GeriGündem Hesap değişti, káğıt üstünde 2020’şer dolar ’zengin’leştik
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    6
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Hesap değişti, káğıt üstünde 2020’şer dolar ’zengin’leştik

Hesap değişti, káğıt üstünde 2020’şer dolar ’zengin’leştik
refid:8410088 ilişkili resim dosyası

Yeni milli gelir hesaplama yöntemine göre, Türkiye’nin 2006 yılı GSYH’si 758 milyar YTL oldu. Kişi başına düşen milli gelir ise 7 bin 500 dolara yükseldi. Bu rakam, daha önceki hesaplamaya göre 5 bin 480 dolardı. Bu hesaba göre kişi başına gelirimiz 2 bin 20 dolar birden arttı.

TÜRKİYE İstatistik Kurumu (TÜİK), yeni milli gelir hesaplama yöntemine göre Gayrı Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH) sonuçlarını açıkladı. TÜİK Başkanı Ömer Demir tarafından açıklanan revize verilere göre, daha önce 576 milyar YTL olarak kabul edilen 2006 yılı gayrisafi yurtiçi hasıla (GSYH), yüzde 31.6 artışla 758.3 milyar YTL’ye ulaştı. Demir, kişi başına düşen milli gelirin ise 2006 yılı için 7 bin 500 dolar düzeyinde tahmin edildiğini açıkladı. Bu rakam, daha önceki hesaplamalara göre 5 bin 480 dolardı.

GELİRİMİZ YÜZDE 31.6 BÜYÜDÜ: TÜİK Başkanı Ömer Demir, 1998 yılı ile 2007 yılı üçüncü dönemi kapsayan 1998 bazlı Gayri Safi Yurtiçi Hasıla (GSYH) güncelleme sonuçlarını açıkladı. Buna göre, 1987 bazlı hesaplamalarla 576.3 milyar YTL çıkan GSYH, 1998 bazlı hesaplama yöntemi ile 758.3 milyar YTL ile yüzde 31.6 daha yüksek çıktı. Dolar cinsinden GSYH 1987 bazlı seride 400 milyar 46 milyon dolar çıkarken, 1998 bazlı yeni seride 526 milyar 429 milyon dolar olarak hesaplandı. Eski seride cari fiyatlarla yüzde 18.3 olan GSYH büyüme oranı yeni seride yüzde 16.9’a düşerken, sabit fiyatlarla yüzde 6.1 olan büyüme oranı yüzde 6.9’a yükseldi.

9 AYLIK BÜYÜME YÜZDE 5: Yeni seriye göre, 2007’nin ilk 9 ayında sabit fiyatlarla GSYH bazında büyüme oranı yüzde 5 oldu. Bu dönemde cari fiyatlarla GSYH yüzde 14.2 büyüyerek 635 milyar 911 milyon YTL oldu. Dolar cinsinden de yüzde 26 büyüyerek 489 milyar 250 milyon dolara çıktı. İlk 9 ayda milli gelir sabit fiyatlarla ise yüzde 5 büyüyerek 75 milyar 341 milyon YTL düzeyinde gerçekleşti.

KİŞİ BAŞINA 7 BİN 500 DOLAR: 2006 yılında kişi başına milli gelir ise, artan katma değer ve düşen nüfus nedeniyle yaklaşık 7 bin 500 dolar olacağı tahmin edildi. Eski seriye göre 2006 yılındaki kişi başına milli gelir 5 bin 480 dolar olarak açıklanmıştı. Böylece 2006 yılına ilişkin kişi başına düşen milli gelir, bir gecede 2 bin 20 dolar birden artmış oldu.

FARK NEDEN BU KADAR BÜYÜK: Yaptıkları ile ilgili en küçük tereddütleri olmadığını belirten TÜİK Başkanı Demir, revizyonun neden bu kadar büyük olduğunu, "Türkiye’de birikmiş ihtiyaçların fazla olması" nedeniyle açıkladı. Demir, gelirin artmasını şöyle anlattı: "Genelde hesaplamalarımızı mütevazı yöntemlerle yapıyoruz. Hep ihtiyatlı davranıyorsunuz. Mütevazı olarak davrandığımız için her zaman önümüzde genişletme potansiyeli kalıyor. Yaptığımız iş ile ilgili en küçük bir tereddütümüz yok."

OLSA DÜKKAN SİZİN: Bu arada bir soru üzerine Türkiye’deki kayıt dışılık oranına ilişkin ellerinde bir rakam olmadığını kaydeden Demir, "Olsa dükkan sizin ama ileride yapabiliriz" dedi. Demir, kayıt dışılığı ortaya çıkarmak için işgücü girdi yaklaşımını kullandıklarını imalat sanayiinde 1-9 kişi çalıştıran işyerleri dikkate alındığında 2002 yılında 2 milyon 133 bin 644 olan çalışan sayısının hane halkı işgücü anketi sonuçlarına göre 3 milyon 545 bin 163 olduğunu ifade etti.

