GeriGündem Gerekçeli karar Meclis'te
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Gerekçeli karar Meclis'te

Gerekçeli karar Meclis'te

CHP İstanbul Milletvekili Enis Berberoğlu’nun ‘devlet sırrı’ niteliğindeki görüntüleri açıklamaktan 5 yıl 10 aylık hapis cezasını onayan Yargıtay, gerekçeli kararını TBMM’ye gönderdi. Karara iki üye karşı oy kullandı. 57 sayfalık karar metninin 27 sayfası muhalefet şerhinden oluşuyor.

YARGITAY 16’ncı Ceza Dairesi, yeniden CHP milletvekili seçilen Enis Berberoğlu’na MİT TIR’larına ilişkin ‘devlet sırrı’ niteliğindeki görüntüleri açıklamaktan verilen 5 yıl 10 aylık mahkûmiyeti onayan kararın gerekçesini açıkladı. 20 Eylül’de cezası onanan ve tahliye edilen Berberoğlu’nun durdurulan MİT TIR’larına ilişkin gazeteci Can Dündar’a verdiği bilgi ve belgelerin ‘devlet sırrı’ olduğu ve bunun kabulünde bir isabetsizlik olmadığı vurgulandı. Kararda, “Berberoğlu eyleminin sonuçlarını bilebilecek birikime sahiptir. Sanığın eylemi ‘devletin güvenliğine ve siyasal yararlarına ilişkin bilgileri açıklama’ suçunu oluşturur” denildi.

OKUNURSA YA DA OKUNMAZSA
Yargıtay, gerekçeli kararın bir örneğini Anayasa’nın, “Milletvekilliğinin kesin hüküm giyme veya kısıtlanma halinde düşmesi, bu husustaki kesin mahkeme kararının Genel Kurul’a bildirilmesiyle olur” şeklindeki 84/2 maddesi uyarınca TBMM’ye gönderdi. Kararın Genel Kurul’da okunması halinde Berberoğlu’nun milletvekilliği düşecek ve yeniden cezaevine girmesi gündeme gelecek. Karar, Genel Kurul’da okunmazsa Berberoğlu yasama dönemi sonuna kadar cezaevine konulmayacak. Gerekçeli kararda şöyle denildi:

“Devletlerin, bekasını temin ve milli menfaatlerini koruma adına ülke sınırları içinde veya dışında niteliği itibarıyla devlet sırrı mahiyetinde olan faaliyetleri olabilir. Dava ve haber konusu faaliyetin de bu kapsamda bir faaliyet olduğu gerek dosyada bulunan ilgili kurumların cevabi yazıları gerekse açık kaynaklarda yer aldığı üzere devlet yetkililerinin açıklamaları ile sabittir. Bu bilgilerin temini ve/veya açıklanmasının, doğrudan milli savunmayı ve ülkenin siyasal menfaatlerini hedef aldığında da kuşku duymamak gerekir. Bu itibarla yerel mahkemenin toplayıp karar yerine tartışarak gösterdiği delil ve değerlendirmelerle temin edilerek haberlere konu yapılan bilgi ve belgenin ‘niteliği itibarıyla devlet sırrı’ olarak kabulünde bir isabetsizlik yoktur.

BAYAT HABER DEĞİL
Can Dündar’ın kitabındaki ifadelerinden de anlaşılacağı üzere, gelen bilgi ve görüntülerin, önceden yayınlanması nedeniyle güncelliğini ve ‘sır olma vasfını’ kaybetmiş sıradan/aleni bayat bir haber konusu olmayıp, bilakis deneyimli gazeteci Dündar ve ekibinde heyecan yaratan, gazetede sınırlı sayıda kişiyle paylaşılan, bir an önce yayınlamak için acele edilen, hukuk bürosunca cezai sonuçları konusunda uyarılmalarına rağmen bu risk üstlenilerek yayınlanan, güncelliğini ve gizliliğini muhafaza eden bilgiler içerdiği çok açıktır. Bu nedenle bu sırrın kamuoyunda bilinen şey haline geldiği yönündeki savunmaya itibar edilmemesinde isabetsizlik görülmemiştir.”

İKİ ÜYEDEN KARŞI OY
ÜYELER Hakan Yüksel ve Yusuf Hakkı Doğan karara muhalif kaldı. Üye Doğan, Anayasa’nın 83/4 maddesine göre 24 Haziran’da yeniden milletvekili seçilen Berberoğlu hakkındaki kovuşturmanın yapılabilmesinin Meclis’in yeniden dokunulmazlığını kaldırmasına bağlı olduğunu, bu nedenle durma kararı verilmesi gerektiğini savundu. Ayrıca gizli kalması gereken bilgi ve belgelerin daha önce Aydınlık gazetesinde yayımlanan haber ve görüntüler nedeniyle kısmen açıklandığı ve tehlikenin hafiflediği göz önüne alınarak, cezanın alt sınırdan verilmesi gerektiğini belirtti. Yüksel ise Berberoğlu’nun eyleminin, “Devletin güvenliğine ilişkin gizli kalması gereken bilgileri casusluk maksadıyla açıklama” suçu yönünden araştırılmaması nedeniyle eksik araştırma yapıldığı savunup tutukluluk halinin devamına karar verilmesi için karşı oy kullandı.

27 SAYFA MUHALEFET ŞERHİ
YARGITAY’ın TBMM’ye gönderdiği karar 57 sayfadan oluşuyor. Kararın 30 sayfası gerekçeden oluşurken üye Yusuf Hakkı Doğan 27 sayfa muhalefet şerhi yazdı. Kararda, yargılama süreci, devlet sırrı kavramının tartışılarak, suçun nitelemesi yapıldı. MİT’in faaliyetlerinin, işin doğası gereği gizli olduğundan görev ve faaliyetlerine ilişkin bilgi ve belgelerin de gizli olduğu vurgulandı.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle