GeriGündem Gölden çıkan Ergenekon
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Gölden çıkan Ergenekon

Gölden çıkan Ergenekon
refid:15079281 ilişkili resim dosyası

Tarihte büyük depremlerin üssü olarak bilinen Erzincan şehri bu kez başka tür bir depremin, cemaatler ve Ergenekon soruşturmaları üzerinden gündemde. Türkiye’nin son 3 yılına damgasını vuran, zincirleme iddianamelerle sıcaklığını koruyan Ergenekon’un hayaleti Doğu Anadolu’nun birbirine komşu bu iki güzide ilinde zuhur ediyor.

Önce bir cemaate mensup isimler şüpheli oldu, ardından o cemaate operasyon talimatı veren başsavcı ve talimatı uygulayan subaylar. Hürriyet’in uzman yargı muhabiri Ali Dağlar’ın depremin merkez üssüne giderek kaleme aldığı ‘Operasyon adı: AĞA 01’ adlı kitabı ülkeyi istim üstünde tutan bir davanın perde arkasına eğiliyor, yeni pek çok bilgi ve belgeyi içeriyor.
Dursun Çiçek’e ait olduğu öne sürülen, kamuoyunda bilinen adıyla “AKP’yi ve Fethullah Gülen’i bitirme planı”nın Erzincan’da iki cemaati soruşturan Başsavcı İlhan Cihaner tarafından uygulamaya konulduğu öne sürülüyordu. İki dosyası yetki tartışmasıyla elinden alınan Başsavcı Cihaner hakkında Adalet Bakanlığı bir dizi inceleme başlattı. Hızla tırmanan gerilim 27 Ekim 2009’da Erzincan’daki bir gölette ele geçen mühimmatla zirve yaptı. Artık Ergenekon operasyonları adliye ve zemin değiştirmiş; önüne asker, MİT’çi kim çıkarsa sürüklemeye başlamıştı. İşte kitaptan bazı başlıklar:

DANIŞIKLI SOYGUN PLANI

Kitapta, mahkeme kararıyla yapılan dinlemede, İsmailağa Cemaati bölge yöneticisi bir sanığın, yasadışı toplanan paranın makbuzlarını dernekler masasından gizlemek için kendi dernek binasına düzmece soygun planı yaptığı anlatılıyor. Cemaat yöneticisi makbuz koçanının dernekler masasına götürülmesi gerektiğini belirtiyor, karşıdaki cemaat mensubu ise Erzurum’daki dernek binasına düzmece ama en ince ayrıntılarına kadar düşünülmüş profesyonel bir soygun öneriyor. Binadaki eşyaların cemaatten biri tarafından soyulması ve polise tutanak tutturulmasını söyleyen kişi, “Çelik kapıyı nasıl kıracak?” diye soran yöneticiye gülerek, “Değiştirin o zaman kapıyı hocam” diyor. İsmailağa Cemaati’nin Erzincan sorumlusu Kur’an hocası sanık Ahmet Bahadır Altınel, Erzincan milletvekili Sebahattin Karakelle ile konuşuyor:

HOCA MİLLETVEKİLİNİ ARIYOR:  POLİS KAPIDA İÇERİ ALAYIM MI

Ahmet Bahadır Altınel: Şimdi evimdeyim, polis geldi kapıma jandarmayla.
S.K.: Hayırdır?
A.B.A.: Evimi basıyorlar, evimi aramaya çalışıyorlar. Kapıda onları beklettim, dedim ki size bir haber edeyim, izin çıkarmışlar güya.
S.K.: Savcılıktan çıkartmışlarsa bir şey olmaz hocam, baksınlar yani...
A.B.A.: İçeri alıyorum yani haberiniz olsun diye.
S.K.: Tamam hocam

MÜVEKKİLİNİ TUTUKLAYAN SAVCININ RUHSATINI VERMİŞ

Adliye tarihinde ilk kez bir başsavcının makamının aranıp tutuklandığı, bir orgeneralin silahlı örgüt kurmaktan bir numaralı sanık olarak iddianameye girdiği Erzurum’daki soruşturmayı başlatan Savcı Osman Şanal’ın Bandırma İmam Lisesi mezunu olduğu, İ.Ü. Hukuk Fakültesi’ni bitirip bir buçuk yıl avukatlık yaptığı da bu kitapta yer alıyor. Şaşırtıcı bir ayrıntı; Savcı Şanal’ın ruhsatını da, tutuklattığı Erzincan Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner’in avukatı, dönemin İstanbul Baro Başkanı Turgut Kazan’ın vermiş olması. Kazan, HSYK’ca yetkisi kaldırılmasına rağmen dosyayı İstanbul’a gönderen Şanal’a, “Militan savcı” ifadesini kullanmıştı. Şanal daha 3 aylık stajyerken CMUK servisine girip para kazanmak istemiş, Kazan “Kanunen imkansız” diyerek geri çevirmiş.

JANDARMADAN POLİSE DİNLEME ARACI BASKINI

Hakim kararıyla yapılan iletişim tespitinde Ergenekon üyesi oldukları iddiasıyla tutuklanan Erzincan Jandarma İstihbarat Müdürü Binbaşı Nedim Ersan ile Cumhuriyet Başsavcısı İlhan Cihaner’in konuşmaları yeralıyor. Bnb. Ersan sabah saat 02.30’da Başsavcıyı arayarak, Jandarma Komutanlığı önündeki kavşakta park etmiş, içinde polis olduklarını söyleyen kişilerin bulunduğu, “Üstünde havalandırma bacası ve anten bulunan, camı filmli bir dobloya” (obzervasyon aracı) Alay’ı takip ettiği için müdahale edildiğini söylüyor. Başsavcı, “Durdurun bakın. Nöbetçi savcıya haber verin. Her emniyetim diyen emniyet olmasa gerek” diyor.

MİT: EMNİYET TELEFONLARIMIZA ÇIKMIYOR

Tutuklu sanıklar MİT Erzincan Şube Müdürü Şinasi Demir ile Erzincan Jandarma İstihbarat Şube Müdürü Bnb. Nedim Ersan arasındaki Erzincan Emniyeti’ne dair şikayetler kayda girmiş. Ersan, Demir’e mesai arkadaşları Üstğ. Ersin Ergut ve Astsubay Orhan Esirger’in gözaltına alındığını haber verip, polisten yakınıyor. MİT’çi Demir “Emniyet bizim telefonlarımıza çıkmıyor” derken, Ersan, “Biz kapıya çıkamıyoruz, üç araç birden peşimize takılıyor” diyor.

SAVCI EMNİYETE SORDU: İSMAİLAĞA CEMAATİ TERÖR ÖRGÜTÜ MÜ?

İsmailağa Cemaati’ne yönelik soruşturmayı, örgütün silahlı olduğunu öne süren imzasız bir ihbar mektubunu gerekçe göstererek Erzincan Cumhuriyet Başsavcılığı’ndan alan Erzurum Özel Yetkili Cumhuriyet Savcılığı, Emniyet Genel Müdürlüğü’ne ‘acele’ kaydıyla “İsmailağa Cemaati terör örgütü mü?” diye sordu. 16 sanığın anayasal düzeni ortadan kaldırmaya teşebbüs’ten yargılandığı Erzurum 2. Ağır Ceza Mahkemesi’ne Emniyet Genel Müdürlüğü bir haftada yanıt verdi; “terör örgütü olduğuna dair herhangi bir kayıt yok...”

Yorumları Göster
Yorumları Gizle