rum kesimindeki Ortodoks Kilisesi'nin ''Evet diyen cehenneme gider'' ÅŸeklinde uyarıda bulunduÄŸunu, bu uyarının AB'ye girmek üzere olan ve Batı deÄŸerlerini kabul ettiÄŸi varsayılan bir ülkenin durumunu açıkça ortaya koymaya yettiÄŸini kaydetti.  AVUSTURYA: KIBRISLI TÃœRKLER ÖDÃœLLENDÄ°RÄ°LMELÄ°Avusturya DışiÅŸleri Bakanı Benita Ferrero-Waldner, ''Kıbrıs'ın bölünmüşlüğünün sürekli olmaması için elimizden geleni yapmalıyız'' dedi.  Kıbrıslı Rumların referandumda ''hayır'' demesinin ''esef verici''olduÄŸunu belirten Ferrero-Waldner, ''Kıbrıslı Türklerin referandumda 'evet' oyu kullandıkları gerçeÄŸinin gözardı edilemeyeceÄŸini ve bu davranışın uluslararası toplum tarafından, hak ettiÄŸi ÅŸekilde ödüllendirilmesi gerektiÄŸini'' söyledi.  BM Genel Sekreteri Kofi Annan ile Türk ve Yunan hükümetlerinin çabalarını takdirle karşıladığını kaydeden Ferrero-Waldner, ''Åžu andan itibaren Kıbrıs'ın bölünmüşlüğünün sürekli olmaması için elimizden gelen her ÅŸeyi yapmalıyız. Kıbrıs'ta tarafları, gelecekteki çözümü baltalayabilecek tek taraflı giriÅŸimlerden uzak durmaya ve zamanı geldiÄŸinde görüşmelere yeniden baÅŸlamaya davet ediyorum'' diye konuÅŸtu.  BM Genel Sekreteri Annan'ın çabaları sonucu ortaya çıkan planın hala masada olduÄŸunu belirten ve tarafları uygun zamanda görüşmelere baÅŸlamaya çağıran Ferrero-Waldner, AB Komisyonu'nun Kıbrıslı Türklere ekonomik yardımda bulunmak için baÅŸlattığı giriÅŸimi ''takdirle karşıladığını'' söyledi.  Gazetenin makalesinde, ''bir Ortodoks piskoposun da, sonucu EOKA savaşçısı olan dostlarıyla kutlamak için buzdolabına ÅŸampanyalar doldurduÄŸu'' belirtildi ve ''Dinozorlar Kıbrıs'ta (Rum kesiminde) son 30 yılın en iyi birleÅŸme fırsatının kayboluÅŸunu kutlarken, vizyonu daha geniÅŸ olan Rumlar referandumun maliyetini hesaplamaya baÅŸladılar bile. Artık masada onlar için hazırlanmış yeni bir anlaÅŸma metni, arabulucular olmayacak'' denildi. ''BÖLÃœNME SONSUZLAÅžACAK''''Dikenli tellerle, mayınlarla, insansız alanlarla saÄŸlanan bölünmenin sonsuzlaÅŸacağı'' kaydedilen makalede, ''Belki Annan planı Rumlar için çok adil deÄŸildi. Ancak hiçbir ÅŸeyden iyiydi. Åžimdi gelinen noktada, Rumlar için AB'ye girmenin olabilecek en kötü yolu yaÅŸanıyor ve AB de Rumları kabul ettiÄŸi güne yanıyor olmalı'' ifadeleri yer aldı. The Times gazetesinin baÅŸyazarı da, Rumların referandumunda ''hayır'' demesinin ''bir felaket olduÄŸu'' deÄŸerlendirmesinde bulundu. Bir yandan 30 yılın en büyük fırsatının kaçırıldığını, diÄŸer yandan da dünya kadar diplomatik çabanın boÅŸa gittiÄŸini belirten yazar, ''Rumlar son derece kısa görüşlü biçimde oy kullandılar. Ya hep, ya hiç anlayışıyla, Kıbrıslı Türkler açısından kabul edilebilir olan her ÅŸeyin kendilerine karşı olduÄŸunu düşündüler. Sorumsuz liderleri de, onların bu kaygılarını gidermek, saÄŸduyu telkin etmek yerine, popüler duygularını körüklemeyi tercih ettiler'' diye yazdı. Rum liderlerinin Annan planının yeniden görüşülebileceÄŸi ÅŸeklindeki sözlerini ''boÅŸboÄŸazlık'' olarak niteleyen Times baÅŸyazarı, Rum liderlerini BM ile, ''ikinci el araba satan tüccarlar'' gibi pazarlık yapmakla suçladı.  ''TÃœRK TARAFI ÖDÃœL TOPLAMAYA BAÅžLAYACAK''Yazar, Türk tarafının ise gösterdiÄŸi cesaretin ödülünü yakın zamanda toplamaya baÅŸlayacağını ve uluslararası tecridin sona ereceÄŸini belirtti ve ''Belki KKTC hemen tanınmayacak, ama diplomatik baÄŸlar kurulacak, yardımlar yapılacak ve hatta belki AB'nin eski DoÄŸu Almanya'ya yaptığı gibi bir yarım kabul bile söz konusu olabilecek'' ifadelerini kullandı. BaÅŸyazısını ''Kıbrıs Bölünmüş Kaldı'' baÅŸlığıyla yayımlayan The Daily Telegraph da, Rumların ''hayır'' kararını kötü niyetli bir karar olarak niteledi ve AB'nin Rum tarafını ''çözümü ÅŸart olarak dayatmadan'' üyeliÄŸe kabul ederek, ona fedakarlık yapmak için bir neden bırakmadığını belirtti. Yazıda, ''Kıbrıslı Rumların anlaÅŸsalar da anlaÅŸmasalar da AB'ye alınma kararının ardından, Rumlar anlaÅŸma fikrine olan bütün ilgilerini kaybetti'' denildi. Bu ÅŸartlarda AB'nin de ihanete uÄŸramaktan ÅŸikayet edemeyeceÄŸini belirten baÅŸyazar, ''Kıbrıslı Rumlar rasyonel bir hesap yaptı ve hayırdemekle kaybedecekleri hiçbir ÅŸey olmadığı sonucuna vardı. Mantıken, AB buna Kuzey Kıbrıs'ı uluslararası toplumun bir parçası haline getirmek için oylama yaparak tepki göstermeli. Ambargolar sona erdirilmeli, hava köprüsü yeniden kurulmalı ve Kuzey Kıbrıs'a 'de facto' bir 'tanıma' saÄŸlanmalı'' diye yazdı. ''GENÄ°ÅžLEME SÃœRECÄ°NÄ°N Ä°LK BÃœYÃœK KRÄ°ZÄ°''Independent gazetesi ise konuyla ilgili haber-yorumunda, AB'nin geniÅŸleme sürecine Kıbrıs gölgesi düştüğünü, referandum sonucunun, geniÅŸleme sürecinin ilk büyük krizi olduÄŸunu belirtti.  Gazete, Avrupa'da Rumlara karşı büyük bir öfke yaÅŸandığını, geniÅŸleme süreciyle ilgili törenler sırasında Rum lideri Tasos Papadopulos'u soÄŸuk bir karşılamanın beklediÄŸini kaydetti. Financial Times gazetesi de, Avrupa'nın geniÅŸleme sevincinin yarattığı kutlama havasının referandum sonucuyla gölgelendiÄŸini kaydetti ve diplomatik çevrelerin referandum sonucuyla ortaya çıkan Kuzey Kıbrıs'a karşı yumuÅŸama havasını olumlu bulmalarına raÄŸmen, uygulamada güçlükler yaÅŸanacağına iÅŸaret ettiklerini yazdı. BELÇİKA BASINI: AVRUPA İÇİN PÄ°S DARBELe Soir gazetesi, ''Kıbrıs AB'ye tek ayakla giriyor'' baÅŸlıklı haberinde, referandum sonuçlarının ''temyizi olmadığını'' yazdı ve Rumların çoÄŸunlukla ''hayır'', Türklerin kararlılıkla ''evet'' dediklerine dikkati çekti.  Referandumların sakin bir havada cereyan ettiÄŸini, Türklerin daha olgun davrandıklarını ve bazı Rum politikacıların ''yeni bir referandum'' beklentisinden söz ettiklerini kaydeden gazete, Rum kesiminde herkesin bu kadar iyimser olmadığını, adanın bölünmüşlüğününteyit edildiÄŸini düşünenlerin de bulunduÄŸunu belirtti. BM ve AB'nin üzüntülerini de yansıtan gazete, KKTC'ye yönelik ekonomik ambargoların kalkması, liman ve havaalanlarının açılması yönünde kararlar beklendiÄŸini ifade etti. ''Kıbrıslı Rumların en büyük kabusu, KKTC'nin uluslararası alanda tanınması'' diyen Le Soir, bunun ''henüz'' söz konusu olmadığını, ancak KKTC ile dünyanın diÄŸer bölümü arasında ekonomik iliÅŸkilerin baÅŸlamasının Rumlar açısından ''ÅŸimdiden ciddi bir aksilik'' olduÄŸunu yazdı. Le Soir, referendum sonuçlarını, ''AB'nin ayağına batan ciddi bir diken'' olarak nitelendirdi ve ''Rumlar, hayır diyerek AB'ye tek baÅŸlarına girmeyi, Türkleri dışlamayı kararlaÅŸtırdılar'' diye yazdı. Gazete, ''Kıbrıslı Rumlar tarafından tuzaÄŸa düşürülen AB, ÅŸimdi acilen, 1 Mayıs'tan itibaren karşılaÅŸacağı hukuki ve siyasi sorunlara çözüm aramak durumunda'' ifadesine yer verdi. Konuya iki tam sayfa ayıran muhafazakar La Libre Belgique gazetesi, artık Ankara'nın kalıcı bir paylaşımdan söz ettiÄŸini, Rumların ise öneri getiremeyecek durumda olduklarını yazdı. Rum yönetimini Rumları ve uluslararası kamuoyunu, Annan Planı'nın tekrar müzakere edilebileceÄŸine ikna için çaba harcadığını, ancak bu görüşü herkesin paylaÅŸmadığını ve her yerde hüzün yaÅŸandığını anlatan gazete, baÅŸta ABD olmak üzere çok sayıda ülkenin KKTC'ye yönelik ambargoya son verilmesini istediÄŸini, KKTC BaÅŸbakanı Mehmet Ali Talat'ın, ''Biz üzerimize düşeni yaptık, ÅŸimdi sıra uluslararası toplumda'' dediÄŸini yazdı. La Libre Belgique gazetesine demeç veren eski Kıbrıs Rum liderlerinden Yorgo Vasiliu, referandum sonuçlarını ''Kıbrıs için trajedi'' olarak nitelendirdi. Papadopulos'un karşı çıktığı Annan Planı'ndan baÅŸka bir çözüm olmadığını, halka doÄŸruların söylenmesi gerektiÄŸini belirten Vasiliu, adanın kalıcı bir ÅŸekilde paylaşımı seçeneÄŸinin ''tehlike'' olduÄŸunu, bunu engellemek için en kısa zamandabir ÅŸeyler yapmak gerektiÄŸini kaydetti.  Vasiliu, ''DoÄŸrusunu isterseniz, Türklerin evet diyeceÄŸini hiç düşünmüyorduk'' dedi ve artık KKTC'ye yönelik ambargoların kaldırılmasının kaçınılmaz olduÄŸunu belirtti. Vasiliu, ''Åžimdiye kadar bütün dünyanın sempatisini kazanmış durumdaydık, çünkü iÅŸgalin ve DenktaÅŸ'ın çözüme karşı çıkmasının kurbanlarıydık. AB'ye girerken en büyük kozumuz, 'Türkler çözüm istemiyor diye bizi cezalandıramazsınız' demekten geçiyordu. AB'nin kabul ettiÄŸi bu koz ÅŸimdi tersine döndü'' dedi. La Derniere Heure gazetesi de, ''Avrupa için pis darbe'' baÅŸlıklı haberinde, Kıbrıslı Rumların tarihi randevuyu yakalayacak düzeyde olmadıklarını, Türklerin çözümden yana olduklarını kanıtladıklarını yazarak, ''Artık Kıbrıs'ın AB ile bütünleÅŸmesine gölge düşmüştür'' görüşüne yer verdi. EL PAÄ°S: SONUÇ KKTC'NÄ°N TANINMASI OLABÄ°LÄ°RÄ°spanya'nın en yüksek tirajlı gazetesi El Pais'in bugünkü yorumunda, ''Kıbrıs'taki referandumların sonucu, KKTC'nin uluslararası tanınmasına neden olabilir'' denildi.  