GeriGündem İlk veto zehir saçan bacalara...
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

İlk veto zehir saçan bacalara...

İlk veto zehir saçan bacalara...

Hürriyet’in manşetine taşıdığı ‘15 kömür santralının 2.5 yıl daha filtresiz çalışmasına izin veren’ Meclis kararını Cumhurbaşkanı Erdoğan veto etti.

TERMİK santralların zehir saçan bacalarına filtre takılması için tanınan süre 31 Aralık’ta bitiyordu. Meclis’te önceki hafta AK Parti ve MHP oylarıyla bu süre 2.5 yıl uzatıldı. Kararın gerekçesi de “Süreyi uzatmazsak artan kur maliyetleri nedeniyle filtre takamayan santrallar kapanır” olarak açıklandı.

Hürriyet de bu kararı 23 Kasım günü “2.5 yıl daha filtresiz” başlığıyla manşetine taşımıştı.

İlk veto zehir saçan bacalara...

Ancak Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 7193 sayılı ‘Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 Sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’u yeniden görüşülmek üzere Meclis’e gönderdi. Ankara’da dün AK Parti MYK toplantısı sürerken basın toplantısı düzenleyen Çelik, Erdoğan’ın çevre hassasiyetiyle düzenlemeyi veto ettiğini açıklayarak özetle şunları söyledi: “Sayın Cumhurbaşkanımız insan sağlığı ve çevrenin korunması hassasiyetinin devletin başta gelen anayasal görevi olduğunu ifade ediyor. Çevre sağlığını korumak her insanın ayrı ayrı ödevidir. Cumhurbaşkanımız, ülkemizin enerji ihtiyacının karşılanması zaruretinin, insan sağlığı ve çevrenin korunması amacının önüne geçmemesi gerektiğini ifade ediyor. Cumhurbaşkanımız, ülkemizin dünyada enerji oyuncusu olması konusundaki politikaların mimarıdır. Fakat bu politikaları takip ederken bunların sonuçlarının insan sağlığı ve çevrenin korunmasının önüne geçmemesi gerekiyor. Daha önce 7 yıllık geçiş süreci verilmişti. Bu uyum için yeterli olmamış, incelenen kanunda buna 2.5 yıl daha eklenmiş.

KORUMAKLA BAĞDAŞMAZ

Bunun uzatılması devletin insan sağlığını ve çevreyi koruma ödeviyle bağdaşmamaktadır. Veto gerekçelerinden bahsediyorum. Devlet bu meseleye hem yatırımcıyı hem vatandaşı koruyacak anlayışla yaklaşmalıdır. Cumhurbaşkanımız incelenen kanunun 50. Maddesi’nin yeniden değerlendirilmesinde fayda gördü. Cumhurbaşkanımız çevre sağlığına uygun olmadığını değerlendirmiştir.

YENİDEN DEĞERLENDİRME

AK Parti değerlendirmeyi yapacak. Yeni süre ne kadar olacak? 2.5 yıla benzer süre olmaması gerekiyor. Cumhurbaşkanımız çevre sağlığı konusunda hassasiyeti koyarken çevrenin kirletilmesi zararlarına herhangi bir tahammülünün olmadığını ifade etmiştir. Bunların altını çizmiştir. Çok gelişti bu sektör. 7 yıl yapılmamış; bunun bir an evvel yapılması için Cumhurbaşkanımız irade koydu. Kuşkusuz bakanlıklar, şirketler bir araya gelecek, yeni süre belirlenecek. Cumhurbaşkanımızın vetosunun mantığı, şirketlerin çevrenin korunmasına dönük hassasiyetleri uygulamaya geçirmesidir.

İLK VETODUR

Bu, Cumhurbaşkanımız tarafından imza atılan ilk vetodur. Cumhurbaşkanımız bu imzasının arka planıyla ilgili MYK’ya uzun bir analiz yaptı. Topyekün bu hassasiyeti korumamız gerektiği konusunda talimatları oldu.”

İŞTE VETONUN İKİ GEREKÇESİ

İLETİŞİM Başkanlığı, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın iki gerekçeyle düzenlemeyi veto ettiğini duyurdu. Açıklamada Erdoğan’ın veto gerekçeleri özetle şöyle anlatıldı:

- “İnsan sağlığı ve çevrenin korunması devletin başta gelen anayasal ödevi ve herkesin insani görevidir. Nitekim Anayasa’nın 56’ncı maddesinde, herkesin sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkına sahip olduğu belirtilmiştir. Çevreyi geliştirmenin, çevre sağlığını korumanın ve çevre kirlenmesini önlemenin devletin ve vatandaşların ödevi olduğu hususu da hüküm altına alınmıştır. Devletin çevreyi koruma ödevi gerekli mevzuatın yürürlüğe konması ve mevzuata uygunluğun denetlenmesi suretiyle yerine getirilir. Vatandaşlar ise bu mevzuatın gerektirdiği yükümlülükleri yerine getirmekle sorumludur.

ÇEVREDEN DAHA ÖNEMLİ DEĞİL

- Ülkemizin enerji ihtiyacının karşılanması zarureti, insan sağlığı ve çevrenin korunması amacının önüne geçmemelidir. Günümüz şartlarında çevre kirliliğine yol açmadan, özellikle hava, su ve toprak kalitesini bozmadan da enerji üretiminin gerçekleştirilmesi mümkündür. Hal böyle iken evvelce elektrik üretim şirketlerine tanınan ve esasen yeni mevzuata uyum sağlama ihtiyacından kaynaklanan yaklaşık 7 yıllık geçiş süresi uyum için yeterli olmasına rağmen incelenen kanunla bu sürenin nihayetinde 2.5 yıl kadar daha uzatılması devletin insan sağlığı ve çevreyi koruma ödevi ile bağdaşmayacaktır. Devletin bu meseleye hem yatırımcıyı hem vatandaşını koruyacak bir anlayışla yaklaşması, düzenlemeleri buna göre gerçekleştirmesi gerekmektedir. Bu sebeple, incelenen kanunun 50. maddesinin yeniden değerlendirilmesinde fayda görülmektedir.”

 

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle