GeriGündem Hoca'yı yakan sözler
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Hoca'yı yakan sözler

Erbakan, Bingöl'de 1994'te yaptığı konuşmada halkı kin ve düşmanlığa tahrik ettiği gerekçesiyle 1 yıl hapis cezasına çarptırıldı. TCK'nın 312'nci maddesine göre verilen cezayı Yargıtay onaylarsa, Hoca'nın siyasi yaşamı sona erecek.

DİYARBAKIR 1 No'lu DGM, söz ve eylemleri nedeniyle Refah Partisi'nin kapatılmasına yol açtığı gerekçesiyle 22 şubat 2003 tarihine kadar siyasi yasaklı olan Necmettin Erbakan'a 1994'te Bingöl'de yaptığı konuşma nedeniyle 1 yıl ağır hapis ve 220 bin lira para cezası verdi. Erbakan, yerel seçimler öncesinde yaptığı konuşmada halkı ırk ve din farkı gözeterek kin ve düşmanlığa açıkça tahrik ettiği gerekçesiyle mahkûm oldu. TCK'nın 312'nci maddesine göre verilen bu cezanın Yargıtay tarafından onanması durumunda Erbakan'ın siyasi yaşamı sona ermiş olacak.

Diyarbakır 1 Nolu DGM'de Erbakan'ın katılmadığı duruşmada, avukatları Mehmet Ener ve Yaşar Gürkan son savunmalarını yaptı. Avukatlar, hákim huzurunda kaydedilmeyen kasetin hukuken delil sayılamayacağını belirterek, şunları söylediler:

‘‘Kasetler delil olamayacağı gibi, montaj olduğu kanıtlanan sözkonusu iki kaset delil sayılamaz. Kaseti, kimin, nerede ve ne zaman kaydettiği belli değil. Kasetle, hükümet komiserinin raporu arasında çelişki bulunuyor. Raporda, konuşmasının 25-30 dakika sürdüğü ve suç unsuru olacak birşeye rastlanmadığı belirtilmesine rağmen, kasette konuşma 40-45 dakikalık bölümü içeriyor. Sinema filmlerinde görüyoruz, özel efektlerle bu konuşmaların değiştirilmesi mümkün olabiliyor. Erbakan, Ankara DGM'ye verdiği ifadede kasette üsluba uymayan cümleler bulunduğu ve konuşmaların kesik kesik olduğuna işaret edip iddiaları kabul etmemiştir. Gerçek konuşma bir seçim propagandası için yapılmıştır. Müvekkilim, devlet millet kaynaşmasını sağlamış, büyük bir Türkiye'yi hedef almıştır. Kendisi huzur ve kardeşliği istemiştir. Böyle bir kişiyi bölücü ve kışkırtıcılıkla suçlamak haksızlıktır. Bu dava delilden yoksundur. Müvekkilim müsnet suçu işlememiştir. İddianamedeki cümleler sübut bulmamıştır. Zaten davada zaman aşımı da mevcuttur. O nedenle beraat kararı verilmesini istiyoruz.’’

İNDİRİM YAPILMADI Avukatların yaptığı savunmadan sonra duruşmaya kısa bir ara veren mahkeme heyeti kararı açıkladı. Mahkeme Başkanı Fahrettin Gültekin, Erbakan'ın Bingöl'de yaptığı konuşmada halkı ırk ve din farkı gözeterek kin ve düşmanlığa açıkça tahrik ettiği gerekçesiyle Türk Ceza Yasası'nın 312/2 maddesi gereğince 1 yıl hapis ve 220 bin lira para cezasına çarptırılmasına karar verdi. Mahkeme, suçun işlenişi, yer ve zaman nedeniyle ceza indirimini kapsayan 59. maddenin uygulanmasına yer olmadığını da açıkladı.

Savcı tarafından bir önceki celsede okunan esas hakkındaki mütalaada Erbakan'ın konuşmasının düşünceyi açıklama özgürlüğü sınırlarını aştığı, TBMM üyeleri hakkında ‘gavur’ nitelemesi yaptığı belirtilerek, bu durumun üniter devlet yapısı ile bağdaşmadığı vurgulanmıştı. Savcı, Erbakan'ın bu konuşmasıyla halkı kin ve düşmanlığa açıkça tahrik suçu işlediğini ve bu suçun tehlike suçu olduğunu kaydetmişti.

İşte Bingöl konuşması

ERBAKAN'ın 25 Şubat 1994 tarihindeki konuşması şöyle:

‘‘Allah'ın iziniyle çile devri bitti. Zülum bitti, Türkiye'de Rusya'dan büyük devrim oldu. Nasıl Rusya'da komünizm çöktüyse, Türkiye'de de batı taklitçiliği gavur uşaklığı çöktü.

Artık bu ülkede 12 parti yok. 2 tane parti var. Hak ve batıl. RP'nin dışındaki hepsi batıldır. Hepsi tek parti sayılır. Bunlar gavur uşağı. Bu ülkenin evlatlarına ne dediler? Dinini bir tarafa bırakacaksınız, arkamıza düşeceksiniz, ne din ne de dünya bıraktılar.

Bu ülkenin evlatları asırlar boyu mektebe başlarken, besmeleyle başlar. Siz geldiniz, bu besmeleyi kaldırdınız. Ne koydunuz yerine, 'Türküm, doğruyum, çalışkanım.' Sen bunu söyleyince, öbür taraftan da Kürt kökenli bir Müslüman evladı, 'Ya öyle mi, ben de Kürtüm, daha doğruyum, daha çalışkanım' deme hakkını kazandı. O Meclis yarın inananların eline geçecek. Bütün bu haklar kan dökülmeden verilecek.’’

Karar: Suça eğilimli

DİYARBAKIR 1 No'lu DGM'nin kararında, Erbakan'ın ‘suç işlemeye eğilimli’ olduğu belirtildi. Kararda, ‘‘Sanığın bu cezasından taktiren başkaca artırmaya veya eksiltmeye yer olmadığına, Suçun işleniş şekli, yeri, zamanı, ağırlığı, sanığın kişiliği ve suç işleme konusundaki eğilimi gözönüne alınarak hakkında TCK. 59 ve 647 sayılı yasanın 4-5-6 maddelerinin uygulanmasına TAKTİREN YER OLMADIĞINA...’’ sözlerine yer verildi.

Olanda hayır vardır

ERBAKAN, Diyarbakır DGM'nin kararı için, ‘‘Olanda hayır vardır’’ dedi. Karardan sonra baro odasına geçen avukatlar bir süre durum değerlendirmesi yaparak cep telefonundan Erbakan'ı arayıp kararı bildirdiler. Avukatlar, temyiz için başvuruda bulunduklarını söylediler. FP Lideri Recai Kutan ise NATO konferansı için bulunduğu Antalya'dan dün Erbakan'ı arayarak, ‘geçmiş olsun’ dileğinde bulundu. Kutan, ‘Geçmiş olsun dileğimi sundum. Her zamanki gibi, 30 yıldır gördüğüm gibi yüksek moralli gördüm. Bu tip hadiseler onu üzmedi şimdiye kadar’’ dedi.

FP: Demokrasi ayıbı

ERBAKAN'a verilen bir yıllık mahkûmiyet kararına FP'den sert tepki geldi. FP Genel Başkanı Recai Kutan, Erbakan'ın mahkûmiyeti için ‘‘Demokrasinin ayıbı’’ derken, Oğuzhan Asiltürk, ‘‘Haksızlık’’ diye nitelediği bu kararı cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilintilendirerek, ‘‘Tesadüf değil’’ iddiasında bulundu. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel ise Erbakan'a verilen mahkûmiyet kararı için, ‘‘Adaletin işi’’ diyerek yorum yapmaktan kaçındı.

KUTAN: ÇOK ÜZÜLDÜM Ülkeye en az 50 yıl adeta aşkla, sevdalı bir şekilde hizmet etmiş olan bir eski başbakanın bir yıl süreyle hapis cezasına mahkûm edilmiş olması fevkalade üzücüdür. Yani, aklın alamayacağı bir neticedir. Bu netice, FP olarak bizim kurulduğumuzdan bu yana yapmakta olduğumuz demokrasi, insan hakları, özgürlükler ve hukukun üstünlüğü mücadelesinin, antidemokratik yasaların mutlaka süratle değiştirilmesi hususundaki görüşlerimizin ne kadar haklı olduğunu ispat etmektedir. 312. maddenin Türkiye için bir demokrasi ayıbı olduğunu da açıkça göstermektedir. Bu milletin bir ferdi olarak fevkalade üzüldüğümü ifade ederim.

ASİLTÜRK: HAKSIZLIK Kesinlikle hukukun içinde böyle birşey olmaz. Böyle birşeyin hukuk devletinde olmaması gerekir. Ama değişik şartlar içinde yaşıyoruz, bir başka dönemden geçiyoruz. Savcının mahkemeye verdiği bandın konuşmadan sonra düzenlendiğini mahkemenin tayin ettiği bilirkişi söylüyor. Parti tabanımız bu mahkûmiyet kararıyla üzülüp rahatsız olacaktır. Hiçbir şey tesadüf değildir. Şu son bir takım operasyonlar filan da tesadüf değil.

TÜRKİYE'NİN UTANCI Genel Başkan adayı Abdullah Gül ile grup başkanvekilleri Abdüllatif Şener ve Bülent Arınç, dün ortak basın toplantısı düzenleyerek kararı, ‘‘Türkiye'nin utancı’’ olarak nitelediler. Toplantıda, Başbakan Ecevit'e, ‘‘Cumhurbaşkanının görev süresini uzatmak için gösterdiğiniz ısrarı, 312.maddenin değiştirilmesi için de gösterin’’ çağrısında bulunuldu. Gül, Türkiye'nin, bir başbakanı asmanın ardından, şimdi de düşüncelerinden dolayı bir başbakanı mahkûm etmenin mahcubiyetini yaşadığını söyledi. Gül, 312. maddenin değiştirilmesine Ecevit'in, ‘‘Öncülük ve önderlik’’ etmesini istedi.

Erdoğan'la aynı kaderi paylaşacak

RP'nin kapatma kararı nedeniyle 5 yıl siyasi yasaklı olan Necmettin Erbakan, TCK'nın 312/2. maddesinden aldığı bir yıllık hapis cezası kesinleşirse, seçilme yeterliliğini kaybedecek ve ‘ömür boyu’ siyasi yasaklı olacak. Erbakan, Recep Tayyip Erdoğan'la aynı kaderi paylaşarak, cezaevine girecek ve toplam 4 ay 24 gün hapis yatacak.

MUHTAR BİLE OLAMAZ Erbakan'a, Diyarbakır 1 No'lu DGM tarafından verilen hapis cezası, Yargıtay'a gidip temyizde de onanırsa, bir daha muhtar bile seçilemeyecek. FP'nin siyasete dönmesi için müthiş bir pazarlık yürüttüğü Erbakan, bir daha milletvekili olamayacak. Milletvekili Seçimi Yasası'nın 11. maddesi TCK'nın 312/2 maddesinden bir gün bile ceza alanların milletvekili seçilemeyeceklerini hükme bağlıyor.

8. DAİRE BAKACAK Erbakan'ın, kader kararının temyiz incelemesini Tayyip Erdoğan'ın mahkûmiyet kararının temyiz incelemesini de karara bağlayan Yargıtay 8. Ceza Dairesi yapacak. Diyarbakır 1 No'lu DGM'nin gerekçeli kararı tamamlandıktan sonra 1 ay içinde Erbakan'ın avukatları, temyiz gerekçelerini ya Diyarbakır DGM'ye ya da doğrudan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na vererek, itiraz edebilecekler.

SAVAŞ HAZIRLAYABİLİR Erbakan'ın temyiz dosyası, Yargıtay'a ulaştıktan sonra Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı Vural Savaş veya cumhuriyet savcılarından biri, tebliğname hazırlayacak. Cezanın ‘onanması’ veya ‘bozulması’ yönünde hazırlanacak tebliğname, dava dosyası ile birlikte TCK'nın 312. maddesine ilişkin suçlarda verilen kararların temyiz incelemesini yapan Yargıtay 8. Ceza Dairesi'ne gönderilecek.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle