GeriGündem Hollanda'nın moda ikizleri
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Hollanda'nın moda ikizleri

Aslında onlar kardeş bile değiller. Ama Viktor Nörsting ve Rolf Snoeren aynı yıl Hollanda'nın küçük bir kasabasında dünyaya gelmişler. Aynı kıyafetleri giyiyor, aynı gözlükleri takıyorlar, boyları arasında da sadece birkaç milimetre fark var.

İkiz görüntüleriyle moda dünyasının diğer çiftlerinden (örneğin Dolce & Gabbana) ayrılıyorlar. Viktor & Rolf, ülkelerinin hem sanat, hem özgürlük geleneğinden besleniyor.

Viktor & Rolf, kariyerlerinin başında güney Fransa'da bir moda yarışmasına katılıp birinci olmuşlar. Ama sunucu, onların Flemenk soyadlarını telaffuz edemeyince, kısaca ‘‘Viktor ve Rolf!’’ diye anons etmiş. Hoşlarına gitmiş bu kısaltma, markaları olarak benimsemişler.

1988'de okulda moda dersinde tanışan ikili, 1992'de mezun olmuş. Fransa'daki moda yarışmasında birinci olunca, Viktor'un babası iki delikanlıyı arabasına attığı gibi Paris'e götürüp bırakmış. Viktor ve Rolf, geçen hafta New York Times Magazine'de yayınlanan röportajlarında devamını şöyle anlatıyorlar:

‘‘Paris'teki dairemiz çok küçüktü. O halde her santimetrekaresini kullanalım dedik. Zaman zaman, daire kadar büyük elbiseler yapıyorduk! İnsanların, çirkin gerçeklerden kaçmasını sağlayan bir şeyler yaratmaya çalışıyorduk. O sırada yaşadığımız hayatın tam tersini yani. Başlangıçta sanata ağırlık verdik, sanat dünyasından büyük ilgi gördük. Ama sonunda biz moda tasarımcısıyız ve bunun kurallarını kabul etmeliyiz dedik. Böylece haute couture işine girdik...’’

Ticari hayatın kurallarını kabul etmelerine rağmen, sanatçı yaftasını kolay kolay üzerlerinden atamadılar. Hatta ilk müşterileri, müzeler oldu. Ama buna kendileri neden oluyorlardı. Kafalarında bir kadın değil, bir fikir canlanıyordu önce. Örneğin onları şöhrete kavuşturan 1998 sonbahar-kış koleksiyonunda atom bombası fikrinden yola çıktılar. Modeller, Hiroşima ve Nagazaki'ye düşen bombanın o korkunç görüntüsünü andırıyordu: Hepsinin boyunlarında kocaman balonlar vardı, bellerinden aşağısı kumaşlarla sıkı sıkı sarılmıştı. Bir başka şovda, bütün giysileri tek bir modelin üzerine üstüste giydirdiler. Geçen yılki defilelerinde ‘‘teknoloji mavisi’’ dedikleri renk üzerine kurdular herşeyi.

1995'te, sanatla çok haşır neşirken yaptıkları bir proje bu ikilinin kafasının nasıl çalıştığını çok iyi ortaya koyuyor: Hayallerindeki ideal dünyayı yaratmaya çalıştıkları sergide küçücük, kumaşlarla dolu bir moda stüdyosu, küçük bir oyuncak bebek ve polaroidlerle oluşturulmuş bir moda fotoğraf çekimi görüntüsü, minik bir podyumda yürüyen oyuncak bebek, askılara asılmış kıyafetlerin görüldüğü ufacık bir Viktor & Rolf butiği vardı bu sergide. Bütün bu minyatürlerin yanında dev boyutta bir parfüm şişesi duruyordu. Viktor & Rolf Le Parfum adını verdikleri bu parfümden 250 tane yaptırdılar. Ama şişe mühürlüydü! ‘‘Çünkü parfüm dediğiniz şey, aslında tasarımcının adı ve sudan ibarettir. Sahtedir diyemeyiz, ama bir rüya, bir fantezidir’’ diyorlardı.

İşin komik tarafı, yedi yıl önce parfümün içyüzünü böyle ortaya koyan ikili, şimdi gerçek bir parfüm yapmak için çalışıyor. Parfüm anlaşma yaptıkları L'Oreal tarafından çıkarılacak. Adı gizli tutuluyor...

İKİ YARATICI BİRLİKTE NASIL ÇALIŞIR?

Viktor & Rolf'un kardeş olmadıklarını öğrenen herkes, bu defa onların bir çift olduklarını zannediyor. Ama bunu reddediyorlar: ‘‘Bizimki bir tür evlilik, ama yaratıcı bir evlilik. Sevgililerimizden çok birbirimizi görüyoruz. Bazen aynı anda aynı şeyi aynı aksanla söylediğimiz oluyor.’’ Hiç anlaşamadığınız oluyor mu sorusuna da şu cevabı veriyorlar: ‘‘Bazen farklı düşündüğümüz oluyor tabii. Ama birlikte çalışmanın en iyi tarafı, konuşarak derinleşebilmemiz. Fikirlerimizi her defasında formüle etmeye, birbirimize iletmeye mecburuz. Bu da onları çok iyi geliştirmemizi sağlıyor.’’

Tabaklarınızı bir sanat eserinde kurutabilirsiniz

Herkesin evinde bulaşıktan sonra tabaklarını, çatallarını bıçaklarını kurutmak için bir süzgeç vardır iyi kötü. Mutfağın en çok önem verilen aracı değildir bu. Çoğunlukla plastiktendir, ahşap ya da metalik olan daha şıkları da bulunur.

İşte Amerikalı tasarımcı Kim Holden, bu az düşünülen mutfak aracına yeni bir boyut kazandırmış. New York'ta Sharples Holden Pasquarelli (SHoP) için tasarladığı araç için şöyle diyor: ‘‘İyi tasarlanmış çok az bulaşık kurutma süzgeci vardır. Hepsi birbirine benzer ve kullanılmadığı zaman göze kocaman gözükürler. Bu süzgeç, akrilikten yapılma. 96 ayrı standart parçaya ayrılıyor. Hepsini iki disk bir arada tutuyor. Kullanmadığı zamanlar hepsi yukarı doğru toplanıp kapanabiliyor.’’

Kısacası, mutfak tezgahı için yapılmış bir heykel.

BU HAFTA EN ÇOK BUNLAR KONUŞULDU

Beriköy projesi için yapılan müzayedede, Sakıp Sabancı'nın kravatının 3 milyar liraya alıcı bulması

20'nci yüzyılın en büyük mimarlarından Frank Lloyd Wright'ın bir lambasının New York'ta 1.9 milyon dolara satılması

Hülya Avşar'ın yüzüne yaptırdığı dövmeler

Manken Güzide Duran'ın, diğer manken Deniz Akkaya'nın çıplak fotoğrafının basılı olduğu bir tişört giymesi

Dünyanın en büyük moda grubu Gucci'nin Irak savaşı yapılırsa 2003'ün moda için çok kötü bir yıl olacağını açıklaması

Moda danışmanının sevgilisi üç kağıtçı çıkan İngiliz Başbakanı'nın karısı Cherie Blair'in başına gelenler

Winona Ryder ve Courtney Love'a uyuşturucu ilaç sattığı için hekimlik lisansı elinden alınan Dr. Lusman
False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle