GeriGündem Günay: Bu devlet bana özür borçlu
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    22
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Günay: Bu devlet bana özür borçlu

Günay: Bu devlet bana özür borçlu
refid:25359702 ilişkili resim dosyası

Gazeteciler ve Yazarlar Vakfı’nca, bu yıl 30’uncusu düzenlenen Abant Platformu’nun ikinci gününe, eski Kültür Bakanı Ak parti İzmir Milletvekili Ertuğrul Günay’ın, sorular bölümünde verdiği ilginç cevaplar damgasını vurdu. Günay, toplantıda bir soru üzerine “Hükümeti temsil etmediğini” söyledi. Günay ayrıca, "Bir dolu yerde ben de haksızlığa uğradım. Bu devlet bana şahsen özür borçlu" dedi.

Abant Platformu’nun önceki yıllarda yapılan toplantılarına iktidardan ve iktidara yakın medya gruplarından üst düzeyde katılım olurken, bu yılki katılım yok denecek kadar az olması dikkat çekti. Abant’taki toplantıya, Çalışma Bakanı Faruk Çelik’in daha önce davete evet deyip, programa katılacağını bildirmesine karşın, son dakikada programını iptal ederken, iktidarı temsilen sadece eski Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay geldi.

KAYITLARA GİRMESİN
Toplantının “İnanç ve vicdan özgürlüğü, Hak ve Hürriyetlerde Özgürlük” konulu bölümüne oturum başkanlığı yapan Günay, kendisine yöneltilen bazı soruları ilginç sözlerle savuşturdu. Konuşmasının başında bakan arkadaşı Faruk Çelik’in mazeretine vurgu yapan Günay, “Keşke bu toplantı bütçe görüşmelerine rastlamasaydı, Faruk Çelik burada bulanabilseydi, daha yararlı olurdu” dedi.

ABANT PLATFORMU'NDAN FOTOĞRAFLAR

Abant Platformu konukları arasında yer alan Türkiye Avrupa Eğitim ve Bilimsel Araştırmalar Vakfı (TAVAK) Başkanı Prof. Dr. Faruk Şen’in sorular bölümünde söz alıp, isim vermeden Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik’e gönderme yapan “Siz Ak Parti’nin Ak yüzüydünüz. Siz ayrıldıktan sonra yerinize gelen, bakanlık işlevlerini yapmıyor mu?” şeklindeki soruya Bakan Günay, “Bu soru kayda alınmadı” diye müdahale etmesi salonu güldürdü. Günay’ın bu sözlerine Prof. Şen, “Kayda alındı da, cevap kaydı alınmadı” karşılığını verdi. Günay, gülerek “Tutanaklardan çıkarıldı” diyerek, soruyu geçiştirdi.

Toplantıda söz alan Hürriyet Yazarı Şükrü Küçükşahin’in kendisini tanıtırken, Hürriyet yazarı olduğunu ancak Hürriyet’i temsilen değil, “Kendini adına” orada yer aldığını söylemesi üzerine Bakan Ertuğrul Günay’ın söze girerek “Benim hükümeti temsil etmediğim gibi” demesi dikkat çekti.

DİYANETTE ÇAYCI BİLE YOK
Toplantının en hararetli bölümü ise Necdet Saraç’ın Diyanet’e yönelik “Diyanet’te Alevi çaycı bile yok” sözleri oldu. Toplantıya akademisyen olarak katılan eski Diyanet İşleri personeli Cenksu Üçel, Saraç’ın bu sözlerine “Doğruyu söylemiyorsun” diye müdahale ettiği görüldü. Üçel, Diyanet’e yönelik eleştirilere “Çaycılara niye hakaret ediyorsunuz? O kadar ezbere konuşuyorsunuz ki. Birazdan Alevi imam konuşacak” diyerek, söz konusu imamı gösterip “İşte burada. Kızılbaş adam, din dersi öğretmeni. Zan ile hüküm yanlış yere ulaştırır. Bilgi yanlışlığı var. Alevilik tasavvuf kültürüdür” diye müdahalede bulundu.

GÜNAY:BU DEVLET BANA ÖZÜR BORÇLU
Eski Bakan Ertuğrul Günay, kendisine yöneltilen sorular üzerine, gerektiğinde devletin vatandaştan özür dileyeceğini ifade edip, “60 yıllık yaşamıma bakıyorum. Bir dolu yerde ben de haksızlığa uğradım. Bu devlet bana şahsen özür borçlu” dedi. Günay, devletin, Müslüman olan olmayan kişilere karşı çok haksızlık yaptığını da öne sürüp, “Önce, devletin bilerek bilmeyerek geçmişte çok hata yaptığında anlaşalım” diyerek sözü Madımak olaylarına getirdi.
Madımak’la ilgili bakanlık döneminde söylediği “Utanç duyuyorum” sözlerini hatırlatan Günay, “İnsanın midesi nasıl kaldırır, İnsanların yakıldığı yerde bir kebapçı olmasından bir insan olarak utanıyorum. Eski utanç verici halinden, müze olmasa da adını kültür merkezi olarak değiştirip, bir başka statüyü kavuşturduk” dedi.

SİYASİ İKDİDARDAN DAHA DERİN BİR DEVLET VAR
Günay, bu tür toplantılarda tartışılan konuların, siyasilerin Ankara’ya döndükten sonra neden unuttuğuna yönelik soruya ise, “Siyasi iktidardan daha derin bir devlet var. Bu da adım adım, kademeli olarak aşılabiliyor” yanıtını verdi. Günay, 800’üncü Hacı Bektaş-ı Veli’yi anma yıl dönümde semah gösterisine Bakan olarak izin verdiği için kendisine teşekkür edilmesinin içini burktuğunu ifade edip, “Devlet o ritüele izin veriyor diye teşekkür edilmesi beni o zaman da burdu, şimdi de ifade ediyorum” dedi.

GERÇEK İNSANIN ATASIYIZ
Meclis’e başörtülü giren kadın milletvekilleri ve Merve Kavakçı olayını da gündeme getiren Günay, “Bu ülkede halktan oy almışlar, bir inancı duruşu ifade etmişler seçilmiş. Parlamentoya gelirken, başörtülü girdiler. Bir dönem bunu devlete karşı kalkışma gibi ilan ettik. Bu güzel bir tabloydu. Ama orada da bulundum. Ne kadar içi boş şeyler için kavga ettik. Biz galiba gerçek insanın atasıyız” diye konuştu.

HATAM VARSA ÖZÜR DİLERİM
Günay, bakanlığı döneminde Alevi kimliğinden dolayı dışladığı kişiler olup olmadığı ya da Alevi birini atayıp atamadığı yolundaki soruya ise şu yanıtı verdi.” Ben yurttaşlarımı bir yere atarken Alevi Sunni, Müslüman, Ateist ya da Ak Partili mi diye bakmam. Adam mıdır, işinin ehli midir diye bakarım. Göreve atadığım hiçbir arkadaşımın mezhebine bakmadım. Benden bu konuda bir şikayet olduğunu da duymadım. Alevi kimliğinden dolayı dışladığım olmadı. Bilerek bilmeyerek böyle bir hatam varsa herkesten özür dilerim.

Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle