GeriGündem Gereksiz bilirkişi raporu hak ihlali
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Gereksiz bilirkişi raporu hak ihlali

Gereksiz bilirkişi raporu hak ihlali

Anayasa Mahkemesi (AYM), hâkimlerin hukuki bilgileriyle çözmeleri gereken konuları yargılama sırasında gereksiz yere bilirkişiye göndermesini vatandaşların mülkiyet hakkının ihlali saydı ve yeniden yargılamaya hükmetti. Bu kararla vatandaş ödediği bilirkişi ücretini geri alabilecek.

İSTANBUL’da üç yıl önce, izinsiz yardım topladığı gerekçesiyle A.D.’ye 721 lira idari para cezası kesildi. A.D., cezanın iptali için İstanbul 5. Sulh Ceza Hâkimliği’ne başvurarak dava açtı. Dava basit olmasına rağmen bilirkişi incelemesi yapıldı ve ret kararı verildi. A.D., izinsiz yardım toplanması kabahatinden dolayı idari para cezası verilmesi ve bu cezaya itiraz çerçevesinde yapılan bilirkişi ücreti masrafının kendisine ödetilmesinin mülkiyet hakkının ihlali olduğu iddiasıyla 12 Haziran 2015 tarihinde Anayasa Mahkemesi’ne (AYM) başvurdu.

AYM HAKLI BULDU

AYM başvurucuyu haklı buldu ve ihlal kararı verdi. 9 Ocak tarihli oybirliğiyle verilen AYM kararında şöyle denildi: “Somut olayda başvurucunun, izinsiz bağış topladığı olgusunu inkâr etmeyip sadece idari para cezasının hukuki denetimiyle sınırlı olarak itirazda bulunduğu halde sulh ceza hâkimliğinin hukukçu bir bilirkişiye rapor düzenlettirdiği görülmektedir. Sulh ceza hâkimliği, hâkimin hukuk bilgisiyle aydınlatılması mümkün olmayan teknik veya bilimsel herhangi bir konuda görüş istemediği veya soru sormadığı gibi bilirkişi de raporunda hukuki denetimle ilgili olarak görüş bildirmiştir. Bu durumda somut olay bağlamında bilirkişi görüşüne başvurulmasının gerekli olmadığı daha ilk bakışta anlaşılmaktadır.

ADİL DENGE BOZULDU

Üstelik her ne kadar bilirkişi ücreti tutarı nispeten az olsa da bu tutarın başvurucunun itirazına konu idari para cezası miktarının yaklaşık olarak yarısı tutarında olduğu dikkate alınmalıdır. Diğer bir deyişle, başvurucu itirazı bakımından hiçbir yarar sağlamadığı halde aleyhine verilen idari para cezasının yaklaşık olarak yarısını daha ödemek durumunda kalmıştır. Bu durumda aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmesi suretiyle mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin başvurucuya yüklediği külfet, içerdiği kamu yararı amacıyla dahi meşru kılmamaktadır. Buna göre kamu yararı ile başvurucunun mülkiyet hakkının korunması arasındaki adil dengenin başvurucu aleyhine bozulduğu ve müdahalenin ölçülü olmadığı sonucuna varılmıştır. Açıklanan gerekçelerle Anayasa’nın 35’inci maddesinde güvence altına alınan mülkiyet hakkının ihlal edildiğine karar verilmesi gerekir.”

Yorumları Göster
Yorumları Gizle