GeriGündem Geri sayım... Onları bir daha göremeyebiliriz
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    1
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Geri sayım... Onları bir daha göremeyebiliriz

Geri sayım... Onları bir daha göremeyebiliriz

- WWF (Dünya Doğayı Koruma Vakfı) ve Londra Zooloji Derneği, 1998’den beri iki yılda bir ‘Yaşayan Gezegen Raporu’ yayımlayarak küresel biyolojik çeşitliliğin güncel durumunu ortaya koyuyor. Raporun ilk basımından 20 yıl sonraki özel sayısına göre hem Dünya hem Türkiye açısından haberler kötü.

- Dünyada canlı popülasyonunun yüzde 60’ı yok oldu. Türkiye’de tehlike altındaki tür sayısı 2008’de 131’ken artık 400’e çıkmış durumda. Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü peş peşe tür koruma eylem planları hazırlıyor. Buna rağmen popülasyona yönelik tehdit devam ediyor.

Geri sayım... Onları bir daha göremeyebiliriz

'YAŞAYAN Gezegen Raporu’ nda “Dünya’nın 4.5 milyar yıllık tarihinde ilk kez ‘Büyük İvme’ devrini yaşıyoruz” deniliyor ve bu ivmenin etkileri şöyle açıklanıyor: “Hızla çoğalan insan nüfusu ve yükselen ekonomik büyüme ile artan enerji, arazi ve su talebi ile dünyamız, daha önce eşi benzeri görülmemiş bir değişime sahne oluyor. Bu değişim o kadar büyük ki, pek çok biliminsanı Antroposen adı verilen yeni bir jeolojik çağa adım attığımıza inanıyor. Kimi olumlu kimi olumsuz bu değişimler aynı zamanda birbiriyle yakından ilişkili. Kesin olan şu ki insanın refahı ve esenliği doğal sistemlerin sağlıklı olmasına bağlı; sonraki olmadan öncekinin olması mümkün değil.” 

50 UZMAN HAZIRLADI

Geri sayım... Onları bir daha göremeyebiliriz

Rapor kapsamında hazırlanan Küresel Yaşayan Gezegen Endeksi (YGE) verileri ise ‘sonramızın tehlikede’ olduğunu gösteriyor. Endeks, küresel biyolojik çeşitliliğin ve gezegenimizin sağlık durumunu ortaya koyan bir gösterge. YGE, ilk kez yayınlandığı 1998’den beri düzenli olarak  dünya üzerindeki binlerce memeli, kuş, balık, sürüngen ve amfibyen türünün popülasyonlarını takip ediyor. Ölçüm metodu olarak da biyolojik çeşitlilik üzerinde ortaya çıkan değişimleri temel alıyor. Endeks, 2018 Ekim’inde 20. kez yayınlandı. Bu sayıya, bilim ve siyaset dünyasından, uluslararası çevre ve kalkınma kuruluşlarına kadar 50’den fazla uzman katkıda bulundu.

POPÜLASYON % 60 AZALDI

Geri sayım... Onları bir daha göremeyebiliriz

Endeks, 4 bini aşkın memeli, kuş, sürüngen ve amfibi türüne ait bilgileri içeren Yaşayan Gezegen Veritabanı’ndan alınan 16 bin 700’den fazla popülasyona dayanarak oluşturuldu. Raporda, endeks verilerinden hareketle canlı türlerinin popülasyonlarında yüzde 60’lık genel bir düşüş olduğuna dikkat çekiliyor. Bulgular, biyolojik çeşitlilikteki azalmayı tetikleyen en önemli etmenlerin aşırı kullanım ve tarımsal faaliyetlerin yanı sıra istilacı türler, plastik kirliliği, avcılık, balıkçılık, tarımsal kirlilik, barajlar, yangınlar ve madencilik gibi etkenler olduğunu gösteriyor. İklim değişikliğinin de şimdiden ekosistem, tür ve hatta genetik düzeyde etkili olmaya başladığı vurgulanıyor.

