GeriGündem Gelin festivaller düzenleyelim
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Gelin festivaller düzenleyelim

Bir zamanlar her bir sokağında farklı bir zanaat icra edilirdi. Sonra ortaya çıkan ürünler, o sokaklardaki dükkanlarda satılırdı. Şimdi bu sokakların sadece adı kaldı: Feraceciler, Fesçiler, Kalpakçılar, Kazaslar, Yağlıkçılar, Yorgancılar, Basmacılar, Kavukçular, Terpuşçular, Halıcılar, Kavaflar, Terziler, Kürkçüler... Şimdi çarşıda değişim isteyen esnaflar bu tarihi sokaklarda bir festival neden olmasın, diye soruyor.

Esnafın küçük bir kısmı, ‘‘radikal bir değişim’’den yana. Süleyman Önen, ‘‘Artık market olma özelliğini yitirdi, esnaf geleceğinin turistik pazarda olduğunu görmeli ve buna göre yeniden örgütlenmeli. Eyüp’teki Feshane nasıl yeniden canlandırılıyorsa, aynı şeyi Kapalıçarşı daha çok hakediyor. Bunun için Kültür ve Turizm bakanlıkları harekete geçmeli’’ diyor.

Onun gibi düşünen esnafa göre, bu profesyonelce ele alınabilecek bir konu. Tanıtım ve imaj yaratmak için bir ajansla anlaşılabilir. Akustiği çok iyi olan Sandal Bedesteni, tıpkı Aya İrini gibi, Aspendos gibi bir festival, konser mekanı olarak kullanılabilir. Eski mezat yerinde yeniden ulusal ve uluslararası mezatlar yapılabilir. Kimi sokaklar barlara, kafeler, restoranlara açılabilir. Çarşı'da sanat galerileri kurulabilir, sergiler açılabilir, paneller, sempozyumlar yapılabilir. Bütün sanatsal faaliyetlerle Çarşı'nın tarihsel konumu birbirini besleyebilir. Eski zanaatler yeniden canlandırılabilir; Bodrum Kalesi'nde cam üflemesi yapan bir tezgah olabiliyorsa; Avanos'ta çanak üretimiyle ilgili gösteriler yapılabiliyorsa, neden bakır işçiliği yapan bir dükkan da aynı işlevi görmesin!

Bütün bunlardan önce Çarşı'nın silüetinin ortaya çıkarılması gerekiyor. Çünkü her yanından, tüm kapıları, kapılara giden sokakları işgal altında. Sahaflar tarafından girişi, tarihi önem taşıyan Tarık Hakkı Us Kütüphanesi'nin duvarları seyyar dükkanlarla, onlar da yetmezmiş gibi tezgahlarla dolu. Çarşıya nereden girilir, neresi çarşı belli değil. Böyle düşünenler, Ayasofya etrafı düzenlenirken, Sultanahmet yeniden ele alınırken, Kapalıçarşı gibi bir değerin neden unutulduğunu anlayamıyorlar. Turizm, Kültür bakanlıklarının, Tarihi Eserleri Koruma Kurullarının, Valiliğin, Belediyenin -ve tabii İstanbullular'ın- bunlara neden müdahale etmediğini merak ediyorlar. ‘‘Kapalıçarşı'nın dünyada eşi benzeri yok, ama herhalde tarihsel önemini bilmeden de tek tüketen de bizleriz’’ diyorlar. Çarşı'nın içi boşalmış bir tarihi mekan olarak tükenişe terkedilmemesini diliyorlar.

Gece de açılsın

Şimdi Kapalıçarşı Esnafları Derneği İkinci Başkanı Mustafa Pekcanattı konuşuyor: ‘‘Biz Kapalıçarşı esnafımızın istekleri doğrultusunda çarşımızın ana yapısı, dokusu bozulmadan, tarihini, kültürünü yaşatarak varolmasını istiyoruz. Kesinlikle bunlara açığız, olmasını arzu ediyoruz. Bizim ne düşüncelerimiz vardı... Önümüzdeki Cumhuriyet Bayramı'nda 2500 turiste Kalpakçılarbaşı Caddesi'nde Osmanlı müziği eşliğinde, Osmanlı yemeği verilecekti. Güvenlik, ek jenaratör, mönü, herşey ayarlanmıştı, ama aynı şey, İptal! Sandal Bedesteni'nde mezatımız vardı. Kaldırdılar. Eski haline dönüştürme mücadelesini veriyoruz. Farkındayız, Kapalıçarşı'da ticaret olacaksa, tarih ve kültür-sanatla içiçe geçmiş bir şekilde olacak. Galleria ile Akmerkez'le rekabet edemeyiz ama bizde de onlarda olmayan zenginlikler var. Biz Çarşı'nın gece de açılmasını istiyoruz, pazar da. Buna gücümüz var. Ama Habitat’a da hazırlanmış, gelin gibi süslemiştik çarşımızı, gelmediler işte. Hep iptaller, hep engeller...’’

Bu duruma karşı dernek olarak ne yaptıklarını da şöyle anlatıyor: ‘‘Dergilerimiz var, görüntümüzü tertemiz hale getiriyoruz, broşürleri otellere veriyoruz, ama ne oluyor, on tane koyuyorsunuz ertesi gün çöpe gidiyor, yoğun bir rekabetin olduğu bir ortamda, biz de bir dernek çatısı altında meccanen çalışan insanlarız, ben malımı siliyordum, siftah etmeye çalışıyordum, sorumluluğum var derneğe geldim. Profesyonel değiliz, esnafız.’’

YARIN: Çarşı Maçoluktan kurtulacak mı?

BÖYLE OLSUN İSTEMEMİŞTİK

1957'den bu yana çarşı esnafı Gürer Bukağılı da zamana ayak uydurmaya çalışanlardan. Baba mesleği yorgancılığı, çeyiz satışını hediyelik eşyayla değiştirmiş; ardından o da deriye geçmiş. ‘‘Kimse böyle olsun istemedi, ama bunların içinde bulduk kendimizi, yabancılar hitap eden işler yapmak zorunda kaldık, bir müddet de iyi gitti. Tabii ki sonsuza kadar böyle gideceğini düşünmüyorduk, ama bu kadarı da beklenmiyordu. Daha önce de böyle durgunluklar olur, iki üç ay sürer, yıl içinde telafi edilirdi.’’

REHBERİN TEPKİSİ

HÜRRİYET İstanbul'un 'Kapalıçarşı ağlıyor' başlıklı dünkü haberinde, Kapalıçarşı esnafının turistlerin çekilmesinin suçlusu olarak tur operatörlerini göstermesi üzerine Türkiye Turizm Rehberleri Derneği Başkanı Ahmet Silay birçok turist rehberinden tepki aldıklarını belirtti. Başkan, korkunç olarak tanımladığı iddiayı reddederek Kapalıçarşı esnafının yanlış adresi suçladığını söyleyerek ‘‘Turist rehberlerinin adres seçimi konusunda bir inisiyatifi yok. Kendilerine neresi adres gösterilirse, turisti oraya götürüyorlar’’ dedi. Silay'ın iddiası ise turizm acentalarının prefinansman kredisi aldıkları büyük mağazalara turist taşıdıkları yolunda.

SORUN ÜLKEMİZİN TANITIMI

BUGÜN 50 yaşında olan Kapalıçarşı Esnafları Derneği İkinci Başkanı Mustafa Pekcanattı, 10 yaşından beri Çarşı'da. Babasıyla birlikte terlik, kadın çantası satıyormuş; sonra turistik terlik, turistik çanta satmaya başlamış. Şimdi ise turistik hediyelik eşya satmaya çalışıyor. O Kapalıçarşı'daki durumun ülkeden ayrılamayacağını düşünüyor. ‘‘En büyük sorun ülkemizin dünyaya tanıtımıdır. Reklam, reklam, reklam. Biz bugüne kadar turizmi olsa da olur, olmasa da olur, diye düşündük, oysa sanayiyle eşdeğer bir işkolu artık. Lokomotif.’’

TÜRSAB’IN AÇIKLAMASI

Türkiye Seyahat Acentaları Birliği (TÜRSAB) yetkilileri ise turist sayısında Türkiye genelinde bir azalma olduğunu hatırlattı. TÜRSAB üyesi ve danışmanı Cengiz Yücel, Kapalıçarşı'nın son dönemde adını dağılan eski Sovyet ülkelerinden gelen turistler ile adını duyurduğunu belirterek bavul ticareti ile yoğunlaşan bölgeden Avrupalı turistlerin çekilmeye başladığını söyledi. Avrupalı turistin yeni adresinin Taksim bölgesi olduğunu sözlerine ekleyen Yücel, son dönemde Laleli ve Sultanahmet bölgesindeki otellerin envanterlerini Ruslar'a ayırdığını anlattı. BDT ülkelerinde yaşanan ekonomik krizin sonucu olarak da Kapalıçarşı esnafının sıkıntılı günler yaşadığını iddia etden Yücel, piyasanın doğal seyrinden kaynaklanan durumun, Avrupalı turistin Kapalıçarşı'ya geri çekilmesi ile düzelebileceğini söyledi.

ÇARŞIDAN ÇIKTI MÜZE OLDU

24 yıldır Kapalıçarşı esnafı Süleyman Önen işe konfeksiyonla başlamış, sonra uzun süre spor ayakkabı satmış. Türkiye'ye Avrupa markaları ilk getirenlerden. Sonra, Çarşılılar'ın tümü gibi turiste yönelik mal satma aşamasına geçip dericilikte karar kılmış. Eski ‘‘büyük market’’ olma özelliğini çoktan yitiren Kapalıçarşı'nın, turistik alışveriş merkezi olmaktan da çıktığını, artık sadece ziyaret edilir bir mekan, bir anlamda ‘‘müze’’ haline geldiğini söylüyor. ‘‘Biz de şimdiye kadar kazandığımız birikimle emeklilik dönemimizi yaşıyoruz, kilerden yiyoruz ama kiler giderek boşalıyor.’’

False
Haber Yorumlarını Göster
Haber Yorumlarını Gizle