GeriGündem Hayatım
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Hayatım

Giacomo CasanovaÇeviren: Mine ZorluGüncel YayıncılıkGiacomo Casanova denilince aklınıza ne geliyor? Kendini, kadınlar başta olmak üzere "dünya nimetlerine" adayan bir "sefahat düşkünü" mü? Ya da sadece bu kadar mı?. O  kendini Virgilius'un şu sözleriyle tanımlamayı tercih ediyor: "Ben bir canavar değilim, geçenlerde, deniz sakinken, sahilde kendi yansımamı gördüm.." Din eğitimi aldığı halde kendi deyimiyle "yanlış yola" sapan Casanova'nın yaşamını anlatan Hayatım adlı 10 ciltlik anılarının; çocukluk ve gençlik dönemini anlatan ilk cildi ayınlandı.Giovanni Giacomo Casanova, 1725 yılının 2 Nisan'ında Venedik'te dünyaya gözlerini açtı. Belki de kendisine "gözü kara aşık" genlerini miras bırakan tiyatro oyuncusu bir baba ile onun meslektaşı olan bir kadının ilk çocuğuydu.  Uzunca bir süre anneannesinin yanında yaşadı. 9 yaşına geldiğinde din eğitimi için Padua'ya gönderildi. İlk eğitimini Medeni ve Kilise Hukuk Doktoru rahip Gozzi'den alan Casanova İlahiyat Okulu'na girdi. O sırada amaç, kilisede kariyer yapmasıydı. Aslına bakılırsa parlak bir öğrenci idi, ama okul hayatı fazla uzun sürmedi. BETTİNA'DAN ALDIĞI "DERSLER" ONU ETKİLEDİ Hocası Gozzi onu dini alanda kariyer yapmaya yönlendirirken o, Gozzi'nin kız kardeşi Bettina'dan aldığı "aşk eğitimininden" daha fazla etkileniyordu.  Bettina'nın öğrettiklerini, 1740'da kilise üyesi olmak için döndüğü Venedik'te pratiğe geçirdi. İki kız kardeşle aynı anda ilişki sürdürmeye başladı. O sıralarda ona hami olan senatör Alvise Malipiero sayesinde soylu kişiler arasına da girdi. Daha sonra Romalı bir kardinalin hizmetinde çalıştı. Papayla tanıştı. Ancak bu sırada yaşadığı bir ilişki ve skandal onun din adamlığında hiç bir şansı kalmamasına yol açtı. Artık sadece iki büyük tutkusu için yaşayabilirdi Casanova: Kadınlar ve edebiyat. Üstelik sıkı bir kumarbazdı da.Casanova henüz 24 yaşındayken metresler, koruyucularla çevrili lüks bir yaşamı vardı. Paris, Londra, Prag, Napoli, Barselona ve hatta İstanbul'a kadar sürüklendi. Çünkü engizisyondan kaçmak zorundaydı. 1774'te affedilince Venedik'e geri döndü. Devlet için casusluk yapmaya başladı. Sonra yine kovuldu, yine affedildi.  ÇÖKÜŞ, YAŞLILIKLA BİRLİKTE GELDİ Casanova'nın son yılları, gençliğindeki bu pırıltılı yaşamın tam tersi bir atmosferde geçti. Artık ne kadınlar vardı çevresinde, ne koruyucular, ne de dostları. Son yıllarını Kont Waldstein adlı dostunun Bohemya'daki Dux Şatosu'nda kitaplık görevlisi olarak geçirdi. Casanova, hayatının sonuna kadar edebiyat tutkusundan vazgeçmedi. Ona asıl ününü kazandıran anılarını yazdı. Haziran 1798'de Dux Şatosu'nda son nefesini verdi. Kendi deyimiyle "duyularına zevk veren her şeyi kendisine bağlamaya çalışmak yaşamının en büyük uğraşı oldu." "Hiçbir işi daha önemli görmedim" diye anlatıyor anılarında. "Karşı cins için doğmuş olduğumu hissederek onları daima sevdim. Kadınların da beni sevmesi için elimden gelen her şeyi yaptım." Casanova, belki de bazılarının "yanlış" anladığı gibi basit bir cinsel açlığı doyurma peşinden değildi hiçbir zaman. Aşk onun için çok önemliydi. Aşık olduğunda, sadece duygularının peşinden gidebilecek kadar cesur biriydi. Sahip olduğu her şeyi zevkleri uğruna gözünü bile kırpmadan terkedebilirdi. TANRI'YA İNANCI TAMDI Bütün bu "vurdumduymaz" görüntüsüne rağmen Tanrı inancı tamdı Casanova'nın . Bu noktada kendini şu sözlerle tanımlıyor: "Ben her şeyin yaratıcısı Tanrı'ya inanırım, ondan asla kuşku duymadım. Bütün sıkıntılarımda, dualarımla ona dönmem ve daima dualarımın karşılığını bulmam bunun bir kanıtıdır. Dert öldürür, dua onu dağıtır . Duadan sonra insan kendine güvenir ve harekete geçer."Casanova'nın, kız kardeşinin torunu Carlo Angiolini'ye bıraktığı el yazması anıları ilk olarak 1822'de Almanca yayınlandı. Tabii ki bazı bölümleri sansürlenerek. Daha sonra Fansızca ama yine sansürlenerek okura sunuldu. Yıllarca F. A.Brockhaus Yayınevi'nin kasasına kilitli kalan orijinal metin ancak 1960 yılında tam olarak gün ışığına çıktı. Hayatım bu orijinal metinden Mine Zorlukol tarafından Türkçe'ye çevrildi.