GeriGündem Fevzi Türkeri 28 Şubat davasında savunma yaptı
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Fevzi Türkeri 28 Şubat davasında savunma yaptı

28 Şubat Davası sanıklarından eski Jandarma Genel Komutanı emekli Orgeneral Fevzi Türkeri, "Genelkurmay Karargahı'nda Yargıtay üyelerine verilen brifinge 400'e yakın yargı mensubu katılmıştır. Brifinge basın mensupları da davet edilmiştir. Brifinge kimlerin katılacağı, davet edileceği konusunda bir çalışmam olmamıştır. Açılış konuşmasını Çetin Saner yaptı. Konuşma yargı mensuplarınca hararetle alkışlandı. Katılanlar söylenenlerin hukuk dışı olduğunu belirtmediler, aksine brifingin çok faydalı olduğunu vurguladılar" dedi.

Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen 28 Şubat Davası'nın bugünkü duruşması, Türkeri'nin savunmasıyla başladı.


Türkeri, 28 Şubat sürecinde ve öncesinde, MİT Müsteşarlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğünün etütleri ve basının incelendiğinde irticai tehdidin, Cumhuriyet'in niteliklerini tehdit edecek şekilde geliştiğinin görüleceğini öne sürdü.


Buna ilişkin çalışmaların öncelikle Genelkurmay tarafından değil devletin ilgili birimlerince yapıldığını ifade eden Türkeri, 28 Şubat sürecinde, irtica kavramının bölücü terörün önüne çıkacak şekilde bir tehdit olarak algılandığın söyledi.


Bu dönemde irtica tehdidine karşı Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in sözlerini anımsatan Türkeri, MİT Müsteşarlığının irtica konusundaki raporunun, Demirel'e ve 28 Şubat 1997'deki MGK'da üyelere sunulduğunu dile getirdi. Türkeri, bu raporun Genelkurmay Başkanlığının katkısıyla hazırlanmadığını savundu.


MGK'nın 28 Şubat kararlarının ardından, kararların uygulanmasını takip amacıyla Batı Çalışma Grubu'nun kurulduğunu belirten Türkeri, "Böyle bir çalışma grubu ilk defa kurulmuş değildir. İddia edildiği gibi yasa dışı bir çalışma grubu değildir. Genelge çerçevesinde faaliyetlerini yürütmüştür. Varlığı, Hükümet, ve kamuoyu tarafından bilinmektedir. Hükümeti devirmek gibi suç taşıyan herhangi bir eylemi yoktur" ifadesini kullandı.


Türkeri, Şevket Kazan'ın yazdığı kitapta da dönemin Başbakanı Necmettin Erbakan'ın istifasının herhangi bir baskı ile değil Hükümet ortağı DYP ile yapılan protokol gereği gerçekleştiğinin belirtildiğini aktardı.


MGK kararlarının uygulanması ile ilgili Başbakanlık genelgesi uyarınca yapılan çalışmaların sadece TSK'da değil başta Başbakanlık olmak üzere tüm kamu kuruluşlarında sürdürüldüğünü, bunların, MİT Müsteşarlığı ve Emniyet Genel Müdürlüğünün verdiği istihbaratla yapıldığını söyledi.


Türkeri şöyle konuştu:


"Bu belgeler BÇG tarafından hazırlanmamıştır. 16 yıl öncesine ait olayları insan ne kadar net hatırlayabilir, bunu takdirinize sunuyorum. Genelkurmay Başkanlığında irili ufaklı bir çok toplantı yapılır. Bunların ne zaman yapıldığını hatırlamak insanın doğasına aykırıdır. İstihbarat Daire Başkanıydım, görev tanımım bellidir. Faaliyetlerimde kanun dışı bir eylem olmadı. Komuta katının bilgisi dahilinde oldu. BÇG şemasında ismim bulunmamaktadır. Bu toplantılara da katılmadım. 7 Nisan tarihinde yapılan toplantıya da katıldığım iddia ediliyor ama buna katılmadım. Bu toplantıda konuşma yaptığım iddia ediliyor, fakat böyle bir konuşma yapmadım. Böyle bir konuşma yapsam da dönemin Hükümetine karşı değildir. Bunu takdirlerinize bırakıyorum."


Genelkurmay Başkanlığında yapılan brifingilerin MİT, Emniyet Genel Müdürlüğü, Jandarma Genel Komutanlığı ve açık kaynaklardan gelen bilgilerin analiz edilmesinden oluştuğunu bildiren Türkeri, Genelkurmay karargahında yargı
mensuplarına verilen brifinge de değindi.


Türkeri, "Genelkurmay Karargahında Yargıtay üyelerine verilen brifinge 400'e yakın yargı mensubu katılmıştır. Brifinge basın mansupları da davet edilmiştir. Brifinge kimlerin katılacağı, davet edileceği konusunda bir çalışmam olmamıştır. Açılış konuşmasını Çetin Saner yaptı. Konuşma yargı mensuplarınca hareretle alkışlandı. Katılanlar söylenenlerin hukuk dışı olduğunu belirtmediler, aksine brifingin çok faydalı olduğunu vurguladılar" diye konuştu.


Hükümetin istifa ettiği tarihin belli olduğunu belirten Türkeri, Güçlü Eylem Planı'nın, Refah-Yol Hükümetiyle ilgili değil terörle mücadele konusu kapsamında hazırlandığını iddia etti. Çalışmalarını normal bir karargah faaliyeti olarak tanımlayan Türkeri, bunların suç unsuru içermediğini savundu.


Türkeri, şunları kaydetti:


"Çevik Bir tarafından verilen takdir belgesi aleyhime değerlendirilmiştir. Bu takdir belgesinde görevim yanlış yazılmıştır. O tarihte İç Güvenlik Harekat Başkanı değildim, İstihbarata Karşı Koyma Başkanıydım. Bu takdir belgesinin BÇG ile de ilgisi yoktur, ismi bile geçmemektir. 28 Şubat sürecinde mücadele edilen Hükümet değil irticadır. MGK tarafından uygulanması için Erbakan'ın yayımladığı genelge ve Milli Güvenlik Siyaset belgesi gereği hareket ettim. Gölcük'teki bilgi arzının 28 Şubat ve BÇG ile ilgisi yoktur. Müştekilerin çoğu öğretmen ve akademisyenlerdir. Kendilerini tanımam. Verdiğim brifingilerde yargıyı etkilediğimi iddia ediyorlar. Yargı mensuplarını da töhnet altında bırakıyorlar. Görevden ayrılan askerlerin de sicil amiri değilim. Hakkımdaki atılı suçlamaları kabul etmiyorum, beraatimi talep ediyorum. "


Yorumları Göster
Yorumları Gizle