GeriGündem Eşkıya filminde Baran karakterini canlandıran oyuncu kimdir?
MENÜ
  • Yazdır
  • A
    Yazı Tipi
  • Yorumlar
    0
    • Yazdır
    • A
      Yazı Tipi

Eşkıya filminde Baran karakterini canlandıran oyuncu kimdir?

Eşkıya filminde Baran karakterini canlandıran oyuncu kimdir?

Türk sinemasının kült filmleri arasında yer alan Eşkıya, Yavuz Turgul'un yönetmenliğinde 1996 yılında vizyona girmiştir. Baran karakterine can veren Şener Şen ve Cumali karakterine can veren Uğur Yücel'in başrollerinde oynadığı filmde, Yeşim Salkım, Kamuran Usluer, Özkan Uğur gibi önemli isimler boy göstermiştir. 2004 yılına kadar Türk sinemasının en çok izlenen filmi olan Eşkıya, aynı zamanda o tarihlerde en yüksek gişe hasılatı rekorunu da elinde bulundurdu. İşte Baran karakterini canlandıran Şener Şen'in başrolde yer aldığı film hakkında bazı bilgiler

Baran karakterini canlandıran Şener Şen ve Uğur Yücel'in başrollerini paylaştığı Eşkıya filmi, 1996-1997 sezonunda 2 milyon 568 bin 339 kişi tarafından izlendi. Gişe istatistiklerinin tutulmaya başlandığı 1989'dan sonraki dönemde, gösterime girdiği 1996'dan 2001 yılına kadar Türk sinemasının en yüksek gişe hasılatı elde eden filmi oldu. Eşkıya filmi, Türk sinema tarihinde dönüm noktası olarak bilinmektedir.

EŞKIYA FİLMİNİN KONUSU

35 yıl önce Cudi dağlarında bir grup eşkıya jandarma tarafından yakalanır. 35 yıl içinde eşkıyaların hepsi ya hastalıktan ya da hesaplaşmalardan ötürü can vermiştir. Biri dışında; Baran (Şener Şen). Baran'ın uzun mahkûmiyetinin ardından Viranşehir Cezaevi'nden çıkmasıyla başlayan film doğduğu toprakların artık baraj suları altında olduğunu öğrenmesiyle devam eder. Köyde karşılaştığı Ceren Ana (Zübeyde Erden) ona, 35 yıllık yokluğunda yaşananları anlatır. Geçmişindekilerin peşine düşmeye niyetli olan Baran Ceren Ana'nın tavsiyelerine rağmen yola düşer. Kendisini jandarmaya ihbar ederek yakalanmasına neden olan Mustafa'dan (Kemal İnci) yıllardır bilmediği bir gerçeği öğrenir. Hapse düşmesine en yakın arkadaşı Berfo'nun (Kamran Usluer) ihaneti neden olmuştur. Berfo Eşkıya'nın altınlarına el koyarak Eşkıya’nın çocukluk aşkı Keje'yi de (Sermin Hürmeriç) babasından satın alıp İstanbul'a kaçmıştır. Vicdan azabı çeken Mustafa kendini Baran'ın infazına hazırlamıştır, ama Eşkıya çoktan Keje'nin peşine düşmüştür.

Trenle İstanbul'a doğru yola çıkan Eşkıya yolda, Beyoğlu'nun arka sokaklarında büyümüş, pavyon, kumarhane, uyuşturucu muhabbetinin içinde yaşayan genç bir adamla, Cumali'yle (Uğur Yücel) karşılaşır. Cumali, babasının kendisini aldatan üvey annesini öldürüp hapse girmesiyle yanına yerleştirildiği halasının evindeki cinsel tacizle geçen çocukluğunun acısını sert adamlığa soyunarak kapatmaya çalışan bir kaybedendir. Yılmaz Güney hayranı olan babasının esinlenmesiyle İnce Cumali filminden adını alan ve bir uyuşturucu kuryesi olan Cumali, Haydarpaşa Garı'nda kendisini bekleyen sivil polisleri fark edince “emanetle” yakalanmamak için Eşkıya'nın çantasıyla kendisininkini değiştirir ve ondan çantasını patronu Demircan'ın (Melih Çardak), Tarlabaşı'ndaki oto tamirhanesine getirmesini ister. Polislerin aramasından kurtulan Cumaliyi bu sefer Demircan'ın sorgusu beklemektedir. Polisin elinden kurtulan Cumalinin muhbir olduğundan kuşkulanan Demircan onu konuşturmaya çalışır. Bu arada elinde çantayla tamirhanenin kapısında beliren Eşkıya Cumaliyi kurtarır.

Ne İstanbul'u ne de Keje'nin adresini bilen Eşkıya'nın çaresiz halini gören Cumali ona Tarlabaşı’nda kendi yaşadığı otelde bir oda bulur. Birbirlerinin hikâyelerini öğrenmeye başlayan, ömrünün yarısından fazlasını hapishanede geçirmiş Eşkıya ile ailesiz büyümüş Cumali arasında yavaş yavaş bir baba-oğul ilişkisi başlarken, Cumali Keje'yi ararken Eşkıya'ya yardım etmeye karar verir.

Hapishanede, sevgilisi Emel'in (Yeşim Salkım) abisi olarak tanıttığı Sedat'ı (Özkan Uğur) ziyaret eden Cumali onun hapishaneden kurtulabilmesi için ihtiyacı olan rüşveti bulmaya karar verir. Sedat için gereken parayı bulmak isteyen ve mesleğinde “kariyer” yapmak isteyen Cumali mahalledeki ekibiyle birlikte Demircan'dan daha zorlu işler isteyerek torbacılığa başlar.

Bu arada İstanbul'a dolaşmakta olan Eşkıya şehrin büyüklüğüne kapılır. Aynı gece otelin diğer devamlı konuklarından sinema emektarı Artist Kemal (Kayhan Yıldızoğlu) ve Beyaz Rus göçmeni Andrey Mişkin (Necdet Mahfi Ayral) ile televizyon seyrederken Mahmut Şahoğlu'nu (Berfo) tanır.

Eşkıya, ertesi gün Cumali'yle beraber artık ülkenin en zengin (ve şaibeli) işadamlarından biri olmuş olan Berfo'nun malikanesinin önüne gelir. Araç konvoyuyla malikanesinden çıkmakta olan Berfo bu esnada Baranı tanır, güçlü bağlantıları olan Berfo ikiliyi önce gözaltına aldırır ve bir süre sonra da serbest bıraktırır. Serbest kalmalarının ardından Eşkıya, Berfo’nun evine getirilir. Berfo, ihanetini ve 35 yıllık hikâyeyi anlattıktan sonra Eşkıya'dan 35 yıldır konuşmayan Keje'yi konuşturmasını ister. Karşısında Eşkıya'yı gören Keje de uzun sessizliğini bozar. Eşkıya onu alma sözü vererek Keje’nin yanından ayrılır.

Cumali, Emel'in abisi olarak tanıttığı Sedat'la kaçtığını öğrendiği gün ayrıca kendisinden mal çaldığından şüphelenen Demircan tarafından da uyarılır. Emel ile Sedat'ı kaldıkları otel odasında basan Cumali, Eşkıya'nın telkinine rağmen öfkesine kurban olup ikisini de öldürür. Eşkıya ile kaçmaya başlayan Cumali sakladığı parasını almak için gittiği otelin önünde bir polis tarafından vurulur ama kaçmayı başarırlar. Ertesi gün evine sığınmak için geldiği halası tarafından reddedilir.

Cumali'nin kendisinden mal çaldığını anlayan ve parasını isteyen Demircan onu ve arkadaşlarını tamirhanesinde rehin tutmaya başlar. Demircan'a olan borca kefil olan Eşkıya, Keje'ye karşılık olarak Cumali'yi kurtaracak olan parayı çek olarak Berfo'dan alır. Cumali, serbest kaldıktan sonra döndüğü mahallesinde aldığı çek karşılıksız çıkan Demircan'ın adamları tarafından vurulur. Ağır yaralı olarak sığındığı otelin terasında ölümü bekleyen Cumali, Eşkıya’nın yanında ölüme gider.

Oğlu gibi gördüğü Cumali'nin ölümünden sonra sırasıyla önce Berfo'yu ardından Demircan'ı ve son olarak aynı otelde çalışan emektar hayat kadını Sevim Abla'nın (Güven Hokna) satıcısını öldüren Eşkıya, Beyoğlu’nun çatılarında gizlenmeye başlar. Nihayet bir evin çatısında polis tarafından kuşatılır. Polisle girdiği çatışma sırasında, Ceren Ana'nın onu koruması için verdiği muskanın kaybolmasını bir ölüm işareti olarak algılayan Eşkıya patlayan silah seslerinin havai fişek seslerine karıştığı ortamda çatıdan atlayarak yaşamına son verir.


Yorumları Göster
Yorumları Gizle