AV KONTROL MEMURLARI ARTTIRILSIN

Geri sayım... Onları bir daha göremeyebiliriz

BİYOLOJİK çeşitlilikteki azalmayı tetikleyen en önemli etmenlerden biri de yasadışı avcılık. WWF-Türkiye (Doğal Hayatı Koruma Vakfı) Genel Müdürü Aslı Pasinli, şunları söylüyor:

PARAYA ÇEVRİLMESİN

Geri sayım... Onları bir daha göremeyebiliriz

“Avcılıkla ilgili cezai yaptırımlar 2003’te kabul edilen Kara Avcılığı Kanunu çerçevesinde hazırlanan yönetmelikle belirleniyor. Uygulanan para cezaları yüksek görünse de caydırıcı olmaktan uzak. Özellikle bozayı, kurt, vaşak, yaban keçisi, yaban koyunu, çengel boynuzlu dağ keçisi, Kafkasya leoparı, şah kartal, küçük akbaba ve Akdeniz foku gibi avlanması tüm yıl yasak ve tehlike altında olan türlerin öldürülmesiyle sonuçlanan suçların para cezasına dönüştürülememesi ve gerekli hallerde hapis cezalarının uygulanabilmesi caydırıcılığı arttıracaktır.

DÜNYADA DA SORUN

Geri sayım... Onları bir daha göremeyebiliriz

Kaçak avcılık dünyanın birçok ülkesi için çok ciddi bir sorun. Kaçak avcılığa karşı, önleyici tedbirler de çok önemli. Bunun başında kontrol mekanizmalarının düzgün işletilmesi geliyor. Çok geniş bir coğrafyaya sahip olan ülkemizde yeterli sayıda av kontrol memuru yok. Kaçak avcıların bunun farkında olması onları cesaretlendiriyor. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın hem araç-gereç hem de av kontrol memuru sayısını artırması gerekiyor.

Kuzey Amerika ve Hindistan gibi bazı ülkelerde av kontrol memurları, polis ve jandarmanın yetkilerine sahip. Bu da caydırıcılık oluşturuyor. Türkiye’de de yakın zamana kadar jandarma çevre timleri vardı. Bu timlerin yokluğu bugün önemli bir boşluk yarattı. İnsanların sorumlu bir yurttaş olarak tanık oldukları yanlışlıkları ilgili makamları bilgilendirmekten çekinmemeleri gerekiyor. Şu an ne yazık ki av lobisi çok daha etkili ve bu etkinin azaltılması, kamuoyunun, özellikle de duyarlı kesimlerin direncine bağlı.

KIRMIZI LİSTE GEREK

Geri sayım... Onları bir daha göremeyebiliriz

Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü, son yıllarda tür koruma eylem planlarının hazırlanmasına hız verdi. Bu çok önemli bir gelişme. Ancak eylem planlarının etkin uygulanması da o derece önemli. Bununla birlikte, eylem planı hazırlanacak türlerin önceliklendirilmesi için Türkiye’nin ulusal kırmızı listesini tamamlaması gerekiyor. Tür koruma eylem planlarının ülkemizdeki en güzel ve nispeten iyi uygulanan örneklerinden biri deniz kaplumbağaları konusunda...

EKİPLER DENETİMDE

Geri sayım... Onları bir daha göremeyebiliriz

- SON günlerde art arda kaçak av haberlerinin geldiği Tunceli’de Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü kaçak avcılık yaptıkları belirlenen 44 kişiye 4915 Sayılı ‘Kara Avcılığı Kanunu’na muhalefet’ten 28 bin 362 TL idari para cezası ve 31 bin 994 TL tazminat cezası olmak
üzere toplam 60 bin 356 TL para cezası kesti. Çok sayıda av tüfeğine de el konuldu. Gümüşhane’de 2018 yılında kaçak avlananlara 59 bin 187 lira cezai işlem uyguladı. Ocak ayında Gaziantep’te yapılan denetimlerde, limitlerin üzerinde, 150 sakarmeke kuşunun avlandığı belirlendi. Sakarmekeleri avlayanlara 2 bin 52 lira idari para cezası kesildi. Son olarak Kahramanmaraş’ın Elbistan ilçesinde kaçak yaban keçisi avlayan 2 kişiye toplam 23 bin lira idari para cezası kesildi.