El Pais gazetesinin görüşlerinin yansıtıldığı ''fikir'' adlı sayfasındaki Kıbrıs ile ilgili yorumda, ''Kıbrıs'ın birleÅŸmesine yönelik cumartesi günü yapılan referandumlarda Rum Kesimi'nin 'hayır' demesi içler acısı bir durumdur'' ifadesine yer verildi.  Referandumların sonucunda bu zamana kadar ''arzu edilemeyen'' geliÅŸmelerin yaÅŸanabileceÄŸi kaydedilen yorumda, ''Kıbrıs'ın geçici olarak bölünmesiyle dünyanın yavaÅŸ yavaÅŸ alıştırılacağı ve bunun Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti'nin uluslararası tanınmasına yol açabileceÄŸi''belirtildi.  El Pais'te yer alan haberdeyse ''Referandumların sonucu uluslararası bir krize yol açmadan önce, Rum Kesimi yeni bir oylama yapılması için çalışıyor'' iddiasında bulunuldu. AZERBAYCAN'DA VERÄ°LEN SÖZ TUTULACAK MI MERAKIKKTC ve Kıbrıs Rum kesiminde 24 Nisan'da yapılan referandumların sonuçları Azerbaycan kamuoyunda da büyük ilgi uyandırdı. ANS (Azerbaycan News Service), sonuçlarla ilgili geliÅŸmeleri ''Rumlar'ın dediÄŸi oldu, Türkler galip'' ifadesiyle duyurarak, bundan sonraki dönemde KKTC'ye uygulanan ambargoların kaldırılmasının beklendiÄŸini kaydetti. Muhalefet yanlısı ''Bakı Haber'' gazetesi ise ''Ä°lham Aliyev, yanlış beyanatının rehinesi oldu'' baÅŸlığıyla verdiÄŸi haberde, KKTC'nin tanınıp tanınmamasıyla ilgili tavrın belirlenmesinin Bakü'nün gündeminde olduÄŸunu kaydetti. CumhurbaÅŸkanı Ä°lham Aliyev'in ''Halkoylamaları sonucunda KKTC'den ''evet'', Rum kesiminden ''hayır' çıkarsa KKTC'nin tanınması sürecinde ön sırada yer alacağı'' yönündeki açıklamaları anımsatılan haberde, buaçıklamanın yanlış olduÄŸu ileri sürülerek, ''Öngörülen sonuç alındı. Åžimdi sıra Aliyev'de. Azerbaycan KKTC'yi tanıyacak mı?'' denildi. Muhalefet gazetelerinden ''Rating'' gazetesi de, Azerbaycan'ın KKTC'yi tanıyıp tanımayacağının merak konusu olduÄŸunu vurgulayarak, bunun gerçekleÅŸmesi durumunda Yunanistan'ın da Yukarı KarabaÄŸ'daki iÅŸgal yönetimini tanıyacağı, böylelikle Kıbrıs'ın dolaylı yoldan Azerbaycan için de sorun olduÄŸu savunuldu. VREMYA NOVOSTÄ°: AB'NÄ°N KIBRIS BAÅžARISIZLIÄžIRus Vremya Novosti gazetesi, referandumların sonuçlarının Annan planını ''topraÄŸa gömdüğünü'' belirterek, bu durumun AB'nin baÅŸarısızlığı olduÄŸunu duyurdu.  Gazetede yer alan yorumda, Türk tarafının Rumların yüzde 75 oranındaki ''hayır'' oyuna yüzde 65'lik ''evet'' ile karşılık verdiÄŸi hatırlatılarak, ''Türk tarafının Annan planını desteklediÄŸi çok net. Kuzey Kıbrıs sadece daha zengin olan Rum tarafıyla birleÅŸmeyi deÄŸil, aynı zamanda AB üyesi olma ÅŸansını da yakalamıştı. Oysa bu sonuçla 1 Mayıs'ta sadece Rum Kesimi AB üyesi olacak'' denildi.  ''Ä°natçı Rumların'' referandumdan önce BM, ABD ve AB'nin yoÄŸun baskısına maruz kaldığı belirtilen yorumda, Rusya'nın buna karşılık Kıbrıslıların dışardan bir baskıyla deÄŸil, kendi iradeleriyle geleceklerini belirlemesi gerektiÄŸi tavrını takındığı kaydedildi.  Kommersant gazetesi de, Kıbrıs'taki referandumla ilgili ''Rus vetosu, Kıbrıs'ın birleÅŸmesini umutsuz hale getirdi'' baÅŸlığıyla verdiÄŸi yorum haberde, ''Kıbrıs'taki referandum sonucunda taraflar birlikte yaÅŸama konusunda anlaÅŸabilselerdi, bu eski çatışmalar yüzünden ayrılanların birarada yaÅŸayabileceÄŸine yönelik çok iyi bir model teÅŸkil edecekti'' denildi.  Yorum haberde, ''referandum baÅŸarılı olsaydı, bu AB'nin çok net bir zaferi anlamına gelecekti'' görüşü savunularak, AB'nin dünyadaki benzer sorunları çözme konusunda merkezi rolü üstlenmeyi isteyeceÄŸi belirtildi. Vremya Novosti gazetesinin yorumunda, ÅŸunlar kaydedildi:  ''Referandum baÅŸarılı olsaydı AB, eski Sovyet Cumhuriyetleri'ndeki çatışmaların çözümünde Rusya'nın yayılmacı amaçları ve ABD'nin jeopolitik çıkarları nedeniyle ilgilendiÄŸini ileri sürecekti. AB, Rusya ile ABD'nin buralardaki çatışmaların çözümünde tarafsız olmadıkları gerekçesiyle merkezi rol oynayamayacaklarını savunacaktı. Bu role kendileri talip olacaktı. Ancak, Kıbrıs'taki bu referandumun baÅŸarısızlıkla sonuçlanması, AB'ye Bağımsız Devletler TopluluÄŸu'ndaki bu çatışmaların çözümündeki merkezi rolü üstlenebilme hakkını da kaybettirdi.'' "HAYIR ALMANYA'DA ANLAYIÅžLA KARÅžILANMIYOR"Kıbrıs'taki referandumda Rumların birleÅŸmeye karşı çıkmalarının, ''özellikle Almanya'da anlayışla karşılanmadığı'' yorumu yapıldı. Berliner Kurier gazetesi, Kıbrıs'ın yeniden birleÅŸmesi konusunda tarihi bir fırsat kaçırıldığını belirterek, ''Rumların 'hayır'ı özellikle bir zamanlar bölünmüş olan Almanya'da anlayışla karşılanmıyor. AB'nin geniÅŸlemeden sorumlu komisyon üyesi Günter Verheugen de, bunun Alman halkının yeniden birleÅŸmeye karşı çıkması gibi bir ÅŸey olduÄŸunu söylemiÅŸti'' ÅŸeklinde ifadeye yer verdi. Rumların birleÅŸmeye karşı çıkmalarının güvenlik endiÅŸelerinden kaynaklandığı ifade edilen haberde, ''Ancak her ÅŸeyden önce Rumlar refahlarını paylaÅŸmak istemiyor. Sahillerindeki otellerin her zaman dolu olmasını istiyor ve turistlerin, doÄŸal güzelliÄŸin korunduÄŸu Kuzey Kıbrıs'a gitmelerini istemiyor'' denildi. Kıbrıs'ın 30 yıllık bölünmüşlüğünden bu yana ilk kez Rumların ''kara koyun'' olarak görüldüğü, Kıbrıslı Türklerin ise Avrupa'nın sempatisini kazandığı kaydedilen haberde, ''AB Kuzey Kıbrıs'ı yaÄŸmur altında bırakmayacak. Daha ÅŸimdiden ekonomik yardım vaadinde bulundu. Burada yaÅŸanan çifte haksızlık, referandumun galiplerinin Rum kesimi ile birlikte AB'ye giremeyecek olmaları'' ÅŸeklinde ifadelere yer verildi. Gazetede ''Para vizyondan daha önemli'' baÅŸlığıyla yapılan yorumda, ''Biz Almanlar için bir ülkede bölünmüşlüğün ortadan kaldırılması yerine daha da kalıcı hale getirilmeye çalışılması anlaşılır gibi deÄŸil. Bu bölünmüşlüğün aşılması için yapılan tüm önerileri Rumlar gözardı etti. Parasal nedenler ve eskilere dayanan nefret Avrupa vizyonundan ağır bastı. Bu nedenle AB'ye sadece Kıbrıs'ın yarısı girecek. Halbuki Avrupa birleÅŸtirici olmak ve sınırları aÅŸmak istiyor. Avrupa, Kuzey Kıbrıs'ı teÅŸvik etmekle akıllılık etmiÅŸ olacaktır. Hedef, ekonomik eÅŸitlikle birliÄŸin saÄŸlanması olmalı'' denildi.  JAPON BASINI: TÃœRKÄ°YE AB ÃœYELİĞİNDE AVANTAJLIKıbrıs'ta yapılan referandumun sonuçlarını deÄŸerlendiren Japon basını, ''KKTC'nin Tayvan gibi ekonomik geliÅŸme gösterebileceÄŸi'' ve ''Türkiye'nin AB üyeliÄŸi için avantaj elde ettiÄŸi'' ÅŸeklinde yorumlarda bulundu. Japonya'nın en yüksek tirajlı gazetesi Yomiuri Åžimbun, Kıbrıs'ın yeniden birleÅŸmesi için yapılan referandumun Rum kesimindeki sonucunun, BM planına destek veren Türkiye'yi hayal kırıklığına uÄŸrattığını yazdı. Gazete, Türkiye'nin, Türk kesiminden ''evet'' çıkması ve Kıbrıs'ta barışa katkı yönünde saf ettiÄŸi çabalardan dolayıAB üyeliÄŸi için olumlu puan aldığını düşündüğünü kaydetti. Gazetenin Atina mahreçli baÅŸka bir haberinde ise yapılan referandumun, 1974 yılında Türkiye'nin Kıbrıs'ın kuzeyine asker çıkarmasından bu yana adanın 30 yıldır devam eden bölünmüşlüğüne çözüm getirecek tarihi bir fırsat olduÄŸu kaydedildi. Kıbrıs'ın yeniden birleÅŸme konusunun, Türkiye'nin AB'ye üyelik müzakereleri için tarih belirlenme safhasında bir kez daha gündeme gelebileceÄŸini, ancak yeniden birleÅŸme ihtimalinin ''biraz uzak gibi göründüğünü'' kaydeden gazete, ''BM planı çerçevesinde iki kesim arasında sürdürülen müzakerelerin geçen ay sonunda kesilmesi üzerine, BM'nin (boÅŸlukları doldurarak) iki tarafa sunduÄŸu referandum konusunda, aceleci davranan dış müdahalecilerin yanlış hesap yaptıkları inkar edilemez'' görüşünü savundu.  ''KKTC'YE TAYVAN MODELÄ°''Asahi Åžimbun'un haberinde ise Güney Kıbrıs'ın reddiyle ortadan kalkan BM planının yeniden gündeme gelmesinin zayıf bir olasılık olduÄŸu belirtilerek, ''Böylece, 30 yıldır süren bölünmüşlük durumu hemen hemen sabitleÅŸmiÅŸ görünüyor'' denildi.  Türk kesiminin ise bundan sonra uluslararası toplumdan tanınma talebinde bulunmasının beklendiÄŸi ifade edilen haberde, ''Kuzey Kıbrıs'ın hamisi durumundaki Türkiye bu sonuçla AB'ye üyelik giriÅŸimleri için koz elde etmiÅŸ oldu'' görüşü dile getirildi. Asahi Åžimbun, ABD'nin OrtadoÄŸu ve Kuzey Afrika'ya yakın Kıbrıs'ta istikrarı önemli gördüğü için birleÅŸmeye destek verdiÄŸini, Güney kesiminden ''hayır'' sonucunun çıkması üzerine ABD yönetiminden ''Hayal kırıklığına uÄŸradık'' açıklamasının geldiÄŸini kaydetti. Avrupa Komisyonu'nun da KKTC'de çıkan olumlu sonuçtan  ''memnuniyet duyduÄŸu'' açıklaması yaptığını belirten gazete, ''Bu açıklamayla bugüne kadar ki uygulamaların gözden geçirileceÄŸi umuluyor'' ifadesine yer verdi. Gazetede, KKTC'nin tamamen Türkiye'ye bağımlı durumda olduÄŸu ifadeedilerek, ''Devlet olarak tanınmasının belirli bir zaman alacağı, diÄŸer ülkelerle ekonomik iliÅŸkilerini güçlendirerek, Tayvan gibi ekonomik geliÅŸme gösterme ihtimali olduÄŸu ÅŸeklinde görüşler deöne sürülüyor'' denildi.  ''TÃœRKÄ°YE'NÄ°N AB ÃœYELİĞİ İÇİN AVANTAJ''Mainiçi Åžimbun'daki haberde ise Kuzey Kıbrıs'ın BM planına ''Evet'' demesinin ardında, uluslararası izolasyondan kurtulma arzusu ve AB üyesi olmak isteyen Türkiye'nin güçlü desteÄŸi bulunduÄŸu belirtildi.  Güney kesiminin planı reddetmesiyle, yeniden birleÅŸme yolu kapandığı kaydedilen haberde, ''Fakat BM ve AB'ye karşı gösterdiÄŸi uzlaÅŸmacı tutumuyla Kuzey kesimi, uluslararası toplumun bir üyesi olmayolunda oldukça büyük bir adım attı'' denildi.  KKTC'nin tutumunun AB'ye üyelik için ''sabırsızlanan'' Türkiye açısından adeta ''ölüm-kalım savaşı'' olduÄŸu belirtilen haberde, ''AB tarafından üyelik ÅŸartı olarak öne sürülen yeniden birleÅŸme konusunda iÅŸbirliÄŸini yerine getiren Türkiye, Kuzey Kıbrıs CumhurbaÅŸkanı (Rauf) DenktaÅŸ'ın plana karşı çıkmasına raÄŸmen, Kuzey Kıbrıs halkına 'evet' demesi yönünde çaÄŸrıda bulundu'' denildi.    Türkiye ile üyelik müzakerelerinin baÅŸlama tarihinin Aralık ayında belirlenip belirlenmeyeceÄŸinin henüz belli olmadığını kaydeden gazete,''Kuzey Kıbrıs'ta çoÄŸunluÄŸun 'evet' demesinin, Türkiye için avantaj saÄŸlayacağı kesin'' ifadesini kullandı. ''TÃœRKLER SORUMLULUÄžU RUMLARA DEVRETTÄ°''Bulgar basını, Kıbrıs'ta Rum kesiminden referandumda hayır oyu çıkmasının birleÅŸme için ele geçirilmiÅŸ en büyük fırsatı yok ettiÄŸini yazdı. Ãœlkenin en yüksek tirajlı gazetelerinden 24 Saat'te, ''Kıbrıs Türkleri Uluslararası Ä°zolasyondan Çıkarılacak'' baÅŸlığıyla yer alan haber yorumda, referandum sonuçlarının Atina'nın Kıbrıs Rum kesimi üzerinde etkisinin olmadığını ortaya koyduÄŸu belirtildi.  Rumlara AB ve tüm dünyadan büyük tepki olduÄŸu ifade edilen  haberde, ''Türkler Kıbrıs krizinin sorumluluÄŸunu Rumlara devretti. Kıbrıs'ta bugüne kadar hep suçlu taraf olarak gösterilen Türkler  aslında barıştan yana olduklarını ispatladılar ve krizin sorumluluÄŸunu Rumlara devrettiler'' denildi.  Trud gazetesi de referandum sonuçlarıyla ilgili haberinde, Türk tarafının barıştan yana olduÄŸunu açıkça ortaya koyduÄŸunu belirterek, ''Avrupa, Kıbrıs Türkleri için övgü yaÄŸdırıyor'' yorumunu yaptı. Haberde, KKTC'nin artık ambargo ve uluslararası izolasyondan kurtulmasının yolunun açıldığı bildirildi. Â
Haberle ilgili daha fazlası:

BAKMADAN GEÇME!