GeriGündem Güneşin doğusuyla kılınacak olan bayram namazı saati Kayseri için kaç olacak?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Güneşin doğusuyla kılınacak olan bayram namazı saati Kayseri için kaç olacak?

Güneşin doğusuyla kılınacak olan bayram namazı saati Kayseri için kaç olacak?

Güneşin doğması ve bir miktar yükselmesi ile vakti gelen bayram namazı, Kayseri ve birçok ilde araştırılan konu olmaya başlandı. Cemaatle kılınan bayram namazı, zeval vaktine kadar cemaatle birlikte idrak edilebilecek. Peki, Kayseri’de bayram namazı saat kaçta kılınacak? İşte, Diyanet İşleri Başkanlığı'nın yayımladığı bayram namazı saatleri hakkında bazı bilgiler...

Yüz binlerce Müslümanın tekbir getirerek idrak edeceği bayram namazı, saat bilgisi ile araştırılıyor. Kayseri bayram namazı saati ve diğer illerin bayram namazı vakitlerini merak eden birçok vatandaş, internet üzerinden detayları araştırıyor. İşte, Kayseri başta olmak üzere tüm illerin bayram namazı saatleri bilgisi...

Ramazan Bayramı namazı Kayseri'de 05:53'te kılınacak. Diyanet İşleri Başkanlığı verilerine göre, diğer illerdeki bayram namazı saatlerini öğrenmek için aşağıdaki haberden yararlanabilirsiniz.

BAYRAMIN DİNİ HÜKMÜ

İslâm dininde ramazan ve kurban olmak üzere iki bayram vardır. Arapça’da îdü’l-fıtr ve îdü’l-adhâ şeklinde adlandırılan her iki bayram da hicretin 2. yılından itibaren kutlanmaya başlanmıştır. Esasen ramazan orucu ilk defa bu yıl farz kılınmış, bu ayı oruçla geçiren müminler sonraki ayın (şevval) ilk üç gününü bayram olarak kutlamışlardır. Bu sebeple bu bayrama ramazan bayramı veya bayramdan önce fitre (fıtır sadakası) verildiği için fıtır bayramı denilmiştir.

Türkiye’de bazı çevrelerde muhtemelen bayramda şeker, lokum ve tatlı ikramı şeklinde öteden beri var olan gelenekten dolayı buna şeker bayramı da denilmektedir. Ancak Hz. Peygamber’in uygun olmayan bazı isimleri değiştirmesi ve özellikle dinî terim ve kavramların muhafazası konusunda hassasiyet göstermesi, bu şekilde bir adlandırmanın doğru olmayacağını göstermektedir.

Hicrî takvimin son ayı olan zilhiccenin onunda başlayan ve dört gün devam eden kurban bayramı ise bu günlerde kurban kesildiği için bu adla anılmıştır. Hac ibadeti hicretin 9. yılında farz kılınmakla birlikte kurban kesilmesi ve kurban bayramı namazı, oruç ibadeti ve ramazan bayramı gibi hicretin 2. yılında teşrî‘ kılınmıştır. Ramazan bayramında müminler bir önceki ayı ibadetle geçirmenin ve Allah’ın rahmetine nâil olma ümidinin sevincini taşırlar.

Kurban bayramı ise Hz. İbrâhim’in oğlu İsmâil’i kurban etmek istemesi ve İsmâil’in de buna razı olması, nihayet Allah’a karşı gösterilen büyük sadakatin karşılığı olarak hayvan kurban edilmesinin hâtırasını taşımakta ve müminler bu günlerde kurban kesmek suretiyle bu iki peygamberin Allah’a karşı verdikleri başarılı imtihanın sevincini yaşamaktadırlar.

Özellikle hacca gidenler ifa ettikleri hac ibadeti sırasında bu hâtıraları diğerleriyle de takviye ederek kurban bayramının sevincini daha büyük bir heyecanla tadarlar. Ayrıca bu iki bayramın, İslâm toplumunun eski dönemlerin izlerinden arınması ve müstakil bir kimliğe bürünmesinde de rol oynadığını söylemek gerekir.

Nitekim Medine’ye hicret ettikten sonra, bura sakinlerinin İran’dan alınma Nevruz ve Mihricân bayramlarını kutladıklarını gören Hz. Peygamber, “Allah sizin için o iki günü daha hayırlı iki günle, kurban ve ramazan bayramlarıyla değiştirmiştir” (Müsned, III, 103, 235, 250; Ebû Dâvûd, “?alât”, 245; Nesâî, “?alâtü’l-?îdeyn”, 1) meâlindeki hadisiyle İran menşeli bu iki bayramın kutlanmasını yasaklamıştır.

Yorumları Göster
Yorumları Gizle