100 TÜR PLANI!

Geri sayım... Onları bir daha göremeyebiliriz

- Tarım ve Orman Bakanlığı, son yıllarda peş peşe ‘Tür Koruma Eylem Planları’nı hayata geçiriyor. Projede 2017 yılı sonu itibariyle 60 türün eylem planı tamamlandı bu yıl için hedef 100 tür için eylem planı hazırlanması.

GÜNDEN GÜNE YOK OLAN ZENGİNLİK

TÜRKİYE’de 160’ın üzerinde memeli, 460’dan fazla kuş, üçte biri endemik 10 bini aşkın bitki, 364 kelebek, 141 sürüngen ve çift yaşamlı ve 405 balık türü ile yaşıyoruz. Tüm dünyada 10 bin kuş, Avrupa kıtasında ise 12 bin bitki türünün varlığı göz önünde bulundurulduğunda Türkiye, biyoçeşitlilik açısından en zengin ülkelerden biri. Fakat bu zenginlik tükeniyor. Aynı coğrafyayı yüz yıllarca paylaştığımız kimi türlerin görseli olarak kaldı. Akdeniz ve Ege kıyılarında görülen ve nadir deniz memelisi türlerinden biri olan Akdeniz Foku’nun dünya popülasyonu yaklaşık 600. Türkiye’de ise son popülasyon tahmini 100 birey civarında. Korunaklı yaşam alanlarını tercih eden Akdeniz foklarının en büyük sorunu  kıyılardaki aşırı yapılaşma. Kızılırmak Deltası’nda 1970’li yıllarda 60-70 çift olan tepeli pelikan sayısı 1984 yılında 30-50 çifte, 1992 yılında da 6 çifte düştü.  Türkiye’de  doğa korumanın sembolü haline gelen kelaynaklar Birecik’teki Doğa Koruma ve Milli Parklar Genel Müdürlüğü’ne bağlı üretme istasyonunda gözetim altında varlığını sürdürüyor.

EKOLOJİK AYAK İZİ BÜYÜYOR

- ‘Türkiye’de görülen yaklaşık 57 türe ait toplam 107 popülasyon verisinin’ de yer aldığı raporun çarpıcı verileri şöyle:

- “Son 50 yılda orman alanlarında kantitatif (nicel) artış görülse de neredeyse yarısı kaybedilen sulak alanlara uğrayan kuş türü ve sayısı hızla azalıyor.

-  Akarsularımız doğal yapısını kaybediyor, kıyılarımız yapılaşmaya teslim oluyor, endemizm açısından görece zengin makiler ile çayır ve meralar hızla elden çıkıyor. İklim değişikliğiyle birlikte artan kuraklık da bunu tetikleyici bir etki yapıyor.

-  Dünyadaki eğilim doğrultusunda Türkiye’de de ‘ekolojik ayak izi’ büyürken (1996’da 1.2 dünyaya eşit iken bugün 1.9 dünya seviyesinde) Yaşayan Gezegen Endeksi düşüyor.

ACİİİİİİİLLLLL!!!

Son yüzyıl içinde, insan nüfusunun artmasına karşılık doğal yaşam alanlarının daralması ve aşırı avlanma nedeniyle dünyadaki leopar sayısı hızla azaldı ve türün doğal yayılış alanında bulunan Türkiye’de ise yok olma noktasına geldi. WWF, ‘leopar koruma planı’ istiyor. Diyarbakır’da 2013’te yaşanan, nesli tehlike altında olan leoparın öldürülmesi büyük tepkiye neden olmuştu.

*  Türkiye, biyolojik çeşitlilik için cazip bir coğrafya olmaktan giderek uzaklaşıyor.  Birçok yabani hayvan türü ya coğrafyamızdan uzaklaştı ya da kayboldu.

*  Küresel düzeyde tehlike altında olan türlerin Türkiye’deki sayısı 2008 yılında 131 iken, bugün yaklaşık 400’e çıktı.

 

Yorumları Göster
Yorumları Gizle