Cepte hissetmesek de 23 gün sonra 1750 dolar daha ’zengin’leşeceğiz

AVRUPA Birliği’ne (AB) uyum kapsamında yapılan çalışmanın, 2007’ye ilişkin rakamlarda da yüzde 25-30’luk bir artış getirmesi bekleniyor. Buna göre, milli gelirin yüzde 25 yükselmesi kişi başına düşen gelir 6 bin 750 doları 8 bin 500 dolara taşıyacak. Başka bir deyişle kişi başına gelir, 1750 dolar daha artacak. 2006 yılındaki 2 bin 20 dolarlık artışı da ele alırsak, son 2 yılda gelirimiz kağıt üstünde de olsa, 3 bin 770 dolar armış olacak. 2007’nin kesin rakamları 31 Mart’ta açıklanacak.

Arttığı iddia edilen gelir, konut ve imalat sektöründen

Ömer Demir’in açıklamasına göre, milli gelirin büyümesine en büyük katkı konut ve imalat sektöründen geldi.

2000 yılında bina sayımı sonuçlarına göre 13.9 milyon olan konut sayısı mesken elektrik abone sayıları dikkate alındığında yeni seride 19.2 milyon çıktı.

Konuttaki artış yüzde 144 olarak gerçekleşti.

2002 genel sanayi ve iş yerleri sayımına göre imalat sanayinde (2001 yılı için 10 ve daha fazla sayıda kişi çalıştıran) işyeri sayısı 11 bin 293 iken, bu rakam 27 bin 813’e yükseldi.

Yüzde 66 ile milli gelirin genişlemesinde en büyük ağırlık buradan geldi. Milli gelirde imalat sanayi sektörünün ağırlığı yüzde 24 düzeyinde bulunuyor.

Revizyonda ilk kez referans faiz oranı kullanarak mali aracı kuruluşların dolaylı üretim değeri hesaplandı. Buradan gelen katkı yüzde 6.1 oldu.

Milli gelirde revizyon ekonomik riski düşürecek

MORGAN Stanley, Deutsche Bank gibi uluslararası yatırım bankası ekonomistlerine göre, revize edilmesiyle milli gelir düzeyinde ortaya çıkacak artışın şu tür yansımaları olacak:

Türkiye, 500-600 milyar dolarlık milli gelire sahip ülkeler düzeyinde değerlendirilecek. Ekonomik verilerdeki düzelme çerçevesinde, ekonomik değerlendirmelerde, Türkiye "daha az riskli" ülkeler kategorisinde yer alacak.

Milli gelir hesabının revizyonu, Türkiye’deki toplam borcun, cari açığın, milli gelire oranını aşağı çekecek. Türkiye’nin ekonomik büyüklüğünün farklı bir kategoriye yerleşecek. Bu ekonomik değerlendirmeleri de etkileyecek.

Türkiye’nin, benzer reyting grubundaki ülkelere göre brüt borcunun milli gelire oranı yüksek. Bu oran şu anda yüzde 57 düzeyinde. Ancak milli gelirin yukarı doğru revize olması halinde, Türkiye’nin ekonomik görünümü ve diğer ekonomik rasyoları iyileşecek.

Kişi başına milli gelirdeki yükselmeler sonucunda, Türkiye’nin, BM, Dünya Bankası, IMF ve diğer uluslararası kuruluşlardaki sıralaması da değişecek. Türkiye, bazı kuruluşların sıralamasında "orta gelir" düzeyinde yer alırken, yeni düzenlemeyle, "üst orta gelir" ile "ileri" düzeylerine yükselecek.

Vatandaş neden farkına varmıyor

REVİZYON
yapmaya devam edeceklerini Ömer Demir, milli gelir artışını vatandaşın neden hissedemidiğini ise şöyle izah etti: "Vatandaşların milli gelirdeki artışları hissetmemelerinin normal. Açıklanan veriler Türkiye ortalaması. Önemli olan kişinin kazancındaki artış."

Hesaplarda deve, kaz eti de var

REVİZYONUN
ağırlıklı olarak kapsam genişlemesinden kaynaklandığını vurgulayan Ömer Demir, hesaplara etkisi çok küçük de olsa deve, kaz, ördek eti ile kivi, sumak, mantar ve kekik gibi hayvansal ve bitkisel ürünlerin de eklendiğini belirtti.

Birçok ülke eski yöntemi terk etti

TÜRKİYE
’’deki milli gelir, 1968 tarihli Birleşmiş Milletler Ulusal Hesap Sistemi’ne dayanarak, 1987 girdi-çıktı tablosuyla hesaplanıyor. Bu hesaplama metodunu birçok ülke terk etti. Bazı ülkeler de milli gelirlerini birkaç kez revize etti. Ömer Demir, Yunanistan, Çin gibi ülkelerde de bu yola gidildiğini söylerken, tüm alanlarda Avrupa Hesaplar Sistemi’ne uyumun 2011 yılına kadar tamamlanacağını açıkladı.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle